Balkusan KMÜ'ye Verilsin! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Balkusan KMÜ'ye Verilsin! | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Ekim 2017 Salı
Balkusan KMÜ'ye Verilsin!

Mayısın on üçünde Balkusan’dayız. Sabah yedide Güneyyurttan yeğenim Hilmi Kızılca ile beraber hareket ettik. 

Balkusan Ermenek’e 25 km kadar bir mesafede, Karaman Ermenek yolu üzerindedir.
Bir dil bayramında daha buradayız, sabah sekiz gibi Balkusan’a geldik. Henüz ortalarda bazı hazırlıklar yapan bir guruptan başka kimse yoktu. Arabamızı en uygun yere park ettikten sonra kitap kolilerimizi tören alanında hazırlık çalışması yapanlara tembih ederek bırakıp bir köy turu için harekete geçtik.

Balkusan’ın tek caddesi çeşitli pankartlarla donanmıştı, Sayın bakanımızın, valimizin de teşrif edecekleri bilindiğinden yoğun bir hazırlık vardı. 

Evvele Karamanoğlu Mehmet Bey türbesine vardık, ziyaret ettik ayrıca köy mezarlığını da gezdik çeşitli eski mezar taşlarını inceledik.
Balkusan’ın evleri tamamen taş yapıdır ara sıra iki hatta üç katlı taş evlere de rastlanmaktadır. En alt kat hayvanlar yani inek veya az sayıda keçiler içindir, üst katta ise insanlarımız otururlar. 

Taş yapılar inşaatın gerçek ustalarınca düzülen köşe taşlarıyla asıl değerine ulaşır. Bu taşlar ustaca dizildikten sonra araya ağaç hatıllar yerleştirilerek yapının dayanıklılığına katkı sağlanmış olur. 

Balkusan’ın içinde gezerken Durmuş dede ile sohbet ediyoruz benim sorum üzerine köyün en yaşlısı olduğunu söylüyor, doksan iki yaşlarında olan Durmuş dede törenlere katılmak için erkenden harekete geçmiş gayet dinç ve sağlıklı bir amcamızdır.
Geçen yıl törenler daha erken yapılmıştı, bu yıl sayın bakanımızın Karamandaki programlardan sonra geldiğinden öğleden sonra saat iki buçuk sularında başladı.

Sayın bakanımız valimizle beraber önce türbeyi ziyaretleri sırasında Kur’an-i kerim okundu ve herkes dualar ettikten sonra tören alanına geçildi. 

Bu yıl gördüğüm en kalabalık bir kutlama yaşandı, ayrıca herkese fazlasıyla yemek ikram edildi. Ermenek belediyesinin çadırlarının ikisinde ise hanımlar hiç durmadan şepit açarak patatesli, peynirli ve otlu çörekleri ücretsiz olarak her isteyene istediği sayıda ikram ediyorlardı.
Özel teşebbüse ait çay ocaklar ve karlı pekmez satışları da vardı. 

Ermenek belediyesi bin tane kendi armasını taşıyan şapka dağıtarak mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklardan katılımcıları korumaya çalıştı.

 Halk bayram ve kutlama alanını erken saatlerde doldurdu.

Ermenek belediyesi yeterince çadır kurarak sergiler açtı Ali Rıza Alıçlı bakım evinin sergisi bunlardan birisiydi bir diğeri de bu aciz kardeşinizin kitap masası. 

Alanda Sarıveliler belediyesince her yıl açılan antik etnografya sergisi bu yıl da yerini almıştı. 

En başta bir kıl çadırda Sarı keçili Yörükleri de mini bir sergi açtılar içinde aşirete ait bazı maddeleri teşhir ettiler. 
Tören başladıktan sonra ilk önce Ermenek belediye başkanı Sayın Uğur Sözkesen günün mana ve önemini anlatan konuşmasını yaptı. Ardından Ermenek kaymakamı konuşmasını yaptıktan sonra Eski bakanlarımızdan Güneyyurtlu Fikret Ünlü söz aldı.
Sayın Fikret ünlü, bu dil bayramının burada kutlanmaya başlatma şerefi benimle Habip Çalışkana aittir, bu şeref bize yeter, diye başladığı konuşmasında iki husus üzerinde durdu. 

1- Törene katılan vali, vekiller ve bakan beye sık sık atıflarda bulunarak bu köye yatırım yapılmasını, dünyada eşi bulunmayan bu Tekeçatı vadisinin, Balkusan deresinin değerinin anlaşılması ve buradan göçün durdurulması için tedbirlerin alınmasını istedi. 
Bu esnada Sayın Karaman Milletvekili Recep Konuk’a seslenerek dünyaca ün kazanan, gurur tabloları oluşturan Torku’nun Balkusan’a ve yöreye mutlaka bir eser bırakmasını istedi.

2- KMÜ (Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi) Balkusanı alsın, Balkusan’ı KMÜ’ye verelim. Sayın Fikret Ünlü, “işte şu karşıda gördüğünüz Karamanoğlu Mehmet Beyin türbesidir, KMÜ işte burada yatan bu zatın adından alınmadır size düşen burayı KMÜ bünyesinde kalkındıracak projeler üretmenizdir” dedi. Fikret Ünlünün bu konuşması büyük alkış aldı. 

“Balkusan vadisinin gezmediğim köşesinin kalmadığı Türkiye’de başka bir örneği daha yoktur” diyen Fikret Ünlü,  Dedeliden başlayıp Tekeçatı’na kadar etrafı çayırlı, kavak ve söğütlerle bezeli otuz kim uzunluğundaki bu vadiyi kurtaralım, dedi. 
Vali beyin konuşmasından sonra sayın kalkınma bakanımız Lütfi Elvan en son söz alarak büyük tezahüratlar eşliğinde konuşmasını yaptı. Bakanımız biten ve başlayan yatırımlardan bahsettiler. Bu yıl yani 2018 kışında Ermenek doğal gazla ısınmaya başlayacak müjdesini verdiler. 

Protokol konuşmalarından sonra çok ustaca hazırlanan gösteriler başladı, özellikle A. Rıza Alıçlı bakımevi mensuplarının mehter gösterileri, ferman okuma sahneleri, Türki cumhuriyetler bayrak geçidi yoğun alkışlarla izlendi.

Bu oyunlar ve gösteriler sırasında ekibin etrafının çevrilerek daha gerideki vatandaşların görüşlerinin engellenmesi tepkilere yol açtı. 
13 Mayıs 2017 Balkusan dil bayramı etkinliklerinin yıldızlarından birisi de “1830 Ermenek Nüfus Kayıtları” adlı kitaptı. Yazarlar, Doktorlar, Profesörler, Başkanlar ve nice dostlar masamızı ziyaret edip aldıkları bu kitabı imzalatarak bize de onur verdiler. 

Törenler bu gösterilerle sona erdikten sonra Hilmi Kızılca ile yeni açılan Balkusan Güneyyurt yolunu kullanarak dönüşe geçtik. 
Tolbunarda 2000 metre rakımlı tepenin eteğinden adeta kayaları yararak fışkıran yüksek debili pınardan su içtik sularımızı doldurduk. Yarıkbunardan sonra kırların arasından daracık yolu takip edip iki bin rakımlı zirvelerde sık sık durarak ilerledik. 
Arabamızda bulunan çuvalı karla doldurduk. 

Sırtında bebeği ile dört yüz keçiyi otlatan bir Sarı keçili gelinine selam verip nerelisin diye sorduk, o da,  Sarı keçili dedi. 
Nerede kışlarsınız dedik, Anamur’da dedi. 

Sarı keçililer bu kırlarda mayıs ayını çıkardıktan sonra Alanya yaylalarına gitmek üzere ayrılıyorlarmış. 

Kırların, tepelerin üzerinden taşlı çakıllı yollardan ilerlerken önümüze aniden bir göl çıktı, evet, bu bir göldü, kar sularının oluşturduğu bir göl. Aklıma Ereğli yolundaki acı göl geldi, ona benziyordu. Ama bu gölün ömrü birkaç aylıktı, kar suları kesilince o da kuruyacaktı zira bir geliri yoktu. 

O da ne? gölün sahilciğinde üç genç bir masa kurmuşlar oturuyorlar, gözümüz onlara iliştiğinde selam manasında düdüğe basmamıza bile fırsat vermeden bize el ederek ısrarla çağırıyorlardı. 

Hemen arabamızı kenara aldık ve yanlarına vardık, tanıştık Güneyyurtlu üç gençti. Hafta sonu bir zaman bulup çay ve yemek takımlarıyla buraya gelmişlerdi. Bol bol çay içtik, odun ateşinde oracıkta demlemişlerdi, iki ülüklü kocaman bir çaydanlığı bitirdik.  Yenisini koydular biz de Tolbunardan aldığımız suyu ikram ettik. İkinci çaya kalmadan ayrıldık. 

Bu dağlar, bu tabiat, bu tarih kokan arenalar bir dil bayramı sonrası bulunan dört saate sığar mı? asla. Buralara yatılı gelip üç gün ayırarak doya doya gezmeye kendi kendimize söz verdik. 

Dağlarımızın değişmez serçeleri çuk delik kuşları yani ala serçeler her vadide önümüzü keserek bize selam verdiler. 

 

Okunma : 1740
Foto galeri