Karamandan.com

Karamandan.com

30 Ekim 2020 Cuma
Korku İmparatorluğunda Korkuyla Yönetilenler
Toplumları yönetmenin, onları idare etmenin olmazsa olmaz şartı; siyasetçinin hitabının, insanların iradesini, düşüncesini harekete geçirecek, onların aklî melekelerini canlandıracak  mahiyette olmamasıdır.
Kategori : Köşe Yazıları
14 Eylül 2020 08:31
 
Korku İmparatorluğunda Korkuyla Yönetilenler
karaman

Toplumları yönetmenin, onları idare etmenin olmazsa olmaz şartı; siyasetçinin hitabının, insanların iradesini, düşüncesini harekete geçirecek, onların aklî melekelerini canlandıracak  mahiyette olmamasıdır. Siyasetçinin hitabı daima toplumun duygusal yönüne yöneliktir. Böylece toplum, duygusallığını ön plana çıkararak o anki ruh haliyle karar verir ve gerçeğin ne olduğunu ya da ne olacağını düşünmeden hareket eder. Bu da siyasetçinin toplumu daha kolay yönetmesini ve onları daha rahat idare etmesini sağlar. Tarihin her döneminde devlet liderleri yönettikleri toplumun duygusallığına yönelik hitapları ve eylemleriyle iktidarda kalmışlar, kalmayı başarmışlardır. Yani devlet liderleri kimi zaman toplumun hamasi duygularını harekete geçirirken, kimi zamanda onları korkuyla korkutmakta, hayali olumsuzlukları anlatarak onların kendilerini daha sıkı ve tavizsiz desteklemelerini ummaktadırlar.

Emevi Devleti, Abbasi ihtilali sonucunda tarih sahnesine karışırken, Müslümanların yeni lideri  ve Abbasi Devletinin kurucusu Ebu’l Abbas es-Seffâh’ın ihtilal akabindeki konuşmasında topluma neler söylediği ve onları nasıl korkuttuğu tarih kitaplarında sarih bir biçimde anlatılır. Aynı konuşmada gerçekleştirmiş oldukları ihtilalin meşruiyetine yönelik tezler de öne süren Ebu’l Abbas, kendilerine itaat etmemeleri halinde onları nasıl bir akıbetin beklediğini de net bir biçimde belirtmiş, tabir caizse onları canları ve mallarıyla korkutmuştur.

Ebu’l Abbas özelinde bütün liderlerin yürütmüş olduğu siyasetin, liderler için fayda sağlayıcı olması ve hala geçerliliğini kaybetmemesi, bugün dahi siyasilerin aynı metodu uygulamalarına neden olmuştur.

Modern dönemde toplumlar, sağlıklarıyla korkutulmaya başlanmış, doğum anıyla birlikte insanın aşıyla tanışmasına ve bu aşıların devamı yapılmadığı takdirde onların sağlıksal sorunlarla karşılaşabileceklerine dair söylemler türetilmiştir. Böylece korku henüz bebeklik çağında insanı kuşatmıştır. Aşıyı vurmakla yükümlü olan hemşire veya doktor ise vuracağı aşının içeriğini tam olarak bilememekte, işin ilginç yanı ise bu aşının içeriğini bilmeye yönelik herhangi bir araştırma gayretini dahi göster(e)memektedirler. Aşının vurulacağı bebeğin ebeveyni niçin bu aşıyı vurdurmak gerektiği sorusunu doktora yönelttiğinde, doktorun cevabı çoğunlukla aşının neden vurulacağından ziyade, aşının vurulmaması halinde bebeğin karşılaşacağı sorunları öne sürerek ebeveyni bebeklerin sağlığı ile korkutarak o aşıyı vurdurmalarına yönelik bir tutum mahiyetinde olmaktadır. Hiç kimse bu aşının içeriğini, içeriğindeki mevcut kimyasalların insan sağlığına yönelik etkilerini bilmemekte ya da topluma söylememektedir. İnsanı en değerli nimetlerinden olan sağlığı ile korkutmak ekonomik açıdan akıllıca ancak insanî açıdan acımasızcadır. 

Yine bugün Covıd19 özelinde insanlar korkuyla yönetilmekte ve sanki kıyametvâri bir belanın geldiği izlenimi uyandırılarak insanların insanlar ile olan ilişkisi baltalanmaya, toplumsal olaylardan uzak kalarak neyin ne olduğunu merak edici her türlü aktiviteden uzak kaldırmaya yönelik politika takip edilmektedir, bütün dünyada. Elbette maske, sosyal mesafe ve temizlik gibi virüsün yayılmasını önleyici kurallara dikkat edilmeli ve bunlara uyulmalıdır. Ancak benim burada bahsettiğim husus insanların bu hastalık vesilesiyle yalnızlaştırılması, içtimai hayatın canlılığının yok edilmesi, akrabalık bağlarının zayıflatılması ve egoist bireylerin yaratılmaya çalışılması çabasıdır. Bunları göz önüne almadan ve düşünmeden covıd19’u anlamak beyhudedir. 

Bu hastalıkla insanların Hes koduyla mimlenmesi ise modern dönemin insanı kontrol altında tutma amacının bir parçasıdır. Bu adımın bir sonraki adımı dünya üzerinde her yaptığının kontrol ve gözetim altında tutulması ve dünyayı yönetenlerden habersiz tek bir adım dahi atılamaması amacı gelmektedir. Neredeyse sosyal hayatta adım atılan her yere konulan kameralar ise zaten Hes koduyla mimlenmek istenen insanın, kontrol altına alınmak istenmesine karşılık tepki göstermemesini sağlamak içindi. Bütün bunlar ütopik bir hayal ürünü olarak görülebilir. Ancak modernitenin neler getirip neler götürdüğünü bilirsek bahsetmiş olduklarımın sadece bir hayal ürünü olmadığı anlaşılacaktır. 

Toplumları korkuyla yönetmedeki bir diğer araç ise ekonomik kaygıdır. Tarihte toplumlar daima kendilerini yönetenleri desteklemek için ceplerinin dolu olup olmadığına bakmışlar, iktidardaki gücün zayıflaması ve yıkılması ise ekonomik sorunlar neticesinde gerçekleşmiştir. Muhalif hareketler ise toplumların desteğini sağlamak için onların ekonomik refahını yükseltecek vaadler de bulunmuşlardır. “Yandık, bittik, aç kaldık” gibi sözlerle toplumun duygusal damarının kabarmasını sağlayan muhalif hareketler, iktidardaki siyasetçilerin ekonomik yönden zor durumda kalmasını fırsata çevirme gayretinde olmuşlar ve halkın desteğini kendilerine çekmeye çalışmışlardır. Ekonomik kaygıyla korkutmakta daima geçerli bir yönetme aracıdır ve kıyamete kadar da olacaktır. Zira insan doyduğu müddetçe destekler. Gerçi insan hiçbir zaman doymaz ya!

Velhasıl insanlar duyguyla hareket ettikçe neyin ne olduğunu bilmekten mahrum kalacaklar, siyasiler duyguya yönelik hitapları ile toplumları kolay yönetmeye devam edeceklerdir. Tarih tekerrürden ibarettir. Korku ise insanın hilkatinden gelir. Ancak korkuyu doğru yönetmek ve neyden korkulması ya da neyden korkulmaması gerektiğini bilmek her insan teki için elzemdir. Aksi halde gerçeklerden uzak yaşa(tıl)maya devam ederiz. 

Fatih Gilik 

Okunma : 856
REKLAM
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Yavuzlar iplik
Gündem haberleri
Merhum kefeninin arasında not bıraktı
28 Ekim 2020 Okunma: 40972 Yaşam
Karaman Selçuklu Hastanesinde hayrete düşüren ameliyat
27 Ekim 2020 Okunma: 8941 Sağlık
Hizmet, Karaman çiftçisinin ayağına getirildi
28 Ekim 2020 Okunma: 7004 Tarım
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın