Neden deli dediler? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Neden deli dediler? | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Ekim 2019 Pazartesi
Neden deli dediler?

Anadolunun son evliyalarından gönüller Sultanı Muammer Baran'a neden deli dediler.

HASAN BARAN

Muammer Baran’ı artık gönlümüzde arayacağız. Bir hadiste: “Ben yerlerime, göklerime sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım” denmedi mi?  İşte o mümin kulların en büyüğüydü Muammer Baran ve onu kaybettik bizler. 

 Ve Muammer Baran’a yıllarca deli dediler. Yıllarca Muammer Baran kendi evladına oğlum demedi; “Hasan Bey!” dedi. “Baba niçin bana oğlum demiyorsun?” diye sitem ettiğimde ise “Size bir söz gelmesini istemediğim için, efendim!” derdi. Benim  “Deli Muammer’in oğlu” olarak anılmamı istemezdi, kendisinden uzak tutar, incinmemi istemezdi. Muammer Baran böyle muhteşem ince bir ruha sahipti.

 Oysa ben babamı hep bir kahramanı sever gibi sevdim, onunla gurur duydum.

 Dünyanın en zor dili olan Latince de aralarında olmak üzere beş yabancı lisanı ana dili gibi konuşan, okuyan, yazan Muammer Baran nasıl deliydi acaba?

 Karaman’ın en kibar insanı
 En kültürlü insanı 
 En iyi insanı 

Üçyüz altmış beş gün oruç tutan, Allâh’a nefes aldığı her an ibadet eden, gönüller sultanı Muammer Baran nasıl deliydi acaba? Kime saldırmıştı, kime kötülük etmişti?

Muammer Baran bırakın birine saldırmayı, kavga etmeyi, ömrü hayatında bir gönül kırmamıştır, bir karıncayı bile incitmemiştir. 

 Muammer Baran öyle olağanüstü bir zekâya sahipti ki, gördüğü şeylerin, geçtiği yolların, aştığı yılların, tanıdığı insanların, okuduğu kitapların fotoğrafları beynine istif edilmişti. 

 Bu ne şaşılacak bir arşivdi? Muammer Baran’ın beyni, bir defa gördüğünü asla unutmadı. 

 Muammer Baran’ın kuvvetli bir mahfaza içinde, az hacimli bir yere buruşturularak ustaca yerleştirilmiş olan beyni; kaç mimar, kaç mühendis, kaç fizik âlimi, kaç kimyager, kaç doktor, kaç profesör, kaç ilahiyatçı, kaç edebiyatçı saklıyordu, kim bilir.  Allah, büyüklüğün ve aşkın görünmez âleminde eşsiz bir varlık olarak yarattığı Muammer Baran’ın aklını, bu esrarengiz laboratuarın planını, öyle bir hazırlamış ve bu şaheser varlığı öyle bir ortaya koymuştu ki...

Bu yüzdendir ki, Muammer Baran dünyanın en akıllı insanlarından biriydi.

 Muammer Baran’ın zekâsı karşısında, şaşırıp kalmayacak, onun bilgisine, kültürüne, kibarlığına hayran olmayacak bir göz, bir gönül mevcut değildi. 

 İstanbul’dan profesörler gelip Muammer Baran’ın elini öperlerdi. Adıyaman, Menzil Şıhları, hocaları bile;  “Karaman’da bir Muammer Baran var, bizim pirimiz odur!” derlerdi.
 Muammer Baran’ın cismi Karaman sokaklarında dolaşırken, ruhu Kâbe’yi, dünyanın sayısız camilerini gezer gelirdi. Muammer Baran, Hakk’ı gönlüne sığdırmış, tamamıyla ruhani ve manevi bir haldi, mecazî bir ifadeydi.

 Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri’nin “Sırtımdaki bu lime lime olmuş cüppenin içinde, Hak’tan başka bir şey yoktur” diyerek kendisinde Hakk’ın tecelli ettiğini belirtmesi gibi. Hallac-ı Mansur’un ilahi sevginin heyecanı ile “Ben Hakk’ım” diye feryat etmesi gibi, Muammer Baran’da bir ilahi duygunun, ilahi sevginin içinde kendisini kaybetmişti. Böyle bir insan ne giyecekti ki, smokinli mi dolaşacaktı, kot pantolon mu giyecekti.

 Cenâb- ı Hak, her yerde hâzır ve nâzır değil midir? Her zerrede O’nun kudreti, sanatı ve güzelliği görülmüyor mu? Dikkatle düşünürsek, bütün eşya, bütün varlıklar hep O’nun isimlerinin ve sıfatlarının tecellisinden ibaret değil mi?

Öyleyse sırf; Muammer Baran topluma aykırı giyindi kuşandı diye bazı kendini bilmezler tarafından deli diye anıldı, onun muazzam yanları, beyninin dev dalgaları, imanının dağları görülmedi.
 
KARAMANLI YAZAR HASAN BARAN

Okunma : 2283
Foto galeri