Tebrik Ederim Çok Güzel Kaybettiniz | Karamandan.com - | Karaman Haber

Tebrik Ederim Çok Güzel Kaybettiniz | Karamandan.com - | Karaman Haber

25 Nisan 2019 Perşembe
Tebrik Ederim Çok Güzel Kaybettiniz

Siyaset politikacı için bir nevi bayrak yarışı, bir tür engelli koşu ve bazen de bir maraton.

Tüm seçimlerde bu yarışın kulvarı yeniden düzenlenir ve her seçimde şampiyon yeniden belirlenir.

Nasıl eskimiş parçalanmış, yıpranmış kullanılamaz hale gelmiş malzemelerle yeni bir ev yapamazsanız. Eskimiş söylemler, yıpranmış ve yorulmuş politikalarla da siyasete yenilik getiremediğiniz zaman, çözümler de üretemezsiniz.
 
Madem siyaset plitikacı için bir bayrak yarışıdır dedik, öyleyse, siyasetçi takip edeceği yolu, yöntemi vatandaşın şikâyet, istek ve temennilerine göre belirlemelidir.

Yürüyeceği yol, yönetim kalitesi, tarafı olduğu  siyasi zemin, yönettiği toplumun talepleriyle birebir uyuşmalıdır.

Siyasetçinin yapması gereken bu yolu düzene sokmak, belirli merhalelerine işaret taşlarını koymak, lideri olduğu takıma, ekibe sahip çıkmaktır. Yolun etrafını çiçeklerle süslemek, o yolu kullananları mutlu etmek kendisini o mevkiye getirenlere sıcak ve lütufkar davranmaktır.

Bunun adı seçmenle dayanışmadır, seçmene verilen umuttur, sevgidir, değerdir, 7'den 70'e herkesin gelecek hayallerini diri tutmaktır.

Siyaset yapanlar bu yolda yürürken farklı vaatlerde bulunabilirler elbette ama aslolan sözünün ardında babalar gibi durması, fırsat buldukça seçmeninin arasında bulunması, onun sevinciyle sevinmesi, üzüntüsüyle üzülmesidir.

Bir siyasetçi 3 şeyden asla vazgeçmemelidir: Sevgi, saygı, samimiyet.
Sevgi ile iletişim kurmalı. Saygısı ile güven kazanmalı. Samimiyeti ile seçmenin elini bırakmamalı, ve bu hal üzere toplumun tüm bireylerini sarmalı, onu oraya getirenlerin kimler olduğunun farkında olmalıdır.

İşte siyasetçi bunları verebildiği ölçüde kazanacaktır. Bu nedenle yazı başlığını, 'Tebrik Ederim Çok Güzel Kaybettiniz' şeklinde kullandım. Çünkü her seçimde son bir şans diye diye oy vererek onları o mevkilere bizler getirdik.

Her yanlışlarında uyardık, eleştirdik. İyilikle söyledik olmadı, sert söyledik hadde almadılar ve bizler de dedik ki: "olmazsa olmaz değilsiniz, hadi Allah çarşınıza pazar versin."

Yerel seçimlerde bunun örneğini de yakinen gösterdik.

İster sağ görüşlü olsun ister sol görüşlü, hangi siyasetçi 'insanı' temel alarak, politika üretiyorsa, hangi siyasetçi şehrinin, ülkesinin gelişip kalkınmasını amaç edinmişse, hangi siyasetçi: "ne alırım!" demek yerine: "ben topluma ne veririm." diyebiliyorsa işte o zaman siyasetçi kazanır, şehir kazanır, ülke kazanır.

Seçimler bitti, sonuçlar ortada, son sözü yine biz söyledik, yani 5 senede bir hatırlanan halk söyledi; "ben ne dersem o!" dedi.

Politikacılara göre seçimlerin bir kazananı olsa da aslında bize göre kaybedeni olmayan bir yarıştır. Bunu göstermek istedik.

Kazanan bir şehirse neden orada yaşayanlar bir kaybeden olsunki? Asıl kaybeden halkın içinde itibarını kaybeden, kendi bekalarının derdine düşüp halkı unutan siyasetçilerdir.

Evet, seçim bitti, fakat biz seçmenlerin vazifesi bitmedi. Artık daha yaşanabilir, daha modern, daha güzel bir Karaman için hepimiz taşın altına elimizi sokmak zorundayız.

Ben şurada durayım da, kim ne yaparsa yapsın, yapılanı alkışlarım, yapamayanı da eleştiririm anlayışını bırakmalıyız, bu tavır bizi bir yere götürmez.

Bizler o koltuğa oturmasak bile bizim adımıza başkaları gelip oturur, bizim vereceğimiz kararları gelip başkaları bizim adımıza verir.

Artık sadece imar, sadece çöp, sadece kaldırım değil belediyecilik. Olmamalıydı da.

Biz şartlara göre isteklerimizi belediyeye bildireceğiz, onlar da halkın isteklerine göre politika belirleyip icraata geçecekler.

O taşın altına elimizi koymadan meydanda olan olumsuzlukları sosyal medyada birkaç yazıyla değiştiremeyiz. 

Maçı izlemek yerine kendi maçımızda oyuncu olmak zorundayız.

Yani gidip muhtarımızı takip etmeli, kent konseyinde görev almalı, belediye meclis toplantılarını takip etmeliyiz.

Bir şeyleri düzeltmek gayretinde olmalıyız, yardımcı olmalıyız ve varsa üzerimize düşen bir vazife mutlaka yapacak bir şey bulmalıyız.

Sadece görüntüden ibaret olan sözde politikacılara rağmen bir şehir halkın ortak katılımı ile nasıl kalkınır, gelişir, güzelleşir göstermeliyiz.

Salih Cengiz

Düzenleme : 02 Nisan 2019 14:02 Okunma : 4831
Foto galeri