POLİTİKA İLE VAR OLANLAR (HİÇLER) | Karamandan.com - | Karaman Haber

POLİTİKA İLE VAR OLANLAR (HİÇLER) | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Temmuz 2019 Salı
POLİTİKA İLE VAR OLANLAR (HİÇLER)

Esasen seçimden önce ve sonra yazarların bir değerlendirme yazısı yazması geleneğini devam ettirmek için yazılmış bir yazı olacak bu okuyacağınız. Başlığın sebebini son satıra bıraktım. Yazı iki bölümden oluşacak. Birinci bölüm de ülke genelindeki seçimleri, ikinci bölüm de yerel seçimleri kendi bakış açımla sizlere sunacağım.

Genele bakacak olursak; açıklamalardan da anlayacağınız gibi hiçbir kaybeden yok. Bana göre de kazanan yok. Gelin benim açımdan hepsinin kaybedişlerine bakalım.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN (AK Parti); sınırsız maddi güç, sayısını bilemediğim kadar medya, bütün devlet gücünü ve imkânlarını kullanabilme, her türlü davranış ve konuşma serbestliği, cemaatler ve tarikatların destek açıklamaları, TOBB başta olmak üzere bir çok STK’nın aleni desteği ve çalışması, Bakanlar ve  bürokratların iktidarın kazanması için çalışması (hatta tehditler savurması) …. daha sizin de bir çok ekleyebileceğiniz desteklere rağmen en büyük ve önemli şehirlerin kaybedilmesi bana göre hezimettir.

Bu seçimde sayın cumhurbaşkanının ya kendisi ya da etrafındakiler yanlış çalışma stratejisi belirledi. Ekonominin kötü olması, dövizin yükselmesi, enflasyon ve faizin yüksek olması her zaman dış güçlere yüklenerek ve dış güçler suçlanarak vatandaşı inandırmaya çalışmak kemikleşmiş kitleyi fanatikleştirebilir ama biraz araştıran ve radikal şekilde bağlanmayanları uzaklaştırır.

Diğer partileri terörist ve hainlikle suçlamak da sorgulamadan inanan kitleyi sabitleştirir ama gelme ihtimali olanları uzaklaştırır. Hatta pasif durumda olan seçmeni aleyhte aktif duruma getirir.

Sayın cumhurbaşkanın en büyük hatalarından biri de bütün adayların çok büyük katkısı olmayacağı ve herkesi kendisinin seçtirmek için yeterli olacağına kendisini inandırmasıdır bana göre. Yıllarca böyle de oldu. Muhtar olma ihtimali bile olmayanların geldiği yerleri hep beraber gördük. Ama her zaman aynı etkileme gücü devam etmez. Teşkilatları ve adayları biraz özensizce belirledi gibi geliyor bana. 

DEVLET BAHÇELİ (MHP); cumhur ittifakının diğer ortağı olarak MHP ilk defa böyle bir gücü görmüş oldu. İktidar yanlısı yazılı ve görsel basın tam destek verdi. Keza bürokrasi de yanındaydı. Belediye sayısı arttı gibi gözükse de bütün aldığı illerde ki oylar sadece Adana’da ki oylardan az. Çok önemli olan Adana, Mersin, Kars ve Iğdır kaybedildi. Gerçekten zafer kazandık denemeyen sadece atlatılmış bir seçim daha bitmiş oldu.

Sayın Bahçeli’de gerginlik ve kutuplaşma siyaseti uyguladı. Yalnız ittifakın diğer ortağından farklı olarak Ülkücü harekete yıllarca hizmet edenleri de kendisi ile aynı fikirde olmadığı için hain konumuna soktu. Ülkücüler bazen sanal ortamlarda bazen yüz yüze geldiklerinde birbirlerini incittiler. Bu tamiri zor bir hasar bıraktı maalesef.

Kendi mensuplarına ittifak yapmanın gerekçelerini ya anlatamadı ya da inandıramadı. Bekâ meselesi Ülkücülere pek inandırıcı gelmedi. AK Parti gibi MHP’de teşkilatlar konusunda biraz çaba sarf etmeli. Sadece kurultay boyutunda teşkilatlanma değil gelecek seçimlerde bölgesinde birinci parti konumuna getirebilecek teşkilatlar oluşturulmalı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (CHP); millet ittifakının büyük ortağı ilk bakışta en kazançlı olan parti görünümünde. En önemli üç büyükşehri aldı. İstanbul ve Ankara çeyrek asır sonra el değiştirdi. Ama baskıcı ve adaletsiz bir yönetim de olduğunu, demokrasiden uzaklaşıldığını düşünen insanların sayısının artması, ekonomik krizin insanları bunaltması ve bu krizin faturasını birilerine kesmek isteyenlerin çoğalmasını yeterince oy olarak alamadı ve alternatif konumuna kendini getiremedi. İktidarın alternatifi olarak çok uzun süredir görülmüyor. Sayın Kılıçdaroğlu veya CHP’nin en büyük atılımı ya da olumlu adımı belirlenen adaylar olmuştur. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu partisi ne olursa olsun herkesin gönlünde az-çok yer edinmiştir.

CHP genel merkezinin izlediği politikalar ülke genelinde destek görmemiş, söylemleri halkta tam olarak yer bulamamıştır. Çok güçlü medya desteği olmadığına göre seçimden seçime çalışması zaten büyük bir hatadır. Ülke genelinde teşkilatlarını 365 gün çalıştıramazsa ve söylemlerini geliştirmezse iktidarı göreceğini de sanmıyorum.

MERAL AKŞENER (İYİ Parti); ittifakın küçük ortağı bu seçimin en çok kaybedeni ve en fazla fedakârlık yapanı gibi geldi bana. Kesin kazanacağı birkaç vilayeti ittifak ortağından istemesi gerekiyordu. Yeni kurulmuş bir partinin umut vermesi için üyelerine ve yakınlık duyanlara bende varım gösterisi yapmalıydı. Aldığı oya göre hiç il alamaması ve çok az ilçe alması büyük bir hata ve de kayıptır. 

GELELİM KARAMAN’A

Yerel seçim sonuçlarında biraz Ankara etkisi olsa da çoğunlukla teşkilat ve adayların pozitif ve negatif etkisi daha fazla hissedildi.

Sadece AK Parti’li seçmen değil, ömrünün büyük kısmını teşkilatlarda harcayan birçok partili de tepki oyu olarak MHP’ye yöneldi. Ankara’nın yereldeki umarsızlığı milletvekilliği seçimlerinde bardağı taşırmıştı ama genel seçim olduğu için tepkiler minimize edilebildi.

Aday çalışmaya başlamadan oluşan ön yargıları kıracak bir hamle ve tavır sergileyemedi. Hatta tavır ve ifade olarak gergin ortama tuz biber ekti diyebiliriz. Sonuç olarak ekonomik kriz, iktidara azalan güven falan derken yereldeki sıkıntılarda üzerine eklenince kaybetmek kaçınılmaz oldu.

Seçimlerden önce görüştüğüm birçok CHP’li kazanma ihtimali olan yere vereceklerini beyan etmişlerdi zaten. Yani yerel iktidarın alternatifi olarak CHP’li seçmenin bir kısmı da MHP’ye oy verdi.

Kazanan MHP yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı seçime avantajlı girdi. Aday olarak belirlenen Savaş Kalaycı ismi teşkilat mensupları arasında olan bazı ufak tefek huzursuzlukları ve gruplaşmaları ya bitirdi ya sonraya bıraktırdı. Yakalanan sinerji kazanma azmini destekledi. Belediye ve meclis oylarını karşılaştırdığımızda AK Parti beş bin, CHP ve İP bin beşeryüz toplamda sekiz bin oy belediye başkanlığında verilmiş sonra partilerine dönülmüş olduğu gözleniyor.

MHP'Lİ DEĞİLLERDİ

Çok fazla işçisi olan bir iş adamının bütün işçileri ile iki gün süren konuşmalar yapıp elemanlarını MHP’ye oy vermeleri için ikna etmesi veya ikna etmeye çalışması nedendir? Bir ufak not bu iş adamı MHP’li değildir. 

Hiç partiye gitmeden her gün yemekli ve çaylı toplantılar düzenleyip gönüllü oy çalışması yapan ablanın kalbi kim tarafından ve nasıl kırılmıştır ki böyle yoğun MHP’ye oy toplamıştır. Bir ufak not bu bayan da MHP’li değildir.

Çeşitli bahanelerle tatlılar alıp akrabalarını ve komşularını gezerek MHP’ye oy toplayan adam niçin az bir kazancını harcayarak oy toplamaktadır? Bir not daha bu da MHP’li değil.

VEKİLLERİ DE YAZALIM

Birde milletvekillerine dokunmadan geçersek haksızlık yapmış oluruz. İktidar partisinin iki milletvekili ne yaptı, ne etti anlayan beri gelsin. Aday belirlenmesinde etkileri yoksa bana göre Karaman vekili değiller. Etkileri var ve bu adayı istedilerse yine Karaman vekili değiller. Seçim çalışmalarında da nötr görüntü vermeleri gerçekten o partiye hizmet verenlerin gücüne gitmiş olmalı. İsmail Atakan seçildiği günden beri Karaman’ı en iyi temsil eden vekil profilini sergiledi. Seçimde yapacağı çok bir şey olmamasına rağmen iktidar vekillerinden fazlaca çalıştı izlenimini verdi. AK Parti il teşkilatından bahsetmiyorum bile onlar 3 senedir yoklar.

SONUÇ OLARAK;

AK Parti hem Ankara kaynaklı baskıcı ve hakaret içeren konuşmalar sonucunda seçmenin gönlünü kırmış, hem de yerel de kırılan gönüller kazanılamamıştır. Bunun değerlendirmesini yapacaklar mı göreceğiz.

MHP bütün partilerden emanet oy almış ve içindeki çalkantıları ve küskünlükleri zafere kilitleyerek rafa kaldırmıştır. Şu andan itibaren yapacağı her negatif hareket ve çalışmanın da, pozitif hareket ve çalışmanın da neticesini alacaktır. Unutulmamalıdır ki %67 alanlara da belediye kalmamıştır.

CHP ve Saadet bir alternatif olmak istiyorlarsa bugünden bir daha ki seçime kadar aralıksız çalışmalıdır. Seçim sathında yapacakları bundan daha ileri götüremez. Tek umutları Ankara’dan lehlerine esecek rüzgârla kazanmaksa bir daha ki seçimi bekleyebilirler.

GELELİM BAŞLIĞA; 

Etrafınızda ki huyunu-suyunu, soyunu-sopunu, gelmişini-geçmişini, işini-gücünü az çok bildiğiniz kişilerden siyasetle uğraşanların ya da siyaset sayesinde bir yere gelenlerin siyaset bölümünü çıkardığınızda sizin gözünüzle çoğunlukla ne kalıyor bir inceleyin.

POLİTİKA İLE VAR OLANLAR (HİÇLER).

O zaman ne kadar çok hiçi ne kadar çok önemsediğinizi anlayıp kendimize kızabilir ya da etrafımızdakiler hep hakkediyor deyip övünebiliriz.

Hasan Hüseyin Şanlıtürk

Düzenleme : 04 Nisan 2019 10:54 Okunma : 3834