Kayseri Ulucami’de Hatm-i Kadiri | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kayseri Ulucami’de Hatm-i Kadiri | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Ağustos 2019 Çarşamba
Kayseri Ulucami’de Hatm-i Kadiri

Nihayet şoförün diyecekleri bitmişti, bana caddenin başından, abi Ulucami şu gördüğünüz eserdir, dedi ve vedalaştık.

Saat sabah dört sularında kayseri Ulucami’nin kapısına vardım. Bütün camiler gibi o da açıktı. İçeriye girdim henüz ezan-ı Muhammedinin okunmasına bir saat vardı.

Camide tek tük insanlar bazı sütun diplerinde istilka halinde duruyorlardı.

Kimse yokken dev sütunlar arasında dolaştım. Cami tam manasıyla bir Selçuklu taş eseriydi. Caminin zemini giriş kapısından iki üç metre kadar aşağıdaydı. Caminin namaz kılınan alanı sütunların kapladığı alanın üçte biri kadardı.

H.530/M.1135 tarihinde, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılan Kayseri Ulucami’nin emsali Konya’da yoktur. En seki Selçuklu eseri Alaeddin Camiini Ulucami kabul edersek Kayseri’deki ondan kat kat fazla bir vüsata ve ihtişama sahiptir.

İnsanlar camiye gelmeye başlamışlardı, ilk gelen kişi eline bir rahle alarak mihrabın tam önüne oturdu. Ben de rahle dubasından bir tane çekip onun yanına oturdum ve aldığımız Kur’an-i kerimleri okumaya başladık. Mihrabın önü rahlede Kur’an okuyan cemaatle dolmuştu.

Namaza duruş vaktine kadar sarıklı ve cübbeli zat mihrabın solundaki antika kürsüye çıkarak vaaza başladı.

Sütunlarındaki ve duvarlarındaki dev taşlar arasındaki gezleri bile tarih kokan Ulucami’de biraz da yerin altında olması hasebiyle kendimi adeta 13. yüz yılda sanıyordum. Vaaz başlayınca herkes gibi ben de rahlelerimizi yerine koyup aynı yere oturduk.

İmam gençti, namazı kıldırdıktan sonra müezzinin “ala rasülina salavat” demesiyle beraber başta “salaten tüncina” olmak üzere bütün salavatı okudu. Ardından istiğfarla beraber tecdid-i nikâh ve iman yaptırdı. Namaz bitmişti ama Allah’ın bir ferdi dışarıya çıkmadı.

İmam efendi Kadiri hatmi için komut vermeye başladı aynı zamanda kendisi de sesli olarak okuyordu. Cemaatteki aşk ve iştiyak duymaya değerdi. Hatm-i Kadiri bitince tesbihat ve Hüvellahüllezi’den sonra dua yapıldı. Yine bir fert çıkmadı, hep bir ağızdan cehri zikre geçildi.

En güzel ilahiler eşliğinde Allah’ın esma-i Hüsna’sı ile sesli zikir sırasında kendinden geçenler, sesi değişenler ve hıçkıra hıçkıra ağlayanlar vardı. Özellikle Ya Hay ismi sırasında başlar bir sağa bir sola dönüyor evrendeki bütün nesnelerin bir tek etrafında dönüşüne işaret ediyordu.

Sabah namazı biteli kırk dakika olmuştu, imamın işaretiyle herkes kalkarak İşrak yani Duha namazına başladık. Namazdan sonra imam efendi memleketimizin ve İslam ümmetinin selameti için etkili dualarda bulundu. Şehitlerimize rahmet gazilerimize sıhhat dileğini Allaha arz etti.

İmam efendiyle sohbetimiz sırasında bu hatmin ve zikrin her Cuma sabahı yapıldığını öğrendim.

26 Nisan 2019 Cuma sabahı yaşanan bu manevi atmosferden kimsenin dışarıya çıkası yoktu. Ama hayat da devam ediyordu.

Mükremin Kızılca

Düzenleme : 01 Mayıs 2019 12:46 Okunma : 925
Foto galeri