Kurbağa ve Sıcak Su Teorisi… | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kurbağa ve Sıcak Su Teorisi… | Karamandan.com - | Karaman Haber

12 Aralık 2019 Perşembe
Kurbağa ve Sıcak Su Teorisi…

Peter M. Senge’nin "Beşinci Disiplin" kitabında belirttiği gibi kurbağayı, sıcak su dolu bir kaba atarsanız kurbağa ani refleksle hemen sıçrayarak kendini kabın dışına atar. Canı yanmıştır çünkü. Oysa kurbağayı soğuk su dolu bir kaba koyarsanız orada öylece kalır. Suyun ısısını yavaş yavaş artırırsanız, kurbağa bunu fark edemez su kaynayana kadar.

Sonrası… “Kurbağa çoktan ölmüş olur. Hemde haşlanmış olarak.”

Modern toplumlarda ve kişilerin yaşamları da sıcak su içerisindeki kurbağa gibi benzer durumlar sıkça oluşur. Toplum yaşamını etkileyen bazı şeyler yavaşça değişir, öncelikleri değiştirilir ve çoğu kimse de bunu fark etmez. Kişisel olarak yaşamlarımızda da bazı alışkanlıklarımız oturdukça suyun ısındığını haşlanmaya doğru gittiğimizi anlayamaz. Böylece en temel haklarımızdan birisi olan fikir ve düşünce özgürlüğümüz büyük ölçüde biz farkında olmadan engellenmiş olur.

İşte;

Zehirli fikir şırınga edilen toplumlar kurbağanınkine benzer bir tepki verir. Bir şeyi yavaşça değiştirirseniz, çoğu kimse bunu fark etmez. Yavaş yavaş incitmeden, sinsice zehir enjekte edilen toplum kurbağa gibi kaptan dışarı çıkamaz.

Böyle durumlarda, toplumlar kendine özgü ve farklı düşünenlerin sayısı günden güne azalır. Bu tür tek tip toplumlar kendini zihnen veya sosyal olarak yenileyemez. Zihnine kelepçe takılan toplumda hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük artarken, aynı zamanda yaratıcılık, yenilenme, ilerleme imkânları engellenmiş olur. Tıpkı ülkede şu an yaşananlar gibi.

İşte bu minvalde arada bir termometreye bakıp, suyumuz ne kadar ısınmış, bunu görmemiz lazım.

Maalesef biz termometre yerine televizyon ve sosyal medyaya bakıyoruz.

“Survivor” ile yaşadığımızı

“Diriliş Ertuğrul” ile küllerimizden doğduğumuzu

“Payitaht Abdülhamid” ile ayakta kaldığımızı, zannediyoruz.

Fikren ve bedenen ölen ölüyor, kimsenin hiçbir şey yaptığı yok. Ölenlerin faillerini bulmak “Müge Anlı” ya, sağ kalanları da evlendirmek “Esra Erol” ve “Zuhal Topal’a" düşüyor.

Bağrına kahpe kurşun saplanan vatan evladının ve ailesinin sesini duymamak için “O ses Türkiye” nin sesini açıyoruz, sonuna kadar.

Hava kirliliğinden değil, “hayâ” kirliliğinden nefes alınmıyor sokaklarda, günümüzde. Görsel görünüşün arkasına sığınarak, üstüne yatarak milli olunmuyor. “Milli olmak” sadece dil ve söylem ile yerine getirilecek bir nitelik değildir. Milli olmak fıtratı gereği ve onu taşımanın sonucu elde edilen ahlaksal ve ruhsal toplamların sonucudur. Kısaca, ruhi yetkinliğe ve erdeme çevirebilme sanatıdır.

Yazının Sonu:

Yugoslavya’nın parçalanması sonucu batılı bir gazeteci Yugoslav bir köylüye sorar;

-Ülke parçalanırken hiç mi haberiniz olmadı?

-Biz evde dizi izliyorduk!

Kurbağanın başına gelenleri yeniden okuyun…

Haşlanan kurbağa olmayın. Su ısınınca zamanında sıçramayı bilin!

Yaşar Kiraz

Kaynak ve Alıntı…
www.ilkayozturk.com
Peter M. Senge "Beşinci Disiplin"

Düzenleme : 24 Temmuz 2019 18:55 Okunma : 1300