Onsuz yaşayamam | Karamandan.com - Karaman Haber

Onsuz yaşayamam | Karamandan.com - Karaman Haber

25 Mayıs 2020 Pazartesi
Onsuz yaşayamam

Çünkü o manevi hastalıkların şifası ruhun gıdası, çocukluk aşkım.

Her insanın hayatında vazgeçemiyeceği değerleri vardır.Yurdumun insanının güzelliği bu, her birisinin ayrı fikirleri var, her birisinin ayrı değer verdiği şeyler var, sorsanız kimisi mala, kimisi paraya, kimisi arabaya, kimisi de kadına aşıktır. İnsanın olduğu yerde gayet doğaldır. işte ben de bunlardan biriyim. Benim farkım ben daha 7- 8 yaşlarında çocukken aşık oldum.ilk günkü haliyle aşkım devam etmektedir.

Belki içinizde değişik düşüncede olanlar olabilir.Nasıl olur diyende. Daha fazla merakta bırakmamak için, konuya açıklık getirmek istiyorum.

Çocukluk aşkım dediğim bir şey 7-8 yaşlarında tesadüfi olarak uğradığım bir  mekanda meydana geldi.

Bakınız mevzuyu anlatayım. Acizane ben 1963 yılında, topraklarında sahabelerin yattığı, yedi uyurlar dediğimiz ashab-ı kehf'in bulunduğu, dağlarında buz gibi suları Akan, insanları Mert olan, şair yazar ve edebiyatçılarının nam saldığı, ismi ile müsemma Kahramanmaraş Afşin ilçesi nadir köyünde doğdum. 70'li yıllarda Köyümüzde bulunan birkaç radyodan bir tanesi de bizdeydi. Polis kanalı diye bir kanaldan türküler yayınlanır ben de onlardan öğrendiğimi sınıfımda arkadaşlarıma söylerdim, öğretmenim sesimin güzel olduğunu söylerdi bana. o yıllarda bir gün camiye düştü yolum daha 8 yaşlarında idim o yıllarda köyümüzde resmi görevli yoktu. elektrik de.

Sadece o yıllarda camideki görevi Fahri olarak icra eden köy yaşlılarından Hacı Ahmet(şıh Ahmet) amca vardı.Allah rahmet eylesin. Bir de Süleyman hoca.İkisinin sesi de çok güzeldi. o gün Şıh Ahmet amcanın okuduğu ezan içimi titretti.ezanı güzel okuyanlar okumalı zaten.(ülkemizdede ezanı güzel okuyanlardan benimde örnek aldığım hocalarımdan İsmail coşar hocamı geçen hafta elim bir trafik kazasında kaybettik Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah). hani derler ya elektrik aldım diye.ben de o gün o elektriği aldım ve ilahi nida olan şehadetleri dinin temeli ezana aşık oldum.

Nihayetinde evimizde bulduğun bir huniyi( buralarda balkon bizde Çardak dediğimiz ağaç direkler üzerinde kurulu yerde)direğe  bağladım.

Okul harici boş kaldığım zamanlarda ağzımı honiye dayıyor bol bol bildiğim kadar ezan, ilahi okuyordum tabii arasırada türkü efendim köy yeri malum  birkaç yıl sonra İmam Hatip lisesi'ne kayıt oldum. ailemin maddi durumu yüzünden yatılı imtihanlara girdin ve Kahramanmaraş'ta yatılı okumaya başladım kaldığımız yerin bahçesine bitişik Batıpark camisi vardı. Ezan vakti yaklaştığında minarenin önüne yaklaşır müezzinin gelmesini beklerdim.Okuduğum birkaç ezandan sonra, müezzzin bu işi çok güzel yaptığımı hep bana söylerdi. söylerdi söylemesini de, ezan vakitlerinin çoğu yatılı da yemek vaktine denk geliyordu. tam yemek sırasına durduğumuzda ezan vaktinin geldiğini anlar anlamaz doğru camiye koşuyordum. müezzin de beni kırmıyor ezan okumama fırsat veriyordu. sizlere burada bir hatıramı da anlatayım.

O yıllarda minareden ezan okumak için şerefiye kadar çıkmak mecburdu, ben de 5 dakika önce geliyor görevlinin izniyle şerefiye çıkıyordum.

Çoğunuzun bildiği gibi rüzgarlı havalarda minareler sallanır, ben de daha çocuk yaştayım. Kahramanmaraş'ın da lodosu meşhur.estiği zaman minarenin şerefesi ne çıkıyor hemen oracıkta o sallantı ya rağmen ezan icra ediyordum. namazdan sonra yemekhaneye geldiğimde bir şeyin kalmadığını,ancak bir parça ekmek bulduğum zaman da onun içine acı toz biber atıp yediğimi hiç unutmuyorum. o gündür bugündür acı biberin de müptelasıyım. hani derler ya acı çok yiyenlerin sesi güzel olur diye. ne yapayım aşıktım. çünkü insan aşkının istediği her şeyi yapar ve katlanır ben daha küçükken aşık olduğum bu Güzel nida EZAN'ı Okuyabilmek için önündeki her engeli tanımadım. yıllar geçti gün gün aşkım biraz daha ilerliyordu.

Nihayetinde 1982 yılında bitirdiğim okulumdan sonra, aynı yıl imtihanı kazanıp Karaman bölgesine imam olarak atandım. çok uzatmayayım 1982 yılından bu yana hala aynı aşkla, bu güzel ilahi nida'yı okumaya devam etmekteyim. 8 yıl Karaman'da merkezi ezanda da görev yaptım. hem de severek. nihayetinde 2011 yılında emekli oldum şu anda neredeyse 10 yıla yakındır emekliyim. Karaman'daki bütün arkadaşlarım beni tanırlar, hangisini camisi'ne varsam hocam buyurun bir ezan okuyun derler zaten. Birisi bana dese ki gel seni güzel bir lokantaya götüreyim saate bakarım eğer gerçekten ezan okuyabileceğim bir camiye yakınsam o şahsa çok teşekkür eder O güzel nefis yemeklere EZANI tercih ederim.

Sevgili dostlar işte böyle, ben EZAN'a gerçekten delicesine sevdalıyım. Okumadığım gün hastalandığım gün demektir. eğer hasta değilsem mutlaka günde en az 1 veya 2 vakit bir camide ezan okumalıyım.  Bu da benim hastalığım.Çünkü Ezan da benim çocukluk aşkım.
Yüce Rabbimden dileğim odur ki:

Son nefesime kadar sesimi bedenimden  

Ezan'ı nefesimden  

İmanımı göğsümden eksik etmesin.

Bu mesleği icra eden bütün dostlarıma Rabbimden hayırlı bereketli sağlıklı ömürler diliyorum.

İşte dostlarım benim. Çocukluk aşkım ilahi nida  ezan

saygılarımla...

Zihni Ertuğrul

Düzenleme : 10 Mart 2020 11:53 Okunma : 1168