Okumaya Dair | Karamandan.com - | Karaman Haber

Okumaya Dair | Karamandan.com - | Karaman Haber

16 Aralık 2017 Cumartesi
Okumaya Dair

Okumak kutsaldır çünkü İslam dininin ilk emri ve ilk inen ayet Ikra’=Oku’dur. İslam alimleri bu emir ve okuma üzerine sayfalarca bu ayeti tefsir etmişler ve yazılar yazmışlardır. Bu yazılar ve anlatımlar genellikle okumanın ne olduğu, ne anlama geldiği üzerinedir. Ancak okumanın ne olmadığı ya da faydasız okumaların, yanlış okumaların ne olduğu hususunda pek yazı ve tefsirin yapılmadığı görülmektedir.

Durup dururken buda nerden çıktı? Sorusuna muhatap olur gibi hissediyorum kendimi şu an. Bu gün günlerden 28 Temmuz ve Cuma.  Belediye bir sağduyu örneği göstererek Cuma günleri Hamidiye Mahallesindeki mezarlıkta Kur’an okutuyor. Kur’an okumak güzel bir şey. Kur’an Allah’ü Teala’nın ilk emri gereği mutlaka okunmalı ve çok önemli bir husus. Fakat okunan yer mezarlık olunca, umuma açık bir alan ve etraftan duyulur olunca işler değişiyor. Nasıl mı? Şöyle maddeler halinde sıralamaya çalışalım:

  • Allah Azze ve Celle Kur’an-ı Kerim’in Araf suresi 204. ayetinde mealen şöyle buyuruyor. “Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.” Allah okunan Kur’an-ı dinlememizi ve ona kulak vermemizi emrederken biz Allah rızası adına Allah’ın emrine muhalif hareket ederek mezarlıkta hoparlörden herkes duysun diye Kur’an okutuyoruz. Bu okunan Kur’an-ı duyan hiç kimse de dinlemiyor. Çünkü duyan insanlar; ya bir yere gidiyor, ya işi var adamın çalışıyor, veya işi gereği konuşuyor vs. çoğaltılabilir. Dolayısıyla Araf Suresi 204. Ayetteki emre muhalif hareket etmek zorunda kalıyor. Buna biz sebep oluyoruz yani Belediyemiz hayır işlemek isterken bir yanlışa kapı aralamış oluyor. Bu konu teknik açıdan böyle. Sosyolojik ve inanç açısından ise Kur’an sıradanlaşıyor ve insanların yanlışının  düzeltilmesi, hayatlarına bir düzen ve intizam vermesi için gönderilen kitap sadece tekrarlanan bir söz öbeği haline dönüşüyor.
  •  
  • Diğer taraftan Allah’u Teala Yasin Suresi 70. Ayetinde mealen şöyle buyuruyor. “Diri olanları uyarsın ve kafirler cazayı hak etsinler diye.” Tefsir usulünde siyak ve sibak olayı vardır. Yani okunan ayetin öncesindeki ve sonrasındaki ayetlerin birlikte değerlendirilerek konu bütünlüğünün sağlanması. Bu ayette bu şekilde öncesindeki ve sonrasındaki ayetlerle birlikte okunduğunda Kur’an-ı Kerim’in hayatta olan diri olan, sağ olan ve aklı fikri yerinde olanların uyarılması ve yaşantılarına Allah’ın emirleri doğrultusunda bir nizam vermeleri için indirildiğinden bahsediyor. Kur’an-ın bir hayat kitabı olduğundan ve bu kitapta yazılanları hayatlarına taşıyanların kurtulacağından bu kitabı hayatlarına taşımayanları ise elim bir azabın beklediğinden bahsediyor. 
  •  
  • Kur’an mezarlıklarda ölenlere veya ölenlerin arkasından hayır dileklerde bulunmak için gönderilmiş bir kitap değil aksine bizzat hayatta ve diri olanlara okunsun ve onlar öğüt alsın diye gönderilmiş bir kitap. Mehmet Akif’in dediği gibi;

“İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de 

Lafzı muhkem yalnız anlaşılan kuranın 
Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın

Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına 
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına 

İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin 
Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.”

Bu kitap anlaşılsın ve yaşansın diye gönderilmiş bir kitap.

Sözü daha fazla uzatmadan Belediyemiz böyle İslam’ın temel inanç sistemi ile örtüşmeyen bir uygulamasından vaz geçerek, insanlarımızın Kur’an-ı anlaması için çalışmalar ve programlar yaparsa, insanlarımız kabire cansız gelmeden canlı iken bu kitabı okumaya dinlemeye ve yaşamaya başlarsa çok daha verimli olur. Aynı zamanda bu dinin daha iyi ve muttaki, muvahhid olarak anlaşılması ve yaşanması için yapılan programlara destek veririlerse, bu konuda; Müftülük, Sivil Toplum Kuruluşları, Valilik vb. kurumlarla ortak çalışma içerisine girerek Kur’an-ın daha çok okunmasını ve anlaşılmasına katkıda bulunarak Müslümanların emri bil ma’ruf nehyi anil münker yani iyiliği emredip kötülükten sakındırma görevlerini yerine getirmelerine de katkıda bulunmuş olurlar.

İyiliği ise Kur’an-ı Kerim Bakara Suresi 177. Ayette şöyle tanımlar “İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!”

Sağlıcakla!

Düzenleme : 28 Temmuz 2017 15:19 Okunma : 1557