Karamandan.com

Karamandan.com

12 Ağustos 2020 Çarşamba
Ünlü Müzikolog Dr. Chan: Türkler Türk Müziğinden Anlamaz (!)
İtalyan müzikolog Dr.
Kategori : Köşe Yazıları
02 Aralık 2019 10:44
 
Ünlü Müzikolog Dr. Chan: Türkler Türk Müziğinden Anlamaz (!)

İtalyan müzikolog Dr. Cafa A. Chan Adam ile yaptığım bir sohbette kendisine şu soruyu yöneltmiştim: klâsik Türk müziğini nasıl bu kadar sevebilmişti? Verdiği cevap aynen şöyleydi: Türkler, ya galiba yaklaşık 700 yıllık bu değerin farkında değiller, ya da gerçekten müzikten anlamıyorlar; ne yapalım, bu müziği sevmek bize düştü.

Cafa A. Chan Adam’a verebilecek bir cevabım yoktu. Ben de şöyle ona katkıda bulundum:
Sayın doktor, biz Türkler zaten Türkçe de konuşamıyoruz. Bilmediğimizden değil, Türk olduğumuz halde önemsemediğimizden (!)
Bu cevabım onu bir hayli güldürmüştü.

Dr. Chan, ellili yaşlarda saçlarını evrensel müziklerle ağartmış bir bilim insanı. Özellikle klasik Türk müziği alanında sayısız çalışmaları var. 13. yy. Abdülkadir Merâgi’den tutun da 20. yy. bestekârlarımızdan Cinuçen Tanrıkorur’a kadar tüm değerlerimizin farkında. 

Bugün yoldan birini çevirip Cinuçen Bey’i tanır mısınız, kendisi siz ve biz Türklerin kültür hayatına epeyce katkılarda bulunmuş bir insandır desem, alacağım cevap: “Kim bu ismi acayip olan; insan mı, yoksa Yahudi mi, bizden ise mezhebi nedir?” gibi cahilce yargılarla bezenmiş cevaplarla karşılaşırım, hatta sesi gereksiz çok çıkan birine denk gelirsem, oracıkta toplanan kalabalıktan temiz bir dayak bile yiyebilirim, musikimiz için birkaç yerim kırılmış nedir yani lafı bile olmaz! 

Türklerden, bizzat kendi müziğinden bir insanı onlara soru olarak yöneltip yiyebileceğim olası bir dayağı hayal edip yazabiliyorken; ne kadar yabancıdır tartışırız, Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanmış yarım yüzyıllık hayatında Türk müziği alanında sayısız çalışma yapmış; Âyîn formundan kârlara, şarkılara kadar nice Türk kültürüne ait olguları benimsemiş Allah’ın bir çekik gözlü İtalyan vatandaşının bunları derininden, bizim olanı bizden daha severek anlatması benim canımı bir hayli yaktı.

Karaman’a Geçenlerde Bir Kanûnî Gelmişti!

Bu kez bizden olan bir arkadaşımla, ismini Japonya’dan Amerika’ya kadar tüm ecnebilerin bildiği bir kanûn sanatçımız olan Göksel Baktagir’in konserine gitmiştik. Üstelik bu konser, hem üniversitenin salonunda hem de ücretsiz olarak düzenlenmişti. Konser başlayana kadar salondaki kalabalığın azlığı, yani bir izdiham şeklinde bir yoğunluğun olmaması bizi epey güldürmüştü:

Şöyle dedik: zaten bu Türk müziği ile alakalı bir konser, Türkler anlamaz, ilgi göstermemekte haklılar (!)

Kendi aramızda ironilerle içimiz kan ağlayarak gülerek, konseri izlerken. Dr. Chan’den şöyle bir mesaj aldım. Uzun saatler, bazen sabahlara kadar kültür ve insani değerler üzerine sohbet ettiğimiz bu insan aynen şunu yazmış:

“Sayın yönetmen, kendini üzme, bugün ki durumunuz geçicidir. Sizlere sunulan bu kolay bilgi çağı, insanlarınızın günlük yaşamında ellerine tutuşturulan mekaniklerle kendini bir şey sanmaları bir illüzyondur. Ben sizin insanları biraz tanıyorsam, yaklaşık 50 yıl içinde kendine gelecek, özüne dönecek, kültürüne yaraşır bir yerde olacaktır (!)”

“Allah’ım!!! Senin çekik gözlü İtalyan vatandaşlarından birisi olan bu çok donanımlı adamın bu iğnelemesine maruz kalacak ne günah işlemiş olabilirim?” Diyerek kısaca sinim bozulsa da, adamın haklılığına hak verip salondan kendimi dışarıya attım. 50 yıl sonrasını göremeyecek olmamın verdiği hüznü henüz atlatmaya çalışırken, bir dönem tiyatro yönetmenliği yaparken öğrencim olan bir kız ile karşılaştım: 
“Ne yapıyorsun kızım, bu mevsimde görülmeyecek kadar soğuk olan soğuk bir havada dışarıda?

-Yurda gidiyorum hocam, dedi.
Ee, kızım virtüöz Göksel Baktagir’in konseri var?
-O kim hocam?

Allah’ım henüz senin çekik gözlü bir İtalyan vatandaşından kendi kültürüme ait ironilere maruz kalmışken, yine kendi kültürümüzün bir parçası olan şu kızcağızın söylediği şeyler, bu gereksiz soğuk havayı nerelere, ne eksilere taşıdı bir bilsen (!)
Göksel Baktagir ya tanımıyor musun?

-Tanımıyorum hocam!
Rap konseri var desem hemen atlardın değil mi? 
-Tabi hocam, diğer kızları da çağırırdım!
Bu adam Türk müziği üstatlarından biri kızım, neyse…
-Ee bi’ bakayım hocam! Kızlara da söyleyeyim, isterlerse geliriz.

Bu konuşmaların fazlası yoktur. Yaşanmış kültürel kalp krizlerinden herhangi biridir. Dertlenen bilir. Daha fazla yazıp, Meragi’nin, İsmail Dede’nin ve nice sanatkâr insanın ruhunu sızlatmak istemiyorum.

İçimi yaka yaka şöyle bir tahayyül edeyim:

Yarın bilimsel bir devrim yapılıp şöyle bir duyuru yapılsa:

Türk müziği solistlerinden merhum Bekir Sıtkı Sezgin’i, bire bir klonladık ve yarın şehrinizde konser verecek, desek acep o salonda bilimsel meraklılar dışında kaç kişi olurdu?

Bunun cevabını vermek de benim ruhumu sızlatıyor!

Sonuç lazım: lafa gelince Türk olan, Türklüğüne toz kondurmayanlar acaba kendi kültürüne ne kadar hakim? Acaba kendi kültürü yaşatmak; gelecek kuşakları geçtim kendi çocuğuna kendi kültürünü ne kadar aktarıyor bu insanlar? Konya’ya bir konser için gelen İranlı sanatçı Mohammed Reza Shajarian’ı dinlemek isteyen İranlı vatandaşların nasıl izdiham yaratıp kapı baca kırdıklarını görmenizi isterdim. 
Herhangi bir şeyi; bir ülkeyi, kadını, erkeği, doğayı bizim kadar sevip onun için bir şeyler yapmayan bizden başka kimseler yoktur herhalde…
Son olarak: Müzikolog Dr. Cafa. A. Chan Adam’ın biyografisini sunmak isterim:

Türkiye’de doğdu, kendi kültürüne âşık oldu, bu uğurda çalıştı ve başka kültürleri de anlamakla iyi bir insan olabileceğine imân etti ve öldü:

Onun asıl adı: Kafa Açan Adam!

Ferdi Şah

Okunma : 1027
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Feci Kaza! Baba Yaralı, Oğlu Hayatını Kaybetti
08 Ağustos 2020 Okunma: 18243 Asayiş
Müjdeli Corona haberi geldi
10 Ağustos 2020 Okunma: 9067 Sağlık
Polonyalı gençler Karaman’da faaliyete başladı
10 Ağustos 2020 Okunma: 8622 Eğitim
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın