Yasağa Rağmen Dışarıya Çıkmak Kul Hakkına Girmek Değil midir? | Karamandan.com - Karaman Haber

Yasağa Rağmen Dışarıya Çıkmak Kul Hakkına Girmek Değil midir? | Karamandan.com - Karaman Haber

29 Mart 2020 Pazar
Yasağa Rağmen Dışarıya Çıkmak Kul Hakkına Girmek Değil midir?

Yasak ve Kısıtlamalara Rağmen Dışarıya Çıkmak Kul Hakkına Girmek Değil midir?...

Aslında din ve sağlık konusunda fikir belirtmek, ahkâm kesmek, yarım yamalak bilgilerimle insanlara bu konuda bir şeyler anlatmak benim alanım değil. Üstelik bu yazıyı okuyanlar kadar dindar, beş vakit namazında, yalan söylemeyen, dinin yasaklarından uzak duran ve dahası gündemi oluşturan sıhhi konulara onlar gibi tam olarak hakim biri de değilim. Tüm bunlar bu konuda 'otorite' olanların anlatması gereken konular. 

Yine de bu cahil halimle kafamı kurcalayan birçok konu var, bunlardan birisi de şu felaket günlerinde devlet yetkililerinin onca yasak ve kısıtlama getirmelerine rağmen, hala insanların kendi iyilikleri için oluşturulmuş kurallara uymamaları gibi.

Örneğin devlet baba diyor ki; "Dışarıya çıkmayın! Özellikle kronik rahatsızlıkları olanlar, 65 yaş üstü olanlar dışarı çıkmasınlar!"

Fakat hepinizin de bildiği gibi bırakın dışarı çıkmayı insanlar piknik yapmaya, komşularına oturmaya gitmeye, parklarda toplu halde sohbet etmeye ısrarla devam ediyorlar.

Virüs tehdidi konusunda bir kısım sorumsuzlar dışında insanlarımız genellikle hemfikir olmaya başladılar, evet. Elbette başlarda toplum her zamanki refleksiyle konuyu tartışmaya açıp akl-ı selimden uzaklaşsa da sonunda durumun vahametinin gerektirdiği uygulamalar devlet yetkililerinin ilan ve duyurularıyla devreye girmeye başladı. Öyle de olması elzemdi, toplumun genelinin kabul ettiği seviyede duyarlı olmak kişisel özgürlüğün önündedir. Herkesin bunun bilincinde hareket etmesi gerekir.

Fakat gelin görün ki yasağa ve kısıtlamalara uymayanlar tüm güzel temennilerin önüne geçiyorlar. 

Şahsen ben merak ediyorum. Hiçbir gerekçesi olmadan dışarı çıkan bu insanlar virüs kapma riskine aldırmıyor olabilirler, ama bu koca koca insanlar bir virüs kapmaları riski ortadayken kendi eşlerini, çocuklarını, torunlarını, ana ve babalarını da mı sevmiyor veya düşünmüyorlar. Neticede bu virüsü kapan bir birey eninde sonunda o virüsü  en yakınlarına bulaştırmak durumunda kalacaklar.

Yani tüm uyarı ve Kısıtlamalara ragmen ne yapılması gerekiyor, devletin daha sert önlemlere mı başvurması lazım? 

Bir kitapta okumuştum; "Kanunsuz suç ve ceza olmaz." diye. Sanırım şu anlama geliyor; kanunlarda suç olarak öngörülmemiş ve genele duyurulmamış bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez.

Dinen olaya baktığımızda  'kul hakkı'nın önemi çok büyüktür. Kul hakkını yiyen, kul hakkına giren bir kişiyi Allah'ın affetmeyecegi, bu muhakemenin sanık ile mağdur arasına bırakılacağı söylenir. Tabi bu dini bir konu, otoriteler bu konuda daha geniş bir açıklamalar yapabilirler.

Çünkü Allah, zerre kadar iyiliğin ve kötülüğün karşılığını bizim dünyevi halimiz ve mefhumlarımızla algılayamayacağımız usullerle bizlere verecektir.

Öldürenler, çalanlar, haksızlık yapanlar, sözünde durmayalar, insanları üzenler, yalan söyleyenler, yetim hakkı yiyenler, kul hakkına girenler... Bu yaptıklarının karşılığını dünyada ve öldükten sonra mutlaka görürler, göreceğiz. Hiçbir şey karşılıksız kalmaz, tıpkı bugün otoritenin talimatlarını hiçe sayıp sokaklarda halkın sağlığını tehlikeye atanlar gibi.

Nasıl, "Hesap gününün tek söz sahibi olan Allah'tır." derken bunu 'insanlara ve dine zarar verenler olarak anlıyorsak, böyle günlerde diğer insanların sağlığını tehlikeye atma pahasına gereksiz yere sokağa çıkmayı da böyle anlamalıyız.

Evet, kendimiz için ayağa kalkarken, başkalarını incitmememiz gerekir. Zaruri bir neden olmadıkça dışarı çıkmayalım arkadaşlar.

Hayra doğru İnşaallah...

Salih Cengiz

Okunma : 1191