Umre ve Hac Adaylarına Tavsiyeler | Karamandan.com - | Karaman Haber

Umre ve Hac Adaylarına Tavsiyeler | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Eylül 2019 Pazartesi
Umre ve Hac Adaylarına Tavsiyeler

İçimizde yılların birikimi olumlu olumsuz birçok önyargıyla gittiğimiz Umre ziyaretinden Allaha şükürler olsun döndük.

Değerli umreci ve hacı adaylarımıza bazı tavsiyelerde bulunacağım, belki olumlu yönde bir etkileşime sebep olabilirim, diye düşünüyorum.

1- Umre ve hacc vazifesinden amaç Mekke-i Mükerremede bulunan ve harem-i şerif denilen, yeryüzünün ilk mabedi ve Allahın evi mahiyetindeki “Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir.” (Ali İmran 96) Kabe-i muazzama etrafında tavaf, Mekke’ye 22 km aralıktaki Arafat dağında vakfe, Mina, Müzdelifede şeytan taşlama ve Safa ile Merve arasında hızlı ve yavaş yürüyüştür.

2- “Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir” (Maide 2)

Bu ayet-i kerimede geçtiği gibi içimizde biriken kin, nefret ve nahoş duygulara asla yer olmamalıdır. Buraya gelen Allah’ın misafirlerine kesinlikle eza cefa etmemeli herkese Güleryüz ve sempati ile yaklaşarak bir ümmet bütünlüğü sergilemelidir.  

3- Mekke’deki mescid-i harama ve Medine’deki mescid-i nebeviye birlikte iki harem manasında Haremeyn denir. Burası emin ve güvenli bir beldedir. Buraya Müslüman olmayanlar giremez. Üstelik dışarıdan Mekke’ye bütün girişler ihramlı yani kefenle mahşere gider gibi olmak zorundadır.

Haremeynde korkuya yer yoktur; “Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.” (Ali İmran 97) 

4- Haremeynde herkes eşittir, burada her mümin Allah’ın misafiridir. Kimsenin kimseyi hor görmeye, itip kakmaya hakkı yoktur, aksi halde Allah’ımızın şu ayetindeki tehdit bizi beklemektedir.

“İnkâr edenler ile Allah’ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram’dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.” (Hacc 25)

5- Haremeynde temizlik had safhadadır, insanlar da mekanlar da mabetler de son derece temiz ve misafirleri için hazır vaziyettedir: 
“Hani biz İbrahim’e, Kâbe’nin yerini, “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle” diye belirlemiştik.” (Hacc 26

6- Haremeynde ve her yerde Müslüman kardeşimize “önce sen buyur” demesini bilmeliyiz. Mescid-i nebevide olsun, mescid-i haramda olsun izdihama girip müminleri itip kakmak yerine en dış koldan selamlamalarda bulunmak daha sevaptır. Mümin kardeşimizi kendimize tercih etmek İslamın en ulvi bir seciyesidir.

“Onlardan önce o yurda yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, dışarıdan gelenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Haşr 9)

7- Haremeynde ve her yerde her zaman içimizde yer etmiş, etnik, mezhebi, meşrebi ve başka kaynaklardan pas tutmuş kin, nefret, önyargı ve Mümine yakışmayan ayrımcılık kıvılcımlarını bir tarafa atalım ve aşağıdaki ayette bize öğretilen duayı durmadan tekrarlayalım.

“Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr 10)

8- Hac olsun umre olsun ifa edip döndükten sonra reaktife olmuş motor gibi Müslümanlığımıza yeni bir can ve yeni bir hareket katarak bir ümmet bilinciyle çevremize davranmamız gerekir. 

Kur’an, Kur’an diye dilimizden düşürmediğimiz ayetleri gördünüz, hiç kimsenin önyargıyla harekete ve karar vermeye hakkı yoktur. Hiçbir Müslümanın iki tarafı da dinlemeden hüküm verme yetkisi olamaz. Hiçbir Müslüman duyduğu haberler hakkında şu ayet-i kerimeyi pas geçemez:

“Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Hucurat 6) 

Okunma : 1205