Karamandan.com

Karamandan.com

18 Şubat 2020 Salı
ÇİMENKUYU KÖYÜ
Çimenkuyu Köyü Karaman’ın doğusunda ve Karaman merkeze 30 km uzaklıkta olup 1455 metre yükseltide bulunmaktadır.
Kategori : Köyler
19 Aralık 2019 08:46
 
 ÇİMENKUYU KÖYÜ

Çimenkuyu Köyü Karaman’ın doğusunda ve Karaman merkeze 30 km uzaklıkta olup 1455 metre yükseltide bulunmaktadır. Doğusunda Güçler, Batısında Paşabağı, Kuzeyinde Yeşildere, Güneyinde Mersin bulunmaktadır.

Daha önceleri Yeşildere’ye bağlı bir mahalle iken 1952 yılında bağımsız köy ve muhtarlık olmuşlardır. 1960 yılına kadar Güçler ile beraber Çimenkuyu adıyla anılırken, 1960 yılında Güçler’de bağımsız köy olmuştur. 1955 yılı nüfus sayımında bu iki köy beraber sayılmıştır. 1955’te 301, 1960’ta 383, 1970 yılından önce Güçler ayrıldığı için 198 nüfus, 1975 yılında 122 nüfusu vardır. 1990 yılı sayımında ise 90 nüfusa düşmüştür. 1974 Kıbrıs Barış harekâtından sonra çok sayıda aile Kıbrıs’a göç etmiştir.

Bu köy halkları çevredeki köylerin sınırları içerisindeki yaylalara dağılmışlardır. Asıl işleri hayvancılıktır. Bu nedenle nüfusta iniş çıkışlar görülmektedir. Çimenkuyu ve Güçler Köyleri halkı aslen Erdemli ve Silifke dolaylarında yaygın, oldukça kalabalık olan Boynuinceli aşiretine mensupturlar. 

Boynuincelilerin Tarihi

Günümüzde Anadolu’nun değişik yerlerinde dağınık halde yaşayan Boynuinceli Yörükleri, gerek Osmanlı Devleti döneminde gerekse de Türkiye Cumhuriyeti döneminde sağlıklı ve düzenli bir iskân politikasıyla yerleşik düzene geçememişlerdir. Danişmentlilerin bir kolu olan Boynu inceliler kendilerinin aslen Kırşehir’in Kurugöl köyünden geldiklerini iddia ederler. Nevşehir’in kuruluşu ile birlikte buraya yerleştirilmişlerdir. 1700 yıllarında bununla ilgili belgeler mevcuttur. Ancak İbrahim Paşa Boynuincelilerden zenginlerini Nevşehir’e yerleştirmiş hatta kardeşleri bile ayırdığı yolunda rivayetler vardır. Boynuinceliler çalışkan ve sanatkâr insanlardır. Develi ve Erciyes yaylalarına çıktıkları da bilinmektedir.

Boynuinceliler, Boz-Ulus’a bağlı konar-göçer teşekküllerden biridir. Sümer’e göre Boz-Uluslar, Beğ-Dili kolunun Kuzey-Suriye’de yaşayan ana Beğ-Dili boyundan ayrılmış bir oymağıdır. Bu sebeple denilebilir ki Boz-Ulus’a bağlı Boynuinceliler, etnik yapı itibariyle Oğuzların,  Bozoklar boyuna mensup Yıldızhan koluna bağlı Beğ-Dili oymağına mensupturlar. Sümer, Bozuluslarla ilgili şu bilgiyi aktarır:

“Bozulus'un kabilevî bünyesi, kavmî bakımdan tezatlar arzetmektedir. Ulusun birçok teşekkülleri, muhtelif Oğuz boylarına ait olduğu gibi bir kısım aşiretleri de Kürt menşelidir. Diğer taraftan ulusa dâhil olan bu muhtelif Oğuz boylarına mensup teşekküllerin bir kısmı da aslında başka siyasi il ve uluslara ait bulunmaktadır. Bu sebeple Bozulus'un muhtelif kavmî, siyasi ve hatta ırki menşeli aşiretlerden müteşekkil bulunması,  onun bu “boz” sıfatını almasında bir âmil olabileceği ihtimalini hatıra getirmektedir.

Anadolu’da belirli bir yerlerinin olmaması ve konar-göçer hayatlarının bir gereği olarak sürekli yer değiştirmeleri nedeniyle zaman zaman idari bakımdan farklı grupların içine karışan Boynuinceliler, Halaçoğlu’nun bildirdiğine göre Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemlerinde idari yapı olarak Yeni İl (Sivas) Türkmenleri’nden Danüşmendlü’ye tabi olmuşlardır:

Daha sonraları Mersin –Karaman il sınırındaki Yüğlük Dağı civarına yerleşmişlerdir. Buraya gelmelerinin asıl sebebi bilinmemektedir. Burada ilk önceleri Türkmenlerle yer kavgası yapmışlardır. Rivayetlere göre olay mahkemelik olmuştur. Mahkeme heyeti keşif yapmak için olay yerine gelir. Boynuinceliler civarın bekçisinden akıl isterler. Bekçide onlara keşif heyeti geldiğinde Türkmen mezar taşlarına sarılıp ağlamalarını söyler. Keşif heyeti gelir. Boynuinceliler mezarlığa varıldığında mezar taşlarına sarılıp “Anamızdı babamızdı nasıl ayırırsınız bizi atalarımızdan” diye ağlamaya başlarlar. Keşif heyeti bu olaydan sonra Yüğlük Dağı etrafını Boynuincelilere verir.

“Türkmân Yörükânı taifesinden olan Boynuinceliler (Boynuincelü, Boynuinceli) Danişmendlü Aşireti’ne tabiydi.  Başlıca yerleşim yerleri;  Karaman Eyaleti, Hacıbektaş Kazası, (Kırşehir Sancağı), Koçhisar Kazası (Kengıri Sancağı), Ilgaz Kazası (Kengıri Sancağı),  Kırşehir Sancağı,  Aksaray Sancağı,  Nevşehir Kazası (Niğde Sancağı),  Develi Kazası (Kayseriyye Sancağı),  Eyübeli Kazası (Aksaray Sancağı), Konya, İçel Sancakları, Danışmendli Kazası (Karahisâr-ı Sâhip Sancağı), Adana, Maraş Sancakları, Erciyes Kazası (Kayseriyye Sancağı). Boynuinceli Cemaati’nin yaylakları, Develüve Erciyes kazalarında, kışlakları ise Aksaray ve Kırşehir sancaklarında idi.” (Türkay, 2001:215)

Bunca iskân siyaseti sonrasında Kırşehir ve Nevşehir dolaylarına yerleştirilen Boynuinceliler yıllar içerisinde çeşitli nedenlerden dolayı Mersin/İçel’e kadar inmişlerdir.

Bundan sonrasını,  Memişoğlu’nun (1996:156,159) Hüseyin Demirsöz’den yaptığı derlemeden öğreniyoruz:

“Boynuinceli’nin geldisi Kırşehir’dir.  Bundan 300-400 sene önce 550 çadır civarında Kırşehir havalisinde konar-göçerdiler.  O dönemlerde Karamanoğlu Türkmenlerinden yedi oba ve bugün de Karaman hudutları içinde bulunan Susama, Eğriçayır,  Belveren,  Oğru,  Yedibel,  Guzkaya ve Küristan yaylalarına yerleşmişler. Burada obalarının mahsullerini toplar, mallarını güderlermiş. Daha doğrusu o yörelerin eri idiler.  Gel zaman,  git zaman derken Kırşehir’de büyük bir kuraklık olmuş.  Bu kuraklık, konar-göçerleri olumsuz yönde etkileyince, Boynuinceli'den yedi oymak; Kerim-Uşağı, Sarıboğlu Uşağı, Şahbaz Uşağı, Hacı Ali Uşağı, Sarıoğlan Uşağı ve Gözükara Uşağı, Karaman Türkmenlerinin obalarına yerleşmişler. Bir müddet içiçe barış içinde yaşamışlar.  Ancak,  aşiretlerde git gide nüfusun artışı yüzünden, yaylaklar yetmez olmuş.

Bu sebepten bunların aralarında musibet çıkmış. Sen göç, ben göç derken, ardı arkası gelmeyen kavgalar çıkmış. 

Bunun üzerine Karaman Türkmenleriyle Boynuinceli Türkmenleri, birbirlerini Konya ve Ermenek beğlerine şikâyet etmişler. Şikâyet şikâyet üstüne gidince; Konya ve Ermenek başbeğleri memurlarına ‘Gidin bakın, asıl yurt kimin ise verin,  diğerlerini kovun.’demişler.  Memurlar gelmiş iki tarafın şikâyetlerini dinlemişler. Karaman Türkmenleri ‘Biz, iki yüz seneden beri bu yurtların sahibiyiz. Buraları biz eker,  biz biçeriz.  Buraya sonra gelen Boynuinceli’dir.  Onları çıkarın’demişler ve ısrar etmişler. Sonra Boynuinceli’ye sormuşlar. Boynuinceli’nin reisi de;

‘Hayır efendim. Buraya ilk gelen biziz. Bu yurtlar bizimdir. Sonradan gelen Karamanlı Türkmenleridir. Onları çıkarın.’demiş. Ancak, Karaman Türkmenlerinin kanıtları ağır basınca, Boynuincelilere; ‘Burayı derhal terk ediniz.’buyruğunu vermişler. Bu vahim vaziyet karşısında Boynuinceli’nin beğleri bir araya gelerek, bir kurnazlık düşünmüşler. 

Bunlar bir taraftan yurtlarını toplarken, bir taraftan da Karaman Türkmenlerinin 250 yıllık mezarlığına koşmaya başlamışlar.  Mezarlığa doluşan halkın her biri, mezar taşlarına sarılıp akrabalaımız diye ağlaşmaya başlamışlar. Sizleri nasıl bırakır gideriz. Bakın başımıza gelenlere..’ vb. sözlerle veryansın etmişler.  Bu olay üzerine memurlar gelip mezar taşlarına bakmışlar ki,  200-250 senelik.  

Böylece mezarlığı Boynuinceli Mezarlığı sanıp ‘Boynuinceli kalsın. Karaman Türkmenleri göçsün’demişler. Karaman Türkmenleri, yurtlarını gözyaşları içinde terkederken, Boynuinceli’ye beddua etmişler. Yurtlarından zorla sökülüp kaldırılan Karaman Türkmenleri’ni ovaya indirip sulak alanlara yerleştirmişler. Aradan nice zaman geçti. Bizler evsiz yurtsuz kaldık.  Kışları Akdeniz sahiline indik,  yazları Torosların öte yüzüne çıktık.  Zamanın akışı içinde git gide yoksul düştük,  fakirleştik.  Karaman Türkmenleri ise zenginleşti.  Bu arada bedduayı bırakıp ‘Boynuinceliden Allah razı olsun. Onlar olmasaydı, biz buraları hayatta göremezdik.’ demeye başlamışlar.

İlk yerlerini kazandıktan sonra Boynuincelilerin bir kısmı Karaman’a yerleşmiş bir kısmı da Mersin –Silifke arası sahil şeridine yerleşmişlerdir. Karaman’a yerleşenler burada birçok köy kurmuşlardır. Bunlardan bir kaçı, Barutkavran, Selerek, Üçbaş, Yeniköy, Çimenkuyu vs. Ayrıca Karaman da Zenbilli mahallesi ve Urgan mahallesi yerleştikleri yerlerdendir. Mersin –Silifke, sahil şeridine yerleşenler ilk önceleri Susanoğlu, Narlıkuyu, Kızkalesi’nin üstlerine yerleşmişlerdir. Sonraları ise bir kısmı Erdemli civarına yerleşmişlerdir.

Aslında davarcılık yapan Boynuinceliler 1940 –1950 yıllarından sonra yerleşik hayata geçmeye başlamışlardır. Günümüzde ise hâlâ davarcılık yapan, yayla seyil arasında göçebe hayat yaşayan Boynuinceliler’de vardır. Bunların sayısı şu an 50 aileyi geçmez. Boynuinceliler dokuz oymaktan oluşmaktadır. Bunlar; Şahbaz Uşağı, Gaffarlı Uşağı, Kızılali Uşağı, Sarıbeyoğlu Uşağı, Sarıoğlanlı Uşağı, Hacıali Uşağı, Kerim Uşağı, Dolan Uşağı, Gözaralı (Gözükaralı) Uşağı Yüğlük Dağı etrafına gelen Boynuinceliler zamanın şartlarından dolayı çeşitli yerlere yerleşmişlerdir Mersin, Karaman, Kıbrıs’a yerleşenler olmuştur. Buradan da Boynuincelilerin çok geniş bir alana yerleştiğini ve etrafındakilerle devamlı etkileşim halinde olduklarını çıkarabiliriz. Boynuincelilerin bilinen önemli liderleri, Kurt Bey, Memiş Bey ve Mustafa Bey’dir. Mustafa Bey zamanında Halimli Oymağı ile büyük bir otlak kavgası yapılmıştır.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Boynuinceliler Mersin, Silifke, Karaman üçgenine yerleşmişlerdir. Bir kısmı da 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrası Kıbrıs’a yerleşmişlerdir. Şimdi sadece İçel’deki Boynuincelilerin yazları çıktığı bir de yaylaları vardır. Bu ilk yerleştikleri yer olan Yüğlük Dağı civarıdır. Bu dağın etrafındaki, Karagöl, Eğriçayır, Perçin, Sarıtaş, Yedibel, Koncagediği, Oğru gibi yaylalardır. Bunların hepsine birden Koca Yayla denilmektedir. Bu yayla civardaki en soğuk yayladır.

Karaman’a yerleşenler Boynuinceliler burada birçok köy kurmuşlardır. Bunlardan bir kaçı, Barutkavran, Selerek, Üçbaş, Yeniköy, Çimenkuyu, Üçbaş vs. Ayrıca Karaman da Zenbilli mahallesi ve Urgan mahallesi yerleştikleri yerlerdendir.

Bu aşiretler yaz aylarında yaylalara çıkarlar, Ayrancı köyleri ile Taşkale, Yeşildere, Göves ve Gülkaya köyleri sınırları içine dağılırlar. Buralarda göçebe hayatı sürerler. Bu arada uygun buldukları arazileri de sürerek tarım yapmaya başlarlar. Köy Kanunu ile bunlar artık izin alarak ve otlakıye ücreti ödeyerek buralara gelmek zorunda kalırlar. Bu tarihlerde artık bunlarda yerleşik hayata geçmeye başlarlar. Ekonomik olarak ta karaman’a bağlı olan ve ürünlerini burada satan aşiretler Karaman’a yerleşmek için müracaat ederler ve kabul olunca yerleşirler.

Yeşildere Köyü sınırları içerisindeki Çimenkuyu ve Güçler mevkilerinde kalabalık olan bu aşiretlerin ileri gelenlerinden Selviler oymağından Hacı Molla Ali denilen oba beyi 1930’lu yıllarda Güçler mevkisine ev yapmıştır. Bunu gören komşuları da sonraki yıllarda Çimenkuyu ve Güçler mevkilerine evler yapmışlardır. Bu nedenle bu obalar kayıtlarını Mersin’den aldırarak Karaman’ın Yeşildere Köyü, Cami Kilise Mahallesi nüfus kütüğüne kaydolmuşlardır.

Ancak bu mahallelerle Yeşildere Köyünün arası 15 kilometre uzaklıktadır. O dönemlerde işlek yol da yoktur. 1945 yıllarında bağımsız köy olmak için yaptıkları müracaat 1952 yılında kabul edilerek önce Kalabalık olan Çimenkuyu’da muhtarlık kurulmuştur. Güçler Mahallesi ile arasında benlik kavgaları başlayınca Güçler Mahallesi halkı da müstakil muhtarlık olmak için başvuru da bulunmuş 1960 yıllarında burası da bağımsız köy olmuştur.  

Bu iki köy çevresinde Elmalı, Cüristan, Belviran, Dölerviran, Eğriçayır, Ağzenören yörelerinde Bizans kalıntılarını olduğu harabeler ve örenler mevcuttur. Ancak buralarda yaşayan aşiretlerin ev ağıl yapmaları ile bu harabelerin taşları kullanılmış ve tanınmaz hale gelmişlerdir. Özellikle Elmalı mevkiinde büyük ören kalıntıları bulunmaktadır. 

Bu köyümüzün geçim kaynağı tamamen hayvancılığa dayalıdır. Daha çok koyun ve keçi yetiştirilir. 

Okunma : 14031
Foto galeri
başarı
maboto
EKSPERTİZ
seç
YARIŞMA
guney sigorta
Gündem haberleri
Karaman'a Büyük Saygısızlık
16 Şubat 2020 Okunma: 17262 Gündem
Satılık araç ilanlarına iki zorunluluk geliyor
17 Şubat 2020 Okunma: 13360 Gündem
Karaman'da silahlı magandalar dehşet saçtı
16 Şubat 2020 Okunma: 10195 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın