Foto galeri

Karamandan.com

Karamandan.com

 
 
Tarih : 22 Ekim 2018  -  Saat : 10:14:39   Görüntülenme: 3400

BALKUSAN (BAĞBELEN) KÖYü

Bir ara ismi Bağbelen olmuşsa da bu isim tutmamış ve tekrar eski ismi olan Balkusan verilmiştir.

Bilinen eski adı "Balkasun"'dur ve günümüz Kırgızistan'da Bişkek ile Issık Gölü arasında tarihi bir şehir Balasagun'dan adını almıştır. Balkusan Köyü, Ermenek'in kuzeyinde ve Ermenek Merkeze 25 km uzaklıkta olup 1645 metre yükseltidedir.

Ermenek Karaman yolu üzerinde Yellibel’e yakındır. Balkusan’dan sonra 1925 metre rakımlı Karamanbey Geçidi bulunmaktadır. Karamanoğullarının ilk yerleşkelerindendir.

Karamanoğullarının ailesinin ikinci kuşağı buraya yerleşmiş ve burada yaşamıştır.

Babaları Nure Sofi ise; Mut ilçesi, Yalnızcabağ köyü, Değirmenlik Yaylasın’da defnedilmiş ve türbesi burada bulunmaktadır. Balkusan’ın güney doğusuna düşen mevkidedir.

Bu köy adını Uygur Türkleri’nin Orta Asya’daki başkentleri olan Balgasan ’dan dan alınmıştır. Ancak söyleniş kolaylığı nedeniyle Balkusan olarak değişikliğe uğramıştır.

Nure Sofi 1228 yılında Ermenek’i aldıktan sonra buralara kendi oymaklarını yerleştirmiştir. 

Türbenin Karaman Bey’in oğullarından Mahmut Bey tarafından inşa edildiğini sanıyoruz. Türbenin kitabesinde “Bu mübarek mamureyi Keykavuz oğlu büyük sultan Mesut’un hükümdarlığı günlerinde Allah memleketini daim etsin-Ulu Tanrının rahmetine muhtaç Nuruh oğlu Keri-üddin Karaman yapıtı” der.

Karaman bey, buraya içine türbeyi de alan camii ve belki de Medreseden oluşan bir mamure yaptırmıştı.

Şimdi türbenin önündeki avlu duvarında kullanılan muazzam ve ağır kitabeli parçalar, üzerinde çeşitli oyma, kazma kitabeler bulunan taşlar bize bunu gösteriyor.

Türbede iki sıra halinde beş yekpare taş sanduka vardır. Karamanoğlu Ahmet beye ait Türbe bugün köylüler arasında birçok dileklerin kabul edildiği manevi bir ziyaret yeridir.Yörenin yayla olması nedeniyle arıcılık da yapılmaktadır.

Bundan dolayı da “Balkusan” ismi kullanıldığı söylenebilir. Bir ara köyün adı “Bağbelen” olmuşsa da tekrar eski adı “Balkusan” verilmiştir. Denilse de 1500 yılındaki yapılan tahrirde ismi Bağbelen olarak bulunmakta ve Ağarlu Kabilesi 11 hanede yaşamaktadır.

Kabile adını Ağar adlı bir şahıstan almıştır. Nitekim 1500 yılına ait bir kayıtta “…Öşrü Ağar Oğlunun tımarıdır her hissehâ gayri ki yerlü yerinde kayd olunmuşdur” diye yazılmıştır. Bu da Ağar’ın bir şahıs adı olduğunu ispatlamaktadır. 1522 yılında ise cemaat, en çok Bağ Beleni karyesinde yoğunlaşmıştır. Bu köyün 1500 yılındaki 11 olan nefer sayısı 1522 yılında 49’dur.

Balkusan köyü Türk tarihi açısından çok önemlidir. 250 yılı aşkın hüküm sürmüş olan Karamanoğlu Devleti’nin ilk Beyleri burada bulunmaktadır. Karaman Bey, Karamanoğlu Mehmet Bey ve Karamanoğlu Mahmut Bey burada türbede bulunmaktadırlar.

Türbe çevresindeki mezarlıklar eski özgün kültürü yansıtan balbal taşları ile doludur. Bölgeyi gezdiğinizde Karamanoğullarının bulunduğu eski yerleşkelerin tamamında bu taşlardan görmek mümkün. Sonraki kurulan köylerde bu taşlara rastlanmaz.

Burada bir başka dikkati çeken özellik ise; mezarlara, hala tahta ve ağaç dikme geleneğidir. Buda Türkistan’dan buraya getirdiğimiz ancak zamanla unutulan, ancak bu yörede devam eden bir gelenektir.

Türk Dil Bayramı törenleri her yıl burada yapılan törenlerle başlar. Çünkü Karamanoğlu Mehmet Bey’ “Bu günden sonra kiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türkçeden başka dil kullanmayacaktır” fermanın sahibi burada medfundur.

Türbe çok güzel restore edilmiş ve önüne Türk tarih ve kültürüne hizmet eden Yunus Emre, Yusuf Has Hacip, Karamanoğlu Mehmet bey, Kaşgarlı Mahmut, Kaygusuz Abdal ve Mustafa Kemal Atatürk’ün büstleri dikilmiştir. Bu şahısların Türk dili ile ilgili sözleri de kaidelerine yazılmıştır.

Türbe çevresinde önceden külliye olduğu gibi yapıların olduğu söylenmektedir. Ancak burası Osmanlı dönemine geçişte yıkıma uğramış yerlerdendir. Bulunduğu konum itibarı ile hem Karaman tarafından ve hem de Ermenek tarafından gelecek tehlikelere karşı ileri karakol görevi görmüştür.

Aslında Selçuklulardan önce de bu köy geçit noktası ve ana yol üzerinde olduğu için önemli olmuştur. İç Anadolu’dan Akdeniz’e giden geçit noktalarından birisi buradan geçmektedir. Selçuklular ve Karamanoğulları bu yolu uzun müddet kullanmış yol üzerine hanlar inşa etmişlerdir.

Köyün kuzeydoğu tarafındaki boğazdaki kayalıklarda oyma sığınaklar ve mağaralar bulunmaktadır. Karamanoğulları da burada süvari teşkilatı kurmuştur. Çevrede çayırlıklar bulunduğu için buna müsaittir.

Balkusan köyünün yeniden köy olması yakın bir döneme rast gelmektedir. Çünkü 1845 temettuat defterlerinde köyün adına rastlanmamaktadır.

Burayı yaylak olarak kullanıp Ermenek çevresindeki köylerde kışladıkları ihtimal dâhilindedir. Ancak köydeki evleri kapılarındaki işlemelere bakınca oldukça eski olduğu göze çarpar.

Bu köy ahalisinden olup Ermenek gibi yerlerde oturanlarda artık ana yurtlarına dönmüşler ve köy haline gelmiştir.

Köy halkının geçim kaynağı bahçe ve ziraattır. Bunun yanında hayvancılık için oldukça elverişli olan köyde küçükbaş hayvancılık yaygın olarak yapılmaktadır. Burayı asıl ünlendiren adındanda anlaşılacağı gibi balıdır. Buradaki çiçek çeşidi ve havası nedeniyle balı oldukça ünlüdür.

Arıcılık faaliyetleri de ayrı bir gelir kaynağıdır. Suyu bol olduğu için sebze ekimi de yapılmaktadır. Ancak rakımı itibarı ile yeksek olmasından dolayı bahar geç gelmekte ve kış erken hissedilmektedir. Bu bölgeler yaz aylarında göçerlerin gelmesiyle şenlenmektedir.

Bu köyden olan Habip Çalışkan’da Karamanoğulları mirasına ve türbesine sahip çıkmakta ve bu amaçla yayınlarda yapmaktadır. 2003 yılında yayınladığı kitabı “Karamanoğlu Mehmet Bey ve Balkusan Köyü”

BALKUSAN (BAĞBELEN) KÖYÜ
BALKUSAN (BAĞBELEN) KÖYü Bir ara ismi Bağbelen olmuşsa da bu isim tutmamış ve tekrar eski ismi olan Balkusan verilmiştir.