Atanın Huzurunda | Karamandan.com - | Karaman Haber

Atanın Huzurunda | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Kasım 2017 Çarşamba
Atanın Huzurunda
Hayalimde görülesi yerlerden biri olarak uzun süredir yer alan Karamanoğullarının atası Nure Sofinin türbesinin de bulunduğu Değirmenlik yaylasındaki mezarlığa bir gezi ve ziyaret planlamıştım. 
 
Bu planımı facebooktan aşağıdaki şekilde duyurdum: 
 
“Nure Sofi Ataya Saygı Yürüyüşüne Davet!
 
Ermenek’te Düzenlenen 22. Taşeli Kültür Sanat ve Sıla Etkinliklerinden (25-26-27 Ağustos 2017) Sonra Nure Sofi Ataya Saygı Yürüyüşü Yapılacaktır. 
 
20 yıldır sürdürdüğüm "Taşeli Yürüyüş Kulübü" Başkanı olarak en önemli yürüyüşlerden birisine daha imza atacağız inşallah. Bütün hemşerilerimiz davetlidir. 
 
Değirmenlik yaylasındaki Nure Sofi türbesini ziyaretten sonra başlayacak yürüyüş Balkusan köyümüzdeki Evlatlarının türbesine kadar 20 km yol kat edilecektir. Katılmak isteyenler Sıla Etkinliklerindeki kültür çadırında tarafıma başvurabilirler.”
 
Yukarıda verdiğim davet ilanına iştirak eden beş arkadaşla (Mükremin Kızılca, Ebabekir Canbolat, Hilmi Kızılca, Ali Bayındır, Rasül Sağlam) 27 ağustos günü Mut’un Çamlıca (Beci) köyünden girdik. Yanımıza bölgeyi daha iyi tanıyan Yalnızca Bağ köyünden Kerim Akyaka’yı da alarak 1500 rakımlı Değirmenlik yaylasına doğru tırmanışa geçtik.
 
 Burası Mut'un Yalnızcabağ Köyü Değirmenlik Yaylası mevkiindedir. İlçeye 55 km uzaklıktadır. Mut-Ermenek karayolunun 30. km'sinde Çamlıca Köyünden ayrılınmakta ve Kapız Deresi vadisine inilmektedir. Buradan 10 km kadar Adras Dağının yamacına tırmandıktan sonra Yalnızcabağ Köyü'ne, köyden 13,5 km sonra da türbeye ulaşılmaktadır.  
 
Halk arasında bala bolu olarak bilinen yörede, gapız deresi yamaçlarında kurulmuş olan Adrassus antik kentini gezdikten ve resmettikten sonra atamızın huzuruna varmak üzere Balkusan köyüne yakın Kamış boğazına kadar ulaşan yola girdik. 
 
Değirmenlik yaylasında atamız için bir mezarlık içinde karın rahat yere düşmesi için dik bir çatıyla türbe inşa edilmişti. Türbe anıt gibi yükselen yüzlerce yıldır ayakta duran dev ardıç ağaçlarının arasındaydı. Ardıç ağaçları ise bir mezarlığın içinde yer alıyordu.
 
Mezarlıkta Osmanlıca ibareli mezar taşları da yer almış durumdadır. Ancak Nure Sofinin mezarında Osmanlıca bir yazıt yoktur. 
Nure Sofinin mezarı türbenin içindedir, türbenin içinde iki mezar yan yanadır birisinin karısına ait olduğu söylenmektedir. Türbe tabanı taştan yukarısı ahşaptan yapılma olup kuzeybatı kısmında bulunan pencere şeklindeki bir kapıdan girilmektedir. 
 
Buraya atamız adına son yıllarda bir mescit inşa edilmiş ve gelen giden için rahat bir nefeslenme yeri hazırlanmıştır. 
 
Nure Sofinin türbesinin bakımı için Osmanlılar zamanında ise bir Nure Sofi Zaviyesi ve Türbesi Vakfı vardır ve bu vakfa ait çeşitli yerlerde gelir getiren gayr-i menkuller tahsis edilmiştir. Ayrıca Değirmenlik yaylasına çıkan malcılardan koyun ve deve başına otlakıye alınıp vakfa irat kaydedilmekteydi. 
 
Bu durum aşağıdaki belgelerle de açıkça anlatılmaktadır. 
 
Nure Sofi Zaviyesi ve Türbesi Vakfı
 
Karamanoğullarının ilk atası olan Nure Sofinin Mut’a bağlı Yalnızca bağ köyünün Değirmenlik yaylasına defnedildiğini ve orada kurulan türbesini, zaviyesini ve bunların ayakta durması için vakfedilen arazi, bağ ve değirmenler ile bunların gelirlerini ihtiva eden belgeleri sizlere takdim ediyorum bu günkü yazımızda. 
 
Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından Ermenek ve havalisi kendisine verildikten sonra Ermenek’te Karamanoğulları beyliğini kuran Nure Sofi bölgeyi Silifke’ye kadar Ermenilerden temizledikten sonra Karamanoğulları beyliğinin siyasi işlerini oğlu Karaman Beye devrederek Mut’a bağlı değirmenlik yaylasında inzivaya çekiliyor. İşte bu belgeler burada üzerine inşa edilen türbe ile yanında kurulan zaviye vakfının üç döneme ait gelirlerini ve mal varlığını ele almaktadır. 
 
Ekte Osmanlıca asıllarının da verildiği üç belgenin transkripsiyonunu ve bugünkü Türkçeye çevirisini görüyorsunuz. 
 
1) (H.881 (M.1476) tarihli belgenin transkripti) Vakf-ı Zaviye-i Nure Sofi Cedd-i Evlad-ı Karaman der karye-i Afşar Viran benam-ı Şeyh Habib mukarrer be hükm-i şahi zemin-i mutasarrıf 2 çiftlik mikdar-ı hâsıl 300   
 
2) (H. 906 (M.1500) tarihli belgenin transkripti) Vakf-ı zaviye-i Nure Sofi cedd-i evlad-ı Karaman karye-i Afşar Viran  der benam-ı şeyh Habib be hükm-i şahi deyu defter-i köhnede mestur  deyu mukayyed  Zemin-i mutasarrıf iki çiftlik mikdar-ı hasıl 350  
 
3) (H.976 (M.1569) tarihli belgenin transkripti) Vakf-ı türbe-i Nure sofi cedd-i  A’lay-i âl-i Karaman türbenin binası taştan ve sakfı tahtadandır medfun der karye-i Değirmenlik tabi-i nevah-i Mud  mevzı-ı mezbur yaylakdır hayli kimesne çıkub yaylar Asiyab der mevzı-ı mezkur bab 9 / 304 resm 270 Öşr-i kovan yaylakcıyan ve otlakıye gayr-ı ez ... resm 400 Öşür der yaylak-ı mezkur ve öşr-i gallat ve bâğât ve eşcar-ı meyve der karye-i mezkure ve mezraa-i yulanur?  ve mezraa-i Sarayşah ve mezraa-i Oruçhan 850 Yekûn 1520
 
Belgelerin Türkçeye Çevirisi
 
1- (H.881 (M.1476) tarihli belgenin Türkçeye çevirisi) 
 
Karaman oğullarının atası Nure Sofinin Afşarviran köyünde Şey Habip adıyla yapılmış zaviyeye ait padişah hükmüyle kararlaşan zemin iki çiftliğe tasarruf etmekte olup geliri 300 akçedir.  
 
2- (H.906 (M.1500) tarihli belgenin Türkçeye çevirisi) 
 
Karaman oğullarının atası Nure Sofinin Afşarviran köyünde Şey Habip adıyla yapılmış zaviyeye ait padişah hükmüyle kararlaşan zemin eski defterde de yazıldığı gibi iki çiftliğe tasarruf etmekte olup geliri 350 akçedir.  
 
3- (H.976 (M.1569) tarihli belgenin Türkçeye çevirisi) 
 
Karaman oğullarının büyük dedesi Nure Sofinin türbesi taştan inşa edilmiş olup çatısı ahşaptır. Nure Sofi Mut nahiyesine bağlı Değirmenlik köyündeki bu türbede yatmaktadır. Burası bir yaylak olup çok kişi çıkar. Burada vakfa ait 9 değirmenden elde edilen 304 akçenin vergiden sonra kalan 270 akçe, yaylacıların ve otlakıyecilerin ödediği bal öşrü vergiden hariç 400 akçe, Sarayşah, Balanur ve Oruçhan yaylalarından elde edilen hububat, meyve ve bağ öşürlerinden 850 akçe olmak üzere toplam 1520 akçe vakfa varidat olmaktadır. 
 
Osmanlıcaların kaynağı: TKGM__TADB__TTD__EVKAF__00564_00032 Konya Evkaf Defteri H.881 (M.1476), TKGM__TADB__TTD__EVKAF__00565_00068 Konya Evkaf Defteri H.906 (M.1500), TKGM__TADB__TTD__EVKAF__00576_00015 - İçil Evkaf Defteri H.976(M.1569)
 
Belgeleri arşivden temin ederek tarafıma gönderen Sayın Akademisyen arkadaşım Mehmet Ali Bozkuş’a teşekkür ederim.
 
Makalenin Kaynağı: “Dünden Bugüne Taşel’inin İncisi Güneyyurt  (Gargara) Mükremin Kızılca / 2016”
 
Nure Sofi Zaviyesi ve Türbesi Vakfında Osmanlılar zamanında yapılan bir yolsuzluğa derhal müdahale edilerek türbenin bakımsız kalmaması sağlanmaya devam etmiştir. 
 
Bu konuda daha önce yayınladığımız belgeler de şöyledir: 
 
NURE SOFİ VAKFINDA SAHTEKÂRLIK
 
Bölgemizle alakalı Osmanlı arşivleri arasında gezinirken 1882 tarihinde yazıldığı anlaşılan bir arzuhale rastladım. Arzuhalin Osmanlıca aslı da çevirdiğim Türkçesi de aşağıya çıkarılmıştır.
 
Ermenek Kadısı olduğu anlaşılan Muslihiddin Efendi padişaha söz konusu vakıfla alakalı bir sahtekârlığı haber vererek düzeltilmesini sağlıyor. Bu sahtekârlığın amacı Nure Sofi vakfının mütevellisi olarak vergilerden muafiyet ve günlük birkaç akçe ücret almaktan başka bir şey değildir. 
 
Belgede Nure Sofi Türbesi Vakfının Ermenek’te olduğu söyleniyor, bundan şu anda Mut’un Yalnızcabağ köyündeki merhumun türbesi maslahatı için bir vakıf kurulduğu ve o zamanlar Yalnızcabağın Ermenek’e bağlı olduğu anlaşılıyor. 
 
“Böyle adama sahtekâr derler cevap verilüp kâğıtları battalda hıfz oluna Şevketlü kerametlü mehabetlü kudretlü velinimetim efendim!
Seyyid Muslihiddin nam kimesne rikab-ı hümayunlarına takdim ettiği bir kıta arzuhalinde Ermenek kazasında vaki Nura Sofi türbesi vakfının yevmi bir akçe vazife ile tevliyeti evlada meşruta ve sahib-i arzuhal dahi evlad-ı vâkıfın iken ecanibden Seyyid Yahya nam kimesne ber-takrib tevliyet-i merkumeye mutasarrıf olduğu beyanıyla vakfından kendüye tevcih olunmasını istid’a ve kendü evlad-ı vâkıfdan olduğunu müş’ir bir kıta ilam ibraz eder, bundan akdem sahib-i arzuhal-i merkum ilam-i mezkuru ibraz ile bir defa dahi davaya tesaddi idüb ancak tevliyet-i merkume mezkur Seyid Yahya’nın 1269 tarihinden beru üzerinde olub 36 sene tasarruftan sonra âharın evladiyet iddiası yolunda olmadığını ibraz ettiği ilamın bâlasına ruus-i hümayun kaleminden ilam olunmuş iken şimdi ilam yazılan mahalli kesüb yerine sade kağıt yapışdırub arzuhaliyle beraber yine takdim etmiş olmağla kesdiği ilam kaydı ruus-i hümayunları kaleminden başkaca bir şükkaya ihraç ittirilüb cümlesi maruz-ı atebe-i aliyyeleri kılındı manzur-i hümayunları buyruldukda ferman Şevketlü kerametlü mehabetlü kudretlü velinimetim efendim padişahım hazretlerinindir.”
 
 (Başbakanlık Osmanlı Arşivleri: HAT 00194-009606-0001 / 1852)
 
Anlaşılan: Mut / Yalnızcabağda Nure Sofinin metfun olduğu türbesinin korunmasını amaçlayan ve Ermenek’te bulunan vakfının esas hak sahiplerinin müzmehal olmasıyla alelade bir kişinin evrakta sahtecilik yaparak kendilerinin çıkar amacıyla vakıf mütevellisi aileden olduklarını iddia etmesidir. 
 
Sonuçta vakfa zorla el koyan bu kişilerden tevliyet alınarak asıl sahiplerine verilmiştir. 
 
Şimdi soruyoruz bu konuda çok hassas olan Vakıflar Genel Müdürlüğümüze: şimdi Nure Sofi Vakfı nerededir? Ve türbesi ne haldedir?
 
NURE SOFİ KİMDİR?
 
Karamanlı tarihçisi Şikârî’ye göre muhtemelen Azerbaycan ve Arrân’da oturmakta olan Karamanlıların ataları Moğol istilâsı üzerine Sivas yöresine gelmişler, Baba İshak’ın isyanına katıldıktan sonra Ermenek-Mut yöresine yerleşmişlerdir. Bu yöre ile Silifke, Gülnar ve Anamur bölgesi, I. Alâeddin Keykubad zamanında Kamerüddin Bey tarafından ele geçirilmiştir (622/1225). Selçuklular’ın Moğollar karşısında Aksaray civarında ikinci defa mağlûp olması (654/1256), ülkenin II. İzzeddin Keykâvus ile IV. Kılıcarslan arasında taksim edilmesi ve daha sonra iki kardeş arasındaki taht mücadeleleri, sınır bölgelerinde yaşayan Türkmenler’e kayda değer serbestlik ve önem kazandırmış, beyliğe adını veren Karaman Bey de bu durumdan yararlanarak siyasî sahnede görünmüş ve beyliğin temellerini atmıştır (654/1256).
 
 Karaman Bey’in dedesi Oğuz beylerinden Sâdeddin Bey, babası da Nûre Sûfî (Nûr Sûfî) diye anılan Nûreddin Bey’dir. Siyasetten hoşlanmayan Nûreddin Bey, Baba İlyas’a biat ederek onun müridi olmuş ve başında bulunduğu topluluğun idaresini oğlu Karaman’a bırakmış, kendisi inzivaya çekilmiştir. Türbesi Mut’un Sinanlı bucağındaki Değirmenlik denilen yayladadır. (TDV İslam Ans.)
 
NURE SOFİNİN TÜRBESİ
 
Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanında olduğu belirtilen tarihi mezarın etrafı taş yığınlarıyla çevrilirken, kulübeyi andıran türbe ise yıkılma riski taşıyor. Mersin’in Mut İlçesi Değirmenlik Yaylası’ndaki tarihi mezar, SİT alanı içerisinde yeraldığı için hiçbir çalışmanın yapılmamasına izin verilmiyor. 
 
Tarihi türbenin kurtarılması için 3 yıl önce Mut Kaymakamlığı’na dilekçe yazan tarih araştırmacısı Şerafettin Güç, “Çalmadık kapı bırakmadım ancak hiç bir kurum bu mirasa sahip çıkmıyor. Nure Sofi, Türkiye’nin geçmişinde Ertuğrul Gazi, Süleyman Şah, Osman Bey kadar önemli. 3 yıl önce Mut Kaymaklığı’na dilekçe yazarak, mezarın harap olduğunu, her sene doğa şartları ve bölge halkının mezar taşlarını kendi evlerinde kullanmak üzere götürdüklerini anlatarak anıt niteliğindeki kabristana sahip çıkılması belirttim. Aradan geçen onca zamanda rağmen hiçbir şey yapılmadı” dedi. 
 
Düzenleme : 08 Eylül 2017 02:47 Okunma : 4218
Foto galeri