Karamandan.com

Karamandan.com

08 Ağustos 2020 Cumartesi
Karaman Morcalı’dan İstanbul Etiler’e
Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul’da Beyaz Türkler’in mekanı Etiler, Levent ve Beşiktaş’a komşudur.
Kategori : Köşe Yazıları
10 Temmuz 2020 10:24
 
Karaman Morcalı’dan İstanbul Etiler’e

Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul’da Beyaz Türkler’in mekanı Etiler, Levent ve Beşiktaş’a komşudur. Bir çok ünlünün kabri Zincirlikuyu’dadır.

Morcalı Köyü, Karaman’ın Güney Batısında, merkeze 15 kilometre uzaklıkta, kaynak sularıyla zengin, soğanı meşhur bir yerleşimdir.

Henüz korona salgını başlamadan Karaman’da gezdiğim köyler arasında Morcalı da vardı. Merkez Camisi’nin yanında mola verdik. Kaynak suyundan kana kana içtik. Arabadaki bidonlara da su doldurmayı ihmal etmedik.

Caminin hemen yakınında, gürül gürül akan pınarın yanında iki musalla taşı dikkatimi çekti. Damarsız, beyaz kaymak mermerden yapılmış ve siyah blok mermerlerle güçlendirilmiş musallanın birinin altında;
“Her nefis ölümü tadacaktır”
diğer musallanın altında;
“Ana rahminden geldik pazara
Bir kefen aldık döndük mezara”
yazılarını okudum.

Bizim köylerde hayat ve renk, insandan çok, doğadadır. Köy içleri her mevsim sessizdir, canlılık ve coşku gibi yaşamın dışa vuran her belirtisinden uzaktır.

Dağ, tepe, ağaç, pınar ve topraktır köylerin diriliği. O gün Morcalı sessizdi, sokaklarda kimseyi görmedim. Ama doğa dipdiriydi.

Yaşamak Taklittir

Morcalı’da sessizlik içinde duyduğum iki şey oldu:
Bir yanda kaynak suları gürül gürül akıyordu.
Bir yanda ölüm gerçeği kendini hatırlatıyordu.

Yaşamı tek çizgi üzerinde görmek, gaflettir, kör bakışıdır. Yaşam, iki kapılı handır. Han kapısının birini görmezden gelmek, yok saymak varlığı inkardır. 

Yola çıkan herkes yanına kendisini de alır. Kımıldamak bedene ve zihne şifadır. Yol, güzel manzaralar, derin düşünceler sunar. Kıpırdamayan veya kımıldamayan, emanetinin hakkını vermiyor demektir.

Morcalı’da yanıbaşımda akan su ve musallaya bakarken, yaşamın ölü taklidi yapmak olmadığına kanaat getirdim.

Yaşam taklitse, ona en uzak olan şey, ölüm taklididir. Yaşama taklidi yaparken, ölüm gerçekliğiyle yüz yüze geliriz. Ölümün taklidi yoktur. Ölüm, bu dünyanın yegane hakikatidir.

Bunları düşünürken, zaman tüneline düştüm. 17 yıl geriye gittim. Bir ayağım Morcalı’da sabitken diğer ayağım Zincirlikuyu Mezarlığı’na uzandı.

Evrensel gazeteciliğin temel ilkelerinden biri fikri takiptir. Fikri takip, hakkında yazı yazıp haber yaptığın işin peşini bırakmamak, sonuna kadar izini sürmektir. Yani bir olayı sadece meydana geldiği an ve sonraki yakın süreçte değil, uzun süre izleyip gözlemektir. 

2003 yılının Temmuz’unda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü, Zincirlikuyu Mezarlığı giriş kapısındaki Arapça yazılı bir ayeti kerimeyi indirdi, yerine Türkçe mealini koydu.

Bu işlem, Emekli Albay Hasip Uras’ın Diyanet İşleri Başkanlığı’na yaptığı iki ayrı başvurudan sonra gerçekleştirildi. Albay Uras, cenaze araçlarının üzerindeki Arapça yazının da Türkçe yazılmasını istemiş, dilekçesinde, “Bu ibret verici yazıyı vatandaşlarımızın Türkçe okumasında ne zarar var?” diye sormuştu.

Bu dilekçeden sonra o dönemde Zincirlikuyu başta olmak üzere bazı mezarlıkların kapılarına “Her canlı ölümü tadacaktır” yazıldı. (Kuran’ı Kerim Ankebut Suresi: 57. Ayet)

Cenaze araçlarında da aynı yazıyı gören ve Ak Parti’nin her icraatından rahatsızlık duyan dönemin köşecilerinden  (İsimlerini vererek, yeniden hatırlanmalarına sebebiyet vermek istemiyorum) bir tv’nin tombul teyzesi ilk bombayı patlattı:
“Bu Demokles’in kılıcı gibi bir tehdit, bir taciz gibi algılanabilir. Ne gereği var? Ne lüzumsuz bir işlem! Türkiye’yi dünya aleme rezil etmeye ne hakkınız var? Yok yani! Bu kadar düşüncesizlik, bu kadar saçmalık Türklere mal edilemez.”

Yine dönemin marifetli tv ve gazete elemanlarından biri boş durur mu, o da devam etti:
“Böyle bir densizlik, böyle bir düşüncesizlik olur mu? Oradan her gün geçen yüz binlerce kişiye durduk yerde ‘ölüm’den söz etmenin, onların moralini bozmanın Allah için ne anlamı var?”

Yine eş kontenjanından torpilli olduğuna ve kendini dünya güzeli gördüğüne ilişkin dedikodular duyduğumuz bir başka köşeci kadın da, “O mezarlığın önünden her gün geçen binlerce insanın gözü bu yazıya ilişiyor ve her ilişmede tüyleri ürperiyor.” diye yazmıştı.

“Her canlı ölümü tadacaktır” sözünü Ak Parti’nin korkutma amaçlı sloganı mı sanmışlardı? Yoksa ayet olduğunu biliyorlar mıydı? 

Kutsal kitaplar bu dünya için mi inmişti de, iki de bir karşımıza çıkıyordu? İnananlar için öteki dünya vardı. Orada vakit de çok olacaktı. Kutsal kitapları bu dünyada okumak da neyin nesiydi? Nasıl olsa öteki dünyada okuyacak zaman çok olacaktı.

CHP mi CHP’li mi?

Çirkinlikler ve çirkin sözler unutulmaz. Zincirlikuyu Mezarlığı kapısındaki ayet, 2011 seçimleri öncesi yeniden gündeme geldi.

Bu kez “Her canlı ölümü tadacaktır” sözüne kafayı takan kişi yine bir kadındı. CHP’nin İstanbul Milletvekili adayıydı. ABD’de siyaset eğitimi almış, İstanbul’da bir üniversitede kürsü sahibi bir profesördü. Milletvekili bile seçildi.

Şimdilerde ne yaptığını öğrenemediğim Binnaz Toprak, 2011 Mayıs’ında “Her canlı ölümü tadacaktır” ayeti için “Çok sinir bozucu bir şey” dedi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Profesör olmuş, ama bu Allah’ın ayeti midir, Kadir Topbaş’ın sözü mü, bunu bilmiyor” diyerek tepki gösterdi.

Binnaz Toprak, ayete değil, yazıldığı yere karşı olduğunu ifade ederek, tartışmayı sürdürdü.

O günler gözümün önüne geldi. Morcalı’da bir musalla taşında karşıma çıkan ayeti kerime beni zaman yolculuğuna çıkarmıştı.

Anadolu insanı bu tartışmaların uzağındadır. Yaşamı da, ölümü de Allah’tan bilir. Alan da O’dur veren de O. Dönüşümüz O’nadır.

İnanca Saygı ve Bir Güzel Adam

Zincirlikuyu Mezarlığı kapısına “Her canlı ölümü tadacaktır” ayetinin mealinin asılmasına vesile olan kişi, 2008 yılında 79 yaşında hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin. Adı Hasip Uras’tı. ÖDP’nin kurucusu ve 10 yıl başkanlığını yapan Ufuk Uras’ın babasıydı.

Ufuk Uras, o günlerde bir soru üzerine şu açıklamayı yapmıştı:
“Tartışmaları fazla sulu ve alafranga buluyorum. O ifadeyi (Her canlı ölümü tadacaktır) ruhani, ontolojik bir kayıt olarak okumak lazım. Ayeti bir tehdit gibi algılamak abes. Bir Japon turist falan böyle bakabilir. Ama bu memleketin kültüründen olan bir insanın böyle bakmasını ben alafranga görüyorum. 
İyi ki bu metin ulaşmış ve insanların anlaması açısından, kendi hayatlarını sorgulamaları açısından böyle bir katkısı olmuştur. Bu bir yabancılaşmayı gösteriyor. Bu kutsi metnin insanın hayatının anlamını sorgulamasına vesile olan bir metnin böyle değerlendirilmesi tuhaf. Nasıl bir yabancılaşma? Ayrı bir dünyadan gelen bir ses gibi geliyor bana. Hiç aklıma gelmemişti, böyle yorumlamak için herhalde CHP’li olmak gerekir.”

Türkiye’de sosyalistler, inanç ve kültürel konularda CHP’ye göre, halka daha yakındır.

Toptancı bir değerlendirme mi oldu?
Bana göre, Türkiye’de, halkın inancıyla, diniyle, kültürüyle ilgili bilgi sahibi olanlar daha çok sosyalist çizgiden gelenlerdir. 

Bazı konularda CHP’lilere bakıyorum da, Ufuk Uras’ın dediği aklıma geliyor:
“Bir Japon turist falan böyle bakabilir.”

Bir dönem milletvekilliği de yapan Ufuk Uras, benim uzaktan izlediğim ve duruşuna, tarzına saygı duyduğum insanlardandır. Ufuk Uras, halen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nde görev yapıyor.

17 yıl sonra kendime sorduğum soru:
Kimler geldi, kimler geçti. CHP aynı CHP mi, AK Parti aynı Ak Parti mi? 

Rahmetli babamın öğüdüydü:
“Mayası bozuk olandan uzak dur.”
İnsanın mayasının en iyi kabardığı yer galiba doğa.

Morcalı’dan ayrılırken bir duvar yazısı okudum. Uzunca bir metin, fotoğraftan tamamını okuyabilirsiniz. Sonu şöyle bitiyor:
“Düğünlerde silaha hayır!”

Anadolu irfanı ölümü de yaşamı da kutsar, her iki aleme aynı pencereden bakar. Musalladaki yazılarla Morcalı Köyü muhtarının bu uyarısı çelişmez.

Ayeti kerimede “tadacaktır” denilmiş. Tatmak fiilini kullanmakta bir hikmet yok mudur?”

Okunma : 3418
Foto galeri
EKSPERTİZ
karaman


guney sigorta
Gündem haberleri
Karaman'da bir köy karantinaya alındı
04 Ağustos 2020 Okunma: 15402 Gündem
Karaman'daki koronavirüs vaka sayısı Bakanlığın raporuna yansıdı
04 Ağustos 2020 Okunma: 9345 Sağlık
Karaman'da tartıştığı kız kardeşini silahla yaraladı
07 Ağustos 2020 Okunma: 8642 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın