Modern Maliyet Yönetimi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Modern Maliyet Yönetimi | Karamandan.com - | Karaman Haber

18 Temmuz 2019 Perşembe
Modern Maliyet Yönetimi

 Âdem KOCATÜRK'e ait seminer çalışmasıdır.

MODERN MALİYET YÖNETİMİ: HEDEF VE KALİTE MALİYETLEME UYGULAMALARI
KARAMAN – 2019

İÇİNDEKİLER
ÖZET. iv
GİRİŞ. 1

1. KAVRAMLAR VE TANIMLAR.. 2
1.1. Gelir Kavramı 2
1.2. Gider Kavramı 2
1.3. Maliyet Kavramı 3
1.4. Zarar Kavramı 4
1.5. Kâr Kavramı 5
1.6. Harcama Kavramı 5
1.7. Genel (Finansal) Muhasebe. 5
1.8. Yönetim Muhasebesi 5

2. MALİYET MUHASEBESİ. 6
2.1. Maliyet Muhasebesi 6
2.2. Maliyet muhasebesi tarihsel gelişimi 6
2.3. Maliyet Muhasebesinin Alt Sistemleri 7
2.3.1. Maliyet hesaplama sistemi: 7
2.3.2. Maliyet kayıt sistemi: 7
2.3.3. Maliyet yönetim sistemi: 7
2.4. Maliyet Muhasebesi Sistemleri 8
2.4.1. Sipariş Maliyet Sistemi 8
2.4.2. Safha Maliyet Sistemi 9
2.4.3. Karma Maliyet Sistemi 9

3. ÇAĞDAŞ MALİYET YÖNTEMLERİ. 10
3.1. Çağdaş Maliyet Yöntemleri 10
3.2. Geleneksel Maliyet Yöntemlerinin Yetersizliği 11
3.3. Başlıca Çağdaş Maliyet Yöntemleri 13

4. HEDEF MALİYETLEME.. 15
4.1. Hedef Maliyetlemenin Tanımı 15
4.2. Sorular ile Hedef Maliyetleme. 16
4.3. Hedef Maliyetlemenin Tarihi Seyri 16
4.4. Hedef Maliyetlemenin Hesaplanması 17
4.5. Hedef Maliyetleme Sürecinin Temel İlkeleri 18
4.5.1. Fiyata Göre Maliyetleme: 18
4.5.2. Müşteri Odaklılık: 18
4.5.3. Tasarım Odaklılık. 19
4.5.4. Çapraz Fonksiyonlu Takımlar 19
4.5.5. Yaşam Dönemine Odaklanma. 20
4.5.6. Değer Zinciri İle İlgilenme. 20
4.6. Hedef Maliyetleme Yönteminin Uygulanması 22
4.7. Hedef Maliyet Yönteminin Aşamaları 23
4.8. Hedef Maliyetlemeye Bir Örnek: 24

5. KALİTE MALİYETLEME.. 27
5.1. Kalite Maliyetleri’nin Tanımı 27
5.2. Kalite - Maliyet İlişkisi 27
5.3. Kalite Maliyetleri’nin Sınıflandırılması 28
5.3.1. Önleme Maliyetleri 30
5.3.2. Değerleme Maliyetleri 30
5.3.3. Başarısızlık Maliyetleri 30
5.4. Kalite Maliyetleri Örneği: 31
5.5. Kalite Maliyetlerinin Ölçülmesi 32

SONUÇ.. 33
KAYNAKLAR.. 35

ÖZET                   

Bilgi çağını yaşadığımız bugünlerde, işletmelerin bilgiye sahip olma, bunları güncelleme ve geliştirme yönünde bir kayma eğiliminde olduklarını görmekteyiz (Alagöz ve Özpeynirci, 2015: 167). Şirket yöneticilerine karar alma sürecinde kullanacakları sağlıklı bilgiler sunmayı amaçlayan muhasebe tarihi süreç içerisinde çok büyük gelişme göstermiştir.

 

Bu noktada yetersiz görülen sistemlerin yerine güncellenmiş ve odak merkezli sistemler kullanılmaktadır. Ticaret dünyasında yaşanan gelişmelere paralel olarak esnek imalat sistemleri ile birlikte artan ürün çeşitliliğini ve müşteri taleplerini göz önünde bulundurunca yeni yaklaşımlara olan ihtiyaç, güncel maliyetleme sistemlerini doğurmuştur.

 

İşletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, ürünün sunumu, dağıtım kanalları gibi birçok faktörün yanı sıra sunulan ürün ya da hizmetin kalitesi ve pazar fiyatına da bağlıdır.

Bu çalışmada; kavram olarak; “hedef maliyetleme” ve “Kalite maliyetleme” açıklanarak işletmelerde kullanılan kaynaklar ile yaratılan değerler arasındaki ilişkiyi yansıtan rekabet üstünlüğü sağlama avantajları üzerinde durulmuştur.

Hedef pazarın fiyat beklentisini karşılamak ve beklenen en iyi kaliteyi sunmak için uygulanan yöntemlerden ikisi olan “hedef maliyetleme”  ve “Kalite maliyetleme” yöntemleri; günümüzün rekabet yoğun iş çevrelerinde işletmeler için stratejik öneme haiz pazarlama yaklaşımlarındandır.

Bu araştırmada; “hedef maliyetleme” kavramı açıklanarak işletmelere rekabet üstünlüğü sağlama avantajları üzerinde durulmuş ve temelde; finansal, maliyet ve yönetim alt sistemlerinden oluşan muhasebe uygulamalarından “maliyet” üzerinde durularak maliyetin “kalite” ile ilişkileri ve “Kalite maliyetleme” güncel yaklaşımı incelenmiştir.

 

 

 

GİRİŞ

“Hayatta en önemli şey kazançlarınızı kullanmak değildir. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır.” (Talebi A., 2003:01)

Klasik anlayışta fabrikada başlayan ürün serüveni tüketicide son bulurken, günümüzde piyasada AR-GE çalışmaları ile tüketicide başlayarak, onun beklentilerine göre üretilen ürün yine piyasaya arz edilmektedir. Burada ürünün türü, tasarımı, ambalajı gibi birçok faktör piyasanın talebine göre dizayn edilirken bir rekabet üstünlüğü sağlanması açısından şüphesiz ürün fiyatı ve kalitesi de hedef piyasanın beklentilerini karşılamalı.

Günümüz işletmeleri sadece kendi çevresi ile değil tüm dünya işletmeleri ile rekabet etme durumunda iken her alanda başarı sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu noktada en iyi kaliteyi en uygun fiyata elde etme eğiliminde olan tüketicilerin göz ardı edilmesi düşünülemez. Dolayısı ile işletmeler en yüksek tüketici tatmini sunabilmek için yeni ve stratejik maliyetleme yöntemlerini kullanmak durumundadırlar.

Süratle değişiklik gösteren ihtiyaçlar, kısalan ürün ömürleri ve kıyasıya rekabet ortamları nedeniyle, işletmeler eski maliyet yönetim sistemlerini yetersiz bulmaya başladılar. Bu yetersizlik nedeniyle geliştirilen yeni yaklaşımlarından biri olan hedef maliyetleme yaklaşımı; belirli niteliklere ve satış fiyatına sahip bir ürünü; tatmin edici karlılık seviyesi sağlayacak bir maliyetle üretebilme süreci olarak tanımlayabiliriz.

Hedef maliyetleme tüketicinin beklentileri ile başlar. Piyasa fiyatı üzerinden firmanın kâr beklentisi düşülerek hedef maliyet hesaplanır ve bu maliyette ürünün niteliklerinden taviz verilmeden üretim süreci yönetilir.

Öte yandan modern dünyanın koşullarında kalite olgusu her zamankinden daha fazla ön plana çıkmıştır. Kalite sadece ürün için telaffuz edilirken, bugün her boyutta ihtiyaç haline gelmiştir. Ürün, hizmet, sistem, organizasyon…

Bugün kalite unsurunu bu kadar ön plana çıkaran tüketiciye sınırsız sunulan ürün çeşitliliği ve ticari sınırların yok olmasıyla oluşan yeni rekabet koşullarıdır.

Bu noktada işletmeler tüketici tarafından talep edilen kalitenin en ekonomik biçimde sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu bağlamda kalite-maliyet merkezi çalışmaların ortaya konulması zorunluluk arz etmektedir.

Ürünlerdeki kalitesizliğin tek nedeni kalitenin maliyetidir. Kalite maliyetleri; ürünün kalitesini doğrudan etkileyen ve maliyetini yükselten ana sebepleri belirleyerek maliyeti kontrol altına almaktır.  Maliyetin kontrol altına alınmasını sağlamak ve kalitesizliği önleme çalışmaları “Kalite Maliyetleme” sistemlerinin alanına girer.

Üretilen mal ve hizmetlerin istenen kalitede ve fiyatla arzı günümüzde toplam kaliteyi yakalamanın en önemli unsurlarından olarak görülmektedir.

1. KAVRAMLAR VE TANIMLAR

1.1. Gelir Kavramı

İşletmenin mali ve hizmet satışı faaliyetleri sonucunda veya esas faaliyetleri dışında varlıklarında meydana gelen artış gelir veya hasılat şeklinde ifade edilebilir. Tanımdan anlaşılabileceği gibi esas faaliyetler dışında da işletme, çeşitli nedenlerle gelir elde edebilmektedir. İştirakler veya bağlı ortaklıklarından elde edilecek kârlar, işletmenin elinde bulundurduğu döviz nedeniyle ortaya çıkabilecek olumlu kur artışlarından kaynaklı kârlar vb diğer faaliyetlerden elde edilen gelirler olarak ifade edilirken, arsa, bina, makine vb varlıkların kârlı satışı sonucu ortaya çıkan olağan dışı kâr veya gelirler olarak ifade edilmektedir ve esas faaliyetler dışında elde edilen gelirlere örnek verilebilir (Haftacı,2011:75).

1.2. Gider Kavramı

İşletmeler, kuruluş amaçlarına ulaşabilmek için faaliyet göstermekte ve bu faaliyetlerinden gelir elde etmeye çalışmaktadırlar. Bu faaliyetler, üretim, satış, pazarlama gibi faaliyetlerden oluşmaktadır. Elde edilen gelir sayesinde işletmeler yaşamlarını devam ettirmektedirler. Gelirler işletmeler için ekonomik birer fayda olarak sınıflandırılmaktadır. Türlerine bakılmaksızın, faaliyetlerini sürdürebilmek, yaşamlarına devam edebilmek için tüm işletmelerin katlandığı çeşitli fedakârlıklar vardır. Bu fedakârlıklar var olan bir varlığın, hizmetin veya faydanın tüketimi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tüketilen bir fayda sonucunda ise başka bir fayda elde edilmiş olur. Bir işletmenin faaliyetlerini yürütebilmek için ya da gelir elde etmek için belirli bir dönem içerisinde tüketilen varlık ve hizmetlerin parasal ifadesi olan giderin, yani varlık ve hizmet tüketiminin, gider olarak sınıflandırılabilmesi için

- Varlık veya hizmetin tükenmiş olması,

- Tüketimin yeni bir fayda sağlaması ve

- Tüketimin belirli bir döneme ait olması gerekmektedir. (Karakaya,2014:14-16).

Gider, çeşit esasına göre; ilk madde malzeme giderleri, işçi ücret ve giderleri, memur ücret ve giderler, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler, çeşitli giderler, vergi resim harçlar, amortisman ve tükenme payları ve finansman giderleri olarak sıralanır.

Mamule yüklenmesine göre, direkt ve endirekt giderler olarak ifade edilir.

İşletmenin fonksiyonlarına göre ise, üretim giderleri, araştırma geliştirme giderleri, pazarlama satış dağıtım giderleri, genel yönetim giderleri ve finansman giderleri olarak sıralanır.

Yine gideri;

- Değişken ve sabit gider,

- Fiili, tahmini ve standart gider,

- Kontrol edilebilir ve edilemeyen gider

şeklinde sınıflandırmak da mümkündür (Lazol,2009: 8 - 17).

1.3. Maliyet Kavramı

Bir mal veya hizmetin edinilebilmesi için ilgili dönemde yapılan harcamaları ve daha önceki dönemlerde yapılan harcamalar için katlanılan fedakarlıkların parasal olarak ifade edilmesi olarak tanımlayabileceğimiz maliyet kavramı, herhangi bir mal veya hizmetin kullanıldığı yer veya satıldığı yerde yapılan doğrudan veya dolaylı harcamaların toplamıdır (Akdoğan,2000:11).

Maliyet kavramı, ele alındığı, kullanıldığı yere göre birçok anlam taşımaktadır. Maliyet kavramı bir şeyi elde etmek için katlanılan her türlü fedakârlıklar toplamıdır. Buradan çıkarılacak anlam ise, kişi ya da işletmelerin yaptıkları her faaliyetin bir maliyeti olduğudur. Bir işletmenin masa üretmesi, bir marketin satış yapması gibi daha birçok faaliyetin maliyeti vardır. İşletmelerde maliyet kavramı ve bunun doğru bir şekilde hesaplanması işletmenin birim maliyetlerinin bilinmesi ve bunu takiben satış fiyatlarının doğru tespit edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Bu nedenle geleneksel olarak nitelendirilen ve genel üretim maliyetlerinin hesaplanmasında bazı eksiklikler oluşturan maliyet muhasebesi, işletmeleri yanlış kararlar vermesine neden olabilmektedir. İşletmelerin bu eksikliği gidermek amacıyla arayışlarının sonucu olarak modern maliyet muhasebesi yaklaşımları işletmeler açısından büyük önem taşımakta ve stratejik üstünlük sağlamaktadır. (Akın, O., ve Onat, O.K. 2016; 7)

Maliyeti gider de olduğu gibi başlıklar halinde sıralamak gerekirse;

- Unsurlarına göre, alış maliyeti, üretim maliyeti ve satış maliyeti,

- Hesaplanma zamanına göre, peşin maliyet, ara maliyet, son maliyet ve dönem maliyeti,

- Hesaplanma yöntemine göre, fiili maliyet, tahmini maliyet, standart maliyet, fırsat maliyeti, ikame maliyet ve marjinal maliyet,

- Üretim aşamaların göre safha maliyet, parça maliyet ve toplam maliyet olarak

- ek maliyet ve batık maliyet

şeklinde sınıflandırabiliriz (Çalışkan,2005: 14 - 17-).

1.4. Zarar Kavramı

Hasılatın elde edilebilmesi, yeni bir varlığın ortaya koyulması, gelecek dönemlere ilişkin giderlerin ödenmesi, borç ödenmesi gibi amaçlar dışında tüketilen değerlerdir. Örneğin, yangın, sel, hırsızlık nedeniyle varlıklardaki azalma zarar olarak ifade edilebilmektedir. Yine işletmenin gelir elde edebilmek amacıyla katlandığı ödemeler elde edilen gideri aşarsa bu durumda zarar kavramı ile ifade edilmektedir. Ancak  ilk durumda olağan dışı zararlar ifade edilmekte, ikinci zarar tanımlamasıyla ise olağan zarara atıf yapılmaktadır (Üstün,1996:27)

1.5. Kâr Kavramı

            Bir kişi ya da işletmenin servetinde belirli bir ekonomik faaliyet sonucu ortaya çıkan artışlar kâr olarak adlandırılır. Bu artış, faaliyetlerden elde edilen gelirler ile faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesi için yapılan ödemeler arasındaki olumlu farktan kaynaklanmaktadır.  (Gürsoy,2009:55).

1.6. Harcama Kavramı

            Farklı biçimlerde tanımayabileceğimiz harcama kavramı nakit ödemeyi ifade edebildiği gibi, çek senet gibi kıymetli evraklarla ödemeyi de kapsayabilmektedir. Kısaca nakdi ödeme olabileceği gibi nakit ve benzeri ödeme vaatleri de harcama olarak ifade edilebilir. (Yükçü,2007:48)

1.7. Genel (Finansal) Muhasebe

            İşletmenin muhasebe bilgi sisteminin ilk ayağı olan finansal muhasebe, işletmelerdeki mali nitelikli işlemleri, işletmeler arasında ve işletmelerin dışında ikinci ve üçüncü kişiler tarafından oluşturulan çıkar gruplarıyla, işletme arasında meydana gelen borç ve alacak kayıtlarının tutulmasında, hesap dönemi sonunda işletme bilançosunun ve gelir tablosunun hazırlanmasını sağlayan muhasebe olarak tanımlanabilir. (Duman ve diğerleri,2015:10-11) Finansal muhasebe ile, yatırımlar değerlenebilmekte, analizle farklı amaçlara yönelik kullanılabilen veriler haline gelmekte, karar alma noktasında temel teşkil etmekte, yapılan işlemlerin sonuçlarının görülebilmesi imkânı sağlamaktadır. (Özel,2009:14)

1.8. Yönetim Muhasebesi

İşletme yöneticilerine bilgi sağlayan sistem, yöneticilere yol gösterici öneriler sağlar, istatistiki bilgiler toplar, yöneylem ve pazar araştırması yapar, geleceği etkileyecek/etkilemeyecek olayları ayırır, öngörüler için karşılaştırma imkânı sağlar, belirsizlikleri saptar ve diğer konularda yöneticilere işlevsel raporlar hazırlar. (Özel,2009:15).

 

2. MALİYET MUHASEBESİ

2.1. Maliyet Muhasebesi

Bazı kaynaklarda yönetim muhasebesinin alt fonksiyonu olarak görülen maliyet muhasebesi sistemi, işletmenin faaliyetlerinin yol açtığı, maliyetlerin, çeşitli kriterlere göre değerlendirilerek, sınıflandırılmasını ve raporlar oluşturulmasını sağlar. Böylelikle işletme gider ve maliyetlerini kontrol ederek işletmeye yön çizer. Maliyet muhasebesi;

 

- Birim maliyetinin belirlenmesi

- Faaliyetlerin kontrolüne yardımcı olmak,

- Planlamaya yardımcı olmak,

- Karar vermeye destek olmak,

-  Maliyetleri düşürecek yöntemler geliştirmek

amaçlarına hizmet eder (Özel,2009:16)

 

“Maliyet muhasebesi, işletme içi maliyet verilerinin derlenmesi, sınıflandırılması, kayıtlanması, analiz edilmesi ve bunların yöneticilere maliyet bilgileri olarak sunulması, raporlanması faaliyetlerini kapsar.

2.2. Maliyet muhasebesi tarihsel gelişimi

Sanayi Devrimi dönemi, Bilimsel Yönetim Hareketleri Dönemi, Geleneksel Maliyet Muhasebesi Dönemi ve Çağdaş Maliyet Muhasebesi dönemi şekillendirir. Sanayi Devrimiyle, üretim fonksiyonu bağımsız hale gelmiştir. Bu dönemde işletmelerin üretim faaliyetleri finansal muhasebe içerisinde izlenmekteydi. 19.yüzyıl başlarında askeri ve tekstil işlemlerinin üretim faaliyetleri ve bunların ölçek ekonomi avantajlarından yararlanmaları gündeme gelmiştir.

Maliyet muhasebesi ise ilk defa 19.yüzyıl ortalarında demiryolu taşımacılığında görülmektedir. Bilimsel Yöntem Hareketleri döneminde, metal işleme endüstrisiyle maliyet muhasebesi uygulamaları gelişmiştir. Madde ve işçilik maliyetleri ve standartları üzerine çalışmalar yapılmıştır. Özellikle mühendisler genel üretim giderleri ve mamul maliyeti bağıntısını kurmuşlardır. 1925 yılında 1980’lere kadar olan dönemi maliyet muhasebesi sistemlerinin geliştirildiği Geleneksel Maliyet Muhasebesi dönemi olarak görmekteyiz. Maliyetlerin satılan mamuller ve dönem sonu stokları arasında bölünmesi ve genel üretim giderlerinin yüklenmesi, üretim giderleri ve faaliyet giderleri ayrımı çalışmaları bu dönemin ürünleridir.

Diğer yandan maliyet sistemi oluşumundaki gerçek - standart rakam, tam - değişken maliyet yönetimi ve sipariş - safha maliyeti sistemi akışı da bu dönemin çalışmalarıdır. Çağdaş maliyet muhasebesi döneminde ise, maliyet muhasebesinin yeni üretim teknolojilerini takip edemediğini görmekteyiz. Günümüzde faaliyet tabanlı muhasebe, hedef maliyetleme ve üretim maliyetinde kalite maliyetleri önem kazanmıştır. Üretkenlik, muhasebesini miktar yönüyle izlemeye yöneltmiştir. JIT (Just-In-Time) üretim ve satın alma sistemleri işletmeler tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Sonuçta çağdaş maliyet muhasebesi döneminde faaliyetlerin üretkenliği üzerinde durulmaktadır (Kürkçü, Ö., 2015: 19).

2.3. Maliyet Muhasebesinin Alt Sistemleri

Üç alt sisteme ayrıldığı kabul edilen maliyet muhasebesinde bu sistemler birbirleriyle sürekli olarak etkileşim halindedir. Birbirlerine veri sağlayan maliyet muhasebesi sistemlerinin amacı; maliyet bilgilerinin üretmek ve kullanıcılara sağlıklı bilgiler sunmaktır.

2.3.1. Maliyet hesaplama sistemi: Satışı yapılmak üzere üretilen mal ve hizmetin üretim maliyetlerini oluşturan unsurların tespitinden birim maliyetlere varana kadar geçen süreçte maliyet hesaplanmasında uygulanan yöntem ve ilkelere Maliyet hesaplama sistemi denir.

2.3.2. Maliyet kayıt sistemi: Maliyet hesaplama aşamalarında maliyetleri oluşturan ögelerin, kaydedilmesi, izlenmesi ve elde edilen bilgilerin raporlanmasını sağlayan yöntem, ilke ve esaslar bütününe maliyet kayıt sistemi denilmektedir.

2.3.3. Maliyet yönetim sistemi: Maliyet unsurlarının planlanması, kontrol edilmesi ve analiz edilmesi durumlarında kullanılan yöntem, ilke ve esaslardır. Maliyetlerin düşürülmesi, etkinliğin sağlanması ve yönetim kararlarının sağlıklı alınmasında önemli bir unsur olarak görülen maliyet yönetim sistemi rekabet koşullarının artmasıyla birlikte daha da önem kazanmıştır. (Karakaya,2014:8-10)

2.4. Maliyet Muhasebesi Sistemleri

            Maliyet hesaplama sistemleri, genel olarak maliyet unsurlarının, işletmenin temel faaliyet konusu, üretim tekniği ve girdilerinin özellikle dikkate alınarak birleştirilmeleri ve bir bütün halinde hesaplanmaları işlemlerinden oluşan bir sistemdir. Ayrıca birim maliyetleme sistemlerinin, mamul veya hizmet üretiminde kullanılan maliyet unsurlarının üretime katılma paylarının ve dolaylı olarak bu unsurların maliyetlerinin mamul veya hizmet maliyetine aktarılması amacına yönelik fonksiyonu da yerine getirmektedir. Maliyetlerin saptanmasına yönelik olarak maliyetleme yöntemleri üçe ayrılmaktadır. Üç başlıkta düşünülen yöntemlerden hangisinin firma açısından daha uygun olacağı firmanın üretim koşulları ile bağlantılıdır. Maliyet (Yükçü,2015346-347; Kartal,2005:21)

2.4.1. Sipariş Maliyet Sistemi

         Sipariş maliyet sistemi, birbirinden farklı niteliklere sahip özel üretim mamullerin birim maliyetlerinin ayrı ayrı izlenmesini sağlayan bir yöntemdir.

Bu yöntemle üretilen her ürün siparişi için ayrı bir maliyet kartı açılır.  Özel üretim mamullerin maliyetlerini takip edeceğimiz bu kartlara sipariş maliyet kartı denilir. Bu kartların temel amacı sipariş, parti ya da proje bazında giderlerin izlenebilirliğini sağlamaktır. O sipariş ile ilgili tüm giderler, üretim tamamlanana kadar bu karta işlenir ve karta işlenen tüm giderler ürün ya da ürünlerin toplam maliyetini oluşturur. Bu sistemde birim başına maliyet ise, toplam maliyetin sipariş miktarına bölünmesiyle elde edilir.

Hangi sipariş için ne kadar maliyet olduğu bu şekilde doğrudan takip edilebilir. Direkt ilk madde ve malzeme giderlerinin ilişkilendirilmesinde ilk madde ve malzeme istek fişi kullanılır. İşçilik giderlerinin izlenilmesinde ise işçi çalışma kartları kullanılmaktadır. Genel üretim giderleri ise hacim veya faaliyet bazlı olarak yüklenebilmektedir. Özellikle genel üretim giderlerinin siparişlere yüklenmesinde uygun dağıtım ölçütleri kullanılmalıdır. (Karakaya,2014:332-334)

2.4.2. Safha Maliyet Sistemi

Safha maliyet, yığın halde tek tip ya da benzer mamulleri sürekli olarak üreten işletmelerde, mamul birim maliyetini belirlemek amacıyla kullanılan bir sistemdir. Aynı tip ya da benzer ürünlerin üretildiği durumlarda, mamul maliyetlerinin sipariş ya da üretim partilerine göre izlenmesine ihtiyaç duyulmamaktadır.

Bu durumda birim maliyetlerin hesaplanmasında herhangi bir zorlukla karşılaşılmamaktadır. Belirli bir dönem içerisinde yapılan üretim giderleri, üretim miktarına bölünür ve birim maliyet elde edilir. Fakat safha maliyet sisteminin esas amacı, mamul birim maliyetlerini üretim safhaları itibariyle belirlemektir.

Dolayısı ile önce üretilen mamulün üretim aşamaları belirlenmelidir. Örneğin, kapı üretimi yapan bir işletmede doğrama, birleştirme, boyama üretim aşamalarının her biri, birer üretim safhasını ifade eder. Bu maliyet yönteminde direkt ilk madde ve malzeme giderleri safhalar açısından da direkt nitelikli giderlerdendir. Mamul endirekt giderleri olarak bilinen genel üretim giderlerinin bir kısmı da yine safhalara direkt nitelikte olduğu için safha içinde ne kadar oldukları belirlenebilir. (Karakaya,2014:339-342)

2.4.3. Karma Maliyet Sistemi

Bazı durumlarda işletmelerde aynı anda hem safha maliyet sistemi hem de sipariş maliyet sistemi kullanılması gerekebilir. Bu şekilde her iki sistemin ortak özelliklerini bir arada kullanmayı ihtiyaç duyan işletmeler karma maliyet sistemi kullanırlar. Karma sistem, faaliyet maliyetlemesi ve geriye akış maliyetlemesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır (Kartal,2005:25).

Faaliyet Maliyetlemesi: Birbirinden farklı fakat ortak özelliklere sahip olan mamullerin partiler halinde üretiminin yapıldığı işletmelerde kullanılan bir maliyetleme sistemidir.

Faaliyet maliyetlemesinde her bir partiye ait direkt hammadde giderleri, üretim partisinin geçtiği faaliyetler itibariyle ayrı ayrı izlenmektedir. Direkt hammadde ve GÜG toplamından oluşan şekillendirme giderleri ise, bütçelenen bir maliyet gideri yükleme oranı kullanılarak, faaliyetlerden geçen tüm fiziksel birimlere yüklenerek mamul maliyetine eklenir.

Geriye Akış Maliyetlemesi: Bu sistemde maliyetleme üretim faaliyetinin sonunda yapılır. Geriye akış maliyetlemesi aslında basite indirgenmiş bir standart maliyetleme sistemidir.

Bu sistemde ürünün maliyet kayıtları ürünün satışının tamamlanmasına kadar ertelenir. Maliyetler daha sonra muhasebe sistemi boyunca nihai olarak geri SMM ve dönem sonu stokları üzerine yansıtılır. Geriye akış maliyetleme sisteminde, faaliyet maliyetlemesinde olduğu gibi direkt işçilik gideri, GÜG ile birlikte şekillendirme gideri adı altında hesaplamalara dâhil edilmektedir. (Kartal,2005:25-26)

3. ÇAĞDAŞ MALİYET YÖNTEMLERİ

3.1. Çağdaş Maliyet Yöntemleri

Çağdaş maliyet yöntemleri, küreselleşme sonucu ekonomik ve teknolojik gelişmelerin geleneksel maliyet yöntemlerini yetersiz kılması nedeniyle ortaya çıkan yöntemlerdir.

Yöntemler, değişim ve gelişmelerin etkisiyle çağdaşlaşan işletme çevresi ve üretim ortamlarında müşteri gereksinimleri doğrultusunda diğer bir deyişle piyasa odaklı üretilmiş ürün ve hizmetlerin maliyetlerini planlama ve tasarım aşamasından başlayarak satış sonrası destek hizmetlerine kadar daha doğru, tam ve anlamlı hesaplamakta ve yöneticilerin karar almalarına büyük ölçüde destek olarak işletmelerin küresel bir piyasada faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini sağlamaktadır (Ergül, 2014:4).

 

3.2. Geleneksel Maliyet Yöntemlerinin Yetersizliği

Geleneksel maliyet muhasebesi ürün maliyetini, üretim-hacmi ile ilgili dağıtım anahtarları temelinde tam maliyetleme yöntemini kullanarak hesaplamaktadır. Modern üretim sistemlerinde, ürün maliyetinin hesaplanmasında hacim tabanlı yükleme oranlarının kullanılması, bu sistemlerin yapısına uygun düşmemektedir.

Çünkü modern üretim sistemlerinde üretim hacmi ile ilgili olmayan faaliyetlerin oluşturduğu maliyetlerin ürün maliyeti içerisinde ağırlıklı bir paya sahip olması, hacim tabanlı dağıtım anahtarlarının geçerliliğini yitirmesine neden olmaktadır (Gersil, 2000; 114).

Artarak devam eden küresel rekabet ve teknolojik gelişmeler işletme yönetimi anlayış ve uygulamalarında değişimi zorunlu kılmaktadır. Bu değişikler sonucu, karar alıcılara bir destek sistemi olan muhasebe sürecinde yeni yöntemler ortaya çıkmakta ve buna paralel olarak işletmelerin maliyet muhasebesi yöntemleri için çağın gereksinimlerini karşılayacak bir uyumlaştırma sürecini zorunlu kılmaktadır (Ergül, 2014:5).

Geleneksel maliyet sistemlerinde Genel Üretim Giderleri tek bir maliyet havuzunda toplanmakta ve DİŞ saati ve makine saati gibi üretim hacmi ile doğru orantılı olarak değişen dağıtım anahtarları vasıtasıyla ürünlere dağıtılmaktadır.

Geleneksel maliyet sistemleri, toplam üretim maliyetinin önemli bir bölümünü DİŞ’in oluşturduğu zaman geliştirilmiş olup, bu durumda GÜG’ün ürünlere, DİŞ’in bir yüzdesi olarak dağıtımı yeterli ve doğru sonuçlar yaratabilmekteydi. Zira geleneksel hacim esaslı maliyet sistemleri, DİŞ ve direkt hammaddenin üretimin en önemli faktörü olduğunda, teknoloji sabitken ve sınırlı çeşitte ürün söz konusu iken uygun olabilmektedir.

Ancak modern üretim ortamlarında otomasyona bağlı olarak toplam üretim maliyetleri içerisinde DİŞ’in payı azalırken, GÜG’ün payı artmıştır. Bu sebepten dolayıdır ki GÜG’ün ürün ve hizmetlere dağıtılmasında DİŞ gibi yükleme anahtarlarının yetersiz kaldığı ayrıca bu anahtarların GÜG, üretilen mamul ve hizmetler arasındaki ilişkiyi temsil etmekten uzaklaştığı belirtilmektedir. (Küçüktüfekçi, ve Güner, 2014;213)

 

Geleneksel maliyet yöntemlerinin değişim ve gelişimler sonucu yetersiz kalması işletmeleri çağdaş maliyet yöntemleri arayışına itmiştir. Büyük işletmelerin uyguladıkları çağdaş maliyet yöntemleri, taklit edilerek ya da geliştirilerek tüm dünyaya yayılmıştır. Geleneksel maliyet yöntemleri genelde geleneksel üretim ortamlarında üretim yapan işletmelerin kullandığı maliyet yöntemi olarak tanımlanmaktadır.

Bu yöntemler, Sanayi Devriminden sonra kitle üretimi yapan işletmelerin ortaya çıkmasıyla direkt işçilik maliyetlerinin önemli olduğu ve üretim maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturduğu ortamda direkt işçilik ve ürünlere dağıtılan genel üretim giderlerini izlemek ve kontrol etmek için geliştirilmiştir.

Geleneksel maliyet yöntemlerinin kullanıldığı ortamlar çoğunlukla tek tip ürünlerin üretildiği, otomasyonun çok yoğun olmadığı, daha çok emek yoğun üretimin yapıldığı (Çabuk, 2003, s.110) ve piyasanın talep ettiği ürünlerin değil üreticilerin istediği ürünlerin üretildiği işletmelerdir.

Ancak, küreselleşme, dünya boyutlu ekonomik değişimler, ürün yaşam dönemlerinin kısalması, yeni rakipler, müşteri istek ve beklentilerindeki artış iş dünyasını değiştirmiş ve karmaşık bir hale getirmiştir. Bu gelişmelerle birlikte yüksek kalite, düşük maliyet, düşük stok, sıfır israf, yüksek verimlilik, üretim esnekliği sağlayan yatırımlar, kaliteli müşteri hizmetleri, değişimlere anında cevap verme, finansal ve finansal olmayan performans ölçümlerini sağlama, bilgi iletişim teknolojilerinin etkin kullanımı ve otomasyon sağlama kavramları önem kazanmıştır (Ergül, 2014:8).

3.3. Başlıca Çağdaş Maliyet Yöntemleri

Ürün/hizmet maliyetinin üzerine istenen kar marjı eklenerek satış fiyatı bulunan maliyet artı yöntemi, üretime başlanmadan önce ürün/hizmet maliyetinin belirlenerek kontrol amacı ile kullanıldığı standart maliyet yöntemi ve satış hasılatı ve üretim maliyetini kullanarak kara geçiş noktasını belirlemeye çalışan başa baş noktası analizi geleneksel maiyet yöntemleri olarak adlandırılan yöntemlerdendir.

Bugün satış fiyatının piyasa odaklı belirlenmesi, maliyet etkinliği için sadece kontrolün yetmemesi ve sabit giderlerin hem miktar olarak artması hem de bazı sabit giderlerin değişken gider olarak görülmeye başlanması nedeniyle bu yöntemler yetersiz kalmaktadır.

Maliyet muhasebesi, literatürde Sanayi Devrimi Dönemi, Bilimsel Yönetim Hareketleri Dönemi, Geleneksel Maliyet Muhasebesi Dönemi ve Çağdaş Maliyet Muhasebesi Dönemi olmak üzere dört döneme ayrılmaktadır. Sanayi Devrimi döneminde maliyet muhasebesi uygulamaları demiryolu işletmelerinde başlamıştır.

Bilimsel yönetim hareketleri döneminde metal işletmelerinde hammadde ve işçilik maliyetleri ve standartları üzerine çalışmalar, özellikle mühendislerin genel üretim giderleri ve ürün maliyeti bağlantısını kurmaları maliyet muhasebesi uygulamalarını geliştirmiştir.

1925-1980 Geleneksel maliyet muhasebesi döneminde maliyetlerin, satılan ürünler ve dönem sonu stokları arasında dağıtılması, genel üretim giderlerinin yüklenmesi, üretim ve faaliyet giderleri ayrımı, maliyet yönteminde gerçek ve standart rakamlar, sipariş ve safha maliyet yöntemleri çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Çağdaş maliyet muhasebesi döneminde ise geleneksel maliyet yöntemlerinin çağın gereklerine yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu yetersizlik işletmelerin artan endişesi piyasaların küresel olarak genişlemesi ve bilgi teknolojilerindeki olağanüstü gelişmelerden kaynaklanmaktadır. Sanayi devriminden sonra giderek artan bir hızda değişen üretim ortamları yüksek teknoloji, otomasyon, bilgisayar kullanımının yaygın olduğu bir ortama dönüşmüştür.

Tüm mühendislik faaliyetleri tasarımdan satış sonrası hizmetlere kadar bilgisayar destekli hale gelmiştir. Teknolojik gelişmelerle birlikte hızla değişen müşteri istek ve beklentileri ürün yaşam dönemlerinin kısalmasına neden olmuş ve bu durum kitle üretimine izin vermeyerek ölçek ekonomilerinden yararlanmayı güçleştirmiştir. Bu ise özellikle sabit maliyetlerin birim üretim miktarı içindeki payını artırmaktadır. Ayrıca işletmeler arası daha fazla ve yoğun rekabet nedeniyle müşterilerin beklentileri sürekli artmaktadır, işletmeler ürün ve hizmet kalitesinde çok dikkatli davranmakta ve rekabet avantajı için stratejiler geliştirmektedir ve maliyetlerin doğruluğu daha kritik hale gelmektedir. 

Bu gelişmeler, yalın muhasebe, toplam kalite yönetimi, zaman tabanlı yönetim, değişim mühendisliği, esnek üretim sistemleri, değer mühendisliği-analizi, hedef maliyetleme, eşzamanlı maliyetleme, ürün yaşam dönemi maliyetleme, faaliyet tabanlı maliyetleme, kaizen maliyetleme, kalite maliyetleme, çevresel maliyetleme, tam zamanında üretim, demontaj analizi, kıyaslama, karşılaştırmalı analiz, kurumsal karne, simültane mühendislik, kalite fonksiyon göçerimi gibi yöntem ve modellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Yaşanan gelişmeler ve değişmeler sonucu ortaya çıkan çağdaş maliyet yöntemlerinin temel ilkeleri, değişen tüketici beklentilerinin en kısa zamanda, en yüksek kalitede ve en düşük maliyetle karşılanması noktasında birleşmektedir.

Bu ilkelerin gerçekleştirilmesi ise ürün/hizmet maliyetlerinin sadece üretilirken değil tüm yaşam dönemi boyunca izlenmesi, kontrolü ve yönetilmesini, stokların en düşük düzeye indirilmesini ve üretim aşamasındaki tüm gereksiz faaliyetlerin ortadan kaldırılmasını gerekli kılmaktadır.

Sıralanan bu çağdaş üretim ortamlarına uyum sağlayan ve başarısında önemli katkısı olan hedef maliyetleme yöntemi aşağıda açıklanmaktadır (Ergül, 2014:12-13).

 

4. HEDEF MALİYETLEME

4.1. Hedef Maliyetlemenin Tanımı  

Hedef maliyetleme; müşteri beklentileri ve pazarda ortaya çıkan fırsatlar üzerinde yoğunlaşan bir mamul geliştirme stratejisi olup, stratejik kâr ve maliyet yönetim süreci olarak adlandırılmaktadır. Hedef maliyet yöntemi, yeni bir ürünün planlama, araştırma ve geliştirme sürecinde maliyetlerin düşürülmesi için ortaya konulan tüm alternatiflerin gözden geçirilmesi yoluyla hız, kalite ve güvenilirlik gibi müşteri ihtiyaçlarını karşılamayı sağlarken bu ürünün tüm yaşam boyu maliyetlerini de düşürmeyi amaçlayan bir faaliyet olarak görülmektedir. Kavram olarak hedef maliyetleme ise bir mamulden beklenen gerçekleşecek kâr oranı için azaltılabilir bir maliyet düzeyidir.

Hedef maliyetleme, yeni bir ürünün üretim yöntemleri tasarlanıp oluşturulmadan önce, ilk aşamalarda kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde işlemler müşteriye göre yönlenmekte, üretim tasarımı üzerinde yoğunlaşmakta ve ürünün tüm hayat döngüsüne yayılmaktadır. Hedef maliyetlemenin amacı, istenen kârı sağlayacak üretim sürecini oluşturmaktır.

Yukarıdaki tanımdan özetlenecek olursa: 

Hedef maliyetleme yeni ürün geliştirilmesinden başlayarak, mamulün üretim safhalarında da kullanılan bir maliyet yönetim aracıdır.

Hedef maliyetleme sisteminde uygulanacak olan mamulün kalite ve işlev düzeyi mevcuttur.

Söz konusu yöntemin uygulanmasında işletmenin araştırma ve geliştirme, pazarlama ve muhasebe bölümlerinin karşılıklı iletişiminin tam olduğu varsayılır. (Kalkancı, 2008:8)

4.2. Sorular ile Hedef Maliyetleme

 

 

Nedir?

Bilinen hedef kar marjını dikkate alan ve önerilen bir ürün için en yüksek kabul edilebilir bir maliyeti saptamaya yönelik bir yaklaşımdır.

Ne için kullanılır?

Yeni ürünler.

Ne zaman?

Tasarım ve geliştirme aşamalarında.

 

Nasıl?

Belirli bir maliyet düşürme hedefi amaçlanınca daha iyi işler, ilk üretim standartlarını belirlemede kullanılır.

 

 

Neden?

Ürün süresi maliyetlerin %80 - %90 ı tasarım ve geliştirme aşamaları süresince üretime dâhil edildiği için maliyetler açısından son derece büyük bir potansiyeldir.

 

Hedef nedir?

Üretim süreçleri ve tedarikçi unsurlarına kadar tüm üretim girdileri (malzeme, işçilik ve genel üretim maliyet öğeleri).

 (Ertaş, 1999; 93).

 

 

4.3. Hedef Maliyetlemenin Tarihi Seyri

Tarihte ilk olarak 60’lı yıllar Japonya’sında Toyota firmasında ortaya çıkan Hedef maliyetleme literatüre “Target Costing” olarak yerleşmiştir. Japonlar'ın buradaki düşünceleri, kar etmekten ziyade daha değerli hedefler doğrultusunda hareket etme yolunu seçmiş olmalarıdır. Yani hedef kardan fedakârlık ederek pazar payını geliştirmekti. Hedef pazara yönelmenin nedeni olarak ise; değişen pazar çevresinin firmaları “üretebildiğini satma ”ya değil, “satabildiğini üretme”  düşüncesini gösterilmektedir. Daha sonra ABD ve Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır.

"Özellikle Japonya’da yoğun olarak uygulanan Hedef Maliyetleme bazı Amerikan ve Avrupa şirketleri tarafından da uygulanmış ve bu işletmelerin yerel ve küresel pazarlarda başarısına önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak yöntemin tüm uygulamalarının başarılı olmadığı gözlemlenmiş hatta Fortune-500 listesindeki Amerikan işletmeleri üzerine yapılan bir araştırmada, Amerika’daki uygulamalarının genellikle başarısız olduğu görülmüştür. Hedef Maliyetlemenin literatürümüze girişi ise 1994 yılında Bursal ve Ercan’ın kavrama “Maliyet Muhasebesi” isimli kitaplarında yer vermesiyle başlamış ve daha sonra 1995 yılında Bilginoğlu’nun makalesiyle giriş yapmıştır. 2000’li yılların başlarına doğru ise birkaç makale ile sempozyum bildirisi olmuş ve “Target Costing” teriminin karşılığı olarak “Hedef Maliyetleme”  ifadesi yerleşmiştir." (Haşaşoğlu, 2011:44)

4.4. Hedef Maliyetlemenin Hesaplanması

Geleneksel fiyatlama yaklaşımında bir ürünün fiyatı, maliyetine belirli bir kâr ilave edilerek bulunmaktadır.

 

F = C + P           (F: Fiyat, C: Maliyet, P: Kâr,)

 

Hedef maliyetleme yaklaşımı ise;

 

C = F – P eşitliğine dayanır. Bu eşitliği;

Hedef Maliyet = Hedef Fiyat – Hedef Kâr şeklinde formüle edebiliriz.

 

Hedef satış fiyatı ve satış hacmi müşterilerden elde edilen bilgilerle ortaya çıkar. Hedef kâr ise, tüm ürün hayat döngüsünde istenen kâr oranlarına bakılarak, uzun vadeli kârlılık analizleri sonucunda bulunur. Hedef maliyet ise ikisi arasındaki farkı oluşturur.

Hedef maliyetlemenin diğer bir tanımında ise mamulün planlama aşamasında kullanılan tahmini satış fiyatı, satış miktarı ve hedef fonksiyonları önceden belirlenmiş mamullerin kabul edilebilir kâr seviyesini yakalayabilmek için belli bir maliyetle üretilebileceği mamul ve mamul üretim hattı seçim sürecidir şeklinde açıklanmıştır. 

Hedef maliyet yönetim sistemi, firmanın gelecekte elde etmeyi planladığı kârların yönetimine yönelik bir sistemdir. Bu sistemde yeni bir ürünün üretilmesine karar verilmeden önce, bu ürünle ilgili satış fiyatının, elde edilmesi düşünülen kâr oranının, ürün maliyetlerinin bilinmesi ve kabul edilmesi gerekmektedir. (Haşaşoğlu, 2011:43)

4.5. Hedef Maliyetleme Sürecinin Temel İlkeleri

“Hedef maliyetleme sisteminin dayanaklarını altı temel ilke olarak özetleyebiliriz. Bu altı temel ilke aynı zamanda, maliyet ve kar planlamasına ilişkin, geleneksel yaklaşımdan tamamen farklı bir yaklaşımı da ortaya koyduğunu da ifade etmemiz gerekir.”  Bu ilkeler; “Fiyata göre maliyetleme, Müşteriler üzerinde yoğunlaşma, Mamul tasarımı üzerinde yoğunlaşma, Geniş kapsamlı katılım, Yaşam dönemince maliyet azaltma ve Değer zinciriyle ilgilenme” (Kalkancı, 2008:23) olarak ifade edilir.

4.5.1. Fiyata Göre Maliyetleme:

Hedef maliyetlemenin en temel ilkelerinden biri olan “Fiyata Göre Maliyetleme”  geleneksel yaklaşımdan farklı olarak fiyat eksi olarak tanımlanan ürün maliyetlerine, piyasa tarafından belirlenen fiyattan işletmenin beklediği hedef kar marjının çıkarılarak ulaşılmasıdır.

4.5.2. Müşteri Odaklılık:

Hedef maliyetleme yönteminde patron her zaman müşteridir. Müşterilerin istek ve beklentilerini sürecin her aşamasında değerlidir. Hedef maliyetleme sisteminde tüketicilerin ne istediğini ve işletmenin bu beklentileri karşılamak için ne yaptığı en önemli kıstastır. Piyasa beklentilerinin tam olarak anlaşılması belirlenen hedeflere ulaşmak kolaylığı sağladığı gibi Pazar payını da artıracaktır.

Şekil 1. Tüketici odaklı ürün tasarım ve geliştirme süreci  (Aksoylu ve Dursun, 2001: 361)

 

4.5.3. Tasarım Odaklılık

AR-GE ve tasarım hedef maliyetlemenin en önemli unsurlarındandır. Hedef maliyetlemede maliyetler henüz oluşmadan önce planlanmakta ve maliyetlerin büyük çoğunluğu tasarım aşamasında belirlenmektedir. Dolayısı ile ürün ile ilgili mühendislik değişikliklerinin üretime gidilmeden evvel yapılması gerekmektedir.

4.5.4. Çapraz Fonksiyonlu Takımlar

“Hedef maliyetleme, ürün/hizmet tasarımını, hammadde ihtiyaçlarını ve üretim süreçlerini analiz ederek bir ürün/hizmeti hedef maliyette üretmek için maliyet düşürme çalışmalarına odaklanan işletme içi ve işletme dışı farklı fonksiyonlardan çalışanların katılımını gerektirmektedir.

Hedef maliyetleme uygulama sürecinde tasarım ve üretim mühendisliği, üretim, pazarlama, satın alma, maliyet muhasebesi ve diğer yardımcı hizmetlerde çalışanlardan oluşan ekiplerden yararlanılmaktadır. Ayrıca ekip içinde satıcılar, dağıtıcılar ve müşteriler gibi işletme dışından kişi ve gruplar da yer almaktadır. Hedef maliyetleme, yatay çapraz fonksiyonel takımlar ile dikey fonksiyonel takımların birleşimi olan metris organizasyon yapı tarafından desteklenmektedir.

Örneğin Daimer Chrysler minibüs, kamyon, cip, büyük ve küçük arabalar olmak üzere 5 takımdan oluşmakta ve her takım tasarım ve üretim mühendisliği, satın alma, üretim, finans bölümleri olmak üzere çapraz fonksiyonlardan oluşmaktadır. Hedef maliyetleme yöntemi her takım için performans ve maliyet hedeflerini belirlemektedir.

Ayrıca maliyet hedeflerine ulaşmada tedarik zinciri olanaklarından da faydalanılmaktadır. Örneğin Daimer Chrysler ve Continental Teves işletmelerinde ürün değerinin % 75’i hammadde alımında ortaya çıkmakta ve bu durumda hedef maliyetlere ulaşmak tedarikçilerin katılımı olmaksızın imkânsız hale gelmektedir” (Ergül, 2014:56-57).

4.5.5. Yaşam Dönemine Odaklanma

Hedef maliyetleme ürünün hammadde tedariğinden satış sonrası hizmetlere kadar tüm yaşam dönemi maliyetlerini dikkate alır. Ürün ya da hizmetin hem üretici hem de tüketici açısından tüm yaşam dönemi maliyetlerini düşürmeyi amaçlar.

 “Müşteri açısından ürün/hizmetin elde edilme maliyetlerinin (alış fiyatı, kullanım, tamir, elden çıkarma) düşürülmesi” ve “Üretici açısından ürün geliştirme, üretim, pazarlama, dağıtım, destek, hizmet ve elden çıkarma maliyetlerinin düşürülmesi” (Ergül, 2014:56-57) en önemli hedeftir.

4.5.6. Değer Zinciri İle İlgilenme

Günümüzde firmaların ürettikleri ürünlerin maliyetleri yalnızca firma içi faaliyetlerden ibaret değildir. Satın alma gücü ve satıcıların yaklaşımları, servis, dağıtım gibi diğer firma dışı unsurlar da maliyete etki etmektedir. Hedef maliyetlemede,  tedarikçiler, dağıtımcılar, hizmet sağlayıcılar ve müşteriler gibi değer zincirinin tüm üyeleri ürün sürecine dâhil edilmektedir.

Daha çok kazanmak ya da piyasa fiyatlarına uyabilmek için gösterilen maliyet düşürme çabalarında işletme, değer zincirine üye tüm işletmelerle işbirliği yaparak hedef maliyetlere ulaşmaya çalışmaktadır.  

Şekil 2. Tüketici odaklı ürün tasarım ve geliştirme süreci

 

 

 

 

 

 

 

 

4.6. Hedef Maliyetleme Yönteminin Uygulanması

Hedef maliyetleme yönteminin uygulama aşamaları şu şekildedir:

 

 

Şekil 2. Hedef maliyetleme süreci. (Aksoylu ve Dursun, 2001: 361)

 

 

 

 

4.7. Hedef Maliyet Yönteminin Aşamaları

“Hedef maliyet yöntemi müşteri beklentileri ve pazarda oluşan fırsatlar üzerinde yoğunlaşan bir ürün geliştirme stratejisidir.

Bu strateji hedef maliyet veya daha doğrusu kabul edilebilir maliyetlerinin ürünü oluşturan parçalara veya üründen beklenen fonksiyonlara göre dağıtılması ilkesine dayanmaktadır. Hedef maliyet ayrımının somut yöntem biçimi, Japon bilim adamı TANAKA’nın metodiğine dayanmaktadır. Bu metodik 209 Japon işletmesinde yapılan deneysel araştırmanın sonuçlarına göre beş basamaklı model olarak geliştirilmiştir.

Bu model, sonradan Alman bilim adamları Peter HORVATH ve Werner SEIDENSCHWARZ tarafından benimsenmiş ve sekiz basamaklı süreç içinde genişletilerek, iyileştirilmiştir. Bir hedef maliyet belirleme süreci şunları içermektedir.

  • Gelecekte gelişmeyi sağlayacak özel ve dikkatli hedeflerin belirlenmesi,
  • Bu hedeflerin dikkatli bir biçimde test edilmesi,
  • İlerdeki çabaların ışığında belirlenmiş hedeflerin gerçekleştirilmesi. Hedef maliyetleme süreci şöyle özetlenebilir.
  • Üretilmesi düşünülen ürünle ilgili pazar araştırması yapılır. Bu araştırma ile tüketici ihtiyaç ve tercihlerine göre ürüne ait fonksiyonlar (konfor, emniyet, sağlamlık, estetik, saygınlık, çok amaçlılık, kullanım kolaylığı gibi) belirlenir. Tüketicinin her fonksiyona verdiği önem dereceleri tespit edilir.
  • Belirlenen fonksiyonlara ve bunlara verilen önem dereceleri de dikkate alınarak ürün oluşturan parçalar belirlenir. Ürünü oluşturan parçalar ve fonksiyonları analiz edilir. Bu noktada bir ilk örnek çıkarılır. Belirlenen prototipe göre pazara dayalı bir hedef fiyat belirlenir.
  • Satışlardan beklenen asgari karlılık oranı belirlenir (hedef kar, yatırımlardan beklenen karlılık oranına göre de belirlenebilir) Karlılık oranına göre hedef kar hesaplanır.
  • Hesaplanan hedef kar satışlardan düşülerek hedef maliyet belirlenir. Bu maliyet “Kabul Edilebilir Maksimum Maliyet” anlamına gelir.
  • Ürünü oluşturan her parçanın üretim maliyeti hesaplanır. Tahmini maliyet bir öngörü maliyet olup, herhangi bir hedef söz konusu değildir.
  • Tahmini üretim maliyeti, kabul edilebilir maksimum maliyetinden büyük ise bu noktada maliyet düşürücü tekniklerden yararlanılır. Bu noktada değer mühendisliği ve değer analizi devreye girer.

Tahmini üretim maliyetinin kabul edilebilir maliyet düzeyine indirilmesiyle hedef maliyetin uygunluğu sağlanmış olur.” (Kaya, G.A., 2010: 322-323)

4.8. Hedef Maliyetlemeye Bir Örnek:

“X firması, tıbbi cihaz üretmekte ve satmaktadır. Bu firma hem uzun vadede maliyetlerini karşılayacak ve kar sağlayacak hem de rakipleri ile başarılı bir şekilde rekabet edebilecek bir ürün tasarımlamak istemektedir. Firmanın maliyet bilgileri aşağıdaki gibidir:

 

Genel Üretim Giderleri                   Dağıtım Anahtarı                 Dağıtım oranı

1. Materyal işleme                             Parça adedi                             $ 1

2. Göreve başlama                             Basılmış devre adedi              $ 20

3. Parçaların makine montajı             Parça adedi                             $ 0.50

4. Parçaların elle yerleştirilmesi        Parça adedi                             $ 4

5. Lehimleme                                     Devre adedi                            $ 30

6. Kalite kontrol                                 Kalite kontrol saati                 $ 50

 

X firmasının hali hazırda ürettiği HM-105 cihazı $2.029’ a mal olmaktadır. Ancak, ürün geliştirme bölümü hedef maliyeti $ 1.600 olarak tespit etmiştir. Bu nedenle HM-105 ürünü hedef maliyetin üstünde bir maliyetle üretilmektedir. Bu nedenle ürün dizaynırları hedef maliyeti aşmayacak ürünün dizayn edilmesini amaçlamışlardır.

Bu çalışmalar sonucunda HM-108 ürünü dizayn edilmiş ve ürünün maliyetinin $ 1.553 olacağı tahmin edilmiştir. Çünkü HM-108 ürünü HM-105 ürününden daha az parça ve daha az kalite kontrol zamanı gerektirmektedir.

 

HM- 105                    HM-108

Parça adedi                                                    210                              170

Makine ile yerleştirilen parça adedi              142                              138

Elle yerleştirilen parça adedi                         67                                31

Kalite kontrol saati                                        5.8                               3.6

 

Bu verilerden yaralanarak HM-105 ve HM-108 ürünlerinin maliyetleri aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır:

 

Maliyetler                                                                             HM-105         HM-108

Direk Üretim Maliyetleri:

Direk hammadde ve malzeme                                $ 1.140            $ 960

Genel Üretim Giderleri:

Materyal işleme

(210;170 x $1)                                                           210                  170

Göreve başlama

(1;1 x $ 20)                                                                20                    20

Parçaların makine ile yerleştirilmesi

(142;138 x $ 0.50)                                                     71                    69

Parçaların elle yerleştirilmesi

(67;31 x $ 4)                                                              268                  124

Lehimleme

(1;1 x $30)                                                                 30                    30

Kalite kontrol

(5.8;3.6 x $ 50)                                                          296                  180

Toplam                                                                      $ 889               593

Toplam üretim maliyeti                                          $2.029             $1.553

 

Örnekten de anlaşılacağı üzere, hedef maliyetleme için gerekli olan bilgiler faaliyete dayalı maliyet sistemi tarafından sağlanmıştır.

Faaliyete dayalı maliyet sistemi gerekli olan doğru bilgileri hedef maliyetleme analizine uygun 207 Hedef ve Kaizen Maliyetleme bir şekilde sağlamaktadır. Bu nedenle iki sistemin birlikte kullanılması işletmeler açısından oldukça yararlı olacaktır.

Örneği incelediğimizde, ürünün dizayn aşamasında, aynı işlemleri daha az parça ile yerine getirecek ürünün dizayn edilmesi ile firmalar gelecekte oluşacak maliyetlerini düşürebileceklerdir.

Dolayısıyla gelecekteki maliyetler daha gerçekleşmeden bugünden kontrol altına alınacaktır. Japon firmalarının standart maliyet yerine hedef maliyetleri ağırlıklı olarak kullanmalarının sebebi de hedef maliyetlerin daha etkili maliyet kontrolü sağlamalarıdır.” (Türk, 1999: 206-207-208)

 

 

 

5. KALİTE MALİYETLEME

5.1. Kalite Maliyetleri’nin Tanımı

Günümüzde organizasyonların kalite performanslarının bir kriteri olarak kabul edilen kalite maliyetleri, 1950’lerden önce sadece kalite bölümünün maliyetleri ile hurda ve garanti maliyetleri olarak düşünülmekteydi.

Kalite maliyetine yönelik ilk bilimsel ve sistematik yaklaşım 1950’li yılların başlarına rastlamaktadır. Kalite maliyetleri ile ilgili ilkyazı J.M. Juran tarafından 1951 yılında yayınlanan “Kalite Kontrol El Kitabı’nda yer almıştır. Bu yazıda Juran kalite maliyetlerinin, sadece kalite bölümünün maliyetleri olmadığını açıklamıştır. Juran, kalite maliyetlerini kendi ifadesiyle “maden içindeki altın” olarak tanımlamıştır.

Kalite maliyeti, oluşabilecek hataları önlemek amacıyla yürütülen faaliyetlerin planlı kalite gözlem ve kontrolleri ile mamul üretim sırasında veya sonrasında görülen hataların sonucunda ortaya çıkan maliyetler veya uygun kalitenin gerçekleştirilebilmesi için yapılan faaliyetlerin maliyetleri ve yetersiz kontrolden kaynaklanan maliyetler olarak tanımlanmaktadır.

Kalite maliyetleri; sistem başarısızlıkları sonucunda kullanılmayacak durumda olan stoklar, üretim kayıpları, üretim yada operasyonda gecikmeler, ek iş, hurda,  yeniden işleme, düzeltme işleri, geç teslimatlar, ek taşıma maliyetleri, uygun olmayan ürünler, ürün veya hizmet başarısızlıkları sonucunda garanti ile ilgili şikayetler, müşteri şikayet yönetimi ve araştırmaları, ürünün geri çağrılması, ilave müşteri hizmet maliyetleri ile müşteri iyi niyetinin kaybedilmesi gibi olumsuzluklardan oluşmaktadır. (Topçu, N. 2005)

5.2. Kalite - Maliyet İlişkisi

Kaliteli ürün veya hizmetin sunulmasıyla yapılan işlemler verimliliği arttırmakta, verimlilikteki gelişmeler de, katlanılan maliyetleri azaltmakta bu da işletmenin kârlılığı arttırmaktadır. Maliyetlerin azaltılmasıyla, ürün veya hizmetin satış fiyatlarının düşürülmesi anlamına geldiği için bu da satışlardaki bir artışa neden olmakta, satışlardaki artış da kârlılıktaki bir artışa neden olmaktadır.

Geleneksel düşünce yaklaşımında kalite arttıkça maliyetlerin de bu oranda artacağını öngörmektedir. Başka bir ifadeyle kaliteli bir ürün veya hizmet sunulması, daha fazla kontrol ekipmanı ve çalışanıyla daha fazla test ve muayene gerektireceğinden ürün veya hizmetin maliyetleri arttırdığı yöndedir. Günümüzde ise bunun tam aksine kalitesiz ürünlerin işletmelerde meydana getirdiği maliyetlerin kaliteyi sağlamak için katlanılan maliyetlerden çok daha fazla olduğu kabul edilmektedir.

Başka bir ifadeyle geleneksel düşüncede, işletmelerde sadece ölçülebilen kalite maliyetleri hesap edildiği için istenilen kaliteyi yakalayabilmek için yapılan harcamaların maliyetleri yükselttiği görüşü hakimdir. Bu görüşte üretim sürecindeki hataların azaltılması maliyetleri artıracak olup aynı zamanda sıfır hatalı mamul üretimini de mümkün olmayacağı düşünülmektedir.

Günümüzdeki modern yaklaşıma göre ise kaliteli mal veya hizmet üretmek işletmelerin kalite maliyetleri azalırken, gelirlerinde de artış sağlanabilmektedir. Kalite maliyetlerini azaltmak yoluyla tasarruflarda artış sağlanabilecektir. İşletmeler kusurlu ürün oluşmasını önlemek amacıyla önleme harcamalarını arttırmak yoluyla başarısızlık maliyetlerini azaltacak ve kazançlarını arttırabilecektir. Başarısızlık maliyetlerinin payı, toplam kalite maliyetleri içerisinde çok büyük bir yer tutmakta olup, önlemeye yönelik yapılacak harcamalar ile başarısızlık maliyeti dolayısıyla toplam kalite maliyetleri büyük ölçüde düşecektir. (Bozdemir, E. ve Ulu, Ö. (2007)

5.3. Kalite Maliyetleri’nin Sınıflandırılması

Kalite Maliyetleri’nin bileşenleri "Önleme Maliyetleri", " "Değerleme Maliyetleri" ve "Başarısızlık Maliyetleri" olmak üzere üç bölümde incelenebilir. Başarısızlık maliyetleride kendi içerisinde iç ve dışbaşarısızlık maliyetleri olarak ikiye ayrılır.

Şekil 1: Kalite Maliyetleri Bileşenleri

Kalite Maliyetleri’nin bileşenlerine kısaca değinmemiz gerekirse;

-Hata meydana gelmeden önce; önleme maliyetleri,

-İmalat aşamasında; değerleme maliyetleri ve

-İmalattan sonra; başarısızlık maliyetleri üzerinde durmak gerekmektedir.

 

5.3.1. Önleme Maliyetleri

Önleme  maliyetleri ortaya çıkabilecek kusur ve hataları önceden önlemek veya azaltmak için yapılan tümfaaliyetlerin maliyetleridir. Önleme maliyetleri, hatalar gerçekleşmeden önce hataları önlemek için katlanılan maliyetlerden oluşmaktadır.

5.3.2. Değerleme Maliyetleri

Değerleme maliyetleri,  imalatın her aşamasında üretilen mamullerin kusurlu olup olmadıklarını tespit etmek amacıyla yürütülen ve nihai kontrol, test, muayene gibi tümfaaliyetlerin maliyetleridir.

5.3.3. Başarısızlık Maliyetleri

Başarısızlık maliyetleri, iç ve dışbaşarısızlık maliyetleri olarak ikiye ayrılır.

  1. İç Başarısızlık Maliyetleri: İç başarısızlık maliyetleri,  mamul tüketiciye gönderilmeden önce mamulün kalitesinde meydana gelen ve işletme içerisinde ortaya çıkan uygunsuzluklardan kaynaklanan maliyetlerdir.
  2. DışBaşarısızlık Maliyetleri: Dışbaşarısızlık maliyetleri, satış sonrası ortayaçıkan maliyetlerdir. Bu maliyetler, mamulün tüketiciye ulaştırılmasından sonra, tüketici düzeyinde ürün hatalarından kaynaklanmaktadır (Topçu, N. 2005).

5.4. Kalite Maliyetleri Örneği:

 

Şekil 2: Kalite Maliyetleri Örneği

 

5.5. Kalite Maliyetlerinin Ölçülmesi

Bir işi ilk başta doğru yapmak, onun üzerinde yeniden işlem yapmaktan ve o kusuru düzeltmektençok daha az maliyetlidir. İşletmelerde bu görüşün benimsenebilmesiiçin kalite ile ilgili  faaliyetlerin para ile ifade edilerek yönetime sunulmasıgerekir.

Kalite maliyet ölçümü, dikkatleri  yüksek maliyetlere ve potansiyel maliyet azaltma fırsatlarınıbelirlemeüzerine yoğunlaştıracak ve “bir işi ilk kez doğru yapmak” veya“birişi en az maliyetle yapmanın onu dahabaşlangıçta doğru yapmaktır” düşüncesinin işletmelerde yerleşmesine yardımcıolacaktır.

Ayrıca kalite  maliyetlerinin ölçülmesi, faaliyetlerin bütçelerdeki amaçlara uygun olarakyürütülüp yürütülmediğini izleme, alınmasıgereken önlemleri tespit etmeve gelecektekibütçeler için bilgi sağlama amaçlarına da hizmet edecektir (Topçu, N. 2005).

 

SONUÇ

Sınırsız rekabet ortamında piyasadaki sürekli gelişmeler, tüketicilerin tercihlerinin artması ve daha iyi hayat standardı talepleri işletmelerin piyasaya sundukları mal ve hizmetlerde bazı temel kriterleri de göz önünde bulundurmalarını gerekli kılıyor. Bunların başında ise, fiyat ve kalite geliyor.

Çağdaş maliyetleme sistemlerinden biri olan “Hedef maliyetleme”, bir ürün ya da hizmetin yaşam dönemindeki tüm maliyetlerini düşürmek için uygulanan bir tekniktir.

 Japonya’da 1970’li yıllarda ortaya çıkan ve sonrasında A.B.D. ve Almanya gibi batılı devletler tarafından geliştirilip uygulanan hedef maliyetleme tekniği, ülkemize 1994 yılında Bursal ve Ercan’ın “Maliyet Muhasebesi” isimli kitapları ile girmiştir.

Hedef maliyetlemede amaç; arzu edilen kâra ulaşacak üretim süreci maliyetini yakalamaktır. Bugün işletmeler sadece kendi çevrelerinde değil tüm dünya genelinde yaşanan yoğun bir rekabet ortamına maruz kaldıkları için hayatlarına devam edebilmeleri bu rekabette başarılı olmalarına bağlıdır. Dolayısı ile işletmeler yüksek kaliteli, düşük maliyetli ürünler üretebilmek için en doğru maliyet sistemini kullanmak zorundadırlar. Böylece hem firmanın devamlılığı hem de müşteri memnuniyeti sağlanabilmiş olacaktır.

Geleneksel “maliyet artı” yöntemi, kendi içine kapanmış bir yaklaşımı temsil ederken hedef maliyetleme; tüketiciden başlayarak dışa açık sistem yaklaşımını temsil eder. Hedef maliyetleme yöntemi, işletmelerin büyük yatırımlar yaparak piyasaya sürdükleri ürünleri için kaliteden ödün vermeden maliyet avantajı sağlamaktadır.

Günümüz rekabet stratejileri, tüketicinin isteklerine önem veren, kalite - maliyet ölçüsünün en uygun noktasını yakalamaya çalışan üretim teknikleri geliştirmeyi gerektir. Hal böyle olunca işletmeler, rekabet stratejileriyle ve işletmenin gelecek politikalarıyla ilgili karar alırken muhasebe sisteminden elde ettiği bilgileri kullanmak durumundadır. Fakat Türkiye’de uygulanan maliyet sistemleri bu bilgileri sağlamada çok yeterli değildir.

Dolayısıyla maliyetlerin belirlenmesi ve dağıtımında kullanılan yöntemlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Kalite maliyet sistemi; Elde edilen finansal ve finansal olmayan bilgilerle, kalite iyileştirme fırsatlarının büyüklüğünü ve nerelerde olduğunu belirlemede, kalite iyileştirme programlarını sürekli olarak planlamada ve kalite maliyetlerini kontrol etmede kullanılabilir. Bu sistemin uzun dönemdeki gayesi ise, katma değeri olmayan faaliyetleri ortadan kaldırmak, katma değeri olan faaliyetleri de daha verimli hale getirmek ve kaliteyi sürekli olarak iyileştirmek şeklinde özetlenebilir.

Neticede, yukarıda verilen bilgiler ışığında, kalite maliyetlerinin planlanması ve ölçülmesi ile işletmenin toplam kalite yönetimine, müşteri memnuniyetine ve maksimum kâr beklentisine cevap verilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

Akdoğan, N. (2000), Maliyet Muhasebesi Uygulamaları, Ankara:Gazi Kitabevi.

Akın, O., ve Onat, O.K. (2016). Modern Maliyet Yönetimi Teknikleri ve 2000-2014 Döneminde Bu Teknikleri Ele Alan Lisansüstü Tezlere Dair Bir Değerlendirme. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 3, Bahar, 2016; 6-15.

Aksoylu, S., ve Dursun, Y, (2001) Pazarda Rekabetçi Üstünlük Aracı Olarak Hedef Maliyetleme. Sosyal Bilimler Enstitüsü¸ Dergisi Sayı: 11 Yıl : (357-371)

Alagöz, A. Ve Özpeynirci, R. (2015). Bilgi Toplumunda Entelektüel Varlıklar ve Raporlanması. Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 9 (2), 167. (http://dergipark.gov.tr/akuiibfd/issue/1630/20444)

Bozdemir, E. ve Ulu, Ö. (2007). Kalite Maliyetlerinin Bir Otomotiv Yan Sanayi İşletmesinde Paf Modeline Göre Analizi, Düzce Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl: 7, Sayı: 1. ss.25.

Çalışkan, A. (2005), Uygulamalı Maliyet Muhasebesi, Ankara: Nobel yayınevi.

Duman, H. ve diğ. (2015). Genel Muhasebe. Konya: Dizgi Ofset

Ergül, A. (2014). Hedef Maliyetleme Çerçevesinde Çağdaş Maliyet Yöntemlerinin Maliyet Etkinliği Boyutunda Entegrasyonu ve Konaklama Işletmelerinde Uygulanmasi. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Ana Bilim Dalı Doktora Tezi. (4-8.) (56-57)

Ertaş, F. (1999). İşletmelerde Maliyet Düşürme Yaklaşımı: Kaizen (Sürekli İyileştirmeye Yönelik) Maliyetleme Yöntemi. Atatürk Üniversitesi İİBF Dergisi, C. XIII, sayı 1, 93. (dergipark.gov.tr/atauniiibd/issue/2680/35149)

Gersil, A. (2000) Üretim Sistemleri ve Teknolojilerindeki Gelişmelerin ve Küreselleşmenin Geleneksel Maliyet Muhasebesine Etkileri. Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi. 109

Gürsoy, C.T. (2009), Yönetim ve Maliyet Muhasebesi, İstanbul:Beta. 

Haftacı, V. (2011), Maliyet Muhasebesi, Kocaeli: Umuttepe Yayınları.

Haşaşoğlu, U. (2011). Stratejik Maliyet Yönetim Aracı: Hedef Maliyetleme.  Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi  Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi . Sayfa: 44-46

Hüseyinzade, S. (2006). Bir Maliyet Düşürme Yaklaşımı Olarak Dış Kaynak Kullanımı (Outsourcing): Örnek Bir Uygulama. Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.

Kalkancı, N. (2008) Hedef Maliyetleme Sisteminde Bütçe Yaklaşımı, Yöneticilerin Eğitimi Ve Bir İşletmede Uygulama. Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi. Sayfa:23

Karakaya, M. (2014). Maliyet Muhasebesi. Ankara: Gazi Kitabevi

Kartal, A. (2005). Maliyet Muhasebesi. Eskişehir: Açıköğretim Fakültesi Yayınları

Kaya, G.A., (2010) Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt: 20, Sayı: 1, Sayfa: 313-332.

Küçüktüfekçi, M. ve Güner, M.F. (2014, 10 Şubat). Zamana Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi ve Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi. Çukurova Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 23, Sayı 2, Sayfa; 213

Kürkçü, Ö., (2015). Hastane İşletmelerinde Maliyet Hesaplamaları, Muhasebesi, Karşılaşılan Sorunlar Ve Uygulama. Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans.

Maliyet Muhasebesi. (2015, Ocak 3). Erişim tarihi 28 Ekim 2018, http://www.muhasebedersleri.com/maliyet-muhasebesi/maliyet-muhasebesi.html

Lazol, İ. (2009), Maliyet Muhasebesi, Bursa:Ekin

Topçu, N. (2005). Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemine Göre Kalite Maliyetlerinin Ölçülmesi - Tekstil Sektöründe Bir Uygulama, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 6 (2), ss.343-355.

Özel, S. (2010), Maliyet Muhasebesi, Ankara: Maliye Hukuk yayınları

Üstün, R.  (1996), Maliyet Muhasebesi, Eskişehir:Bilim Teknik Yayınevi

Sevilengül, O. (2011). Genel Muhasebe. Ankara: Gazi Kitabevi

Türk, Z., (1999). Geleceğin Maliyetlerinin Kontrolünde Yeni Bir Yaklaşım: Hedef ve Kaızen Maliyetleme. Dokuz Eylül Üniversitesi. İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:14, Sayı: I, Yıl:1999:199-214

Talebi, A. Kalite Maliyetleri. (2003). Erişim tarihi: 3 Haziran 2018, https://lean.org.tr/kalite-maliyetleri/

Yükçü, S. (2015). Yönetim Açısından Maliyet Muhasebesi. İzmir: Altın Nokta Yayınevi

Düzenleme : 26 Haziran 2019 14:19 Okunma : 1164
Foto galeri