Gargara Kalesi'nin Fethi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Gargara Kalesi'nin Fethi | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Eylül 2019 Pazar
Gargara Kalesi'nin Fethi

Gargara şu anda Ermenek’e bağlı Güneyyurt beldesinin eski adıdır. Aşağıdaki büyük olayın geçtiği 14 yy ortalarında Göksu’nun hemen kıyısında kurulu idi. Şu anda Kışlacık Mahallesinin olduğu yerdir. Savunması düşük olan Gargara’nın karşı tarafta büyük bir kalesi vardı ve bugün bile Hisar denmekte olup harabeleri görülmektedir.

Kışlacık mevkiindeki Gargaranın çeşitli saldırılara maruz kalması üzerine yaylak dedikleri yukarılarda 7 subaşında 7 ayrı daha mahalle oluşturarak bugünkü Güneyyurt’un temelini atmışlardır. Şimdi Gargarada 14.yy da Karaman Beyi Alâeddin zamanında yaşanan ve binlerce kişinin öldüğü Şikari’nin yazdığı olayı aktarıyoruz:

Selçuklular Karaman oğullarına Ermenek havalisini bir nevi bir miktar vergi karşılığı vermişlerdi. Karamanoğulları Ermenek’te Beyliği kurduktan sonra bölgede epey olaylar olmuştur. Bu olaylar  Karaman Beyi Alâeddin zamanındadır ve en önemlilerinden birisi de Gargara kalesindeki savaştır.

 Bunlardan birisi de bizzat Şah Alâeddin’in komuta ettiği Gargara kalesindeki büyük savaştır. Şah Alâeddin bu savaşa bizzat Alanya/Alaiyeden, Manavgat’tan ve Gazipaşa’dan geçerek katılmıştır. 

Karamanoğulları Devleti'nin tanınmış beylerinden olan Alaeddin Bey (1361-1398) Kitabeler, vakfiyeler, paralar ve tarihî takvimlerle yerli ve yabancı çağdaş vekâyi'nâmelerden çoğunun gösterdiği gibi Alâeddin, bu hükümdarın lakabı değil adıdır.   Şikârinin ona “Ebü'l-feth” denildiğine dair Sözleri kitabelerce de doğrulanmaktadır.

Gülnar’da Bensuz adlı bir devlet görevlisi vardı. Asker toplayarak isyan edip Anamur/Mamuriye kalesini ele geçirdi. O zaman Emir Şah Silifke beyi idi. Ordusunu alarak üzerine yürüdü, Bensuz onu da alt ederek hapse attırdı. Oğuz han da dört bin askerle mücadele etti. Ancak kırılarak Antalya’ya sığınmak zorunda kaldı. O sıralar İstanos/Korkuteli’nde bulunan Şah Alâeddin’le buluşarak durumu haber verdiler. Karaman Beyi Alâeddin davul ve mehter çaldırarak ordusunu toplayıp Alaiyeye/Alanya  geldi. Oradan Manavgat’a ve sırasıyla asileri temizleyerek Mamuriye/Anamur kalesine geldi.

Bensuz Alaeddin Beyi karşısında görünce tevbe etti, kendisini gayet saygı ve hürmetle karşılayarak özür dileyince Alaeddin Bey onu affetti.

Şah Alaeddin Bensuz’la karşılaşarak onun büyük bir yiğit kahraman olduğunu gördü. Bu zamanın Rüstem’ini öldürmek istemedi. Ona Mamuriye/Anamur beyliğini, Emir Şaha Gülnar beyliğini, Oğuz beye de Silifke beyliğini verdi. Sonra Karamana gelerek kendisini Süleyman Şah karşıladı ve Hoca Yunus sarayına yerleştirdi. 

Getirdiği tüm ganimetleri teslim edince Süleyman Şah şad oldu. Bütün suçlu beyleri ve karamanı zindandan kurtardı. Karaman beyi ve ileri gelenlerini önemli makamlara yerleştirdi. 

Anamur, Ermenek ve Mut havalisinde tam huzuru sağladığı sırada mecliste otururlarken feryatla içeriye bir iki adam çıka geldi. Kıvamüddin Mut, Gargara ve Bozok kalelerini yedi bin harami ile bastı ve yetmiş yük altın ele geçirdi, dediler. Şah Alâeddin hemen kalkarak 20 bin süvari, 8 bin piyade Bulgar askerini alıp çeliğe boğularak bir yol başına geldi Kıvamüddin Alâeddin’in üzerine geldiğini duyunca onun ordusunu kıstırarak 3 bin adamını öldürdü. Sultan Alâeddin durumu görünce atından inerek secdeye kapanıp Allahtan yardım istedi. Kılıcını çekerek Kıvamüddin’in üzerine yürüdü. Öyle savaştılar ki arazi kanla doldu. Kıvamüddin kırılarak Gargara kalesine sığındı. Sultan Alaeddin 4 bin er ile kaleye merdivenler kurarak içeri girdiler ve yedi bin adam öldürdüler.

Kıvamüddini zincire vurdular, Gargaradan ayrılarak Mut kalesinde sakladığı hazinesini çıkardılar. 40 altın cebe, 60 küp mal, 300 deve yükü cephane ve gümüş kürsü çıkardılar. Alâeddin Gargara kalesine Mir Yusuf’u Dizdar tayin etti. 

Sultan Alâeddin Kıvamüddini öldürdü ve Mut ve Gargara kalelerine komutanlar tayin ederek Karamana geldiler ve hazineleri beyliğe teslim ettiler. Süleyman Şah kendisini karşılayarak rahatını sağladılar.

Gargara kalesi Güneyyurt/Kışlacık Mahallesinden Göksu’yu geçtikten sonra 2 km yukarıdadır. Şu anda Hisarlık ve Gâvur öldüğü denen yerdedir. Yukarıdaki olayın net tarihi Şikari hiçbir tarih kaydetmediğinden bilinmemektedir ancak Alaeddin Beyin Bey olduğu (1361-1398) tarihleri arasında yaşandığı kesindir.

(Şikari’nin Karamanoğulları tarihi Sh 65, Konya Halkevi Tarih ve Müze komitesi yayınları: Konya 1946)
 

Düzenleme : 22 Ağustos 2019 14:36 Okunma : 1578