Türk Kültürü ve Eğitimin Önemi | Karamandan.com - Karaman Haber

Türk Kültürü ve Eğitimin Önemi | Karamandan.com - Karaman Haber

05 Temmuz 2020 Pazar
Türk Kültürü ve Eğitimin Önemi

Türkler, şüphesiz dünya tarihinin en eski, en köklü uluslarından bir tanesidir. Sayısız devlet ve imparatorluk kuran Türk ulusu, bunu sadece siyasî ve askerî teşekküllere dayandırmamış, eğitimin de bunda büyük katkısı olmuştur.

Devlet liderleri kağanların çocukları olan Tiginleri yetiştiren İnallar (Ataman), bilge kişiler Türk toplumunda adeta birer saygı abidesi olmuşlardır. Eğitime önem veren Türkler bilimsel alanda da faaliyet göstermiş, eczacılık ve tıp alanında otacılar yetiştirmiş, anatomi, astronomi, takvim alanında hayli ilerlemişler, 12 Hayvanlı Türk Takvimi ile bunun en somut örneğini oluşturmuşlardır. Uygurlar ile yerleşik yaşama geçilmiş, örgün eğitim verilmiş, kütüphaneler açılmış ve hareketli harf sistemi ile oluşan matbaalar yapılmıştır.

Türk İslam Devletlerine öncülük eden Karahanlılar, Şehirlerin Şahı Semerkant’ta Türk İslam Medresesi’ni oluşturmuşlar ve burada öğrencileri örgün eğitim sistemi ile burslu okutmuşlardır. Yine bu süreçte ilk Türk İslam eserleri verilmiş ve 11.yy.da Yusuf Has Hacib meşhur eseri Kutadgu Bilig’de şöyle seslenmiştir: ‘’ Bilgilinin uyuması, bilgisizin ibadetinden daha iyidir.’’ demiştir. Nişabur’da ünlü Beyhakiyye ve Gazneli Mahmud’un kardeşi Emir Nasr B. Sebük Tigin tarafından inşa ettirilen Saidiyye Medreseleri açılmış, onu takip eden Büyük Selçuklu Devleti’nde ise ünlü Nizamiye Medreseleri açılmıştır. Nizamiye Medreseleri’nde devlet adamları yetiştirilmiş ve zararlı tarikatlarla mücadele edilmiştir. Hasan Sabbah’ın tarikatı Bâtınîlik gibi. Anadolu Selçuklu Devleti ve Beylikler döneminde de Anadolu’da hayli medrese açılmıştır. Konya Karatay Medresesi, Konya Sırçalı Medrese, Karaman Hatuniye Medresesi, Kırşehir’de Cacabey Medresesi, Şifaiye Tıp Medresesi, Sivas’ta Gök Medrese gibi ünlü medreseleri oluşturdular.

Osmanlı Devleti’ne gelindiğinde Orhan Gazi zamanında İznik’te bir medrese açıldı. İznik’ te açılan bu medreseye zamanın Büyük Türk Âlimi Davud-u Kayseri’yi Baş Müderris ( Rektör) olarak atamıştı. Bu medreseleri Lala Şahin Medresesi, Gülçiçek Hatun Medresesi, Beyazıd Paşa Medresesi ve Yeşil Medrese takip etmiştir. İnşa edilen bu medreseler vakıflar aracılığıyla varlığını sürdürmekteydiler.

Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası olan çağının hayli ilerisinde olan Hakanlar Hakanı Büyük Türk unvanlı Fatih Sultan Mehmet, ünlü Sahn-ı Seman Medreseleri’ni inşa ettirmiştir. Talebe yetiştirmek için medresenin arkasına tamamlayıcı olarak “Tetimme” adlı sekiz medrese daha inşa ettirmiştir. Bu medreseler de Nakli İlimler ( Fıkıh, Kelam, Tefsir, Hadis, Usül-i Fıkıh ) derslerinin yanında Akli İlimler ( Mantık, Felsefe, Hendese, Matematik,Fizik, Kimya, Astronomi ) dersleri de verilmekteydi.

Büyük Türk Hakanı Fatih, Doğu ve Batı bilginlerini sarayında toplamış ve Türkistan’dan ünlü Âlim Ali Kuşçu’yu İstanbul’a getirtmiş ve Ayasofya Medresesi’ne tayin etmiştir. Ali Kuşçu matematik ve astronomi ile ilgili eserler kaleme aldı. Risale Fi’lhey’e ve Risale Fi’lFehiye gibi eserleri ile ekliptiğin eğimini hesaplamıştır. Tıp alanında ise çalışan ünlü Alim Muhammed B.Hamza Akşemseddin olmuştur. Akşemseddin Maddetül Hayat adlı eserinde, hastalıkların insandan insana bulaşmak suretiyle geçtiğini fakat bu canlıların gözle görülemeyecek kadar küçük olduğunu belirtmiştir. Akşemseddin bunu Pasteur’dan yaklaşık dört yüz yıl önce belirtti. Türk Hekimi Akşemseddin aynı zamanda ilk kanser araştırmacılarından biri oldu. O devirde ‘’Şeratan‘’ adı verilen bu hastalıkla çok ilgilenmiş ve Çandarlı Halil Paşa’nın oğlu Süleyman Çelebi’yi tedavi etmiştir.

Türk Hakanı Fatih, medrese eğitimine hayli önem vermiş ve bizzat medreseleri gezer, gördüğü zeki öğrencileri not defterine kaydeder ve medreseden mezun olduktan sonra onları gerekli görülen devlet kadrolarına tayinini bizzat kendisi gerçekleştirirdi.

Peki, bu derece muazzam bir eğitimin yaşandığı Osmanlı Devleti’nde özellikle eğitimde çöküş nasıl başladı?

Devlet, eğitimde ve siyaseten nasıl duraklama noktasına geldi?

Atatürk Türkiye’sinde eğitim alanında nasıl bir çığır açıldı?

Bir sonraki yazımızda…

Esenlikler dilerim.
Tarih Öğretmeni Recep ŞEN

Okunma : 1818