Karaman’dan İzlenimler 2: Çamur Adamlar ve Pusudaki Utanmazlar | Karamandan.com - Karaman Haber

Karaman’dan İzlenimler 2: Çamur Adamlar ve Pusudaki Utanmazlar | Karamandan.com - Karaman Haber

21 Eylül 2020 Pazartesi
Karaman’dan İzlenimler 2: Çamur Adamlar ve Pusudaki Utanmazlar

Karaman’da beni en çok üzen şey, bazı kişilerin, ki bunlar çoğunluğu ele geçirmiş olabilirler, çamur atma, iftirada bulunma, arkadan konuşma, gıybet ve kendisi dışındaki insanlar için aşağılayıcı, hakaret içerikli konuşma alışkanlıklarıyla karşılaşmak oldu.

Biraz daha somut hale getirerek özetlemek gerekirse; Bir kesim var ki, bir başkasını övmüyor, kimselere teşekkür etmiyor. Bunlar kimselere iyi demiyor, iyi denilecek adam kalmadığına inanıyor, başkalarına da bu düşünceyi aktarmak istiyor.

Bunların yanında herhangi bir kişinin adı anılmaya görsün, laf hemen hazır. Ezberlenmiş sözcükler, hepsinin ağzından çıkan söz ortak: “Bırak onu, o ne ... Bir bilsen onu, neler yaptığını....”

(...) koyduğum yerlere aklınıza gelen gelmeyen her tür küfrü, kötü kelimeyi, aşağılamayı, hakareti yerleştirebilirsiniz.

Bu kötücüller her kesimde var. Eşitler arasında sürdürülen karalama kampanyası sanmayın. Besmelenin anlamını bilmeyen cahil, yüzlerce kitap okumuş, saygıdeğer bir hocanın adı geçtiğinde “Bırak onu, o var ya...” diye saydırmaya başlıyor. 

Arkadan hakaret atışları yapan veya itibar suikastı için pusuya yatan çamur kişiler her yerde karşıma çıktı. Bazen esnaf kılığında, bazen işçi, bazen memur, bazen köylü kisvesi altında karşılaştım. Her yerdeler ve her meslekten temsilcileri var.

Karaman’da bir süre görev yapmış bir bürokratın, “Burada insanlar birbirlerinin arkasından konuşuyor. Çok yerde görev yaptım, böyle dedikoducu bir yer görmedim” dediğini duyunca, çok bozulmuştum.

Politikacıların, aynı işi yapan esnafın, spor kulüplerinin fanatik yönetici ve taraftarlarının rakiplerini kötülemek için kullandıkları dilin kendilerince haklı nedenleri olabilir. Ama bunların dışında ne çok insan gördüm, kimseler hakkında olumlu konuşmayan. Bu kötücüllüğe ortak olma tutkusunun kökeninde neler var, bilmiyorum. 

Çok kişiden duydum, Karaman’da insanların büyük bölümü teşekkür etmeye ve övmeye alışkın değil. Olabilir. Bu kişiler hayatlarında teşekkür almamış, övgüden yoksun kalmışlardır. Teşekkür ve övgüyü yalakalıkla karıştırıyorlardır. Teşekkür etmenin ve övgünün kendilerini küçük düşüreceğinden endişeye sevk eden aşağılık kompleksleri vardır.

Ama bunları da aşan bir başka güruh var ki, işte onlar insanlığın utancı, kentin yüz karaları...

Bu güruh, herkesi küçümseyen, herkesi yetersiz gören, herkesi hedef gösteren hal üzeredir. Bu güruh, tanımadığı kişiler hakkında çekinmeden yargıda bulunur, hüküm verir, ceza keser. 

Bu güruhu oluşturanlar arasında daha çok düşünemeyenler, konuşamayanlar, anlayamayanlar ve yazamayanlar yer alır. Bunların hazinesi, küfürdür, hakarettir, aşağılamadır, kara çalmadır.

Yazar, tarihçi, düşünür ve devlet adamı İbnülemin Mahmut Kemal İnal (1871-1957) istemeden kulak misafiri olduğu iki kişiyi bir süre dinledikten sonra dayanamaz ve hiddetle o iki adamdan birine “Sen cahilsin” der. Sonra, bön bön kendisine bakan diğer adama bağırır: “Sen cahil bile değilsin.”

Hayat, toplumsal yaşam herkesi içinde barındırır. Cahille bilge, ahmakla zeki, tembelle çalışkan, kaba ile naif aynı ortamdadır. Birbirlerinin eşiti olmamakla birlikte çoğu kez aynı mekanda yan yana düşebilirler. 

Cahil, ahmak, tembel ve kaba, kendinden farklı olana bulaşır.  Üstelik bu bulaşma lekeden daha fazlasıdır. Sıvanır. Sıvanma, temizlenmesi zor bir bulaşma biçimidir. Her zaman kirlenen, temiz olandır. Çamur temize bulaşır, leke temize sıvanır.

16.yüzyılda yaşamış Malkaralı Nev’i, bir beytinde şöyle der:

“Çevre-i dehr ile olur bülbül guraba hem-nişin
Yine şekvayı gurab eyler, garabet bundadır.”

Bugünkü dille anlamı şöyledir:

“Hayatın cilvesiyle bülbül kargaya arkadaş olmak zorunda kalır.
Lakin işin garibi, durumdan şikayetçi olan yine kargadır.”

Hazreti Ali asırlar önce söylemiş:
“Cehalet ne güzel şey, her şeye verilecek bir yanıtı vardır.”

Siz susarsınız, arsız ve cahil susmaz. Bunlar, açıktan konuşacak kadar yürekli olmadıkları için pusuya yatarak saldırırlar. Pusu, kahpeliğin, kalleşliğin rahmidir. İftira, dedikodu ve hakaret alçakların pusu kurma yöntemidir. 

Kötülük taşıyıcılarının arasında kalanın içine karanlık kaçar. 

Çamur adam! 

Teşekkür ve övgüyü bilmiyorsun. Bunu anladık. İnsanların arkasından atıp tutmamayı beceremez misin? Bir dene, en çok faydasını yine sen göreceksin.

Bir sonraki yazımda iftiranın izini takip edeceğiz. Karaman’da sosyal medyanın taşıyıp bulaştırdığı mikropları anlatacağım. Duyduğunuz, belki bir ucundan da omuz verdiğiniz bir haberi değerlendirmeye çalışacağım.

Ahmet Tek

Düzenleme : 08 Şubat 2020 12:50 Okunma : 1579