Kapımız Açıktır Girene, Lokmamız Helaldir Yiyene | Karamandan.com - Karaman Haber

Kapımız Açıktır Girene, Lokmamız Helaldir Yiyene | Karamandan.com - Karaman Haber

25 Şubat 2020 Salı
Kapımız Açıktır Girene, Lokmamız Helaldir Yiyene

"Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz
Yunus sözün anlarsan
Ma’nisini dinlersen
Sana bir amel gerek
Bunda kimesne kalmaz"

- Yunus Emre

Günlerdir yoğun ve heyecanlı bir çalışma içerisindeyiz. 

Bu yoğun koşuşturmacanın verdiği yorgunluk maksadımız hasıl olunca tatlı bir anıya dönüşecek elbette ama bu durum bizlerin dernek olma aşamasında ilk tecrübemiz olacak. Heyecanımız da bu sebepten ileri geliyor. Her ayrıntıyı tek tek gözden geçiriyor, sık sık durum değerlendirmesi yapıyor ve bu çalışmalar esnasında bize destek veren dostlarımızla görüşüyor, onların da tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyoruz.

Bir de bu günlerde biraz şükür halinden, biraz yaşadığımız sevinçten olmalı, sık sık üç-beş sene geriye dönüp bakıyorum. 

Çalıştığım inşaatlarda iş arkadaşlarımdan beş lira, on lira toplayıp ertesi gün Konya'ya üniversite hastanesine kemoterapi almak için gidecek olan çocuk kanser hastasını götürecek olan aracın yakıt parasını topladığım günleri.

O el kadar çocukları kemoterapi sonrası yarı baygın halde hastane önlerinden alıp getirdiğimiz ve evlerine bıraktığımız günleri.

Yol parası bulamayıp kemoterapiye gidemeyen ablaları, teyzeleri.

Tedavisi için gerekli olan doksan liralık ilacı alabilecek parası olmayan hastaları.

Üniversite hastanesinde kemoterapi alıp geri evine geri dönemeyen ve oradaki bir başka hastanın telefonundan bizleri arayarak; "Abi ben ilacımı aldım, ama Karamana dönecek yol param yok!" diyen ablayı.

Çocuğunu üniversite hastanesine kemoterapi alması için götürürken, orada yemek için elindeki poşette, evden bulgur makarna, mayalı ekmek taşıyan anneleri.

Evladı için kan gerekli olduğunda tanımadığı bir şehirde kan bulabilmek için yine Karamanlı hemşehrilerinden medet umup; "Abi kan lazım, ne yapacağım bilmiyorum." diyerek çırpınan anneleri.

Şehrin bu tür konulara duyarsız kalan, ama oyuna oynaşa vakit bulanlarını.

"Gücümüz hepsine yetişmeye yetmiyor, gelin bir ucundan da siz tutun!" seslenişlerimize kulak tıkayıp halka hizmet ettikleri iddiasını ısrarla sürďüren vefazıları. 

Ve o günlerde bizlere büyük bir vefa örneği gösterip destek olan birkaç esnaf abiyi hatırlıyorum.

'Her nasip vaktine esirdir' derler. Öyleymiş, Biz de yaşadık ve öğrendik.

Bu güne geldiğimizde yedi vefalı ve dertli ablamızla yollarımız kesişti. 

"Dernek kuralım." dedi mesleği avukatlık olan bir ablamız. Bu teklif tabiri caizse 'gökte arayıp yerde buldugumuz' bir teklifti. Biz dernek işleriyle uğraşırken kocaman yürekli bir adam Ankara'dan ses verdi bize. En büyük sıkıntımız maddi durumları iyi olmayan hastaların Konya üniversite hastanelerine nakliydi ve Ankara'dan, meclisten gelen o ses bize 'bu hastaların götürülüp getirilmesi için bir otobüs tahsis edileceğini' müjdeliyordu.

Sonra bir baktık ki Lütf-u İlahi'den olacak,  başka başka erkekler, kadınlar katıldılar bize güç ve moral verdiler.

Evet, bu geçen beş yılda acı tatlı birçok olay yaşadık.

Yaşasınlar diye koşturup mücadele ettiğimiz el kadar yavrularımızı yine kendi ellerimizle toprağa verdiğimiz de oldu, tedavi sürecinde doktorlarının; "yaşamaz, ama Allah'tan da ümit kesilmez." dediği ve bugün iyileşip cıvıl cıvıl aramızda koşuşturan yavrularımız da oldu.

Beş altı kişi olarak çıktığımız bu hayırlı yolda şimdi kocaman bir Mutlu Yüzler Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ailesi olduk.

Ve hiç hız kesmedik, bu günlerde hem kanser hastalarını evlerinde ziyaret ediyor istek ve şikayetlerini dinliyoruz, hem kemoterapi ve kontrol için Konya üniversite hastanelerine gidecek olan hastalarımıza yol ve ilaç parası tedarik ediyoruz, hem de geliri ihtiyaç sahibi kanser hastalarımız yararına kullanılacak olan bir kahvaltı etkinliği düzenleyeceğiz.

Fakat sayın okur ben sizlere küçük bir serzenişte bulunacağım. 

Yüz küsür binlik koca Karaman'da bin bilet satabilmişiz. 

Bazıları kendilerine bilet almaları teklif edildiğinde; "paramızın nereye gideceği belli değil!" diyorlarmış. 

Bu durum şahsımı şehrim adına utandırdı, çünkü kösebaşlarında durup ajitasyon yaparak değersiz kağıt satmıyoruz, Karaman'ın vefakâr annelerinin el emeği göz nuru sarfederek evlerinde yaptıkları yiyecek ve el işi örgülerini ihtiyaç sahibi bireyler yararına konuklarımıza sunarak bir gelir elde etmeyi amaçlıyoruz. Ve bunu İmaret kültürünün Başkenti Karaman'da yapıyoruz. Bir paket sigaraya yirmi lira verirken, bir lokantada iki çeşit yemeğe elli lira verirken açık büfe bir kahvaltıya, üstelik iyilik yapmak adına yirmi lira vermek bir kayıp değil, bir kazançtır.

Yapılan yardımlar bir hastanın duası ve tebessümü olarak hayır sahiplerine geri dönecek, bundan büyük servet olur mu?

Yardımlaşma ve dayanışma toplumun sahip olunması gereken en güzel özelliklerden birisidir. Birarada yaşayan insanlar gerekli durumlarda yardımlaşma ve dayanışma içerisinde olurlarsa mutlu ve huzurlu olurlar. İyiliğin gücüne inanlarırın el ele vererek ortaya hayırlı bir iş çıkarmaları kadar güzel davranış şekli var mıdır?

Birlikte yapılan hayırlı işler aynı zamanda hem çok daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşma imkanı sağladığı, hem de kısa sürede bittiği için en makbul olanıdır.

İnsanlar arasında birliğin ve dayanışmanın iş başarma ve mutlu olma yolunda gerekli olduğuna inanan atalarımız; "Bir elin nesi, iki elin sesi var." demişler.

Sizin de malumunuzdur ki, hayatın zorlukları karşısında insan, aciz ve kudretsizdir.

Yaşamak, zorluklarla mücadele etmek, büyük sabır ve metanet gerektiren sıkıntıların altından kalkmak için insanların birbirlerinin desteklerine, güçlerine, fikir ve düşüncelerine, yardımlarına ihtiyaçları vardır.

Birinin gücünün tükendiği yerde, diğerlerinin çabaları o sıkıntının giderilmesinde faydalı olur. Birlik olunan yerde ele alınan sorunların başarı yolları daha doğru sağlanır.

Yardımlaşmaktan, el ele vermekten insan hiçbir şey kaybetmez. Şairin o güzel mısralarda da dediği gibi; "Bir mum diğer bir muma ışık vermekle kendi ışığından bir şey kaybetmez."

Yardımlaşmak ve infak etmekte böyledir. Birbirimizden ışığımızı sakınmayalım.

Hayra doğru İnşaallah...

Not: Derneğimizin çevre ilçe ve köylerden gelen kanser hastaların günübirlik konaklamaları ve kanser hastası bireylerle daha sağlıklı şekilde irtibat sağlayabilmesi için uygun fiyatta kirası olan, bakım ve tadilat gerekmeyen, çarşı içi veya civarında 2+1 kiralık daire arıyoruz. Şartlarımıza uygun kiralık dairesi olanlar bizimle irtibata geçebilirlerse memnun oluruz.

Salih Cengiz

Okunma : 1017
Foto galeri