Karamanoğullarına Dair Kronikler | Karamandan.com - | Karaman Haber

Karamanoğullarına Dair Kronikler | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Eylül 2019 Pazartesi
Karamanoğullarına Dair Kronikler

Olayların kronolojik sıraya göre yazıldığı, vakayiname de denen kronikler, Türk tarihine dair kullanılabilecek orijinal kaynaklardandır. 

  Karamanoğulları ile ilgili bilgiler daha çok Osmanlı kroniklerinde yer almaktadır. Bundan başka Şikârî’nin tarihi, Karamanoğulları’nı konu alan tek monografik eser konumundadır. Bunun için öncelikle “Şikârî Târîhi” üzerinde durulacaktır.

3.1.1. Şikârî Tarihi

  Kataloglarda “Karamannâme, Kitâb-ı Karamaniyye, Kitâb-ı Tevârih-i Karamaniyye” şeklinde geçen eserin yazarı Şikârî’dir. Karamanoğulları tari­hi açısından önemi, bu beyliği ele alan kapsamlı tek tarih eseri olmasın­dan kaynaklanır. Osmanlı geleneği dışında, Karamanoğulları yanlısı bir tavırla yazılmıştır. Kitapta hiçbir tarih yer almadığı gibi yazılış zamanı da belli değildir. Bazı ifadelerden yola çıkarak çıkarımlarda bulunulmaktadır[1].

Eserin bilinen en eski nüshası, Ankara Milli Kütüphanede A-4771 numa­ra ile kayıtlı, 1113/1701 istinsah tarihli nüshadır. Konya Yusuf Ağa Kütüp­hanesi’ndeki nüsha, Mesut Koman tarafından Karamanoğulları Tarihi adıyla 1946’da neşredilmiştir. Diğer bir çalışma Metin Sözen ve Necdet Sakaoğlu tarafından 2005’te “Karamannâme” adıyla faksimile ve çeviriyazı olarak hazırlanmış olup çalışmada bu yayından yararlanılmıştır.

3.2. Osmanlı Dönemi Kronikleri

Bu çalışmada, Karamanoğulları ve Lârende ile Osmanlı- Karaman ilişkileri hakkında bilgi veren Osmanlı Dönemi kroniklerinden de yararlanılmıştır. Aşağıda bu eserler hakkında bilgi verilecektir.

3.2.1. Tevarih-i Âl-i Osmanlar

  İlk örnekleri II. Murat Dönemi’nde ortaya çıkan “Tevârih-i Âl-i Osman”ların sayıları sonradan artmıştır. Bu tarihten önce aynı zamanda bir şair olan Ahmedî (ö. 1412) tarafından yazılan İskendenâme, Osmanlılar hakkında bilgi verse de bunlar çok sınırlıdır. Fatih Dönemi’nde Enverî’nin Düsturnamesi ile Şükrullah’ın Behcetü’t-Tevârihi Osmanlı tarihini, kâinat tarihinin bir parçası olarak ele alırken II. Bayezit Dönemi’nde Âşık Paşazade’nin kaleme aldığı Tevârih-i Âl-i Osman, Osmanlı tarihinin müstakil olarak işlendiği ilk kronik olmuştur. XVI. yüzyılda da davam eden Tevarih-i Âl-i Osman yazma geleneğinin son temsilcisi Lütfi Paşa’dır. Bu çalışmada kullanılan tarihler aşağıda verilmiştir.

1. Hadîdî, Tevârih-i Âl-i Osman, (haz. Necdet Öztürk), İstanbul 1991.

2. Âşık Paşazade, Tevârih-i Âl-i Osman, (haz. Âli Bey), İstanbul 1332.

3. Oruç bin Âdil, Tevârih-i Âl-i Osman, (haz. Necdet Öztürk), İstanbul 2008.

     4. İbn Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, (TTK tarafından bir dizi hâlinde yayınlanan I., II., IV., VII. ve VIII. defterler kullanılmıştır).

5. Lütfi Paşa, Tevârih-i Âl-i Osman, (haz. Âli Bey), İstanbul 1341.

6. Anonim, Tevârih-i Âl-i Osman, (haz. Nihat Azamat), İstanbul 1992.

3.2.2. Diğer Vakayiname ve Tarihler

  1. Gregory Abü’l-Farac (Bar Hebraeus), Abü’l-Farac Tarihi, I, (çev. Ömer R. Doğrul), Ankara 1945.

  2. Şükrullah, Behcetü’t-Tevârîh, (haz. Hasan Almaz), İstanbul 2010.

  3. Kemal, Selâtîn-nâme, ( haz. Necdet Öztürk), Ankara 2001.

  4. Enverî, Düstûr-nâme, (haz. Necdet Öztürk), İstanbul 2003.

5. Mehmed Neşrî, Kitâb-ı Cihan-Nümâ, I-II, (haz. F. R. Unat-M. A. Köymen), Ankara 1987.

6. İdris-i Bitlisî, Heşt Bihişt, I,II, (haz. M. Karataş, S. Kaya, Y. Baş), Ankara 2008.

7. Şükrî-i Bitlisî, Selîm-nâme, (haz. Mustafa Argunşah), Kayseri 1997.

8. Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü’t-Tevârih, İstanbul 1279.

9. Selanikî, Târîh, İstanbul 1281.

     10. Gelibolulu Mustafa Âli, Kitâbü’t-Târih-i Künhü’l-Ahbâr, (haz. A. Uğur, M. Çuhadar, H. Çuhadar, A. Gül), Kayseri 1997.

11. Peçevî İbrahim Efendi, Târîh, I, İstanbul 1281.

  12. Solakzâde Mehmet Hemdemî, Târîh, İstanbul 1297.

13. Müneccimbaşı Ahmet b. Lütfullah, Camiü’d-Düvel Osmanlı Tarihi (1299-1481), (haz. Ahmet Ağırakça), İstanbul 1995.

  14. Naîmâ Mustafa Efendi, Târîh-Ravzatü’l-Hüseyn Fî-Hülâsati Ahbâri’l-Hâfikayn, I,II, İstanbul 1281.

4. BİYOGRAFİ, VEFAYAT, TEZKİRE, LAYİHA VE MENAKIPNAMELER

Karamanla ilgisi olan önemli devlet adamı, müderris, mutasavvıf ve şairlerin konu edildiği eserlerden yararlanılmış olup bunlar aşağıda zikredilecektir.

1. Ahmet Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri/Menakib al-Ârifin, I, İstanbul 1973; II, (yay. Tahsin Yazıcı), Ankara 1980.

2. Anonim, Kitâb-i Müstetâb, Osmanlı Devlet Düzenine Ait Metinler, I, (haz. Yaşar Yücel), Ankara 1983.

3. Atâî, Hadâikü’l-Hakâik fî-Tekmileti’ş-Şakâik, (haz. A. Özcan), İstanbul 1989.

4. Bağdatlı Ahdî, Gülşen-i Şu’arâ, (haz. Süleyman Solmaz), Denizli 2009.

5. Beyânî, Tezkiret’ş-Şu’arâ, (haz. İbrahim Kutluk), Ankara 2008.

6. Bursalı Mehmed Tâhir, Osmanlı Müellifleri, I, II, III, İstanbul 1333-1342.

7. Fatîn Davut, Hâtimetü’l-Eş‛âr, (haz. Ömer Çifçi), Ankara 2009.

8. Ferîdûn bin Ahmed-i Sipehsâlâr, Mevlânâ ve Etrafındakiler (Risâle), (çev. Tahsin Yazıcı), İstanbul 1977.

9. Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı, (haz. Mustafa İsen), Ankara 1994.

10. Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-Ahbâr, I, (haz. Faris Çerçi), Kayseri 2000.

11. Hafız Hüseyin Ayvansarayî, Vefâyât-ı Selâtîn ve Meşâhir-i Ricâl, (haz. Fahri Ç. Derin), İstanbul 1978.

12. Hafız Hüseyin Ayvansarayî, Vefâyât, (haz. Ramazan Ekici), İstanbul 2013.   

13. Hulvî, Lemezât-ı Hulviyye ez-Lemeât-ı Ulviyye, (haz. Mehmet Serhan Tayşi), İstanbul 2013.

14. Kâtip Çelebi, Keşfü’z-Zunûn an-Esâmi’l-Kütübi ve’l-Fünûn, I, (terc. Rüştü Baltacı), İstanbul 2007.

15. Kâtip Çelebi, Mîzânü’l-Hak fî-İhtîyâri’l-Hak, İstanbul 1286.

16. Kınalızade Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu‛arâ, (haz. Aysun Sungurhan Eyduran), Ankara 2009.

17. Koçi Bey, Koçi Bey Risâlesi, (haz. Zuhuri Danışman), İstanbul 1972.

18. Koçi Bey, Tercüme-i Nefahatü’l-Üns, İstanbul 1289.

19. Latîfî, Tezkire-i Latîfî, İstanbul 1314.

20. Mecdi Mehmet Efendi, Tercüme-i Şakâik, İstanbul 1269.

21. Mehmet Süreyya, Sicill-i Osmanî, I, II, III, IV, İstanbul 1311.

22. Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî-Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâidi’l-Eş‛âr, (haz. Pervin Çapan), Ankara 2005.

23. Osmanzâde Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, I, (haz. Mehmet Akkuş-Ali Yılmaz), İstanbul 2006.

24. Şeyhî Mehmet Efendi, Vekayiü’l-Fudalâ, I, II, III, (haz. A. Özcan), İstanbul 1989.

25. Taşköprîzade, eş-Şeâiku’n-Nu‛mâniyye fî-‛Ulemâi’d-Devleti’l-Osmânîyye, (yay. Ahmet Subhi Furat), İstanbul 1985.

26. Taşköprülüzâde, Osmanlı Bilginleri, (terc. Muharrem Tan), İstanbul 2007.

27. Yazıcıoğlu Mehmed, Muhammediye, (haz. Âmil Çelebioğlu), İstanbul 1996.

28. Yunus Emre, Dîvân ve Risâlet’ün-Nushiyye, (haz. Mustafa Tatcı), İstanbul 2008.

  5. SEYAHATNAMELER

  Seyahatnameler, tarih araştırmacıları için birinci elden kaynaklardır. Bu eserlerde genel olarak gezilen yerlerin insan ve mekân bilgileri sade ve çıplak bir gözle kaleme alınmıştır. Bu çalışmada, İbn Battûta Seyahatnâmesi ile Karaman’ın eğitim kurumları hakkında en kapsamlı bilgiye ulaşılabilen Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme isimli eseri kullanılmıştır.

  5.1. İbn Battûta, Seyahatnâme

  Orta Çağ’ın önemli seyyahlarındandır. İbn Battûta (ö. 1368) Fas’ın Tanca şehrinde 1304 yılında doğmuş, 22 yaşına kadar burada yaşamış, hukuk ve din tahsili görmüştür. 1325’te başlayan seyahatleri 28 yıl sürmüştür. Rıhletu İbn Battûta olarak da bilinen Tuhfetü’n-Nüzzâr fî-Garâibi’l-Emsâr ve Acâibi’l-Esfâr isimli eserinde; Mısır, Suriye, Arap Yarımadası, İran, Irak, Doğu Afrika, Anadolu, Kuzey Türk illeri, Doğu Asya, Hindistan, Çin, Sudan ve Endülüs’e dair izlenimlerini yazmıştır. 1332’de Lârende’yi de ziyaret eden İbn Battûta’nın Seyahatnâmesi, İbn Cüzey tarafından kitaplaştırılmıştır. Bu çalışmada A. Sait Aykut’un hazırladığı 2004 tarihli yayın kullanılmıştır.

  5.2. Evliya Çelebi, Seyahatnâme

  Evliya Çelebi, 1020/1611 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1635’ten öldüğü tarih olan 1684 yılına kadar pek çok yeri gezmiştir. 1671’de Lârende’ye de gelmiş, gördüklerini akıcı bir üslupla yazmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin; İstanbul, Londra ve Viyana’da çeşitli nüshaları bulunmaktadır. İstanbul’daki nüshalar; başta Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü ve Revan Köşkü kütüphaneleri olmak üzere Fatih/Millet, İstanbul Üniversitesi, Süleymaniye kütüphanelerindedir[2].

  Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’ni ilk defa bilim dünyasına tanıtan Avusturyalı meşhur tarihçi J. V. Hammer olmuştur. Ondan sonraki bu konuyla ilgili ilk yayın F. Taeschner’in “Osmanlılarda Coğrafya” (1923) adlı makalesidir. Bu doktora çalışmasında; Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Orhan Saik Gökyay, Robert Dankoff, Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman ve Zekeriya Kurşun’un katkılarıyla hazırlanan eser kullanılmıştır. İlk sekiz cildi Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü yazmaları esas alınarak hazırlanan dizinin son cildi ise Süleymaniye (Pertev Paşa, Beşir Ağa) ve Bağdat Köşkü nüshaları referans alınarak mukayeseli olarak yayımlanmıştır[3].

  6. YAZMA ESERLER

  Türk kültür mirasının önemli ürünlerinden olan el yazması eserler; tarih, coğrafya, felsefe, fen bilimleri gibi değişik alanlarda yazılmıştır. Kaleme alındığı dönem ve yere ait temel bilgileri bünyesinde toplayan bu eserler bilim dünyasının ilk elden kaynaklarıdır. El yazması eserler kütüphane ve müzeler başta olmak üzere üniversiteler, çeşitli kurumlar ve şahıslarda bulunmaktadır. Bu çalışmada kullanılan yazmalar hakkında aşağıda bilgi verilmiştir.

  6.1. Nişancı Mehmet Paşa, Tevârih-i Âl-i Osman

  Nişancı Mehmet Paşa (ö. 1571), XVI. yüzyılda yaşamış olan Osmanlı devlet adamı ve tarihçisidir. Merzifonlu olup Ramazanzade Küçük Nişancı Paşa olarak tanınmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu eserinde, insanlığın yaratılışından Kanuni Dönemi’ne kadar olan olayları ele almaktadır. Eserin üçte ikilik kısmı Osmanlı Devleti ile ilgili olup sultanların doğum, ölüm ve saltanat tarihleri, metfun oldukları yerler, çocuklarının adları, savaşları, hayır ve hasenatları, padişahlar döneminde yaşamış ilim adamları, şeyhler ve din adamları detaya girilmeden ele alınmıştır. Bu çalışmada Yusuf Ağa Kütüphanesi 474/1-2 nolu yazma nüsha kullanılmıştır. Eser siyah ciltli 240 sayfa olup her sayfa 19 satırdan oluşmaktadır.

  6.2. Celalzade Salih Çelebi, Hadîkatü’s-Selâtîn

Celalzade Salih Çelebi (ö. 1565), Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi’nin kardeşi olup babasının kadılığı sırasında Priştine’de doğmuştur. Kanuni Dönemi’nde mülazım olarak müderrisliğe başlamış, Edirne ve İstanbul’da müderrislik ile Halep Kadılığı yapmıştır. Salih Çelebi başta tarih olmak üzere edebiyat, gramer ve fıkıh alanlarında çeşitli eserler kaleme almıştır. Söz konusu eser, Osmanlı’nın kuruluşundan Mehmet Çelebi Dönemi’nin (1413-1421) sonuna kadar olan olayları ele almakta olup esere ait dijital belgeler TTK Kütüphanesi’nin 21 nolu envanterinde kayıtlıdır.

  7. TELİF ESERLER

Yukarıda zikredilen ana kaynakların yanında çağdaş araştırmacıların Lârende/Karaman ile ilgili çalışmalarından da yararlanılmıştır. Bunlardan biri Karaman İdadisi Riyaziye muallimlerinden Sapancalı H. Hüseyin’in “Karaman Ahval-i İctimaiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi” isimli eseridir. Müellif, Milli Mücadele yıllarında el yazısı ile kaleme aldığı eserinde, Karaman’da mevcut olan klasik ve modern eğitim kurumlarının tarihçesi, fiziki yapısı, o dönemdeki eğitim-öğretim, öğrenci, öğretmen durumları hakkında bilgiler vermiştir. Ayrıca şehrin sosyoekonomik durumu hakkındaki gözlemlerini iyi ve aksak yönleriyle objektif olarak yazmıştır. Müellif eserini yazarken; vakfiyeler, ta’şirat defterleri, siciller, salnameler ile yerli ve yabancı telif eserlerden istifade etmiştir. Tıpkıbasımını İbrahim Güler’in hazırladığı eser, 1993 yılında TTK tarafından basılmıştır.

Diğer önemli bir çalışma İbrahim Hakkı Konyalı’nın “Âbideleri ve Kitâbeleri ile Karaman Tarihi Ermenek ve Mut Âbideleri” eseridir. Bunun dışında Karaman’la ilgili diğer telif eserler de gözden geçirilmiş, bilim­sel değeri olanlardan yararlanılmıştır. Ayrıca Türkiye’de son dönem­de yapılmış olan klasik ve modern dönem eğitim tarihi araştırmalarının yanı sıra yüksek lisans ve doktora tezlerinin metodolojisi ve içeriği bu çalışmaya ışık tutmuştur.


[1] Sara Nur Yıldız, “Şikârî”, DİA, XXXIX, Ankara 2010, s. 162-163.

[2] Mücteba İlgürel, “Evliya Çelebi”, DİA, XI, İstanbul 1995, s. 532.

[3] Seyahatnâme, (Haz. Yücel Dağlı-Seyit Ali Kahraman-Robert Dankoff), IX, İstanbul 2005, s. v.

Düzenleme : 03 Eylül 2019 11:35 Okunma : 1286