Karamandan.com

Karamandan.com

25 Haziran 2019 Salı
Karaman Kitap Fuarı
Karaman ilinde ilk defa düzenlenen kitap fuarını Ramazan ayıyla beraber bitiriyoruz.
Kategori : Köşe Yazıları
03 Haziran 2019 10:49
 
Karaman Kitap Fuarı

Karaman ilinde ilk defa düzenlenen kitap fuarını Ramazan ayıyla beraber bitiriyoruz. 24 Mayıs – 2 Haziran 2019 tarihleri arasında gece 11’e kadar açık bulunan kitap fuarında farklı alanlarda eserleri olan misafirler ağırlandı. Şairler, yazarlar, sunucular, yönetmenler…

Halkımızın büyük teveccüh gösterdiği bu programa otobüslere binip öğretmenleri tarafından getirilen talebelerimizin salona verdiği rengin tonu en hoş olanıydı. Bir de boyu küçük olan bu konuklara; protokol üyeleri ön sıraları bıraksalardı daha güzel olacaktı. En azından sahnedeki konuğu görmek için ayağa kalkma ihtiyacı duymayacaklardı. Gençlerimiz sadece camilerde olumsuzluk yaşamıyor… Okullarda, seminerlerde, kitap fuarlarında da böyle olumsuzluklarla baş başa kalıyorlar. Camilerin ise adı çıkmış.

Kitap fuarı tezgâhlarında yeni çıkan eserleri pek göremediysek de her taraf Sabahattin Ali’nin eserleriyle doluydu. Neden her yerde farklı yayınevlerinden çıkmış Sabahattin Ali kitapları var diye sorarken; geçtiğimiz aylarda yazarın kızının haberlerde gördüğüm devlet ricalinden talebi aklıma geldi. Meğer yazarın ölümünün üzerinden yetmiş sene geçmiş ve telif hakkı kalkmış. Kızı da gelir kapısı kapandığı için “babama özel kanun çıkarılsın” demişti. Meğer işin sırrı buymuş.

Fuarda yeni çıkan kitapları pek göremesem de şehrimiz insanları tarafından çıkarılmış yeni bir kitapla tanıştım. Kitap yeşil kapaklı ve kelebeklerden oluşan bir dairenin içine adı yazılıydı. Adı ise “Velilerden İnciler” idi. Buradaki veliler ermiş insanlar değil, öğrencilerimizden kanunen sorumlu olan kişiler. 

Karamanlı yazarlar standında gördüğüm bu kitap, defterin ortasından yırtılan ve origami sanatıyla katlanıp üzerine tükenmez kalemle fiyatı yazılan eser kendisiyle değil fiyat kupürüyle dikkatimi çekti. Beş lira gibi mütevazi ücreti ödeyerek aldığım bu kitaptan ciddi manada bir şey bulamayacağımı düşünerek evlatlarıma en büyük mirasım olan kütüphanemin okunacaklar bölümüne koydum. Tabi dayanamadım ve ertesi gün bu kitabı okudum. Ön yargımdan dolayı kitabı okurken yanıma sarı renkli fosforlu kalemimi de almadım. Çünkü üstünü çizip not alacağım bir şey beklemiyordum. Ahh bu ön yargılar… İnsanı nasıl da kilitliyor, insanın gelişmesine nasıl da mani oluyor…   

Kitabı okumaya başladığımda sunuş bölümünde Bedir harbi dönemi ile ilgili ayetlerden olan Enfal suresi 17. ayetten alınan bir bölüm ile masamda duran fosforlu kalemime sarılmam bir oldu ve okuyacağınız okuma notları bu kitaptan hazırlandı. 

“Ayağı üşüyen, çok soğuklarda birbirine sokulan bu çocuklara kim ne kadar matematik anlatabilirdi?” dedi, Mevlüt KUNTOĞLU.

“Gökteki yıldızları seçmek özgürlüklerin en güzeli olmalıydı” dedi, Arzu TOSLAK.

“Dedem her kış mutlaka birkaç çuval yemlik arpa ve buğday alırdı. Çuvalın biri evin girişinde hemen kapının yanında olan tahta dolapta dururdu. Diğeri ise ambarın girişinde. Bunların kuşların hakkı olduğunu söylerdi” dedi, İbrahim DAĞ.

“Öğretmenlik mesleğinin gereğidir. Dışarıdaki hayatla sınıfını uyumlu hale getireceksin. Gelişmelere ve değişimlere bigâne kalmayacaksın. Geçmişin tecrübe ve birikimlerinden süzülerek gelen bilgi pınarından istifade edeceksin. Ayrıca geleceği öngörüp, yarınları inşa edeceksin” dedi, Burhanettin SAYGILI.

“Çocuk doğurmak biyolojik bir gerekliliktir, bu gayet doğal. Lakin anne kalmak psikolojik dayanıklılıktır” dedi, Abdulkadir ŞANLITÜRK.

“Hayat okulundan mezun olmadan imtihan bitmez” dedi, Emel CAN.

“Hata cezalandırılamaz” dedi, Enes ERBAŞ.

“Pencereleri açıp evleri havalandıran anneler nasıl ki sağlık depoluyor. Gönül penceresini açıp ruhları havalandıran öğretmenler de bizlere sağlık ve mutluluk depoluyor” dedi, Hasan Hüseyin TOPÇU.

“İnsanın içinde ise kırılan gönül olunca, ömre sığmayacak hatıralar buharlaşıyordu birden” dedi, Leyla Dinler DALKIRAN.

“Biz ilginç insanlardık, yanımızdakinin mutluluğu ile mutlu olabiliyorduk. Veren el, alan elden mademki üstünmüş diyor, vermek için hayırda yarışıyorduk. Hepimiz üstündük, çünkü paylaşıyorduk” dedi, Meral İNCEDAL.

“Zamanın sürekli uyguladığı kampanya ‘eskiyi getir yeniyi götürdür.’ … Çocukluğunu getirse bebekliğini götürür. Gençliğini getirse çocukluğunu götürür. Getirecek bir şeyi kalmazsa da insanı alır götürür. Her daim sana fırsatlar verip senden bir parça alan zamana hayat denir” dedi, Meral Emre ÖZAKIN.

“Sabır ve tevekkül. Belki de son zamanlarda yitirdiğimiz en yüce değerlerden” dedi, Nilgün TEMURCAN.

“Dertleşecek insanın yokluğu da pek yamanmış” dedi, Seher GÜLER.

“Narkoz verilmeden kalp ameliyatı olsam bu kadar acırdı canım” dedi, Selver Servet GÖLGE.

Farklı yazarlardan derlenmiş kitaptaki bazı yazarlardan iktibaslar bu şekildedir. Bu insanların çoğu fakirlik, yokluk içinde dünyaya gelmişler ama yoksun değillerdi. Temellerinde kadim bir geleneğin sağlam yapı taşları vardı; tıpkı Süleymaniye’nin temeli gibi. Bu insanlar belki dergâhlarda yetişmiş veliler değildi ama evlatlarını iyi şekilde yetiştirmeye çalışan birer velilerdi. Bir çoğu belki kalem üstadı değil, belki söz üstadı değil, belki edebi yönden de yazdıklarını çok eksik bulacaksınız. Lakin gönüllerinde derin bir tefekkür var, bakışlarında uzunca bir menzili görecek yetenek var. 

Kısacası bizi biz yapan asıl değerler…

Şadan Sezgin

Okunma : 1949
EKSPERTİZ
guney sigorta
maboto
Gündem haberleri
Karaman'da piknik alanında "sarıkız" paniği
22 Haziran 2019 Okunma: 16678 Gündem
TOKİ Kırbağı Kura Sonuçları Açıklandı!
21 Haziran 2019 Okunma: 15717 Gündem
TOKİ Karaman Kırbağı Kura Çekilişi Yapıldı!
21 Haziran 2019 Okunma: 13266 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın