Karamandan.com

Karamandan.com

17 Aralık 2018 Pazartesi
Karaman'ın Kalkınma Hamlesi
KARAMAN'IN KALKINMASI HAMLESİ (Doksanlı Yıllar) Orta halli her aile evlerinde boyu uzayan ayağı sandalyeden kesilen kızlarını bisküvi fabrikalarına gönderiyor.
Kategori : Köşe Yazıları
15 Ekim 2018 14:49
 
Karaman'ın Kalkınma Hamlesi

KARAMAN'IN KALKINMASI HAMLESİ
(Doksanlı Yıllar)

Orta halli her aile evlerinde boyu uzayan ayağı sandalyeden kesilen kızlarını bisküvi fabrikalarına gönderiyor. Sokaklarda fabrikalı kızların sesleri yükseliyor. Karaman da yeni bayramlık elbisesini giyinmiş gibi yineleniyor kendine geliyor.

Fabrikaların üretime geçmesiyle kızlar da şehir de hareketlenmişti. ‘’Balkona bak balkona bak balkondaki kızlara bak,’’ şarkısının sözleri bile değişmiş ‘’Kızlara bak kızlara bak fabrikadan dönen kızlara bak,’’ olmuştu. Sabah sabah şehir sokakları kızların görsel şölenleriyle geçit törenleriyle doluyordu.  

Karaman halkı da yeni açılan bisküvi fabrikalarına karşı kayıtsız kalmamıştı. Her bir kız işe girme yarışında her bir evde bir telaş bir hengame. Her bir işyeri de işçi arama bulma, çalıştırma yarışında. Bu öyle bir hal almıştı ki her iki taraf da birbirlerine ellerini verirken çalışma şevklerini de veriyordu. Bu bir uyanışın başlangıcıydı. Başarıydı gurur tablosuydu.

Kendinin varlığını ifade edebilen kızlar kadınlar olduğu gibi kentin varlığı ve yükselişini gösteren üretime yönelik çalışan fabrikalarla şehirde kendini gösteriyordu. Şehir dışardan aldığı göçlerle kabaran nüfusu ile gelişiyordu. Bu da sınırları çizilmiş şehrin ilçelikten çıkıp il olmasının yollarını açıyordu. Telaşla koşuşturan işçiler büyüyen gelişen Karaman büyüleyici bir güzellik hareketlilik şehir canlanıyor koca şehir tembellik hırkasını üzerinden atıyordu. Lakin işyerleri çalıştıracak işçi bulunamıyordu.

Her özel fabrika, özel işçi peşinde lakin yoktu. Yaşlı, genç, evli, çocuklu, kilolu fark etmezdi. Bir can olsun nefes alsın yeterliydi.  Birbirlerine takılanlar kollarından tutup çekilenler birbirlerinin gölgelerinde uzak diyarlardan gelenler. Köylerinden koşup gelenler. Bazılarının da o yıllarda dedikleri gibi ipini koparan geliyordu. Doksanlı yılların başında Anadolu’nun çiçeği burnunda ilinde, her biri de kendi fitilini ateşleyerek, kendini harekete geçirerek kendince kalkınma modeli şehir de kalkınma hamlesi başlatıyordu. Kendi işini kurma peşinde olanlar, ellerinde James Bond çantalarıyla iş adamlarına benzemeye çalışıyorlardı. Iskarpin topuklu ayakkabılarıyla ayaklarını tek tek yere basan, nazik nazik konuşmaları vardı.

Sokakta serseri gibi dolaşmayı seçmeyip de bir arabaya binme hevesinde olanlar vardı. Herkes geçim derdinde herkes bir şeylerin bir amacın bir işin peşinde koşturup duruyordu. Böyle de şehirde canlılık hareketlenme vardı. Kendi geleceklerini hazırlamak kendilerine yeni bir yol çizmek adına. Sanki ansızın yüzlerine bir şaplak yemişler de uyanmışlar gibi öyle de bir hal içinde. Her birinin verdiği elektrik diğerine çarpıyor o da irkiliyor uyanıyordu. Sonra da gözlerini kaldırıp birbirlerine bakıyorlardı Nasıl olsa onda olan onda da vardı. Sen de varsa bende de var. Ya da o yapıyorsa gidiyorsa ben de giderim. Onun varsa neden benim olmasın? Böylece de birbirlerini ayak izlerini de takip ettiler. Sonra da koca şehir hep birlikte o kalkınma hamlesini başlattılar. O merdivenleri çıktılar.

Şu veya bu şekilde herkes de kendine yakışan şekilde kimisi mantolu kimisi iş kıyafetli kimisi üniformalı kimisi kravatlı her biride bisküvi şemşiyesinin altında bir can, çiçek. Her biri bacası tüten bir fabrika. Dışardan da bakınca parmakla gösterilecek kadar koca bir şehir yıldız gibi parlıyordu.

Nurten Kılıç 

Okunma : 1956
reklam ver
reklam ver
Gündem haberleri
Karamanlı kazazede o anları anlattı
13 Aralık 2018 Okunma: 10999 Asayiş
Cenaze İçin Karaman'a Geldiler
14 Aralık 2018 Okunma: 10131 Gündem
Dinçer'in Cenazesine Yoğun Katılım
14 Aralık 2018 Okunma: 10109 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın