Karamandan.com

Karamandan.com

15 Temmuz 2020 Çarşamba
karaman

Korona Virüsten Daha Tehlikeli Bir Hastalık !
Değerli Okuyucularım, karantina vesilesiyle bulduğum boşlukta, yine naçizane köşemde karalamaya başladım.
Kategori : Köşe Yazıları
26 Mart 2020 11:34
 
Korona Virüsten Daha Tehlikeli Bir Hastalık !

Değerli Okuyucularım, karantina vesilesiyle bulduğum boşlukta, yine naçizane köşemde karalamaya başladım. Şu günlerde gündemimizi işgal eden konu tabii ki korona virüs vakaları ve alınacak önlemler.

Halk olarak tedbir almaya çalışıyoruz. Hükümetimiz üretim durmadan, bu virüs vakasından nasıl kurtuluruz diye düşünüyor olmalı ki tam anlamıyla sokağa çıkma yasağı uygulanmadı. Halk olarak kendi tedbirlerimizi alarak ve devletimizin de sözüne uyarak '' evde kal '' sloganıyla kendimizi evimizde karantinaya aldık.

Bu süre zarfında bol bol kitap okuma, belgesel izleme fırsatı buldum. Tabi bunun yanı sıra sosyal medyada gezinmeden de yapamadım. Yaşlılarımız hakkında bazı rencide edici ve çirkin videolar gördüm bu duruma çok üzüldüm.

Bizlerde daha doğrusu, ben kendimde yaşlılarımızın ( koca çınarlar) sokağa çıkıp hasta olmasına karşıydım. Hatta bununla ilgili yarı esprili yarı da tepkili olarak paylaşımlar bulundum. Lakin bu ahlaksız, karakterden yoksun insanlar gibi değerli büyüklerimize karşı asla haddimi aşmadım ve Türk - İslam geleneğine göre de hiç bir büyüğümün - o değerli birer tarih ansiklopedisi güzel insanlarımızın - hiç bir zaman kalplerini kırmamaya çalıştım, kırmaya teşebbüs edeni de en sert dille uyardım. Buradan bir kez daha söylemek isterim, değerli büyüklerim sizlere karşı var ise hatam affola, haklar helal ola.

**

Başlıktaki konumuza gelelim; Neymiş bu COVİD-19’dan daha tehlikeli hastalık dediğinizi duyar gibiyim. Bu hastalık cahilliktir. Evet, yanlış duymadınız Cahillik en büyük ve en tehlikeli hastalıktır. Nedir mi bu cahillik? Cehalet ama sadece okuma ile bağdaştırılabilecek bir şey olarak değil, okumuş cahiller de dâhil olacak şekilde bilinçli cehalet. Dunning Kruger Sendromu da bu hastalığın bir parçası. Bu sendromla ilgili özel bir yazı da kaleme alacağım çünkü çok ayrıntılı bir konu.

 Karantina günlerinde gerek bilim insanlarımızın, gerek bakanların, gerek bürokratların, gerekse doktorlarımızın paylaşımlarından istifade etmek için Twitter’da dolaşırken bazı paylaşımlar gördüm. Ülkece virüs konusunu ve buna benzer olayları çok basite aldığımız fark ettim. Moral, gülmek, eğlenmek tabii ki en doğal hakkımız ve psikolojik anlamda bizleri motive eder. Lakin çoğu paylaşımlarda hâdlerini aşan bazı kişiler gördüm. Ne büyüklere saygı kalmış, ne ülkeye, ne değerlere, ne de bir hastalığa diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım ve sizlere bu konuyla alakalı içimi dökmek istedim.

Sosyal medya tam bir cahil medyası olmuş, okumuş bilgili, karakterli insanların sözüne itibar edilmez, üstlüne üstlük bu bilgili insanlara yapılan hakaret vs. paylaşımlar nedeniyle üstatlarımız da bu cahillere laf anlatamaz olmuşlar ki, haklılar da. Artık gerçek bilgi sahibi olan üstatlarımız susuyor ya da susturuluyor, veya sözlerine itibar edilmiyor ve doğal olarak meydan da bu cahillere kalıyor.

Para kazanmak ya da provokatörlük yapmak için yapılan yalan, yanlış paylaşımlar, beğeni kasmak için yapılan saçma hareketler vs. vs. Bunların başlangıcı ise bence Youtube alemi. Faydalı bir iki kanal ve konu dışında tam bir lağım çukuru haline dönüşmüş Youtube! Son zamanlarda "Youtube'da fenomen olup para kazanma(!)" eylemini yapmak için çocuklarını kullanan, para kazanmak uğruna onların psikolojisiyle oynayan, teknoloji hayatlarına girdikten sonra bütün gerçeklikten kopan aileleri gördüm. Bir de tiktokçular var o konuya hiç girmeyim yoksa ne ben çıkarım ne de sizler. Artık bu tiktokçuları gördükçe nutkum tutuluyor ve Allah ıslah etsin deyip geçiyorum.

Bir de sosyal medya da korona virüs bahanesiyle İslam'a saldırı yapan bir güruh var. Gündemimizi işgal eden korona virüs mikrobuyla baş etmek için; öncelikle tedbir lazım ve sonrasında ise tevekkül. Paylaşımlara ve konuşmalara bakıyorum ki dua‘ya inanç kalmamış, ayaklar altına alınmış. Neymiş efendim bilim, bilim, bilim. Din varken bilim olmazmış da, dua işe yaramazmış. Bilim her şeye tek çareymiş. Tabii ki bu ilaçların yolu vs. bilim ile geçer. Peki, Kur'an bilim kaç kere geçer? Kaç ayette aklınızı kullanın der? Hiç baktınız mı? Bence beyler, bayanlar kızmayın ama sizin düşmanlığınız İslam'a.

Din ile bilimi, Allah ile ölümlüleri mukayese eden, dine düşmanlığını gizlemekten bile aciz, her fırsatta nefretini kusan, bazı klişelere yapışmış, cahil, okumaktan aciz bir topluluk var karşımızda, bu kişiler bir de her konuya bilmeden muhalefet olurlar. Şayet cami yerine okul vb. yapılsaymış virüslerden, hastalıklardan korunabilir, çareler üretebilirmişiz.

100 yıldır laik bir rejim güdümünde kurulmuş, yönetilmiş mevcut okullarda niye bunun yapılmadığının cevabı yok ama. Onlar bilim için kurulmadılar herhalde. Bunlara bunları yazdıran korona virüs pisliğinin kaynağının seküler Çin olması da bir şey ifade etmiyor herhalde. Mekkeli müşrikler bile şerefli düşmanlardı bunlara kıyasla. En azından adamlar açıkça, mertçe neye düşman olduklarını söylüyor, onun için savaşıyorlardı. Bunlara dine karşı olduklarını söylediğinde hepsi birden Müslüman kesiliyor, dedesi hacı oluyor, babası hoca oluyor, kalpleri de tertemiz oluyor.  'Allah'ın dediği olmasın da ne olursa olsun" diyen bir zümre var, muhatabımız bu adamlar. Ben isim vermeyim onlar kendilerini iyi biliyorlar ve bu kişiler sahte Müslümanların, sahte davranışlarına bakarak, Tertemiz olan İslam’a saldırıyorlar. Kusursuz olan İSLAM'dır, Müslümanlar değil.

Kendisine yazar adı veren bazı karaktersiz, ağzından lağım akan kişiler; imamlara, hocalara, türbanlılara, kısaca Müslümanlara hakaret edip ''bir kolonya etmezsiniz’ ‘tarzında paylaşımlar yapmaktalar. Bende diyorum ki bu mantığa göre, yaşadığımız şu günlerde 100'binlerce gazeteci yazar, medya kuruluşunun, bırak doktoru, alkolü azaltılmış çakma dezenfektan bile etmediğini gördüm. Ama öyle günler de oldu ki pek çok şerefsiz gazetecinin virüsten daha tehlikeli olduğunu da gördüm.

***

Ve yine konumuz sosyal medya ve cahillik iken bunu yazmadan edemeyeceğim. Bir hastalığımız var Türk milleti olarak tag açmak, bildiğimiz tabirle etiket. Hatta şu günlerde aşina olduğumuz ve benimde bir iki fotoğrafımda kullandığım bir tag var. Evet #EvdeKal tag'ı.
 

#Evdekal diye bir tag açıldı ve bu tag altında; sanatçısı, telefon operatörü, bilmem ne markası, siyasetçisi hepsi ününe ün katmak için konser yapıyor, reklam filmi yayınlıyor. Böyle bir durumdan nasıl değer yaratılabilirse öyle değerleniyorlar. Diğer yandan işe gitmek zorunda olan herkes işe gidiyor. İşe gitmek zorunda olan insanlarımız; aslında o stadyum dolusu para kazananların,  reklam veren markaların, çağrı yapan adamların çalışanı. Her yerde gördüğümüz bu tipler/markalar sence çalışanlarını 2 ay sübvanse edemeyecek durumda mı? Herkes birini bekliyor gibi. Biz tag açarız dostlar. Biz tag açar insan yaşatırız, tag açar doktor alkışlarız, tag açar ambulans gibi arkasına takılır para kazanırız..

Ülkemizde öyle cahil insanlar var ki korona virüs yanlarında çok masum kalıyor. Böyle cahillere karşı da gerçekten önlem almalıyız. Bunlara kolonya da işlemiyor :)

Bu günlerde nelerle mi mücadele ediyoruz; korona virüs salgınıyla, Korku ve kaygı virüsüyle, bilinçsiz ve cahil insanlarla, düşüncesizler ve aptallarla, sahtekâr ve kötü niyetlilerle.

İşimiz çok zor Allah cc. önce virüse sonra da bu cahillere karşı yardımcımız olsun!
 
Bu arada demeden de edemeyeceğim.

“Bu hastalığa karşı elimizde güçlü bir koz var, o da ne mi tabii ki yakalanmamak.”

Hüseyin ZENGİNOĞLU

Okunma : 4177
karaman


EKSPERTİZ
guney sigorta
Gündem haberleri
Aracın Parçaları 300 Metre Savruldu
11 Temmuz 2020 Okunma: 15023 Asayiş
Yunus Emre Lösemiye Yenik Düştü
11 Temmuz 2020 Okunma: 6289 Yaşam
Karapınar'da şüpheli ölüm
13 Temmuz 2020 Okunma: 5198 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın