Karamandan.com

Karamandan.com

28 Ocak 2020 Salı
Damlapınar (Manyan) Köyü
Eski adı Manyan olan Damlapınar Köyü, Karaman Merkez'in batısında ve Merkeze 40 km uzaklıkta olup 1280 metre yükseltidedir.
Kategori : Köyler
06 Ocak 2020 08:41
 
Damlapınar (Manyan) Köyü

Eski adı Manyan olan Damlapınar Köyü, Karaman Merkez'in batısında ve Merkeze 40 km uzaklıkta olup 1280 metre yükseltidedir. Damlapınar Köyünün; güneyinde Göcer, kuzeyinde Kızılyaka ve Bozkondak, doğusunda Başkışla ve Yılangümü, batısında Şeyhler ve Göksu’ya kadar uzanan, bölgenin en geniş topraklarına sahip bulunmaktadır.

Damlapınar Köyünün nüfusu; 1894 yılında 399, 1922 yılında 83 hane ve 391 nüfus, 1925 yılında 452, 1945 yılında 527, 1955 yılında 554, 1970 yılında 643, 1980 yılında 453, 2000 yılında 371 ve 2014 yılında ise; 151 erkek, 149 bayan, toplam 300’dür. Bu köyümüzde de yurt dışına çalışmaya gidenler ve göçler nedeniyle azalma görülmektedir. 

Manyan köyünün mezarlığına bakıldığında oldukça eski bir köy olduğu anlaşılmaktadır. Halkın anlatımına göre Sarıveliler tarafından gelen Yörükler tarafından kurulmuştur. Köyün kurucusunun Hacı Ka olduğu anlatılmakta. Develerle gelmişler ve bir müddet devecilikte yapmışlardır.

1844 Temettuat Defterlerine göre 119 haneli ve zamanına göre oldukça kalabalık bir köyümüzdür. Bu tarihte köyde İmam olarak, Abdullah Oğlu Abdullah’ı görmekteyiz. Ayrıca Abdullahoğlu Ebu Bekir Hatip ve Abdullahoğlu Mehmet Efendi de yine imamdır. Ayrıca köyün bu tarihte de bol miktarda üzüm yetiştirdiğini beş adet üzüm tüccarı bulunmasından anlıyoruz. Köyümüzde bulunan, defterde geçen sülalelerin lakapları ise şunlardır:

Türüdüoğlu, Hacı İbrahim Oğlu, Nurullah Oğlu Sait, Hacı Seyitoğlu, Sinanoğlu, Abdioğlu, Kara Velioğlu, Hacıoğlu Boşnak Halil, Basaroğlu, Dervişoğlu, Emir Mehmetoğlu, Mastıoğlu, Hacı Hüseyinoğlu, Kara Musaoğlu, Hacı Köseoğlu, Etmekçioğlu, Akkaşoğlu, Kara Ahmetoğlu, Deli Mustafaoğlu, Cemiloğlu, Cırıkoğlu, Kel Alioğlu, Şıh Alioğlu, Gök Musaoğlu, Habacıoğlu, Sipahioğlu, Cetenlioğlu, Kara haliloğlu, Himmetoğlu, Mevrioğlu, Paşalı Hüseyinoğlu, Şablakoğlu, İmam Haliloğlu, Kadıoğlu, Ateşoğlu, Ekizli Hasanoğlu, Pehlivanoğlu, Usta Haliloğlu, Kara Hasanoğlu, Gacıroğlu, Sofuoğlu, Öksüzoğlu, Badaloğlu, Abdülbakioğlu, Kör Ali, Sünbüloğlu, Hanefioğlu, Denizlioğlu, Kara Kerimoğlu, Tüfenkçi Hasanoğlu, Şıh Alioğlu, Kara Velioğlu, Gökoğlu, Tüysüz Hasanoğlu, Emir Ahmetoğlu, Köşkeroğlu, Deli İbrahimoğlu, Memişoğlu, Düzlüoğlu, Mamatoğlu, Deli Mehmetoğlu, Bekmezoğlu, İsmailoğlu, Sinanoğlu, Sakar Hüseyin, Toramanoğlu, Mosdanoğlu, Abdülbakioğlu, Deli Küyüroğlu, Kedi Velioğlu, Kara Mahmutoğlu, Sirişoğlu, tat Ali, Bacakoğlu, Dede Şabanoğlu, Öküz Ahmetoğlu, Tekeoğlu, Demirci Yusuf, Mola Ahmetoğlu, Gökçe Hüseyin, Basmacıoğlu, Kör Hacıoğlu, Deve Yusufoğlu, Eşenin Ahmetoğlu, Molla Mehmet, Pancar Mustafa, Güllüoğlu, Kedi Velioğlu, Tatar Mahmutoğlu, Göcemenoğlu, Kamer Hasan, Haytaoğlu ve Keçeli Abdullahoğlu. 

Köy aynı zamanda bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Şimdiki bulunduğu yerden önce bilinen birkaç yerleşim birimine sahiptir. Birincisi Ören Yeri tâbir edilen ve tarihi Milat’tan Önce Lidyalılar dönemine rastlayan yerdir. İkincisi eski köy eski mezarlık olarak tanımlanan yerdir ki; mezarların yönü kıbleye olması itibariyle Selçuklu veya Osmanlı döneminden olması kuvvetle muhtemeldir. Asar Tepesi mevkiinde bulunan kalıntılar da burada da bir yerleşim yerinin olduğunun kanıtıdır. Bir önemli yerleşim yeri de Ekmekçinin Mezarı diye bilinen yerdir. Her ne kadar burada sadece mezarlıklar olsa da yakın civarında bir yerleşim yerinin olması olasılığı mevcuttur. Ören Yeri ve çevresinde bulunan mezarlıklar ve anıtlardan, çömlek ve diğer kalıntılardan burada yaşayanların kültür ve sanat bakımından oldukça ileri bir seviyede oldukları anlaşılmaktadır. 

Köyde yağmur duasına çıkılan Erenler tepesi diye bir mevki bulunmaktadır. Bu tepede eskiden bir Yörük dede ile ebe yaşarmış. Bunlar erenlerdenmiş. Bu yaşlı çiftin bir harani yoğurdu varmış. Bu yoğurt yeme içme ile bitmezmiş. Ancak birisine damızlık verdiği için yoğurt tükenmiş diye dilden dile anlatıla gelmiştir. 

Eski ve oldukça geniş ve büyük olan mezarlıkta bir Temre Dede mezarı bulunmaktadır. Buranın toprağının Temriye hastalığına iyi geldiği için buradan toprak alarak temriye olan yere sürerler. Temriye Dede’nin mezar taşında ölüm tarihi 1192, Miladi 1778 yılı olarak okunmaktadır. Burada eski pek çok mezar taşı da vardır. Tamamı Müslüman olan bu mezarlık köyün tarihinin çok eskilere dayandığının en önemli kanıtıdır.

Bölgede Damlapınar Köyü Çırlavık vadisinde bulunan Çırlavık Köprüsü, vadinin en dar bölgesine yapılmıştır. Köprünün yüksekliği 35 metre civarında olduğundan, insanlar dar köprüden geçerken korkmaktadır. Salâvat Köprüsüne göre biraz daha sağlam kalabilmiştir.

Bölgede yaşayan insanlar ve bulunan izler Akdeniz Bölgesi'ni İç Anadolu'ya bağlayan önemli kervan yollarından birinin buradan geçtiğini doğruluyor. Çünkü Ermenek ilçesinden Karaman'a kadar güzergâhlarda tarihi hanlar var. Karaman'a bağlı Ermenek, Başyayla ilçelerinden hayvanlarla bu güzergâhtan Karaman'a gelen yaşlı insanlar var. Bölgede Göksu Nehri'nin üzerindeki tek köprü Salâvat Köprüsü’dür. Çırlavık Deresi, Salâvat Köprüsü'nün hemen 500 metre aşağısında Göksu Nehri'ne karışıyor. Habip Çalışkan; Ermenek, Sultan Alanı, Karaman Bey Geçidi (Yelli Bel) Şeytan Deresi, Selavat Köprüsü ile Karaman'a (Larende) ulaşan yolun eski adı; "Karamanoğlu Döşemesi" dir. Zemini taş döşemedir diye bahsetmektedir.

Selavat Köprüsü Ermenek, Taşkent, Hadim’in Göynükkışla ve diğer Aladağ köyleri ile Karaman tarafından giden gelenlerin geçtiği tarihi köprüdür. Köprü Karaman'ın Göcer, Kızılca ve Damlapınar (Manyan) köyleri sınırlarının kesiştiği noktada bulunan Göksu üzerine kurulmuştur.  Karaman’da 14. yüzyılda yapıldığı sanılan ve yaklaşık 40 sene öncesine kadar kervanların ve yayaların kullandığı, Salâvat ve Cırlavık Köprüleri Karamanoğulları yadigârıdır. Çevrede çok anlatılan bir köprüdür; eskiden atlarla deve ve eşeklerle üzerinden geçerken salâvat çekilirmiş, Çünkü oldukça dar bir geçide ama yüksek bir yere kurulmuştur.

Köprülerin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber Karamanoğulları döneminde, XIV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Köprü kesme taştan yapılmış olup, 15 m. uzunluğunda, 3 m. genişliğindedir. Göksu Çayı’ndan yüksekliği 12 m. civarındadır. Tek gözlü, yuvarlak kemerli bir köprüdür. Selavat köprüsünün hemen arka yüzünde de Damlapınar Köyü sınırlarında olan Cırlavık köprüsü bulunmaktadır. Usta, öyle bir köprü yapmıştır ki iki kayayı birbirine bağlamıştır. 

Köyün ana geçim kaynağı bağcılıktır, yani üzümcülüktür. Bunun yanı sıra çeşitli tarım ürünleri de yetiştirilmektedir. Köyde hayvancılıkta önemli bir yer tutar. Bu köyümüzün soğanları da kıraçta yetiştiğinden dayanıklılığı bakımından tercih edilmektedir. 

Araştırma: Osman Ülkümen
Fotoğraflar: Mehmet Çetin - Adem Kocatürk

Okunma : 13895
Foto galeri
EKSPERTİZ
MEVLANA YEMEK
YARIŞMA
seç
maboto
guney sigorta
İSABET
Gündem haberleri
Karaman'dan Elazığ'a yardım tırı yola çıkıyor
25 Ocak 2020 Okunma: 23079 Gündem
Küçük kıza cinsel istismarda bulunun 4 şahıs tutuklandı
25 Ocak 2020 Okunma: 15348 Asayiş
Karaman'da Elektrikler Kesilecek
24 Ocak 2020 Okunma: 10966 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın