Karamandan.com

Karamandan.com

18 Aralık 2017 Pazartesi
EMİNLER KÖYÜ
Eminler Köyü Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 22 km uzaklıkta, 1018 metre rakımdadır.
Kategori : Köyler
23 Kasım 2017 11:14
 
EMİNLER KÖYÜ
Eminler Köyü Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 22 km uzaklıkta, 1018 metre rakımdadır. Kuzeyinde Karadağ, Güneyinde Yuvatepe, Batısında Demiryurt, Doğusunda Kılbasan bulunmaktadır. Burası aslında eski bir yerleşim yeridir. Bunu çevresindeki kalıntılardan anlamak mümkündür. Ayrıca Eminlik adında çok eski bir Türk Köyü harabesi bulunmaktadır. 1530 yılında Eminler diye 29 hane ve 53 nüfuslu bir köy bulunmaktadır. Tımar geliri ile vergilendirilen bu köyün vergileri Karaman Kalesi yöneticilerinin harcamalarına ayrılmıştır. Daha sonraları diğer bazı köylerde olduğu gibi buraların halkı güvenlik gerekçesiyle özellikle Celali ayaklanmalarından dolayı yerlerini terk etmiş ve güvenli, büyük yerleşim yerlerine gitmişlerdir. Burasının halkı da Kılbasan veya Karaman’a gelmiş olmalıdır. 
 
Köyün daha önceleri göçer obaları tarafından yayla olarak kullanıldığı rivayet edilir. Eminler köyü, Sarıkeçili Yörüklerinin yaylağı iken buraya 1865-70 yılları arasında Çerkez Muhacirleri iskân edilmişti.  Çumra’ya bağlı şimdiki Avdıl köyünün bulunduğu yer ise bir kışlaktı. Bu kışlakta önce Konya ve Çumra eşrafından Deli Osman tarafından bir çiftlik kuruldu ve sonra burası büyüyerek köy haline geldi.
 
Köyün nüfusu 1894 yılında 630, 1904 yılında 329, 1922 yılında 70 hanede 259 nüfus, 1925 yılında 346, 1950’de 250, 1960 yılında 240, 1970’te 273, 1980’de 241, 1990’da 242 ve 2014 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde ise; 78 erkek, 65 kadın, toplam 143 olduğu tespit edilmiştir. 1891 yılı sonlarında yerleştirilen köy halkının iskân ve arazi tahsisi kayıtlarına göre 114 hanede 587 nüfus vardır. Bunlardan 4 hane ve 17 nüfus Mandason Köyüne kendileri gitmiştir. Yerleştirildikten on yıl sonra nüfuz yarı yarıya azalmıştır. Bunlardan bir kısmının yerleştikten sonra iklim şartlarına uymama gibi nedenlerle başka yerlere gitmiş olma ihtimalleri vardır.
 
Köyün adına gelince göçmenlerin yerleştirildikleri köylere Padişah adları veya unvanlarının adı verilmiştir. Eminler ve Gökçe Köylerinde durum farklıdır.  Eminler eski bir köy yerleşkesinin harabeleri yerine kurulduğundan bu isim değiştirilmeyerek aynı isim verilmiştir. Halk arasındaki anlatımı ise; Emin isimli şahıs tarafından kurulduğu için onun hatırasına “Eminler” ismi verilmiştir. 
 
Köy, Osmanlı-Rus savaşları sonunda Kuban bölgesinden gelen Kafkas göçmenlerince, (Adığe-Abzah) Çerkezleri tarafından 1891 yılında kurulmuştur. Bu köyün geliş yolları, nedenleri, karşılaştıkları güçlükler belgeler ışığında aşağıya çıkarılmıştır.
 
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit Han ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış, Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. 
Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hıristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır. Avrupa'nın büyük güçleri savaşı önlemek için İstanbul'da Tersane Konferansı'nı toplamışlar, ancak Osmanlı Devleti'ne yaptıkları taleplerin reddedilmesi üzerine savaş patlak vermiştir.
 
Yaklaşık 1 yıl süren savaşta Osmanlı orduları, savunma savaşı yapmıştır. Batılı devletler ise tarafsız kalarak, savaşı bitirmek için arabuluculuk yapmıştır. Özellikle Balkanlarda bu olaylar neticesinde etnik temizlikler yaşanmış ve yer yer kırımlar görülmüştür. Sonunda batıdaki Osmanlı savunma hatlarını kıran Rus ordularının önü açılmış, dirençle karşılaşmadan İstanbul'un eşiğine (Yeşilköy) kadar ilerleyerek Osmanlı Devleti'nin varlığını tehdit etmiş ve bunun sonucunda Osmanlı Devleti Ayastefanos Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır. Ancak Batı Avrupa ülkelerinin bu antlaşmanın koşullarından hoşnut kalmamaları sonucu bu antlaşma geçerliliğini yitirmiş ve yeniden imzalanan Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti, çok fazla toprak kaybetmiş, Balkanlardaki nüfuzunu büyük ölçüde yitirmiştir. Balkanlar'da ve Kafkasya'da sayıları 1 milyonu aşkın Osmanlı vatandaşı mülteci konumuna düşmüş, savaş süresince ve savaştan sonra Anadolu'ya dev göç dalgaları yaşanmıştır. Ayrıca Batum'da yaşayan Müslüman Lazlar ve Gürcüler Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmışlardır. Gazi Osman Paşa’nın Plevne savunması da bu savaşın içerisinde olmuştur. Rusya Kafkasya’da Osmanlı tebaasını atmak için elini iyice güçlendirmiştir.
 
 
Rusya Kafkasya’nın Karadeniz sahillerine ve iç bölgelerine Kazak Göçmenleri yerleştirme projesine 1888’de başmış, buradaki Kuban Çerkezlerini topraksız bırakmış ve bilinçli olarak göçe zorlamıştır. Kubanların Osmanlı Devletine yaptıkları göç başvurusu olumlu sonuçlanmıştır. Rusya ile yapılan görüşmeler neticesinde varılan anlaşma ile bunların göç takvimi belirlenmiştir. Buradan göçecek olan halk mallarını, mülklerini satarak göçe hazırlanmıştır. Osmanlı Devleti ise Kuban bölgesinden gelecek olan göçmenleri karaya çıkarmadan deniz yoluyla yerleşecekleri Adana’ya yollamak amacı ile Mersin İskelesine sevkine karar vermiştir. Adana’daki boş yerler dolarsa Ankara ve Konya’ya gönderileceklerdir.
 
Ruslarla varılan anlaşma gereği 22 Ekim 1890 tarihinden itibaren birinci kafile Rusya adlı gemi ile Novorosky İskelesinden 2400 muhacir ile hareket etmiş İstanbul’a gelen gemi Anadolu kavağında iki gün bekletilerek kayıt işlemlerinin ardından Antalya Limanına gitmiştir. Bu sırada Adana’da Kolera salgını baş göstermiştir. Bundan sonra gelecek olan vapurların Mersin İskelesine gelmesi kararlaştırılmıştır. İkinci kafile, Fleette Volanter kumpanyasına ait gemi ile 2335 kişiyi yine aynı yolla getirmiş ve Mersin İskelesinde yolcuları boşaltmıştır. Ardından 3. Kafile 2308 kişi ile Orel adlı gemiyle yola çıkmıştır.
 
2. kafile Mersine gelmiş Adana Cebelibereket’e iskân olmaları gerekirken kolera salgını nedeniyle bekletilmiştir. 3. Kafile ise yine kolera salgını yüzünden Taşucu iskelesinde yolcuları indirmiştir.  Yine Orel adlı gemi ile gelen 4. Kafile Antalya limanına indirilmiştir. 1. Ve 4. Kafileler 4.815 nüfus Konya’ya yerleştirilmek üzere Antalya’ya, 2. ve 3 kafileler 4.643 kişi Cebelibereket’e yerleştirilmek üzere Mersin Limanına indirilmiştir. Daha sonra Mersin Limanına indirilenler dönüp dolaşıp Konya’ya geleceklerdir.
 
Orel adlı vapurla Taşucu İskelesine çıkarılan 2.308 göçmenden bir kısmının önce Silifke tarafına yerleştirildikleri ancak yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte buranın havasına alışamadıklarından Mut havalisine kaldırılarak Dağpazarı Kucağındaki “Ömerözü” mevkiine iskân edilmişlerdir. Ne var ki şanssızlık burada bunları bulmuş ve beş altı ay kadar burada kalan Çerkezler bulaşıcı bir hastalığa yakalanıp kırılmaya başlamışlardır. Nitekim Ömerözü’nde Çerkez Mezarlığı denilen büyük bir mezarlık vardır.
 
Çerkezlerin buradaki yaşadıkları olayın öğrenilmesi ile Ömerözü’ndeki 180 hanede 870 nüfusun Konya’ya nakillerine karar verilmiştir. 1891 Eylülüne doğru Karaman’a geldikleri anlaşılan muhacirlerin başta İbrahim Bey İmareti olmak üzere şehir içerisindeki medrese ve kamuya ait binalarda birkaç ay kalmışlar bunlardan 66 hane Ereğli’ye iskânı kabul ettiklerinden buraya gönderilmiştir.  
 
Kalan 114 hane ise Karaman’ın köklü ailelerinden Kanaçzadeler’den ve Mevlevi Tarikatı ileri gelenlerinden, iki kez Karaman Belediye Başkanlığı yapmış olan Ali Rıza Çelebi tarafından Karadağ’ın güneyinde muhacirlere dağıtılmak üzere bağışladığı Eminlerde yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Eminlere yerleşen 4 hanede 17 nüfus köyün 3 km batısındaki Mandason köyünden kendi imkânları ile evler ve toprak satın alarak buraya yerleşmiştir.
 
Bunların akrabası olan Miralay Mehmet Bey, 1891’in sonlarında Karaman’a gelmiş ve Çerkezlerin, Karaman eşrafının da katılımıyla Eminlerde kurbanlar kesilerek araziler dağıtılmıştır.  Ancak kış olması nedeniyle evlerin yapılamayacak olması nedeniyle bahara kadar çevre köylere dağıtılıp kışı çıkarmaları kararlaştırılmıştır. Baharla birlikte başlayan inşaat çalışmaları 1892 Ekiminde tamamlanmış ve 114 hane 587 nüfus kura ile buraya yerleştirilmiştir. 
 
Ancak yerleştirme yapılırken buraların Sarıkeçili Yörüklerin yaylağı olduğu hesaba katılmamıştır. Eminler köyü, Sarıkeçili Yörüklerinin yaylağı iken buraya 1892 yıllarında Çerkes Muhacirleri iskân edilmişti.  Çumra’ya bağlı şimdiki Avdıl köyünün bulunduğu yer ise bir kışlaktı. Bu kışlakta önce Konya ve Çumra eşrafından Deli Osman tarafından bir çiftlik kuruldu ve sonra burası büyüyerek köy haline geldi. 
 
Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Eminler Köyünün toprakları verimlidir. Çerkez örf, adet ve geleneklerine sahiptir. En bilinen yemeği Çerkez tavuğudur. Bunun yanında haluj (börek), Lepsi (et suyu), Stir (çorba), Seheş (sütlaç) gibi yemek çeşitleri vardır. 1922 yılında Karaman İdadisi Riyaziyye Muallimi Sapancalı H. Hüseyin; “Rusya’dan gelen Azerbaycan Çerkezlerinden Gökçe ve Eminler köyleri teşekkül etmiştir. Bunlar yalnız lisanlarını muhafaza etmiştir. Adetleri ve yaşayışları Karaman Türklerinden farklı değildir.” Diyerek not düşmüştür.
 
Fotoğraf: Mehmet Çetin
Araştırmacı: Osman Ülkümen
Okunma : 3353
Foto galeri
yg makina
Göksu Emlak
gultes c6
Aktekke
kadir
akyürek
Gündem haberleri
Karaman Kendi Otomobilini Üretti
15 Aralık 2017 Okunma: 14018 Bilim
Reis Vatandaşın Teklifini Reddetmedi
17 Aralık 2017 Okunma: 12657 Yaşam
Onu Bin 800 Polis Koruyacak
16 Aralık 2017 Okunma: 11500 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın