Karamandan.com

Karamandan.com

23 Eylül 2019 Pazartesi
MESUDİYE (DURAYDA) KÖYÜ
Eski adı Durayda olan Mesudiye Köyü, Karaman Merkez'in batısında ve Merkeze 15 km uzaklıkta olup 1021 metre yükseltidedir.
Kategori : Köyler
19 Mart 2018 01:04
 
MESUDİYE (DURAYDA) KÖYÜ

Eski adı Durayda olan Mesudiye Köyü, Karaman Merkez'in batısında ve Merkeze 15 km uzaklıkta olup 1021 metre yükseltidedir. Kuzeyinde Karalgazi ve Yuvatepe, güneyinde Bölükyazı, batısında Mecidiye, doğusunda Çiğdemli köyleri ile çevrilidir. 

93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış savaştır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan ve bir yıl süren bu savaşta Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. Bunun neticesinde Balkanlarda etnik temizlik yaşanmış, yer yer soy kırımlar olmuştur. Savaş Osmanlı Devleti’nin varlığını tehdit eder hale gelmiş, batılı devletlerin arabuluculuğu ile Ayastefanos Anlaşmasını yapmak zorunda kalınmıştır. Batı Avrupa ülkeleri bu antlaşmanın koşullarından memnun olmadığı için bu antlaşma geçerliliğini yitirmiş ve yeniden imzalanan Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti, çok fazla toprak kaybetmiş, Balkanlardaki nüfuzunu büyük ölçüde yitirmiştir. Anadolu’ya büyük göç dalgaları olmuştur. 

Bu anlaşmadan istediğini alamayan Bulgaristan 1890 yılından itibaren baskısını artırmış, uyguladığı kolonizasyon politikası nedeniyle Güney Dobruca ve Deliorman havalisinde, 1903 yılından itibaren arazi satışları artmıştır. 1907 yılında yasaklanan arazi satışına kadar bu bölgeden yoğun göç hareketi olmuştur. Bulgaristan 1908 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Bu dönemde göç edenlerin çoğu, Anadolu’da iskân olunmak üzere, Köstence üzerinden Haydarpaşa’ya sevk edildiklerinden, içlerinden çoğu Konya vilayetine gönderilmiştir. 

1905-1907 yılları arasında Karaman’a 410 hane Muhacir gelmiştir. Bunlar Karaman’ın batısında Gaferiyad (Kazımkarabekir) ile Karadağ arasındaki geniş düzlüklere yerleştirilmiştir. Buradan demiryolu geçmesi de işleri kolaylaştırmıştır. Bu tarihlerde çölümsü bir görüntü arzeden köyler önceden güvenlik ve kıtlıktan dolayı boşaltılmıştır. Bir kısmı önceki yüzyıllarda güvenlik nedeniyle boşalmış büyük köylere ve şehirlere göçmüştür. Özellikle Koca Doksan (1873) kıtlığı pek çok köyün boşalmasına veya nüfusunun azalmasına da neden olmuştur. 

Bu cümleden olmak üzere Gaferiyad’daki bu bölgeye 188 hane yerleştirilmesine karar verilmiş, evler yapılıncaya kadar Gaferiyad ve İlisra’da misafir edilmişlerdir.  İlisra’da misafir edilenlerin tamamı Karabağlar oymağından olup, 1906 yılı başlarında Hacıoğlu-Pazarcık’ın Çayır köyünden gelmişlerdir. Çayır, Pazarcık’a bağlı bir Türk köyüdür. 1942 yılında köyün adı Hitova olarak Bulgarca’ya çevrilmiştir. O zamanlar Çayır Harman Köyü; Yukarıkiler (Yukarı Mahalle) ve Aşağıkiler (Aşağı Mahalle) olarak iki mahalleden oluşmaktadır. Çayır Köyü'ne ilk yerleşenler, Yukarı Mahallede oturanlardır. Aşağıkiler diye tabir edilen, Aşağı Mahalleye iskân daha sonra olmuştur.

Bunlar daha önce gelen Rumeli muhacirlerince kurulan Mecidiye köyünün üç km. kadar doğusunda eski bir ören yeri olan Durayda mevkiine yerleştirilmeleri uygun görülmüştür. 1907 yılı sonlarına doğru bu köyde 94 hanenin iskânı sağlanmış ve bu köye Mesudiye adı verilmiştir. Göçmenlerin yerleştikleri bölgelere genellikle o dönemin Padişahının isimleri olan Hamidiye, Mecidiye, Orhaniye, Osmaniye v.s. verilir. Mesudiye ismi ise; mutlu, huzurlu anlamında verilmiş bir isimdir. Köyün eski adı Durayda’dır.

1919 doğumlu köy Karani Özcan ve köy sakinlerinin anlatımlarına göre; buraya gelen muhacirler köylerini bir Bulgar’a sattıktan sonra Köstence üzerinden Haydarpaşa’ya gelirler. Burada fazla bekletilmeden trenle Konya’ya sev edilirler. Konya’da bir handa kalırken bir yandan da yer arayışları sürmektedir. Kendilerinden önce Durayda’ya gelip tek başına yerleşen hemşerileri Karaballardan Çotuk Ahmet Efendi’yi görürler. Ahmet Efendi buraya gelin, burada arazi çok deyince buraya yerleşmeye karar verirler. Devlet, Ermeni ve Rumlardan Usta ve dülgerler görevlendirip bir miktar inşaat malzemesi vererek evlerinizi kendiniz yapın der. İlisra’ya misafir olarak yerleşirler. Evlerin yapımında amele olarak çalışanlar, İlisra uzak olduğu için Mecidiye köyünde misafir olarak kalırlar. Kazdıkları kuyulardan su çekerek kerpiç kesip çamur kararak evlerin yapımında çalışırlar. Evlerin yapımı bitince de kura ile evlerine yerleşirler.

Köyün olduğu yer aslında Osmanlı İmparatorluğu zamanında Pandalakis isminde bir kişiye ait çiftliktir. Bundan, Kazımkarabekir İlçesinin ileri gelenlerinden, Konya Eşrafından Esat Efendi’nin babası Haşim Ağa’ya geçer. İlisra köylülerinin tecavüzlerinden kurtaramaması nedeniyle Karaman ağalarından Abacı Zade Hacı Emin Efendi’ye satar. Bu sırada bu arazilerden demiryolu geçmesiyle devletten yüklü miktarda para alır. Buraları, muhacirlerin yerleşmesi için devlete bağışlar. Bu davranışından dolayı Padişah Abdülhamid tarafından süslü bir kılınç gönderilir. Bir süre sonra Durayda’ya 150 hane Boşnak muhaciri gönderilmiş, eşyalarını çaldıkları gerekçesiyle münakaşa çıkmış ve burayı terk etmişlerdir.  

Köyün eski adına gelince, halk: “Değişik tarihlerde köye gelip yerleşenler oluyor. Fakat kıtlık sebebiyle göç etmek zorunda kalıyorlar. Bu sebeple o yıllarda köye (duraydı, gitmeyeydi anlamında) Durayda adını veriyorlar.” Dese de  öyle değildir. 1520 yılında iki tane Durayda vardır. Birisi şimdiki Mesudiye’nin olduğu yerdeki Durayda, öbürü ise şimdiki adı Ağaçoba olan Dağ Duraydası’dır. Bu isimler muhtemelen Roma veya Bizans döneminden kalma isimlerdir. Bu tarihlerde birde Erayda adlı köy bulunmaktadır. Eski isimlerin bazıları Türkçeye geçerken bozulmaya ve değişik düzelmelere uğramıştır. Muhtemelen bu köyün eski adı olan Durayda da böyle olmuştur. 

Köyün kendine özgü yemekleri de vardır. Bunlardan birkaçı dızmana, kırma, sarı burmadır. Köyün kendine özgü tatlısı ise "dizme" dir. Ayrıca köy halkı macir somunu denen ekmek yapmaktadır. Fırınlarda pişirilen bu ekmek günlerce bayatlamamakta, tazeliğini korumaktadır.
Köyün, verimli ve çok geniş arazileri bulunmakta olup, ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde tarım ürünleri olarak, özellikle; mısır, buğday, şeker pancarı, nohut ve fasulye üretilmektedir. Ayrıca köy, son yıllarda ekimi yapılan domatesi ile de meşhur olmaya başlamıştır. Köyde süt inekçiliği de yapılmaktadır.

FOTOĞRAFLAR: METMET ÇETİN
ARAŞTIRMACI: OSMAN ÜLKÜMEN
EDİTÖR: CUMA ALİ KAYA

Okunma : 8534
Foto galeri
seç
guney sigorta
maboto
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Karaman'da sokak ortasında adam vurdular
20 Eylül 2019 Okunma: 22792 Asayiş
Feci kaza ağır yaralılar var
20 Eylül 2019 Okunma: 12788 Asayiş
Karaman’da yolcu otobüsü ile çarpışan kadın sürücü kaçtı!
21 Eylül 2019 Okunma: 8504 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın