Vamık David Volkan Kimdir? | Karamandan.com - Karaman Haber

Vamık David Volkan Kimdir? | Karamandan.com - Karaman Haber

21 Ocak 2020 Salı
Vamık David Volkan Kimdir?

Vamık David Volkan, psiko-politik teorileri üzerinde çalışma yapmış, 27 ülke tarafından Nobel barış ödülüne aday gösterilmiş, dünyada “politik psikolojinin dehası” olarak tanınan, ABD’de eğitim hayatına devam etmiş ve halen ABD’de ”psikanaliz” ve “politik psikoloji” konularında eğitim veren Kıbrıs'lı bir ailenin çocuğu ve Sigmund Freud’cu biridir.

Sigmund Freud ise, psikanaliz kurucusu olan Avusturyalı nörologdur. Psikanalitik kuramın kurucusudur.

*

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ricası ile Pkk ve çözüm süreci ile ilgili bir çalışma yapmasını ister. Abdullah Gül'ü kırmayan Vamık David Volkan çalışmaya başlar. Hükümetin ve bazı kuruluşların desteği ile “çözüm süreci” için “Ekopolitik” isimli bir düşünce kuruluşu ile ağaç modeli önermiştir. “Ağaç modeli” kavramını çoğumuz bilmeyiz. Anlatayım…

Rockfeller Vakfı, Tavistock Enstitüsü ve en önemlisi BOP’un temelini oluşturan felsefi bir öğretidir. Tek din, tek millettir, 'ağaç modeli.' Bu modeli uygulamaya başlayan Vamık Volkan, çekirdek kadrom dediği aşağıdaki kişilerle Cumhurbaşkanlığına sunduğu ve adına da “reçete” dediği bir rapor sunmuştur.

Kim mi bunlar?

-Ekopolitik düşünce kuruluşu başkanı Tarık Çelenk

-Ekopolitik yöneticisi Murat Sofuoğlu

-Prof. Murat Belge

-Emekli subay Mete Yarar

-1999’da kandilden Türkiye’ye gelen grupta yer alan Seydi Fırat

-Eski MİT Müsteşar yardımcısı Cevat Öneş

-BDP (HDP) eş başkanı Gültan Kışanak

-Gazeteci Avni Özgürel

-Kürt aydın Ümit Fırat

-BDP milletvekili Altan Tan

-Eski dışişleri bakanlığı müsteşarı Özdem Sanberk

-İstanbul Türk Ocağı başkanı Cezmi Bayram

-MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanlığını yapmış olan Prof. Vedat Bilgin…

Birde bu çekirdek kadroya katkı sağlayan isimler vardır;

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler başta olmak üzere, Tarık Çelenk, Muhsin Kızılkaya, Yavuz Arslan Argun, Turan Sarıtemur, Deniz Ülke Arıboğan, Bekir Berkay Türkay, İdris Ağacanoğlu, Halit Yalçın, Tahirhan Taş, Zeynep Besi, Mehmet Alaca, M. Duran Özkan, Metin Aktaş, Yasmina Lokmanoğlu, Yaşar Erdem ve Erdoğan Günal.

O zaman çözüm sürecinde toplumun pek aldırış etmediği, ayrıntı veya detay gibi görünen çok önemli bir gelişmedir, bana göre Vamık Volkan'ın bu kadroyu kurup çalışmaya başlaması.

Neden önemli?

Amerika ve Emperyalist bir kuruluş olan D.Rockfeller grubunun öncelikle; böl, parçala ve yönet felsefesi.

Yani, bölmeyi planladığı ülkelerde veya coğrafyalarda, bölünmeden önce ve bölünmeden sonra Vamık Volkan’ı oralarda görmek mümkündür.

Mesela;

Arap/İsrail çatışmasından sonra İsrail ve Arap ülkelerinde, Filistin İsrail çatışmasında Filistin’de, Yugoslavya parçalanmadan önce Yugoslavya'da, Kafkaslarda, Kırgızistan'da, Bosna Hersek’te, Arnavutluk’un kargaşa dönemlerinde Arnavutluk’ta, Ukrayna’da, Lübnan’da Gürcistan’da, Kıbrıs’ta… Amerika adına bu görevleri üstlenmiştir.

O zamanlar Türkiye’de bu çalışmayı yapıyor olması manidar ve düşündürücü değil midir.? İşin ilginç ve korkunç tarafı ise Cumhurbaşkanlığına sunduğu ve adını “reçete” koyduğu o malum raporun, David L. Philips tarafından hazırlanan Amerikan ulusal dış politik komitesinin (NCAFP) 15 Ekim 2007 tarihli “PKK’nın topluma kazandırılması” başlıklı araştırma raporu ile birebir örtüşmesi ise nazar-ı dikkate alınacak önemli bir husustur.

Prof. Vamık Volkan’ın bir diğer çalıştayı ise, David L. Philips’le birlikte “Türk-Ermeni uzlaşma komisyonu” dur. Bunu da özellikle belirtmekte fayda vardır.

*

Malum reçeteden satırbaşları;

(Abdullah Gül'e sunduğu “reçete”)

-Türklük kavramı yerine Türkiyeli kavramı kullanılmalıdır.

-Dünyanın en iyi, en kaliteli Kürtçe eğitim veren üniversitesi Siirt ve Mardin’e kurulmalıdır.

-Özerklik sistemi de artık tartışılır hâle getirilmelidir.

-Ana dilde eğitim yapılması için demokratik sınırlar içinde düzenlemeler yapılmalıdır.

-PKK’yı dağdan indirme çalışmalarında realiteye uygun çözümler geliştirilmelidir.

-Anayasanın özellikle ilk üç maddesi değişmelidir.

-Barış sürecinin, çatışmasızlık sürecinin devam edebilmesi için halâ devam eden sınır ötesi operasyon ve bombalamalar durdurulmalıdır.

-Adalet Bakanlığı, örgüt propagandası ve toplantılara muhalefet konusunda 7-8 yıldır devam eden davalar hususunda hızlı adımlar atılması için çaba sarf etmelidir.

-Özellikle anayasamızda, kanunlarımızda ve diğer mevzuatta Türklüğü ön plana çıkaran, üst kimlik olarak vurgulayan hükümlerin ivedi olarak düzeltilmesi, çıkartılması ve daha kapsayıcı hâle getirilmesi gerekir.

-Dağlara, taşlara yazılan “Ne mutlu Türküm Diyene!” yazısı ayrışmalara yol açtığı için silinmelidir.

-Andımız kaldırılmalıdır.

-YAŞ kararı ile terfi ettirilemeyen askerlerin yanında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da suça karışmış asker ve polisler de görevden alınmalıdır.

-Hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalıdır. 

-Sonradan değiştirilen coğrafya isimleri iade edilmelidir.

*

Peki, kim bu Vamık David Volkan?

Ermeni olayları için “psişik gerçektir, vazgeçiremezsiniz” diyen, ”İslam bağı gelecekte hayal” diyen, “fabrikadan çıkmış gibi inşa edilen tek tip camiler, dini gasp etmenin bir örneği” diyen, yeni bir “Türklük kimliği” çıkacak/çıkmalıdır diyen biri!

TÜRK olmadığı kesin. Olsa 27 ülke tarafından değil, Türkiye tarafından Nobel’e aday gösterilirdi. Türk olsa, ”yeni bir Türklük ortaya çıkacak” demezdi.

Türk olsa, “bu süreç Türkiye’yi aşılama süreci. Bu on iki kişi artı gözlemciler olarak biz Türkiye’yi aşılayacağız” demezdi. Müslüman olsa, bu kutsal dine hakaret etmezdi.

Sigmund Freud’cu olması, ABD’li vakıflarla ilişkisi, ABD vatandaşı olması, kuvvetle ihtimal “Sabetayist” olduğu yönündedir. Çünkü saydığım bütün kişi ve kuruluşlar Yahudi’dir.

Türk milleti nasıl bir ihanetin kıskacında, görün!

Yaşar Kiraz

Okunma : 1615
Foto galeri