Suudi Arabistan’ın Tevessül Anlayışı | Karamandan.com - | Karaman Haber

Suudi Arabistan’ın Tevessül Anlayışı | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Temmuz 2019 Salı
Suudi Arabistan’ın Tevessül Anlayışı

Zaman zaman Suudi emniyet görevlilerinin hacılara ve umrecilere ikazlarda bulunarak mezarlıklarda sıkıntı verdiklerini duyarız.

Umre ziyaretimiz sırasında da Uhud, Taif, Bedir, Hira ve benzeri yerlerde ziyaret kısıtlamalarına hatta yasaklarına şahit olduk. 

Umre seyahatim sırasında mescid-i haramda bulunduğum sırada “Emri maruf nehy-i münker” cemiyetinin önünden geçerken beni çağırdılar.

Oldukça kültürlü ve İslami birikimi olduğu anlaşılan bir hoca efendi ile biraz sohbet ettik. Ben onlara tevessül konusunda soru sormayı düşünürken önüme bir kitap uzattılar ve ücretsiz olduğunu söylediler. 

Benim dikkatimi Türkçe yazılmış bu kitaptan ziyade içindeki tek karton Türkçe el ilanıydı. 

Bu el ilanının adı “Vesile ve tevessül konusunda doğru akide” idi. 

Dış kısmında bu başlığa cevap veren bir yazı vardı. Burada tevessül için üç kuraldan bahsediyordu:

Birinci kural: ayet ve hadisleri sahabe gibi anlamalı, tevessül yani Allahtan bir şey isterken koyacağımız aracının vesilenin yaşayan salih kullardan olması gerektiği teyit ediliyor ve Peygamberimizden ve o vefat ettikten sonra da sağ olan amcası salih kul Abbas bin Abdülmuttalipten (R. A.) nasıl tevessül edildiği anlatılıyor, doğru olanın bu olduğu vurgulanıyordu.

İkinci kural: Doğru kanaate ulaşmak için delilleri topluca ele almak gerekir.

Üçüncü kural: bu kuralda meşhur vesile ayeti “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 35) hakkında yorumlara yer veriliyor.

El ilanının iç sayfasında ise “Tevessül; kişinin duasının kabulüne sebep olmasını umduğu şeyi duasında zikretmesidir” dedikten sonra tevessül meşru ve yasak olarak ikiye ayrılıyor.

Meşru tevessül: Allaha onun isim ve sıfatlarıyla tevessül, hayattaki salih kişiler ile tevessül Yakup aleyhiselamın oğullarının sağlığında babalarından kendileri için Allaha istiğfar etmesini istemeleri gibi; “Oğulları, “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik” dediler.” (Yusuf 97), yapmış olduğu iyi amellerle tevessül, yapmış olduğu günahları itirafla tevessül, Allah’ın nimetlerini anarak tevessül gibi.

Yasak olan tevessül şirk ve bidat olarak iki kısımda veriliyor:

Şirk tevessül: ölmüş bir zatın kabrine gelerek direk olarak ondan: bana şunu ver bunu ver, sıkıntımı gider, derdime şifa ver, düşmanımı kahreyle, gibi dileklerde bulunmaktır veya onun adına kurban kesmektir. Bu görüş bizce de tamamen doğrudur. Böyle bir tevessül batıldır. 
Bidat olan tevessül: bir zatın kabrine, türbesine gelerek; ya rabbi bu zat yüzü suyu hürmetine senden şunu isterim bunu isterim gibi tevessüldür. Bizim Türkiye’de yapılan tevessül budur.

Sonuç: Şirk tevessülü yapan bir Müslüman yoktur. Herkes Allahtan ister ancak bu arada Suudilerin bidat tevessül dediği ölmüşlerden bir peygamber ve ya veli yüzü suyu hürmetine Allahtan isteme olayı Müslümanlarda yaygındır.

Ancak Suudi hükümeti bu tarz bir tevessüle de asla sıcak bakmamaktadır. 

 

Okunma : 753