Karamandan.com

Karamandan.com

09 Ağustos 2020 Pazar
Yetimlerin Kazım Karabekir Paşa’ya Vefası
Sarıkamış türkülerinin yakıldığı “gitsin de gelmesin o günler” denildiği vakitlerdi.
Kategori : Köşe Yazıları
28 Ocak 2020 23:40
 
Yetimlerin Kazım Karabekir Paşa’ya Vefası

Sarıkamış türkülerinin yakıldığı “gitsin de gelmesin o günler” denildiği vakitlerdi.

O günler gitmesine gitti de kara bir seferberlik türküsü kaldı önce yüreklerde sonra dillerde:

“Sarıkamış üstünde kar
Kar altında Mehmedim yatar
Gülüm donmuş kara dönmüş
Gören sanmış yârini sarar”

İşte muhataralı günlerin çok çok evvelinde Karamanlı Jandarma Alaybeyi Mehmed Emin Beyin oğlu olarak Hicri 1299, miladi 23 Temmuz 1882’de doğdu Kazım Karabekir Paşa…

Namı diğer “hilalli” Kuvay-ı Milliyeci…

Harbiye’den 1902-Mekteb-i Erkan Harbiye’den yani kurmay olarak 1905’te mezun oldu. Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurdu. 31 Mart vakasında da Çanakkale Muharebelerinde de 1. Balkan Savaşı’nda da en önde yürüyen oydu.

Ve gün geldi, Anadolu’ya geçti. Erzurum’a kumandan tayin edildi. Mustafa Kemal zoraki olarak apoletlerinden vazgeçerken, üniformasıyla karşısına geçip, asker selamı vererek, “Emrinizdeyim Paşam” diyen de oydu.

Ermeni katliamının da tanıdığıydı Kazım Karabekir Paşa!

On binlerce öksüz ve yetim kaldı Ermeni mezaliminden geriye…

Binlerce öksüz yetimi aç açık bırakmadı Kazım Karabekir Paşa.

Başında Hilalli kalpağıyla öksüz ve yetimleri bağrına bastı. Kız-erkek ayrımı yapmadan, buldu buluşturdu, giydirdi-yedirdi- içirdi.

“Paşa babası” oldu öksüz yetimlerin.

Kızları hemşire-ebe olarak okuttu, yetiştirdi Kazım Karabekir paşa, erkek çocukları asker

Kurtuluş Savaşı’nda kırılan zabitlerin yerine daha ilkokuldan başlayarak asker-zabit olarak eğitti yaklaşık 8 bin öksüz ve yetimi…

Öksüz ve yetimler sonraları kendisi gibi paşa oldu. Kimini üniformaları ile gördü Kazım Karabekir, kimilerine de ömrü vefa etmedi.

2 Ağustos 1960- 28 Ocak 1961

İşte o çocuklardan biri emekli Orgeneral Zeki İlter’di. Kara Kuvvetleri Kurmay başkanlığına kadar yükseldi Orgeneral Zeki İlter. Ama Kazım Karabekir’i “Paşa baba2sını hiç unutmadı. Anılarını kaleme aldığı “Bir Ömür Boyu Askerlik” adlı kitabında şunları yazdı:
“1919 yılının Ağustos ayında Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum’a geldiği sıralarda askerlik hayatına girmeye karar verdim. Albayrak İlkokulu’nda öğrenci iken, Mustafa Kemal’i İstanbul kapısında karşılamaya gitmiştik. Karşılama merasimine gelenler arasında Kazım Karabekir Paşa’nın şehit subay ve asker çocukları için açmış olduğu okulun öğrencilerini gördüm.

Temiz giysileri ile güzel sıralanmışlardı. Biz ise oldukça fakirdik. Kazım Karabekir Paşa Erzurum’u Ermenilerin elinden kurtardıktan sonra anne ve babaları Ermeniler tarafından öldürülmüş, kimsesiz çocukları içine alan yatılı askeri okul açmıştı. 1919 yılının Ağustos ayında Albayrak İlkokulunu terk ettim, Kazım Karabekir Paşa’nın açmış olduğu bu okula kaydoldum…”

Badireli, oldukça da muhataralı Kazım Karabekir Paşa’nın “devletlü” günlerinin de sonu vardı. Bir gün geldi ki “Emrinizdeyim paşam” dediği Mustafa Kemal’e suikast iddiası ünlü İstiklal Mahkemesi’nin karşısına çıktı.  14 Haziran 1926’da İzmir’de ortaya çıkarılan suikast olayı ile yine bu ilde kurulan ve ünlü “Ali”lerin başkanı ve içinde oldu İstiklal Mahkemesi’nin karşısına çıktı.       Duruşmalar 26 Haziran günü, Elhamra Sinaması salonunda başladı. İstiklâl mahkemesi heyetinin başkanlığını Afyonkarahisar Milletvekili Kel Ali (Çetinkaya)yapıyordu. 

İdamına kesin gözü ile bakılıyordu Kazım Karabekir’in. Çünkü Kel Ali ve “Ali”lerin elinden o güne kadar kurtulan olmamıştı. Ancak Kazım Karabekir Paşa’nın duruşmasında bambaşka bir hava yaşanıyordu. Çiçeği burnunda üniformalı ve haliyle bellerinde silahları olan subay duruşma salonun dolduruyor, tayyarelerden İzmir’in üzerine “Paşa babamızı idam ederseniz, mahkemeyi bombalarız” yazılı bildiriler atılıyordu.

İşte o İstiklal Mahkemesi ti; “Gürbüz çocukların” Kazım Karabekir’in “çocuklarının isyanına kulak veriyor ve “Paşa Babayı” berat ettiriyordu.

    Sonrasında hafiyeler peşini bırakmıyor, yazdıkları- çizdikleri gece baskınlarında ele geçirilmeye çalışılıyor, ancak Kazım Karabekir Paşa bir yolunu bulup, bunları sonraki nesillere bırakmayı başarıyordu.

   Zaman ilerliyor, vakitler, acılar, küskünlükler geride kalıyor ve 26 Ocak 1948 yılında Ankara’da küçük kızı Timsal ’in 7. Doğum gününde Kazım Karabekir Paşa’yı hem öz hem de “Gürbüz çocuklarından’’ bir kalp krizi alıp- götürüyordu.

Ruhun şad, mekânın cennet olsun “Paşa baba”, “Gürbüz çocukların” seni hiç unutmadı…

   Selametle kalın…

Tayfun KARAKUŞ
Bir Memleket Sever

Okunma : 2637
guney sigorta
EKSPERTİZ
karaman


Gündem haberleri
Feci Kaza! Baba Yaralı, Oğlu Hayatını Kaybetti
08 Ağustos 2020 Okunma: 9521 Asayiş
Karaman'da tartıştığı kız kardeşini silahla yaraladı
07 Ağustos 2020 Okunma: 9443 Asayiş
Karaman Valiliği Covid-19 tedbirleri ek genelgesini yayınladı
05 Ağustos 2020 Okunma: 6320 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın