Türkiyem… | Karamandan.com - Karaman Haber

Türkiyem… | Karamandan.com - Karaman Haber

21 Ocak 2020 Salı
Türkiyem…

Baş koymuşum Türkiye'min yoluna
Düzlüğüne, yokuşuna ölürüm,
Asırlardır kır atımı suladım.
Irmağının akışına ölürüm.

Deli sular, salkım-saçak söğütler,
Kışlada kumandan, asker öğütler,
Yaylalarda ata biner yiğitler,
Bozkurt gibi bakışına ölürüm.

Sevdalıyım, yangın yeri bu sinem
Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem.
Pınarlardan su doldurur Eminem
Mavi boncuk takışına ölürüm.

Düğünüm, derneğim, halayım, barım,
Toprağım, ekmeğim, namusum, arım,
Kilimlerde çizgi çizgi efkârım,
Heybelerin nakışına ölürüm.

Rahmetli Dilaver Cebeci'ye ait bir şiir. Sonra ise Mustafa Yıldızdoğan tarafından Türkü yapılıp seslendirildi. 

Dilaver Cebeci'nin bunun gibi harika şiirleri vardır, 'Sitare' mesela.

...

Dün bu şiir denk geldi nette dolaşırken. Bir kez daha okudum. Her satırı okurken "şimdi hala böyle miyiz" dedim. Dedim derken biri veya birilerine değil kendi kendimle tartışmadan, kavga etmeden sohbet ederken.

...

"Baş koymuşum Türkiye'min yoluna
Düzlüğüne, yokuşuna ölürüm,
Asırlardır kır atımı suladım.
Irmağının akışına ölürüm."

Baş koyduk elbette bu ülkenin yoluna, lakin ne düzlük kaldı, ne yokuş. Yerli/yabancı ayırt etmeksizin hepsini verdik. At sulayacak ırmaklardan artık sanayi atıkları, boya, zehir akıyor. Kimyevi ve beşerî faktörler ırmak ve suları kirletti. Zaten kır at da kalmadı.

...

"Deli sular, salkım-saçak söğütler,
Kışlada kumandan, asker öğütler,
Yaylalarda ata biner yiğitler,
Bozkurt gibi bakışına ölürüm."

Ülkede ırmaklar tükenip, zehirlenince haliyle söğütte kalmadı. Kalanları da yakıyoruz. Kışlalarda öğüt verecek kumandan da kalmadı. Balyoz, Ergenekon adı altında tümünü kodese tıkıp, tenzil- rütbe yapıp temizledik. 

Yaylalarımızı da Araplara sattık. Dolayısıyla ne yayla kaldı, ne de oralarda ata binecek, bozkurtun bakacağı yiğit.

...

"Sevdalıyım, yangın yeri bu sinem
Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem.
Pınarlardan su doldurur Eminem
Mavi boncuk takışına ölürüm."


Ülkede sevdalarda karaborsa, anlık oldu artık. Duygusal yönelimler artık hoşlanma, oynaşma ve depresif duygu durumu olan aşk ile karıştırılır oldu. Artık 'kara sevda' doğru olmayan ve farklı şekillerde hayatımızdaki yerlerini alıyor. 

O sevdayı çeken dedeler atın terkisine ninelerimizi alıp sevdaları ile gideli çok oldu. Onlar, iyi atlara binip sevdaları ve ninelerimiz terkisinde gideli pınarlarda kurudu. Kurudu ve başlarına mavi boncuk takacak 'Emine'de' azaldı.

...

"Düğünüm, derneğim, halayım, barım,
Toprağım, ekmeğim, namusum, arım,
Kilimlerde çizgi çizgi efkârım,
Heybelerin nakışına ölürüm." 

Düğünler; Lüks ve şaşalı salonlarında, bayat limonata ve bayat pastalar midelerimize inip orada raks etmeye başladığı esnada, şiirin pardon şarkının ilk dörtlüğü gelir:

"Erik dalı gevrektir
Erik dalı gevrektir
Amanın basmaya gelmez
Haydi, basmaya gelmez."
Halaylar; saraylarda, gemilerde, yatlarda

Barlar; sosyal medyada yapılır oldu. Toprak kirlendi, ekmek zehir. Namus beyinden çıktı iki bacak arasına indirgendi. Kilim ve heybedeki folklörümüz, desen, nakış ise kayboldu.

Demem o ki;

Yola baksam tozlu, suya baksam bulanık, dağlara baksam sisli, göğe baksam bulutlu…

Bu değişimin sebebi ne?
Ekonomik mi?
Siyasî mi?
Dini mi?
Ahlaki mi?
Bu dramatik değişimin sebebi ne?

Daha önceki bir yazımda şöyle yazmıştım.

Bu toplumun, ülkenin dramatik tebeddül'ü...(değişimi)

-Dinin tezi (vahiy kaynaklı ilkeler)

-Felsefe doktrinlerinin tezi (akıl kaynaklı yaklaşımlar)

-Ahlâk felsefesi yetkinliği…(İslâm düşünce tarzı ve ilke/esasları)

-Sosyolojik tezler (insan ilişkileri, toplum kaynaklı yaklaşımlar) yok oldu. Yani "rasyonel akıl" ve onu besleyen ahlak dejenere oldu.


İçiniz karardı değil mi?
Acı ama öyle!


Yaşar Kiraz/Kaygılarımla

Düzenleme : 06 Aralık 2019 09:12 Okunma : 915