Türk Konseyi (Keneş) | Karamandan.com - | Karaman Haber

Türk Konseyi (Keneş) | Karamandan.com - | Karaman Haber

15 Kasım 2019 Cuma
Türk Konseyi (Keneş)

1980’li yıllarda yavaş yavaş SSCB çözülmeye başlayınca merhum Başbakan Turgut Özal “Adriyatik’ten Çin Seddine” tabirini yeniden telaffuz etmeye başlamıştı.

Bu şu demekti: İtalya kıyılarındaki Balkan Türklerinden Çin sınırındaki ve sömürüsü altındaki Uygur Türklerine kadar bir alanımız var artık. 

1990’lı yılların ilkinde SSCB dağılmaya başladı, 70 yıldır komünizm esareti altında ezilen, sürülen ve sömürülen diğer devletlerle ve sözüm ona özerk (Muhtar) cumhuriyetlerle beraber Türkçe konuşan beş cumhuriyet de bağımsızlıklarını ilan ettiler. Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan

Ünlü “70 yıllık komünizm esareti” sona ermiş Enver Paşa mezarında, Türk Birliğinin kurulma ümidinin zirve yaptığı bu anda rahatlamıştı. Merhum Ozan Arif’in Türkülerinde seslendirdiği bu durum karşısında istenen birlik o kadar da hızlı olmadı. Aksine 20 yıl sürecek bir sabır ve azim lazımdı. 

Bu azim ve sebat karşısında Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri, Türkiye ve Türkiye ile dil birliği olan Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan'ın katılımıyla SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği)  1991'de dağılması sonrasında ortaya çıkan durum sonucu bir forum olarak ortaya çıkmıştı. 

1992 senesinde ülkemizin girişimleriyle başlatılan süreç bugünkü Türk Konseyinin temelleri olmuştur. 

2009 yılına kadar apalama dönemi geçiren Türk Konseyi bu tarihte resmen kurulmuştur. Kurucu üyeleri arasında Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan başı çekmektedir. Türkiye cumhurbaşkanlarının ve Kazakistan ile Azerbaycan devlet başkanlarının bu konudaki çalışmaları her türlü takdirin üzerindedir. 

Artık dünyada Arap Birliği, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, Amerika Birliği, İngiliz Milletler Topluluğu gibi ortak sesimiz olacak bir birliğimiz vardır. 

Bu birliğin amacı her alanda işbirliği yaparak kalkınmış ve gelişmiş ülkeler ligine germek, sıkıntılarımızı istişare ve danışma yoluyla halletmek, Türklerin sesini, kültürünü, haklılığını dünyaya duyurmaktır. 

Azerbaycan Konsey yerine Şura yani danışma, istişare, Kazakistan’ın da Keneş yani işleri birbirine danışarak, fikir alarak yürütme manasındaki kelimeleri kullanmaları işin ciddiyeti bakımından önemlidir.

15 Ekim 2019 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ev sahipliğinde düzenlenen zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev katıldı. Türkmenistan henüz gözlemci seviyesinde kalmayı tercih etniştir, inşallah en kısa zamanda o da bu konseye katılacaktır.

Bu zirveye katılan Türk Konseyi diğer gözlemci üyesi Macaristan'ın Başbakanı Viktor Orban da zirvede hazır bulundu. Macarların Avrupa Hun Türkü kökenli olduklarının bilincine varmış olmaları son derece sevindiricidir.

Toplantı sonrasında kabul edilen ve liderlerce imzalanan bildiride, Türkiye’nin Suriye sınırında giriştiği Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili şu ifadelere yer verildi:

"Türk Konseyi, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nın terörizmle mücadeleye, Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanmasına, Suriyelilerin teröristlerin zulmünden kurtarılmasına ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin ana vatanlarına güvenli ve gönüllü geri dönüşleri için şartların oluşturulmasına katkıda bulunacağına olan umut ve inançlarını beyan etmektedir."

Türk Konseyinin bayrağında üye ülkelerin bayraklarından kısmi birer alıntı göze çarpıyor. Bu bayrak: Azerbaycan Cumhuriyeti bayrağının yıldızı, Kazakistan Cumhuriyeti bayrağının mavi rengi, Kırgız Cumhuriyeti bayrağının güneşi ve Türkiye Cumhuriyeti bayrağının hilalinden oluşmaktadır.

İnşallah bu konsey sayesinde dünya çok şeylere gebedir hem de çok iyi şeylere.

Yakında inşallah vizesiz ve pasaportsuz Adriyatik’ten Çin seddine kadar seyahat mümkün olacaktır. Taşkent yaylalarında Madımak otu yolabilecek, Tuna boylarında abdest alacak, Buhara’da namaz kılabileceğiz. Yeter ki biz Türk Birliğini güçlendirelim ve içeride de dışarıda da beraberliğimizi gösterebilelim. 

Ey Dünya Türklere düşman olmaktan uzak durun artık!

Dostluğumuz kıymetli, düşmanlığımız tehlikelidir bizim!

Mükremin Kızılca

Okunma : 810
Foto galeri