Karamandan.com

Karamandan.com

20 Ekim 2018 Cumartesi
Karaman Beydili Köyü
Beydilli Köyü Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 20 km uzaklıkta olup rakımı 1010 metredir.
Kategori : Köyler
19 Ağustos 2017 08:30
 
Karaman Beydili Köyü
Beydilli Köyü Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 20 km uzaklıkta olup rakımı 1010 metredir. Kuzeyinde Osmaniye, güneyinde Salur, Doğusunda Ekinözü, Batısında Dinek köyleri bulunmaktadır.
 
Beydili’nin nüfusu 1894 yılında 129, 1904’te 116, 1922 yılında 35 hane 196 nüfus, 1925’te 160, 1950’de 390,  1955’te 416, 1965’te 506, 1970’te 503, 1980’de 401, 1990’da 340, 2014 yılında 113 erkek, 114 kadın, toplam 227 nüfusa gerilemiştir. 
 
Beydili, Beğdili ya da Beğdilli; Oğuzların 24 boyundan biri. Beydili’ler, (Badıllı) kelimesini bu köyde de kullanmaktadır. Oğuz geleneğine göre, Oğuz Han’ın üç oğlundan Yıldız Han’a bağlı Bozok koluna girer ve Oğuz ordusunun sol kanadını oluştururlar. Beydili boyunun adına ilk kez Kaşgarlı Mahmut’un Divanü lugat it-türk (X.yy) adlı yapıtında rastlanır. Beydili’lerin bir bölümünün, başka oğuz boylarıyla birlikte Selçuklu Devletinin kuruluşuna ve Anadolu’nun fethine katıldığı öne sürülür. Selçuklu devletinin kuruluşundan XIV. yy ortalarına değin, başka oğuz boyları gibi Beydililer’in adına da kaynaklarda rastlanmamaktadır. 
 
 
Selçuklu devletinin kuruluşuna katılmayıp kendi boy ve geleneklerini koruyan Beydililer ise, XII. yy. ortasında Horasan’da Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer’i yenerek esir almış, daha sonra Moğol istilasından kaçarak (XIII. yy.) Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya göç etmişlerdir. 
 
Aşireti’nin Anadolu’da 1250 yıllık tarihi geçmişi olduğu, Badıllı Aşireti Abbasilerin yardım isteğiyle Tuğrul bey zamanında Türkmen aşireti olarak Orta Asya’dan dağılmışlardır. Samsun-Canik’ten Adana’ya kadar olan bölgede Müslümanlarla Hıristiyanlar arasındaki sınıra serpiştirilmiş ve İslam’ın kalkanı görevi verilmiştir. 
 
Harun El-Reşit (786-809) döneminde Badıllı 125 aşiret olarak belirtildiği, Abbasiler zamanında Hıristiyanlara karşı sınırları korumak için Anadolu’ya gelseler de esas Badıllların Anadolu’a gelişi, tarihçilerin üzerinde hemfikir olduğu tarih olan 1055 tarihi olduğu ve bu tarihte Badıllılar Halep, Urfa, Şam, Diyarbakır bölgesinde on iki bin çadırla, en güzel yaylalarında yaşamaktadırlar.
 
Moğol istilasının yayılmasıyla başka Türkmenler ile birlikte Suriye’ye giderek yeni kurulan Memluk devletine sığınırlar. XIV. yy.da Beydili boyuna, Gazze’den Kozan ve Diyarbakır’a değin uzanan bölgelerde yaşayan Türkmen boyları arasında rastlanmaktadır. Moğol egemenliğinin ortadan kalkmasıyla (XIV. yy.) harekete geçen Suriye Türkmenleri ile birlikte, Beydili boyunun da önemli bir bölümü Suriye’den ayrılıp Güney ve Doğu Anadolu’ya ve İran’a gitmiş; Dulkadiroğulları, Ramazanoğulları beyliklerinin, Akkoyunlu ve Safevi devletlerinin kurulması ve gelişmesinde önemli rol oynamışlardır.
 
XIV. yy. da Anadolu’daki Beydililer’in en büyük bölümü, Halep Türkmenleri arasında yaşamakdır. Yazın Uzunyayla ve Sivas’ın güneyindeki kesimlerde, kışın Halep ve çevresinde göçebe bir yaşam sürdüren Halep Türkmenleri, XVII. yy. da Orta ve Batı Anadolu ile Marmara bölgesine yerleştirilirler. Osmanlı tahrir defterlerinden anlaşıldığına göre, bu dönemlerde Beydililer, nüfuslarının çokluğu ve oymak sayısı bakımından, Halep Türkmenlerinin en büyük kolunu oluşturmaktadılar. Yozgat ve çevresinde; Sivas’ın Güneyindeki Kangal, Mancınık ve Alacahan bölgelerini içine alan yeni il’de yaşayan Beydililer, 1691’ de açılan Avusturya seferine çağrıldılar,1692’ de Arap aşiretlerinin sürekli saldırısına uğrayan Rakka bölgesinde oturmaya zorlandılar. Bunlardan bir bölümü buraya yerleşip kaldı, kalmak istemeyenler de bir süre sonra Halep, Gaziantep, Hatay, Çukurova ve yeni il bölgelerine yerleştiler.
 
 
Diyarbakır yöresinde yaşayan boz ulus arasındaki Beydililer’in bir bölümü, Akkoyunlular’a ve Safevi devletine hizmet etmiştir. Bir bölümüyse başka boylar arasına karışmıştır. Adana ve İçel yöresinde, Ramazanoğulları içinde yaşayan Beydili kolu ise XV. yy.ın sonlarında İçel Sancağındaki Gülnar kazası köylerine, küçük bir bölümü de Tarsus yöresine yerleşmiştir.
İran’daki Beydililer’e ilişkin bilgiler, Safevi devletinin kurulmasıyla başlar. Buradaki Beydililer’in çoğu, Azerbaycan bölgesine yerleşmiş, XVIII. yy.dan başlayarak da yerleşik yaşama geçmişlerdir. Türkmenistan’da yaşayan Göklen adlı Türkmen ulusu arasında da Beydililer’e rastlanır.
 
Anadolu’da günümüzde de Beydili adını taşıyan çeşitli yerleşmeler vardır. Genel Olarak Beğdililer Oğuzların Boz-Ok kolunun Yıldız-Han Oğullarından olan Beydili boyu; Kaşgarlı, Reşid ud-din ve Yazıcı-Oğlu’nun yapıtlarında Oğuz boyları listesinde yer almaktadır. Beydili, “Sözü değerli, büyükler gibi aziz” anlamındadır. Onkunu Tavşancıl kuşudur. Et bölüşümünde sünüğü “sağ umaca”dır. Kendine özgü özel damgası vardır. Beğdili, Oğuzların hükümdar çıkaran beş boyundan biridir, diyen Faruk Sümer; Harizmşahlar hanedanının bu boydan olduğu söylemektedir. Osmanlı Tapu Tahrir Defterleri’nde 23 Beğdili yer adına rastlanılmıştır. Beğdili oymaklarının bir kısmı, Safevi Devleti kuruluşuna katılmışlardır. Beydili oymak ve obaları 14. – 16. yüzyıllarda Boz-Ulus ve Yeni-İl, Kuzey Suriye, İran, İç-İl bölgelerinde yerleşik ya da göçer olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.
 
1500’lü yıllarda Beydili köyünün varlığı belgelerden anlaşılmaktadır. İlk yerleşim yerleri Beydili Köyü yakınlarında yer alan Kıbrıs (Kanaç) Höyük çevresidir. Buradan çiftlik özelliği kalkınca dağılmışlar ve şimdiki yerleri ile çevre bazı köylere gitmişlerdir. 
 
Burası önceleri suğladır. Yani derinliği fazla olmayan göl ve kamışlık alandır. Bu konuda çeşitli belgeler bulunmaktadır. Bulgar Dağı’ndan gelen suyun alanı olan suğlanın Beydili’ye geldiği orada bend tutulduğu ve oradan Çoğlu’ya gittiği ve orasının da suğlaya tabi olduğu belirtilmektedir. 
 
1845 yılı Temettuat Defterine göre; çiftlik olduğu burada 25 hane bulunduğu belirtilmektedir. Sipahi tımarı olarak çiftlik sahibinin Mataracızade Hüseyin Ağa kerimesi Fatma Hanım ile Ahmet Ağa kerimesi Şerife Hanım’a ait bulunduğu ve bir kısmının da suğla mıntıkasında olduğu belirtilmektedir. 
 
1845’te Beydili’de bulunan aileler ve lakapları şunlardır: Hüseyinoğlu Osman Hoca İmam, İsmailoğlu Hacı Hasan, Cingöz İsaoğlu, Çelik Alioğlu, Übeyt Memişoğlu, Çimenli Süleymanoğlu, Süngülü Mehmetoğlu, İmam İsmailoğlu, Sipahi Mehmetoğlu, Dağlı Veli, Zengenli Köse Mehmetoğlu, Abdurrahmanoğlu, Evsekoğlu, Ferit Alioğlu, Kör Hüseyinoğlu, Arap Abdullahoğlu Arap Hacı, Kuzlak Hüseyinoğlu, Karagöz Hasanoğlu, Deli Alioğlu, Kuduz Mehmetoğlu, İsmailoğlu Osman, Yumuk Mustafaoğlu, Gökoğlan, Alioğlu Genli, Bekdik Mehmetoğlu. 
 
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarlaları verimli ve sulaktır. Köyde hala Beylerin odaları bulunmaktadır. Bu da bize Beydili Beylerinden bazılarının buraya yerleştiği fikrini vermektedir. 
 
Araştırma: Osman Ülkümen
Fotoğraflar: Mehmet Çetin
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Okunma : 7621
Foto galeri
isabet
GÜNEY EMLAK
Aktekke
gultes c6
Gündem haberleri
13 Kattan Düşerek Hayatını Kaybetti!
16 Ekim 2018 Okunma: 22058 Asayiş
Katil Cinayetini İtiraf Etti!
16 Ekim 2018 Okunma: 13920 Asayiş
Sevindiren Büyük Müjde
16 Ekim 2018 Okunma: 12109 Ekonomi
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın