Mühim, pek mühim - On altı; Gerçek | Karamandan.com - Karaman Haber

Mühim, pek mühim - On altı; Gerçek | Karamandan.com - Karaman Haber

02 Aralık 2020 Çarşamba
Mühim, pek mühim - On altı; Gerçek

Samet Zenginoğlu’nun “Mühim, pek mühim” adlı romanının bölümleridir. Önceki bölümleri için tıklayın…

“Gerçek! Peşinde olduğumuz şey. O yüzden bildiğinizi açıklayın beyefendi, şimdi siz size ait olan bir bilgiyi nasıl bilmezsiniz?” diyor soldaki.

Ama ben bende olan bilgi hakkında malumat sahibi değilim. Bütün sorun da burada düğümleniyor.

Ortadaki, “sana ait olan bilgi o paketteydi ve sen içine dahi bakmadın, öyle mi?”

“Hangi paket?” diye sormam gerekiyor. Ancak gerçekten tükeniyorum. Bende olmayanın bendeymiş gibi olduğunu hissetmeye gayret ediyorum. Birçoklarının gündelik hayatta ısrarla ve gururla yapmaya çalıştıkları gibi.

“Aynen öyle, inanın bilmiyorum.”

Senkronize bir şekilde iç çekerek, birbirlerine bakıyorlar. Sönmeyen pipoları harlandıkça harlanıyor. Kendimi, çok mühim bir şeyi kaybetmiş, ama o şeyin çok mühim olduğunun farkında olmayan bir çocuk gibi hissediyorum. Onlar ise birbirlerine doğru yaklaşarak istişare etmeye başlıyorlar. Ara ara “evet, haklısınız” diyerek birbirlerini onaylıyorlar. O esnada, Arnavut mafyası, Doğu Avrupa’da yeni bölüşüm için Belgrad’da bir toplantı gerçekleştiriyor.

“O halde” diyor, ortadaki, “şayet artık eminsek bu şahsın bu bilgiye sahip olmadığına, onu buradan göndermemizde bir mahsur yok.”

Soldakine bakıyor.

“Haklısınız, efendim.”

Sağdakine bakıyor.

“Elbette, Hiroşima ve Nagazaki bu bağlamda büyük bir (…)”

“Hocam lütfen!” diyerek araya giriyor.

“Pardon pardon. Evet, nasıl diyorsanız, o şekilde uygundur.”

“O halde sakince buradan çıkma vaktin delikanlı.”

Bu ne demek şimdi? Neden bilemediğim zaman kadardır, beni burada tuttunuz o halde? Çocuk oyuncağı mı bu işler? Seni, seni ve seni, hepinizi şikâyet edeceğim. Bir bir, haksız yere bir kişiyi burada tutmak ne demekmiş göreceksiniz. Memleketi kendinizin sayıyorsunuz sanırım. Ama bu işler öyle değil. Tabii, diyerek. Hızla ayağa kalkıp, buradan çıkmak istiyorum. Ancak çok da mümkün olacağa benzemiyor içimden geçenler.

İşte! Yine o kadın. Demek ki halen buradaymış! Sinirden midir, yoksa gerçek düşünce mi bilmiyorum, ama takdir ediyorum. İşinin ehli imiş. İşte yine, o şey her ne ise, yine sol kol-u-ma en-jek-t.

Düzenleme : 21 Kasım 2020 09:41 Okunma : 1916