Kimileri bir "and" ile gurur duyarken, benim gurur kaynaklarım farklı | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kimileri bir "and" ile gurur duyarken, benim gurur kaynaklarım farklı | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Aralık 2018 Pazartesi
Kimileri bir "and" ile gurur duyarken, benim gurur kaynaklarım farklı

Sizi bilmem ama benim milli duygularımı "Türküm, doğruyum, çalışkanım…" andı değil, yerli üretim bir İHA veya SİHA daha çok harekete geçiriyor. 

Yerli savaş uçağımız TF-X' in 2023 yılında göklerde yerini alacak olması tüylerimi diken, diken ediyor.

Atak helikopterimizin, savaş gemilerimizin Pakistan, Azerbaycan gibi kardeş ülkelerde gördüğü itibar beni daha çok heyecanlandırıyor.

Aselsan üretimi düşman uçaklarını kör eden KORAL, Roketsan üretimi BORA, F-35 İçin ürettiğimiz parçalar, beni bir yeminden daha çok mutlu ediyor.

Yerli uydumuzun, silah teknolojilerimizin dünyaya fark atması beni daha çok gururlandırıyor.

Herkes “Windows vazgeçilmez” derken, yerli işletim sistemi “PARDUS” beni daha çok gururlandırıyor.

Beş yıldızlı turistik otellerden hiç bir farkı olmayan devasa Şehir hastanelerinin yabancı hastaları kabul edip, daha ucuza tedavi imkânı sunması, beni daha çok mutlu ediyor.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Orhangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Üçüncü Hava Alanı, Hızlı Trenler, Tüneller, Viyadükler, Köprüler ve Otoyollar beni bin kez edilen yeminden daha çok gururlandırıyor, milli duygularımı zirveye çıkarıyor.

Almanya'da yapımına 2006 yılında başlanan, inşaatı 2011'de tamamlanacak olan, Almanya'nın prestij projesi ilan edilen Berlin Havalimanı 3 Haziran 2012'de açılacaktı… Ancak açılış 5 kez ertelendi. Tamamlanması için 1,1 milyar Euro kredi gerekiyor. Yeni tarih ise Şubat 2018 olarak açıklanmış açılış davetiyeleri bile basılmıştı. Davetiyeleri çöpe atmak zorunda kaldılar. Türkiye ise dünyanın en büyük Hava limanını 4 yıl gibi bir sürede bitirdi, ay sonunda açılıyor.

Bu gerçek hangi Türk’ün göğsünü kabartmaz, hangi Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i gururlandırmaz?

Hava alanını yaparken, İstanbul'dan Münih'e kadar uzanan 1700 km uzunluğunda fiber optik kablo; İstanbul'dan Hindistan'a kadar uzanan 4.500 km uzunluğunda bakır kablo, 350 bin ton demir ve çelik, 10 bin ton alüminyum, 415 bin metrekare cam kullanılması...

165 yolcu köprüsü, terminaller arasındaki ulaşımın raylı sistemle yapıldığı, 4 ayrı terminal binası, 3 teknik blok ve hava trafik kontrol kulesi, 8 kontrol kulesi… Her türlü uçak tipinin operasyonuna uygun müstakil 6 pist, 16 taksi yolu, 500 uçak park kapasiteli, toplam 6,5 milyon metrekare büyüklüğünde apron, şeref salonu, kargo ve genel havacılık terminali… 

Devlet konuk evi, yaklaşık 70 bin araç kapasiteli açık ve kapalı otopark, havacılık tıp merkezi, oteller, itfaiye ve garaj merkezi, ibadethaneler, kongre merkezi, güç santralleri, arıtma ve çöp bertaraf tesisleri gibi yardımcı tesislerden oluşacak olması; inanın beni, kuru bir yeminden daha çok gururlandırıyor.


Misafir ettiğimiz mülteci kardeşlerimizin bizim kurduğumuz okullarda Türkçe öğrenim görmeleri, İstiklal Marşı söylemeleri, Türkçe şiirler okumaları, beni bir yeminden daha çok gururlandırıyor.

Afrika ülkelerini ziyaret ettiğimiz zaman "Yıllardır yolunuzu gözlüyoruz; neden geç kaldınız?" diyerek, bize sarılan esmer tenli, gözü yaşlı Afrikalılar milli duygularımı daha çok harekete geçiriyor.

"Türkiye, Türkiye'den ibaret değildir" diyen bir Yemenli Bakan, bir Katarlı Profesör, milli duygularımı bir kuru yeminden daha
çok harekete geçiriyor.

Karaman'da üretilmiş, dünyanın dört bir yanında ödüller alan bisküviler, pastalar, kekler, çikolatalar beni bir yeminden daha çok ilgilendiriyor, ve gururlandırıyor.

Karaman’da üretilip, dünya ülkelerine satılan bir bilgisayar oyunu her sabah okul girişi tekrarlanan ırkçı mahiyete sahip sözlerden daha gururlandırıyor.

Karaman’da “Tabela Üniversitesi” denilerek horlanan KMÜ’nün başarılarıyla, daha önce kurulmuş birçok üniversiteden daha üst sıralarda yer alması, binlerce kuru yeminden daha anlamlı.

Karaman'da üretilmiş makinaların, adını birçok kişinin duymadığı ülkelerde üretim yapıyor olması beni bir yeminden daha çok gururlandırıyor.

Demek ki zevkler renkler farklı olabiliyormuş. Birilerini kuru bir yemin gururlandırırken; beni, ülkemin, yaşadığım şehrin ihracatta elde ettiği başarılar, ürün sattığı ülke miktarının çokluğu gururlandırıyor.

Ziyaret ettiğimiz ülke ve şehirlerdeki raflarda gördüğümüz Türk Malı ürünler, yaşadığım şehirdeki hemşerilerimin emeği olan ürünler beni daha çok gururlandırıyor.

İşte bu sebeple de Danıştay’ın kendisini Meclis’in yerine koyarak “Yasama” görevi yapması, andı yeniden gündeme getirmesi bana iyi niyetli bir girişim olarak görünmüyor.

Zaten önümüzdeki aylarda ortaya çıkacak yeni gelişmeler danıştay’ın vesayet üstlenmeye çalıştığını bize gösterecektir.

Muhalefet mensupları bu karardan cesaret alıp, “Türkçe Ezan” taleplerini, dillendirmeye başladılar bile…

Zamanla Danıştay’ın yoğurduğu bu hamurun daha çok su kaldıracağını, göreceğiz. 

Sözün özü, diktatörlükleri çağrıştıran ırkçı bir andı çağımıza yakıştıramadığım gibi bir hastalık, bir virüs olarak görüyorum. 

Bu arada hiç kimse etnik kimliğimi sorgulayamaz. Sapına kadar öz be öz Türk’üm. Neden karşı çıkıyorum? Çünkü Kürtleri bizden ayrıştırıp başka bir devlet kurdurarak Türkiye'yi parçalamaya ahdetmiş olanların planlarına hizmet ediyor. 

Yine bu yemin, milli duyguları değil; başka etnik gruplara karşı kin, nefret ve hamaset duygularını harekete geçiriyor.

Aynı sırayı paylaşan biri Türk diğeri Kürt olan iki çocuk, her sabah kendilerine ettirilen bu yemine aynı duygularla tepki verebilir mi? Ya da, yeminde Kürt kimliği öne çıkarılsa, Türk öğrenciler bunu normal karşılar mı?

Karşılamayacaklarsa, işte o zaman bu yemin sorunlu demektir.

Danıştay’ın bu kararı bir fitne örgütlenmesinden başka bir şey değildir.

Aynı sırada oturan iki arkadaştan biri Türk, diğeri Kürt; her sabah ikisi de aynı yemini etse, ikisinin hisleri aynı olur mu? 

Adil Can

Düzenleme : 22 Ekim 2018 17:47 Okunma : 6128