Bir el ki!, kurusun! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Bir el ki!, kurusun! | Karamandan.com - | Karaman Haber

18 Aralık 2017 Pazartesi
Bir el ki!, kurusun!

Bir el ki!, kurusun!
EL: Yabancı
EL: Organ Uzuv
EL: Güç, İktidar, Saltanat.

El üzerine çok şeyler söylenmiş insanlık tarihi içerisinde. Denilmiş ki, “bir elin nesi var iki elin sesi var”. Denilmiş ki, “el elden üstündür”. Denilmiş ki, “ gitme yaban ellere vururlar”. Denilmiş ki, “eli çok uzun, eli çok kuvetli”. Ama bu sözler içerisinde bir söz var ki  el ile ilgili  söylenen, bu söz çok mühim, çok ehemmiyetli, çok değerli.

Bu sözü söyleyen Alemlerin Rabbi olan Allah Azze ve Celle. Ne diyor  bakın Allah’u Teala. Mukaddes kitabı Kur’an_ı Kerim de  Tebbet Suresinde.

“Ebu Leheb’in iki eli kurusun kurudu da. Ona malı da kazandıkları da fayda vermedi. Alevli bir ateşe girecektir o. Karısı da boynunda hurma lifinden bir iple odun hamalı olarak.”

Bu surede anlatılan el acaba bildiğimiz, her insanda iki tane bulunan organ olan el mi? Yoksa başka mecazi bir anlam mı yüklemiştir Allah. Burda tam olarak bir mecazı anlam kullanmış Allah’u Teala. El=Yed=İktidar, güç kuvvet, zenginlik ve bulunduğu toplumda söz sahipliği

Mekke müşriklerinin Peygamber (as)’a karşı çıkışları ve daveti inkarları,  onların orada puta tapıcılık üzerinden kurmuş oldukları sulta ve iktidarlarının yıkılacağını görmelerinden dolayıdır.

Ne diyor du Ebu Leheb: “ Ben senin dinine girersem bana ne var?”

Peygamber  (as) ise, “herkese ne varsa sana da aynısı” cevabını verince; “ Başkaları ile beni eşit tutan dine lanet olsun” diyecek ve yeni dine girmeyecektir. Ebu Leheb’in derdi kendisine ayrıcalık tanınması, adaletsizlik ve zulüm üzerine kurulu sistemlerinin yeni din ile de devam etmesi.

Oysa yeni din ve davet bu zulüm ve adaletsizlik üzerine kurulu cahiliye sistemini ortadan kaldırıp, insanları huzura mutluluğa ve kardeşliğe kavuşturacak ilahi sistemin tesisi için gelmişti.

Ebu Leheb sonuna kadar davete karşı çıktı ve karşı çıkmakla kalmayıp, peygamber (as)’ın kızları ile evli oğullarına O’nun kızlarını boşatmış, karısı ile birlikte gelip geçtiği yollara diken, pislik vb. şeyler dökerek ona birçok ızdırap çektirmiş ve zulmetmişti.

Ebu Leheb sonunda her şeyini kaybetti. Malı gitti, oğulları kendisine fayda vermedi, yakalandığı bir hastalık nedeni ile cesedinin bile para ile tutulan köleler tarafından açılan çukura çeşitli sopa vs. ile itilerek atıldığı ve üzerinin o şekilde kapatıldığı rivayet edilmektedir.

Şimdi buraya kadar Allahu teala bize bir tarihi kesit anlattı ve bizde bu tarihi vakıayı öğrenmiş olduk. Peki Kur’an ayetleri veya Kur’an_ı Kerim bunun için mi var? Elbette hayır!.. O zaman bu sureden nasıl bir ders çıkaracağız. Bu gün bu sureyi nasıl okumalıyız ki, çağın Ebu Leheb lerini öğrenelim. Ya da toplumda içerisinde Ebu Lehebleşmekten nasıl kurtulalım.

  1. Risaletin geldiği 610 yılı ve sonrasında davetin çetin dönemleri olan Mekke döneminde olduğu gibi bu günde davetin ve İslamın anlaşılmasının yada yaşanılmasının önünde durup, engel olanlar Ebu Lehebleşenlerdir.
  2. Bunlar Makam sahibi olupta İslamın ve Müüslümanların öününe engel çıkaranlardır.
  3. Bunlar bulundukları konum itibarı ile kendilerini ayrıcalıklı zanneden, dolayısıyla insanların, toplumun ve devletin kaynaklarını maddi ve manevi fark etmez fütursuzca harcayanlardır.
  4. Bunlar bulundukları konum itibarı ile Müslümanlar,ı Müslümanlık adı altında sahte davranışları ile aldatan kendi etrafında bulunan ve ona hizmet eden, yardım eden yardakçı ve uşaklarıdır.
  5. Bunlar ülke yönetimini elinde bulunduran parti veya grubun bu gün için hükumetin destekçisi olan ve sadece orada bulunma sebebi menfaat ve çıkar eksenli olan zavallılardır.
  6. Bunlar karşılarına hakkı haykıran bir kişi çıktığında, bizim işimize ve kurduğumuz çıkar odaklı çarka çomak sokacak diye ödleri kopup aman bu adam/adamlar sözü dinlenir birileri olmasın diye olmadık yalan, iftira ve dedikodu yapanlardır.
  7. Bunlar Hak adına, özgürlük adına, sizlerin hakkını koruyoruz adına bu halka zulmedenlerdir.
  8. Bunlar eşyanın hikmete binaen kullanılması gereken yerde değil başka yerde, başka amaçla kullanılması için mücadele edip, yanlış olduğunu söyleyenlere karşı mücadele edenlerdir.
  9. Bunlar bu gün İslam’a ve Müslümanlara yapıp ettikleri yanlış işlerden dolayı halal söz getiren ama asla bunu kabul etmeyen zavallılardır.
  10. Bunlar Veda Hutbesinde Peygamber (as)’ın ayakları altına aldığı kabilecilik, kayırmacılık, benim adamcılık, bizdencilik yapıp, ihale peşinde koşan, herşey bizden sorulur mantalitesi ile ur gibi bu toplumun her yerini – siyasi partisinden, belediyesine, adliyesinden sivil toplum kuruluşlarına, oda başkanlıklarından birlik başkanlıklarına, vs.vs. - saran küçük kafalı sadece ben eksenli düşünenlerdir.

 

Ben derim ki şu sese Kur!an_ı Kerime kulak verin ve dinleyin. Onun mesajı kurtuluş reçetesidir. Hiç birinizin kazandığı fayda vermeyecek. Yanınıza kalan ise sadece yapıp ettikleriniz olacak. Hiçbir şey götüremeyeceksiniz.

Çağın Ebu Lehebleri veya aynı özelliklere sahip olanları! Daha da çoğalabilirsiniz. Allah dünyayı ayakta tuttukça yani insanlık hayat bulmaya devam ettikçe bu davanın sahipleri bu zalim ve cahil kesimin karşısında tevhid ve adalet mücadelesine devam edecek/edeceğiz.

Hakk her zaman haykırılmaya devam edecek, hakk haykırıldığı sürece de batıl zail olacaktır.

Çağın Ebu Leheblerinin elleri kurusun, güç ve iktidarları yerle bir olsun. Yardımcıları ve yardakçıları da onlarla birlikte…

Düzenleme : 01 Aralık 2017 21:21 Okunma : 1295