Serpme Kahvaltı | Karamandan.com - | Karaman Haber

Serpme Kahvaltı | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Ekim 2019 Salı
Serpme Kahvaltı

Tüketim toplumu olarak her şeyi tüketir hale geldik. Muhabbeti, ziyareti, misafir ağırlamayı, gezmeyi, kendimizi ve neslimizi… Tüketim çılgınlığımızı sadece güzel hasletlerimizi kaybetmekle değil aynı zamanda yeni nesillerimiz için mevcut güzellikleri göstermeyerek de sürdürüyoruz. Ortaya mazisinden bihaber, hafızasız yeni nesiller çıkıyor. Hidayetten sonra altın buzağıya tapan Hz. Musa’nın kavmine Allah’ın uyguladığı taktiği; şimdi de bizlere refah içinde hayat sunanlar uyguluyor şeytani amaç için. 

Evlerimizde kalan son özel anlar da hizmete dönüşen kapitalist piyasanın içinde günden güne eriyip gidiyor. Sofra kültürünün çeşit çeşit erzaklar ile mideyi doldurmak değil güzel güzel muhabbetlerle gönlümüzü doyururken midemizi de gerektiği kadar doyurmak olduğunu unuttuk. 

Sofraya oturduğunuzda hiç lokmanızı saydınız mı? Yoksa kaç tane lokma ile doyduğunuzu hiç merak etmediniz mi? Eğer böyle bir merakınız hiç olmamışsa muhtemelen apartmanda oturduğunuz daireye çıkarken kaç basamak çıktığınızı da bilmiyorsunuzdur! Gerçi oturduğumuz katı söylerken ‘merdivenden şu’ derken asansörde ise ‘merdivende söylediğimiz rakamın bir eksiğini söyleyerek’ şu diyoruz daha.

Geçen gün kahvaltı sofrasına oturduğumda lokmalarımı saydım yeniden. Sizlere bu yazıyı hazırlamak için bilgilerin güncel olmasını sağlamaktı niyetim. Tam 20 tane lokma ile sünnete uygun şekilde karnımızı doyurabiliyoruz. Tabi dört tane Konya bardağı çay ile birlikte. 

“Moda olan şeyler tehlikelidir” dedi, Savaş BARKÇİN.

Şimdi serbest piyasanın yeni hizmetleri arasında 50 çeşit ikramı ile reklamı yapılan kahvaltı salonları var. Birbirlerine birer metre mesafeden konumlandırılan masaların olduğu, seslerin birbirine karıştığı, aile olmanın en belirgin anlarından olan kahvaltı başında derin derin muhabbet faslı bu salonlardan dolayı unutulmuş halde. 50 çeşit sofranın hızına yetişebilmek için muhabbetin yerini çatal tabak sesleri alıyor. Beş yıldızlı otellerin bulaşık hanelerini andıran bir tempoda! Her tabaktan bir lokma alındığı takdirde sünnete muhalefet etme ihtimalini de taşıyarak.

“İhtiyaç ile ihtiras arasındaki mesafe uzun gibi görünse de bir anda kısalabilir” dedi, İbrahim TENEKECİ abimiz. 

Ocağın üstünde fokurdayan çay yerine düğmeli termostan aldığımız çayı yudumlarken soğumaya mahal bırakmayan küçük boyutlu Konya bardaklarının yerini su bardağından hallice ince belli bardaklarda çay içmenin vermiş olduğu zorunluluk kahvaltı keyfini bozan bir başka etkendir buralarda. 

Özel anılarımız, kendimize döndüğümüz anlar, aile içi muhabbet; kurban ediliyor içine pirinç patlağı konulmuş krem çikolatalı, 50 çeşitli kahvaltı sofralarına.

Sobada kızartılan bayat ekmeğin, tüm apartmana kokusunu salan kızartmanın, yeni demlenen çayın kokusunun ve kişisel ağız tadına göre hazırlanan ev sofraların yerini tek lezzete ve tek ağız tadına göre hazırlanan hazır sunumlara bıraktık.

Annelerin hazırladığı kızartmanın tadını hangi fritöz verir, kahvaltıda yenilen karpuz peynirin tadını nerede bulabilirsin.

Kahvaltı salonlarının açılması bir yönden de iyi oldu! Seminer zamanı öğretmenlerimizin kahvaltı organizasyonu yapmasına kolaylık sağlıyor; Almanlardan alındığı rivayet edilen ödeme usulüyle birlikte.

Gelecek günlerde gülerek bahsedeceğimiz mazimiz; 50 çeşit serpme kahvaltının ikram edildiği salonların çatal tabak seslerinin içinde kayboluyor. 

“Ne büyük söz söyle, ne de büyük lokma ye” dedi, meczup ve şöyle devam etti: “İlki kadere aykırı, ikincisi de edebe aykırı”.

Bir de şöyle düşünün! Beğensek de, beğenmesek de gerçeği kabul ettiğimizde; yalan ne hisseder?

Tüketim çılgınlığı demiştik…

Bu halimize bakarsak galiba mazimizi de tüketiyoruz.

Şadan Sezgin

Okunma : 1234