Öğretmen'im | Karamandan.com - | Karaman Haber

Öğretmen'im | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Ekim 2019 Salı
Öğretmen'im

“Babam beni gökten yere indirdi. Hocam beni yerden göğe yükseltti.”  
Büyük İSKENDER 

Öğretmenlik mesleği, Türkiye’de  yakın geçmişe kadar daha fazla saygı duyulan bir meslek olarak düşünülmekteydi. Yapılan anketlerde öğretmenlerin güvenirliği 1. Sırayı hiçbir mesleğe kaptırmazken şimdilerde bu sıralama da daha gerilerde olduğunu görüyoruz. 

Son yıllarda eğitim sistemimizde yaşanan aksaklıkların faturası  toplum tarafından her gün değişen sisteme ayak uydurmaya çalışan  öğretmenlere çıkarılmış ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığına karşılık gelen toplumsal görüş hissedilir derecede değişiklik göstermeye başlamıştır.

Haksızlıklara göz yumarak yoluna devam eden öğretmenler ise ülkemizin geleceğinin mimarları olarak köy, kent - doğu, batı demeksizin en zor koşullarda başlıyorlar mesleğe. 

Diğer mesleklerde zor koşullarda görev yapan yok mu? Elbette var. Ama öğretmenlerin yeri bambaşkadır. Öğretmenlik mesleğini diğer mesleklere bakarak değerlendirmek öğretmenleri incitmektedir. Öğretmenler sadece derse girip, çıkıp - gezip tozarak - öğretmenler odasında zaman geçirerek para alan insanlar değildir! 

Öğretmenler hiç bilmedikleri kültürlere gidip adapte olmaya, öğrencileri kazanmaya çalışırken öte yandan her ders için ayrı bir hazırlık sürecini tamamlıyor.  Sınavların okunması, ödevlerin değerlendirilmesi, zümre toplantılarına katılması, seminerlerin takip edilmesi, bunların elektronik ortama aktarılması gibi daha onlarca hiç gözükmeyen görevleri varken en önemlisi bir CAN’ın şekillenmesini sağlıyorlar.

Burada uzun uzun öğretmenlik mesleğinin erdemlerini, çalışma koşullarını, bilinçli bilinçsiz her türlü veliye yetmeye çalıştıklarını, en büyük dertlerinin öğrencileri olduğunu evine mesai saati dışında iş götüren nadir mesleklerden biri olduğunu anlatarak bir savunma durumuna da girmek istemiyorum. 

Ancak; bilinmesinde fayda vardır ki, milyonlarca öğrencisi olan yüz binlerce öğretmeni olan eğitim dünyamızda hiçbir şey tozpembe değil. Bütün sorunların merkezinde öğretmeni suçlamakta hakkaniyet ölçülerine oldukça aykırı! 

Elbette günün hızla değişen koşulları içerisinde kendini yenilemeli, uyum sağlamalı öğretmenler. Her meslekte olduğu gibi öğretmenlikte de  kendini yenilemeyen hatta aldığı maaşı hak etmeyenler de olabilir. Her ne olursa olsun, bütüne bakmak ve eleştirilerimizde vicdan ölçüsü içerinde yapmakta fayda vardır.

Öğretmenliği, yalnızca maddiyata, çalışma saatlerine ve yaptığı tatile göre değerlendirip kamuoyunda bilerek veya bilmeyerek itibarsızlaştırmak hiç kimseye yarar sağlamadığı gibi eğitimin birçok sorunu varken öğretmenler üzerinden bütün sorunların kaynağı gibi göstermek gerçeklerin üzerini örtmekten başka hiçbir işe yaramaz.

Artık elimizi vicdanımıza koyalım ve öğretmenlik mesleğini başkalarıyla kıyaslamayalım. Bir ülkede eğitime, bilime, öğretmene ne kadar değer veriliyorsa, o ülke o kadar ileride olur. Ama ülke vatandaşları işi gücü bırakıp öğretmenleri kötülemek, güvenmemek, şikayet etmek için fırsat kolluyorsa tek bir amacı vardır hem kendi çocuğunun hem de tüm ülkenin ilerlemesini engellemek. 

Mesleğine, öğrencilerine, öğretmeye, kalplere dokunmaya aşık bir öğretmen olarak diyorum ki, eğitim sorunu başta olmak üzere bütün sorunlarımızı kırmadan, dökmeden, incitmeden  her kesimin birbirine hoşgörü çerçevesinde yaklaşmasıyla çözebiliriz.

Öğretmen olmak yaşam biçimidir;
öğretmen gibi yürüyüp, öğretmen gibi konuşan, öğretmen gibi davranan kısacası; öğretmen gibi yaşayan tüm öğretmenlerime sevgi ve saygılarımla...

Düzenleme : 30 Haziran 2019 21:56 Okunma : 3237
Foto galeri