Seçim değerlendirmesi | Adem Kocatürk | Karamandan.com - | Karaman Haber

Seçim değerlendirmesi | Adem Kocatürk | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Temmuz 2019 Salı
Seçim değerlendirmesi | Adem Kocatürk

Adım Âdem Kocatürk. AK Partiliyim. AK Parti’de Gençlik Kolları Başkanlığı ve İl Teşkilat Başkanlığı ve il sekreterliği yaptım. 24 Haziran seçimlerinde milletvekili aday adayı idim.

Yukardakilerin bilinmesi yazacaklarımın ehemmiyeti açısından özem arz ettiği için belirtme ihtiyacı hissettim. Çünkü amacım dışarıdan vurmak değil bir nevi öz eleştiridir.

Evvela şunu söyleyelim ki; Karaman’da seçimi Savaş Kalaycı ve MHP’nin kazanmış olmasından rahatsız değilim ve kendilerini tebrik ediyorum. Çalıştılar, gönle girdiler ve kazandılar.

İkinci olarak vatandaşa bir sitemim asla olamaz. Ben bu milletin ferasetine hep güvendim. Anadolu insanı her zaman doğru olanı yapar bin yıldır bu coğrafyada hep doğruyu yaptı. Hatta bu seçim özellikle AK Partililerin yukarılara ulaşamayan, cılız kalan çığlıklarına şahit oldum. Onların bu çığlıklarına kulak verilmeyişe de…

Peki seçimi neden kaybettik?

Bu sorunun cevabını bugünde ya da sadece AK Parti adayında aramak yanıltıcı olur. Adayın ve tavırlarının etkisi mutlaka var ama bu durum kötü idare edilen bir sürecin neticesidir. Şöyle sıralayalım;

  • Doksanlarda haksızlığa ve adaletsizliğe karşı doğan yapı bu günlere geldiğimizde aynı hassasiyeti gösteremez hale geldi. Özellikle kamu kurumlarına işçi alımlarının İş-Kur yerine parti eliyle yapılması 1 kişiyi iş sahibi yaparken 99 kişiyi kızdırdı. Bu durumun doksanlardaki başörtülülerin kamuya alınmamasıyla bir farkının olmadığını düşünüyorum.

 

  • Halktan uzaklaştık kibir sahibi olduk. Onur ve kibir kavramlarını birbirine karıştırdık. Siyasetin yegâne beslenme kaynağı olan halk, özellikle Karaman gibi çantada keklik görülen illerde yok sayıldı. Her şey tepeden indirildi.

 

  • Ekonomik sıkıntılar şehrimizde çok fazla etkili olduğunu düşünmemekle birlikte sanayiciye ve çiftçiye verilen desteklerin küçük esnafa yansıtılamamış olması tepkilere yol açtı. Eski bir hikâyede bir köy ağası oğluna yetki verirken; “Oğlum bu halkı dövebilirsin, öldürebilirsin şanına şan katar ama sakın elindeki ekmeğini alma isyan çıkar” demiş.

 

  • AK Parti adayına gelecek olursak. Mahmut Sami Bey’in belediye başkanlığını layıkıyla yapacağından şüphem yoktu. Lakin önce seçilmesi gerektiğini etrafındakiler hatırlatmalıydı. Zira zaten başkanmışçasına takındığı tavırların halkta itici bir hal aldığını çok insandan duydum. Karamanlı olmasına rağmen “Ben ithal değilim” kaygısına düşmesi ve sürekli dillendirmesi de onu ithal yaptı. Oysa Karamanlı olmayan Recep Konuk dahi bunu dert etmemiş başka noktalara odaklanılmasını sağlamıştı. Adayımızın açıkladığı projeler konusunda da sanırım beklentim daha yüksekti. Sanki tam sondaj atılamamıştı şehre...

 

  • AK Parti teşkilatına gelince; Mevcut il başkanı Mehmet Er’in göreve geldiği günden bu yana partide, partililerden, halktan ve basından bir kopuş baş gösterdi. Bu durum vatandaşın gözünden kaçmadı. Önceki milletvekillerimiz hatta Sayın Bakanımız Lütfi Elvan şehre her gelişlerinde basın toplantısı yapardı. Şu andaki milletvekillerimiz ve il başkanımız göreve geldiklerinden bu yana bir kez dahi basınla bir araya gelmedi. Defaatle dile getirilmesine karşın hem eski partililerden hem de sokaktan uzak duruldu. Aynı şekilde basınla olan diyaloğu da kötüydü hatta hiç yoktu. Parti sürekli küçüldü, küçüldü, küçüldü...

 

  •  Teşkilat seçim sürecini çok acemice yürüttü. Maddi kaynak, insan kaynağı ve diğer tüm güçler elinde olmasına rağmen bu güç kamuoyuna yansıtılamadı. 1 Ocakta süreç başladığını varsaysak ilk iki ay hiç ortada gözükmediler. Son ay çalışma başlatıldı ama atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Seçim çalışmalarına halktan değil de müdürlerden protokolden başlanmış olması da çok eleştirildi.

 

  • Büyütülecek argümanlar küçültüldü. Seçim süresinde şehre gelen genel başkan yardımcıları gibi önemli misafirlerin halkla ve basınla karşılaşmaması için azami çaba sarf edildi. Hatta basına bilgi verilmedi genel başkan yardımcıları gittikten sonra sosyal medyadan görüldü. Bunun yerine bu ziyaretler büyütülmeli, basınla partililerle genel başkan yardımcıları şehir girişinde karşılanmalı, halk toplantıları, mitingler, basın toplantıları düzenlenmeliydi. Nedenini hala çözemediğim bir şekilde “Aman kimse duymasın Allah muhafaza seçim kazanırız” edasıyla hareket edildi. Keza seçimde işe yarayacak hatta fırsat görülecek olan hadiseler yumuşak geçildi. Mesela başka partiden AK Partiye geçen belediye başkanı ulusal medyaya düşecek bir etki yapacakken il teşkilatı haber dahi yapılmasını istemedi. Doğrusu bunun nedenini hala merak etmekteyim. Hangi gizli el bu seçimin alınmasını istemedi.

 

  • Sandıklar boş bırakılmış. AK partinin bunca yıl başarısının altında yatan ki sırdan biridir; sandık bazlı çalışma ve samimiyet. Anlaşılan ikisi de boş bırakılmış bu seçim. Bana en az 6-7 kişiden gelen bilgilere göre sandıklar boş bırakılmış. Bir arkadaşım şöyle yazdı; “Bilirsin ben AK Partili değilim ama bana AK Parti genel merkezinden SMS geliyor sandık başında görevliymişim” dedi. Bir başka kişi “Benim memur olarak görevlendirildiğim sandıkta AK Parti’nin görevlisi yoktu hatta başka partiye yazılan 8 oyu itiraz ederek ben AK Parti’ye yazdırdım ”dedi. Bu söylediklerim belgelidir talep edene verebilirim.

 

  • Vatandaşın yok sayılması. Aslında bu 24 Haziran seçimlerinde ayyuka çıktı. Partinin 36 adayı olmasına karşın tahmin edilemeyen halk tarafından biri istenmeyen diğer ikisi tanınmayan adaylarla seçime gidilmesi vatandaşta bir güvensizlik meydana getirdi. Sonradan anlaşıldı ki adayların tabi tutulduğu kamuoyu araştırmaları, temayüller, mülakatlar anketler v.s. hiçbir şeye hatta adayların liyakatine, bireysel oy potansiyeline ve tanınırlığına dahi bakılmamış. Bu aşamada ve daha birçok konuda Konya Milletvekili Ahmet Sorgun’un keyfi uygulamaları Karaman kamuoyunda ciddi rahatsızlığa neden olmuştu. Sorgun Karaman’ı Konya’nın arka bahçesi gibi görüp her yere akrabalarını yerleştirmeye çalışmasını kimse fark etmedi sanmasın. Ayrıca bu süreçte teşkilatın özellikle gençlik kollarının ve kadın kollarının belli adaylara angaje olması diğer adaylarda rahatsızlığa neden olmuştu. Bütün bunları kendim aday olup seçilemediğim için söylemiyorum. Sizleri temin ederim böyle bir derdim hiç olmadı. Kamuoyunda karşılığı olan en az 15 aday var idi.

 

  • Vekillerin performansı. Mevcut AK Parti milletvekillerinin performansının halk tarafından yetersiz görülmesi de bu seçime negatif yansıdı. Örneğin iki vekilimizin de memleketi olan ve belediyesi bizde olan Kazımkarabekir ilçemizde belediyeyi kaptırdık. 
  •  
  • Bir diğer çelişki de her seçim adayın değişmesi. Kötüyse neden geldiler iyiyse neden gittiler. Ve adaylar gelirken ve giderken halk ne düşünüyordu soruldu mu?

Değerli dostlar. Seçimler kazanılır, kaybedilir, halkın takdiridir. Buraya takılmıyorum. Fakat onca zahmetle elde edilen kazanımlarımızın mirasyedi gibi kolayca harcanması zoruma gidiyor. Yüzde 60’lara dayanan oy oranımız otuzlara düştüyse artık lütfen birisi bunun hesabını sorsun. Yoksa halkın nazarında hiç itibarımız kalmayacak.

Neden mi umurumda?

1999 yılında yani bundan tam 20 yıl önce İstanbul Tuzla Yedek Subay Okulunda asker iken, okuması dahi olmayan anam yemin törenime katılmak için 20 saatlik bir posta treni seyahati ile nizamiyeye geldiğinde “giremezsin çünkü başın örtülü” demişlerdi. Girip bir daha çıkmamak gibi bir derdi yoktu. Canlı bomba da değildi. Sadece oğlunun yemin törenini izlemek istiyordu. Ama hayır dediler.

Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün. Demem o ki; o günden bu yana Türkiye çok yol kat etti. Bu kazanımlar kolay olmadı. Onlarca seçim, muhtıralar, darbe girişimleri, referandumlar... Ve bütün bunlara başladığımızda bizler partinin tabelasını takarken duvara yaslanıp “Peşinden gittiğiniz adam hapiste muhtar bile olamayacak” diyenlerle, yola çıktıklarımızla değiştirdiğimiz yolda bulduklarımız şimdi AK Parti kadrolarını oluşturuyor. Partinin hafızasını silme gayretleri ise aşikâr.

AK Parti 15 yıllık değil 1500 yıllık felsefeye geri dönemezse sonumuz hazin olacak ve tarihin küflü raflarındaki yerimizi alacağız.

“Yine de ye’se düşme yiğidim imtihandır” diyor saygılar sunuyorum.

Âdem Kocatürk

Düzenleme : 24 Nisan 2019 19:20 Okunma : 15806