Karaman Organize Sanayi Bölgesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Karaman Organize Sanayi Bölgesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Ocak 2019 Çarşamba
Karaman Organize Sanayi Bölgesi

Güneş her zamanki yerinde duruyordu. Şehirde normal bir şehirden çok işçi şehrine benziyordu. Herkes biri birinin ayaklarına uyarak herkes de birbirlerine benzeyerek gelmişler bir çatı altında toplanmışlardı. Fabrikalarda birbirleriyle de tanışmışlardı.

Girişimci bir fikrin modellemesiyle inşa edilmiş özel fabrikalarda. İşçileri mavi mor gri krem lacivert renklerde özel giysiler içinde, fabrikalar düzgün ve sistematik olarak Karaman Organize Sanayii Bölgesinde. Fabrikaların bazılarının havluları geniş bahçeli içinde fıskiyeleri var dönüp durur, bazılarının dar kare. Bazıları  ise alçak ve uzunlamasına. Her birinin kapısında da birer güvenlik görevlisi bulunuyordu.

Her birine işçiler servislerle gelir öbek öbek iner koca organize çiçeklerle dolu çiçek bahçesine de döner. Tüm organzeyi kuşatan çiçek kokulu kızlardı. Onlarında işyerlerine gelişi ile de organize işyerleri şenlenirdi. İşçiler öylede güzel serpiştirilmişti ki sayılarınca her birine rahatça yayılacak kadar her birine de yetecek kadar uzaktan bakınca da öyle görünüyordu.

Onlarca bacadan tüten dumanlar kıvrıla kıvrıla o koku tüm organizenin ve şehrin üzerine doğru da yayılıyordu. İçinde yirmi bin kişiyi barındırabilecek bu geniş ve düzenli alan aslında nice adları bilinmeyen işçiler tarafından düzenlenmiş park bahçe yol işçileri çalışmış bakım ve onarımını da üstlenmiş. Ve yine nice sayılamayacak kadar çok işçi yıllar içinde gelmiş bu fabrikalarda da çalışmış. Nice bilinmedik ailenin bilinmedik fedakar kuşakları geldi geçti.

Şimdi de onların arkası sıra gelen Ayşeler Fatmalar Fadimeler Sultanlar belki de hiç biri arkalarında kendilerinden iz bırakmadı lakin onların ardı sıra gelenlere iz verdi. Hepsi canlarını dişlerine takarak elleriyle belleriyle bisküviye can verdi.  Pek çoğu da burada evlenerek çocuk yaparak boşanarak yine de bisküviye el verdi onu yükseltti. Bu sebeple bisküvi kutsal bir değer büyük bir nimet bu sebeple bisküvi bitmeyen bisküvi. O halde bir ben miyim keyfi ehil içinizde; ben de bir yazı yazarım sizlere dair benim de bir katkım olur kendimce.

Çünkü o isimsiz kahramanlar kaybolup gitmesin. Bu bisküviye şekil veren eller onların çalışmaları. Onların durumlarını iyileştirmek adına değil nasıl olsa her biri de kendi durumlarını iyileştirmişti. Her biride bisküvide bir iz bırakmışlardı. Bisküvin çeşitlenmesinde tırlara yüklenmesinde fabrikaların büyüyüp gelişmesinde geride bir iz bırakmışlardı. Karaman Organize Sanayisinde o büyük tesislere heyecanlanarak bakarak olgunlaşmış büyümüş gelişmiş fabrikalara.

Orada yaşamış çalışmış hanımefendiler beyefendiler kendilerinden sonra gelecek onları da unutmamışlar onlar içinde bitmeyen bisküvi için bir taş koymuşlardı. Bitmeyecek bu bisküvi bitmeyen bisküvi olacak. Bu bisküvi daha nice doğmamış bebeleri doyuracak, yapılmamış, çatısı dikilmemiş evleri yapacak daha nice gelirini evlere çarşıya akıtacak.

Bisküvi Karaman’ın mutfağı gibi oraya giren mutlaka karnını doyurur öyle de giderdi. Açlar için yoksullar çaresizler için hemen çalışmaya başlayınca da kendilerini parlatır yokluk ve yoksunluk içinde olsalar bile hemen evlerinde bir ışık yanar kendileri de hasta gibi dursalar bile canlanırlardı.  Ama köstebek avcıları o bisküviyi yükseltmeye çalışanlara kendilerini yükseltmeye çalışanlar o taş üstüne taş koymak isteyenlerin yollarına köstek olurlardı. Onların arasına karışmak yerine kendilerinin de ileride adları unutulacak soğuk duygusuz umursanmaz olunacak.

Çoğunluğun tarafı o taraf değil çünkü çoğunluk kendilerine karınların doyurma bisküvi biraz daha yukarı kaldırma derdinde. Bazıları da yalancı bir sevecenlik içinde evini bisküvinin geleceğini etkileyici sözlerle anardı hiç fabrikasız bacasız şehir olur mu? Diye de kendisinin de geçmişteki atalarının yolundan gideceğini bir taş da bisküvi için kendisi koyacağını böylede göz alıcı cümleler kullanarak konuşmasını noktalardı.  Bin metre kare dönümlük alana serpiştirilmiş koca organize bisküvi fabrikaları içinde bu tür sözler ekleme cümleler ne kadarda gereksizmiş gibi öyle de göründü. Çünkü görünen köy klavuz istemez.

O makinaların açılış ve kapanış düşmesine basan fedakar işçi siz misiniz? İnsanlar evlerinin yanı başında evlerinin bir parçası gibi duran işyerlerinden evleri gibi evlerini bir parçası gibi söz ederlerken.

Sonuç cümlesi evine ekmek getiren onlardı evine ihtiyaç olanları alıp getirmeye vesile olan da o işyerleriydi. Onun başka bir söz söylemesine de gerek yok. Bundan böyle evine ekmek getirdiği bisküviye karşı da hürmet göstermeye kararlı.  O da bu bayrağı almış yürüyor. Bu şehir hep beraber bu bayrağı almış yürüyor. Kendisi de onlardan biri onlara eşlik etmiş biri. Eskilerin gözleri parlak ve dolu dolu eski nesil ve genç nesil her iki nesil de el ele hep birlikte.

Nurten Kılıç
https://yazarimben1.blogspot.com/

Okunma : 1005