Karamandan.com

Karamandan.com

19 Aralık 2018 Çarşamba
Karaman'ı Seyrediyorum...
Sabah yedi de kalk sırtına hırkanı geçir bir sigara yak.
Kategori : Köşe Yazıları
05 Aralık 2018 16:12
 
Karaman'ı Seyrediyorum...

Sabah yedi de kalk sırtına hırkanı geçir bir sigara yak. Dirseklerini balkonun korkuluklarına daya. Böylece durup işçi kenti Karaman’ı seyret. O saatte hava da o kadar temiz olurdu ki şehrin kuzeyinden gelen koku yavaş yavaş burunlarımıza gelir. Bisküvinin o vanilyalı aromalı kokusu işte o vakit çok güzel işletme içerisinde koktuğundan daha da güzel kokar. Şehirde her şey sabit gibi dururken, işçilerin, servislerin hareketlenmesiyle birden bire şehir de hareketlenir. Türbanlı kızlar kadınlar zamanı hızlandırmak adına koştur koştur servislere yetişirler atlayarak hoplayarak servislere binerler. Bisküvi işçisi taşıyan servisler şehri harekete geçirir. Bisküvi kokusu tütsüsünden gelen koku ve kızların ince sesleri rengarenk gelincik çiçekleri gibi şehri aydınlatır havalandırır. Halkın soluduğu hava o ekşimiş ter kokularına da karışan ta bisküvi fabrikalarında gelen koku ta Hisar Mahallesine Karaman Kalesi’ne kadar yükselir. 

Güneş pırıl pırıl parlamaya başlar.

Gerçekten her işsiz olan da Karamana gözlerini diker. Karaman bisküvi fabrikalarına. Çünkü Karaman’a benzeyen bir başka bisküvi kenti de yoktur. 

Bir zamanlar Karaman sağlı sollu boş bir bozkırı andırıyordu.  Sadece elması ve koyunu vardı. Sadece çitler koyunların otlayabileceği çayırlar vardı. Kirece boyalı evler vardı. Gençlerin kadınların çalışabileceği bir iş sahası yoktu. Karamanlı birinin bozkıra boş arazilere bakıp da boşlukta kalmış gençliğe, yüreğinin ta içinden coşku duyması onlar için, içinde bir şeylerin kaynaması, bir girişim başlatması ise neredeyse imkansızdı. 

O yıllarda girişimcilik örneğinin başkahramanı Yılmaz Babaoğlu sanki gelip Karaman Kalesi’nden şehre bakmış. Karaman’ı ilerletmek ve zenginleştirmek için önündeki tek engelin gaflet ve dalalet hatta bu girişimi yapmazsa vatana millete ihanet olarak düşünmüş olacak ki.  O yorgun karamsar beklemedeki insanları onların küçük ayaklı bebelerini düşünmüş ve hayal etmiş.  Bu şehri yükseltecek ve kalkındıracak olan şeyin yine bu şehrin halkı ile birlikte olacağını, onlara yönelik bir iş yapmayı ancak onlarla bu şehrin kalkınacağını. ‘’Nasıl olsa hepimiz de aynı ülkenin aynı şehrin aynı toprağın insanlarıyız. Öyleyse ne bekliyoruz?  Neden harekete geçmiyoruz?’’  O dar geçitlerden geçip uzak tepelere çobanla koyunlardan başka kimsenin gitmediği o yerlere gözünü dikip iş sahası kurmak fabrika açmak sanki bunu planlamış hayal etmiş.  Yine o yıllarda girişimcilik örneğinin başkahramanı Yılmaz Babaoğlu için en uygun fikir bisküvi üretimi olmuş. Gerçekten de açlıkla tokluğun arası yarım ekmek dedikleri o aradaki açığı kapatacak kadar kısa bir zamanda, Rabbimim yürü ya kulum dediği o anda.  O dönemde Karaman’da hiçbir özel müteşebbisin fabrikanın olmadığı yıllarda bu riski de göze almış.  Bu sebeple de bu girişim o yıllarda devletten çok Karaman halkından teşvik ve destek gördü. Bu sebepledir ki Karaman halkı Yılmaz Babaoğlu’nu daha çok sevdi ve tanıdı. Mevsiminden önce açmış bozkır çiçeği gibi o parlak çiçekten de tüm Karaman etkilendi. 

Yılmaz Babaoğlu belli ki şehrinin ve kendinin geleceğini görebiliyordu ya onun etrafındakiler? Onlar ki sadece bisküviyi fırının ateşine veriyor. Bisküvi topluyor malları kamyonlara yüklüyor. Onlar ki kendilerine geleceği görebilecek uzunlukta bir mevzi alamıyorlardı.

Lakin Karaman halkı işverenlerine güveniyordu. İnanıyordu. Onu kendilerine yakın görüyor öyle de hissediyordu. Seviyorlardı. Çok hızlı şekilde bir kamyon malı birkaç saat içinde üretmek üstelik her gün de kamyonlar fabrikanın önüne yanaşıyorsa ve her gün mal siparişi için telefon ve fakslar yağıyorsa ve hatta siparişleri karşılayacak zaman dahi bulunamıyorsa. Sonra da vardiyalar ikiye bölündü on iki saat çalışıldı. Çok büyük bir başarı. Hiçbir işe yaramayan atıl iş gücünü alıp da değerlendirmek. Hem Karaman halkına ve çalışanlara moral açısından hem de milli amaca hizmet açısından. 

Artık bisküvi Karaman halkının işi aşı olmuş. Halk bisküvi ile yatıyor bisküvi ile kalkıyor. Hatta kafayı bisküvi ile bozmuş gibiler.

‘’Her şey seninle başlar’’ Onun insanı sevmesi insana değer vermesi,  düşünerek hayal ettiği girişimi başlatması. 

‘’Kapımız açıktır girene,’’ Şehrin kapısı bisküvi ile açılıyor. Çalışanları da bisküviden kendilerine birer anahtar yapmış istedikleri kapıyı onunla açıyor. Kutu kutu bisküviler tırlara yükleniyor. O kutulardan çeşitlerden daha sonraki yıllarda ise milyonlarca üretiliyor. Renkli renkli etiketli süslü selefonlara sarılı,  o eskinin yanıklı kırıklı sert bisküvileri ise çok gerilerde kalıyor. Yıllar içinde de bisküvi genç girişimcilerin ellerinde altın gibi parlıyor. Lakin bisküviye atılan ilk imza ilk mühür hep o Karamanla ilk buluşturanın elinde kalıyor. Bisküvinin parlayan altın yıldızı.  Kırıntıları ise biz yiyenlerin damaklarında dillerinde şükran ve hürmetle.

Demek ki kutularla o bisküvileri tırlara yüklemekle de iş bitmiyormuş. Belki tablotta üç kap yemek belki otuz karakter ve tip de insan muhtemelen öğün yemeklerinde de bu fabrikalarda bir arada bulunmuşlardı. Bisküvi idi onları bir arada buluşturan. O mühürdü farklı renk ve mozaikteki insanları birbirine bağlayan daha sonra ise iri harflerle adlarını bir bir bisküvinin üzerine yazdıran daha fazlası için de bisküviyi kurdelalı nakışlarla  süsleyen   

Bazıları yemeği az bulur söylenirdi.  

Önden gidenler ise o bisküviyi başları üzerinde taşır o bayrağı arkasından gelen gri, mavi, krem, yeşil, bordo önlükler içinde, bir başka işçiye vermek için yarışırdı. Karaman halkı bisküvi fabrikası formalı kızların kokulu törenlerine de alıştı. Dışardan gelen işsizler de şevk ve heyecanla bu törene katıldılar. Onlar ki şehrin üzerine bereket yağdırıyor. Şehir gelişiyor. Şehrin girişinde Karaman Organize Sanayi Bölgesinde bisküvi fabrikalarının ışıkları yanıyor. O ışığın sönmemesi için işçi kızlar gece gündüz işbaşı yapıyor. Çalışıyor. 

Okunma : 4026
reklam ver
reklam ver
Gündem haberleri
47 YILDIR KAYIP OLAN AMCASINI BULDU
16 Aralık 2018 Okunma: 11541 Yaşam
Evinin önünde duran arabasını yaktılar
16 Aralık 2018 Okunma: 10594 Asayiş
Gözaltına alınan baba ve oğlu tutuklandı
17 Aralık 2018 Okunma: 7214 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın