Karamandan.com

Karamandan.com

19 Eylül 2020 Cumartesi
Aktekke’de Amele Pazarı!
Karaman’dan İzlenimler 6: Aktekke’de Amele Pazarı!.
Kategori : Köşe Yazıları
14 Şubat 2020 16:37
 
Aktekke’de Amele Pazarı!
karaman

Karaman’dan İzlenimler 6: Aktekke’de Amele Pazarı!...

Vali Fahri Meral, kendisini ziyaretimde, Karaman’da işsizliğin Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu söyledi. Biliyoruz ki, Türkiye’de en önemli sorun, işsizlik. Üstelik, işsiz sayısı her yıl artıyor, çözümü konusunda umutlar tükenmiş gibi...

Karaman’da Organize Sanayi istihdamın merkezi olmuş. Kentin iş gücü, Organize’de kümelenmiş. Yüzlerce tesiste, 15 bini aşkın kişi çalışıyor.

Sayın Vali Meral, ziyarette, bu konuya değindi. Organize Sanayi hakkında samimi ve olumlu görüşler bildirdi. İş dünyasının temsilcileriyle nezaketli ilişki sürdürdüğünü vurguladı.

Organize Sanayi’ye her gittiğimde gurur duyuyorum, içim pırpır ediyor. Çocukluğumuzda gitmeye korktuğumuz, koyun sürülerinin otlatıldığı yerlerde fabrikalar yükselmiş. Sahipleri, kurucuları ve ortaklar çoğunlukla Karamanlı. Bir çoğu çocukluk ve gençlik arkadaşlarım.

Organizedeki arkadaşlarımı ziyaretlerimde, heyecanlarına, işlerine bağlılıklarına tanık olmanın gururunu yaşıyorum. Bence onlar, bu kente, bu ülkeye en çok katkı sağlayan kişilerdir.

Karaman’da kaldığım ev, Aktekke Meydanı’nı ve cami çevresini kuşbakışı görmeme imkan veren konumda.

Karaman’da, ilk günümde, hava soğuktu. Hem de çok soğuk. Soğuk hava bir hafta sürdü. Sabahın erken saatlerinde eksi 10’ları görüyordu. Tipi vardı, havada kar tanecikleri uçuşuyordu. Yollar, kardan temizlenmiş, açıktı. Kaldırımlar unutulmuş olmalı, buz tutmuş haldeydi. Eskiden olduğu gibi kimse evinin ve iş yerinin önünü temizlemiyor. Her şeyi, kendimizin dışında, bir başkasının yapmasını bekler olduk.

Gün ağarmadan, şafak sökmeden Aktekke ile Defterdarlık arasındaki caddenin iki yanında, her yaştan, insanlar toplanmaya başladı. Pencereden izliyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Durak yoktu. Bir durakta olması beklenen kalabalıktan daha fazlası vardı.

Peş peşe gelen araçlara, bekleyenlerden büyük bölümü bindi. Bunlar servis araçlarıydı. Binenler, kadın ve erkek, kışlık kıyafetlerleydi.

Geride kalan, durak olmayan durakta, 25-30 kişilik grup (Bir kısmı ceketli, montlu, kışa uygun olmayan giysiler içindelerdi) yerlerinden ayrılmamış, bekliyorlardı.

Bunların soğuktan titrediklerini, aramızdaki mesafeye rağmen, hissediyordum. Oldukları yerde, ayaklarını kaldırıp tabanlarını sertçe yere vuruyorlar, yerlerinde sayarak, ısınmaya çalıştıklarını görüyordum. Aktekke’nin çınarı da görüyordu, hazirenin suskunları da. Görmenin ve bakmanın mucizevi yanı vardı. Ama şimdi, durumu değiştirme gücünden uzaktı.

Saat 10.30’a kadar bekleyen bu gruptan sadece 4-5’i o günün şanslısı oldu. Caddenin kenarında duran ve bir dakikadan fazla beklemeyen araçtan uzanan bir baş, bir el, kim bilir nasıl bir içgüdüyle birine yöneliyorsa, o kişiyi durak olmayan duraktan ve soğuktan koparıp alıyordu.

Bu kalabalığı, her gün, uzaktan, kuşbakışı seyrettim. Servis araçlarıyla gidenlerin fabrika işçileri, bir çoğu ceket ve montlu olup geç vakte kadar bekleyenlerin ise günübirlik iş arayanlar olduğunu, ilk günden fark ettim.

Aktekke’nin, Karaman’ın amele pazarlarından biri olduğunu böyle öğrendim.

Aktekke Meydanı’nda o gün, aynı saatlerde, otobüsler gördüm. Otobüslerin yolcuları, umre yapmak üzere, Mekke ve Medine’ye gidecek müminlerdi. Aktekke’ye şükür namazı kılmaya ve dua etmeye gelmiş olmalıydılar. Herhalde günübirlik iş arayanları görmüşlerdir. Onları görmek için gönül gözüne ihtiyaç yoktu. Dikkatli bakmak yeterliydi. Çünkü oradaki insanlar çoktu ve gerçekti.

Günübirlik iş bekleyen ve amele olarak adlandırılan bu ‘iş muhtaçları’ servis araçlarına binip gidenlere gıptayla bakmış olmalılar. İçlerinden bazıları, umre yolcularını izleyip, bir gün hac yapabilmeyi bile düşünmüştür.

Bir işe, bir gelire sahip olmanın hayalini kim kurmaz? Her gün düzenli işe gitmek, düzenli ve yeterli gelire sahip olmak, günümüz koşullarında kişi için en büyük nimet olmuştur.

Gün doğmadan, iş umuduyla, evden ayrılmak, o gün iyi bir iş bulmayı ummak, eve ekmek götürmenin hayaliyle soğuğa karşı direnmek ne yüce bir sorumluluktur. Ne fena işkencedir.

Çalışmak isteyip bir işe girememek, evini veya kendi geçimini sağlamak için çare arayıp bulamamak, ekmek umuduyla kapı çalmak, bir insanın taşıyabileceği en ağır yüktür.

Bir gün, çalışmak isteyen herkesin iş bulabileceği bir dünya kurulur mu?
Kaygı duymadan, endişe etmeden işine gidenlerin alın terlerinin karşılığının ödendiği bir düzen olur mu?

Bir gün, hak edilmiş, helal rızıktan gayrısını düşünmeyen ve emeğin değerini bilen çalışanlarla işverenlerin çoğunlukta olduğu kuşak gelir mi?

“Dünyayı emek güzelleştirir.”

Ahmet Tek

Okunma : 5490
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
SON DAKİKA: ŞEHİDİMİZ VAR
18 Eylül 2020 Okunma: 15440 Gündem
Karaman'da pancar üreticilerinin sorunları masaya yatırıldı
17 Eylül 2020 Okunma: 14918 Tarım
Karaman elması artık ihraç edilecek
15 Eylül 2020 Okunma: 10713 Ekonomi
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın