Namaz Karşıtı Müslüman Topluluk | Karamandan.com - | Karaman Haber

Namaz Karşıtı Müslüman Topluluk | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Eylül 2019 Pazartesi
Namaz Karşıtı Müslüman Topluluk

15. yüz yılını yarıladığımız İslam tarihinde namazı küçümseyen, onu yok addeden, ritüel diyerek hafife alan bir fırka çıkmamıştır. 

Bu fırkaların en şiddetlisi olan Şia’da bile namaz baş tacıdır. Bu fırka ve hizipler birbiriyle savaşırken bile namaz vakti girince mola veriyorlar ve namazı cemaatle eda ediyorlardı. 

Bir meal gördüm, baştan sona kontrol ettim Kur’an’daki yüzlerce Salât kelimesinin hiç birisine namaz manası vermiyor, namaz ve dua yerine “destek olmak, sosyal yardım kuruluşları oluşturmak” manası veriyor. 

Kur’an-i kerimde en çok anılan kelimelerden birisi olan Salât geçtiği yerlerin çoğunda namaz manasında yer almaktadır. 

Mısırlı büyük İslam âlimi Muhammed Fuat Abdülbaki hazretlerinin dev eseri e-Mucemü’l-Müfehres li-Elfazı’l-Kur’an adlı eserinde Slv ve Sly kökünden türeyen kelimelerin 117 yerde geçtikleri, bunlardan 67 tanesinin Salat kelimesi olduğu görülmektedir. 

Salât kelimesi zekât kelimesiyle beraber (Ekımü’s-salate ve âtü’z-zekate – namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, şeklinde)  28 yerde, beraber aynı ayette geçmektedir.

Osman bin Süleyman’ın Okyanus tercümesi Kamus adlı büyük lügat kitabının ilgili maddesinde Salat kelimesinin manası için şöyle yazıyor:
Slv kökünden olan Salatın manası: dua, rahmet ve istiğfar manasındadır, dua manasında olması hakikat manasıdır, mesela dua yapan ve namaz kılan kişiye “Sallâ salâten” (Namaz Kıldı)  denir.  Dua ve istiğfar manası mecburi bir manadır. Salatın kaynağı Allah cc ise rahmet, melekler ise istiğfar müminler ise namaz manasında kullanılmaktadır. Allah tarafından peygamber hakkında emredilen “salat” onu övmek ve sena manasına gelir. 

Genel manada rükuu ve secdesi olan ibadet kastedilir ki buna namaz denmektedir. Zira namazın büyük bölümü duadan ibarettir. 
Salat kelimesini, asıl kökü olan Slv kelimesinin manası çarpa yani insanların kol ve ayak köklerine, hayvanların ise dört ayak diplerine vurmak demektir. 

Mağrib sahibi: Salatın namaz manasında kullanılmasının hakiki mana olduğunu söylüyor, bunun, insan sırtının ortası ve çarpa yani hareketi sağlayan ayaklar ve kolların dipleri, dizlerin tarafları manasında olan Sala kelimesinden kaynaklandığını zira namaz kılan kişinin namaz esnasında oralarının hareket ettiğinden Salat namaz manasındadır, diyor.

Salat kelimesinin dua manasında kullanılması namazın azami kısmının duayla geçmesindendir. 

Rağıb’ın beyanına göre ise Salat manası şöyledir: Salat kelimesi Tasliye yani tef’il babından gelir ve binası izale içindir, bu durumda Salat ateşi durdurmak manasına gelir ki namaz kılan mümin kendi nefsini cehennemde yanmaktan korumuş oluyor. 

Yahudilerin ibadetgâhı olan Havraya Kur’an’da bir ayet-i kerime Salevat denmektedir ki bu da içinde namaz kılınan mabet manasındadır zira namaz İslam’ın daha evvelki versiyonlarında da farklı şekillerde vardır. 

Ateş yakmak, et kızartmak, ısınmak ve ateş manalarına gelen Sly kökünden gelen türevler ateşle alakalı manalara gelmektedir mesela: Teslâ Yeslâ Teslâhâ, Yeslevne Yeslenvnehâ , Sallûhü, Seuslîhi, Nuslihi, Nuslîihi, ve Nuslihim, gibi.

 “el-Mucemü’l-Arabiyyü’l-Hadis” adlı Serdar Mutçalı eserinde müellif, SLV köküne sadece namaz ve dua, ala harfi ceriyle kullanılırsa “şanını övmek yüceltmek” manasını, SLY köküne ise her yerde olduğu gibi “kızartmak ateş yakmak ısınmak” anlamlarını verdiğini görüyoruz. 

Hicretin 15. yüz yılı yeni fırkalaşmalar bağlamında bambaşka bir çığır açmıştır.

Aslında bu asır yeni fırkalaşma hatta yeni cemaatlerin, mezheplerin, tarikatların ve mezhepsizleşmelerin de başladığı bir yüz yıldır ki hadd-i zatında bu hareketlerin hicretin 14. yüz yılının sonlarına doğru başladığı gözlenmektedir. 

Benim burada üzerinde duracağım konu namazın bile sulandırılacak kadar seviyesizleşilmesidir. 

Şimdi tarafsızca bir Arap dili uzmanı olarak Salât kelimesinin Kur’an’da geçtiği çeşitli manaları kanıtlayan ayetlerden örnekler vereceğim.
Salât = Namaz: Zekâtla beraber geçtiği 28 ayetin tamamında namaz manasına olan Salâtın zekâttan ayrı geçtiği ve namaz manası taşıyan iki örnek vereyim:
“Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah’a gönülden boyun eğerek namaza durun” (Bakara 238)

“Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.” (Nisa 103) 

Salât = Destek: işaret ettiğim meal sahibinin destek manası verdiği salat da var Kur’an-ı kerimde, mesela: “O ne doğruladı, ne de destekledi”  (Kıyame 31)  Bu ayet Mekki bir ayet olup burada geçen “Velâ Sallâ” kelimesine “desteklemedi” manası vermek daha uygundur. 

Salât = övmek şanını yüceltmek, hayır dua etmek:  “Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin)” (Ahzab 34)

Son yıllarda en fazla mana saptırmasına bu ayet-i kerime maruz kalmıştır. Bu halk arasında salavat ayeti denen ve her hutbede, her terviha arasında okunan bu ayetin manasına bir daha bakın!

Sözünü ettiğim meal ve benzerleri buradaki “Yüsallûne” salavat, getiriler, şanını yüceltirler, dua ve rahmet eder manalarını asla kullanmazlar ve sadece “destek olurlar” manasını yazıyorlar. Peygamberlerine destek olmak her müminin görevidir, bu mana da güzel, ancak diğerlerini karalamadan bunu da versen ne ala, ama illa da geçmişi ve bütün müfessirleri karalamadan edemiyorlar. 

Bu ayet hakkında atladıkları bir gerçek var. Arapça kurallarına göre “Yüsallûne” den sonra Alâ harf-i ceri gelirse bu kesinlikle hayır dua ve niyaz manasına gelmektedir. 

Salât = Dua
“Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.” (Enfal 35)

Aziz kardeşim! Haydi, bir konuyu kafaya koydun, salat kelimesinde destek vermek manasını ispata çalıştın. Bazı lügatlerde karşılık da buldun. Yahu Allah aşkına o kadar salat kelimesinden bir tanesine bile namaz manası verilmez mi? Destek manasını ispat için 1450 yıldır var olan gerçek olguyu ve algıyı nereye atıyorsun? 1450 yıldır günde beş vakit namaz kılanların önlerindeki ayetleri hadisleri ve yaşayan canlı şahitleri yok sayıyorsun! Üstelik bu 23 yıl ashabının önünde günde beş defa kıldırdığı güneş gibi bir hakikatken bu sapa nedir? 

Bu ümmet iki halifesini namaz kıldırırken kaybetti unutma! 

Rasülüllah efendimizin “gözbebeğim, miracım” buyurduğu namazı Kur’an’dan bile kaldırmaya kalkışıyorsun mealinle!  Zaten hadis mefhumuna asla yanaşmıyorsun! 

Hz peygamber son nefesine kadar mescitte beş vakit imam olarak namazları kıldırdı. Bu ümmet iki halifesini namaz kıldırırken kaybetti unutma! 

İşte hicretin 15. asrında teşekkül eden ve etmeye çalışan akımlardan birisi de budur Allah yanlıştan dönmeyi nasip etsin.

Okunma : 910