Kadınları Anlarken | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kadınları Anlarken | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Ekim 2019 Pazartesi
Kadınları Anlarken

Zordur kadın olmak… Anne olmak, çalışan anne olmak, dul kadın olmak, dayak yiyen kadın olmak… Hüzünlüdür kadın olmak! Yaşama seyirci kalırken, seyirci bıraktırılırken…

Kahramanlıktır kadın olmak! Erkek egemen bir toplumda aralarına girip kafa tutarken… Evlat yetiştirirken…

YANİ ZORDUR KADIN OLMAK!

Kadın erkek eşitliği yoktu. Sonuçta hepimiz insandık nereden çıktı bu eşitlik acaba? Güç mü, akıl mı, sevginin gücü müydü bizi eşit kılan veya kılmayan bulamıyorum. Kadınları erkeklere bu kadar anlaşılmaz kılan neydi! Kadınlar adeta çözülemeyen bir bulmacaydı.
Hayat güzeldi aslında. Onu biçimlendiren, kalıplar giydiren bizlerdik. Yetiştirilişimizdeki farklılıklar, geçirdiğimiz çocukluk hepsi etkiledi ömrümüzü, hayatımızı…

Neden çok sulu gözdük…
Neden çok şakacıydık…
Neden çok ukalaydık…
Neden çok despottuk…

İşte bunlar sorgulanmadı. Değişmemiz istendi. Kolay değildi karakteri, kişiliği değiştirmek, hayatı değiştirmek. 

Tek derdimiz anlaşılmaktı sanırım sadece biraz… Direndik! Ne biz kendimizi erkeklerin yerine koyduk, ne onlar kendilerini bizim yerimize…

Bir tanıdığım eşini kaybettiği zaman şöyle söylemekte: “Hep şikâyet ederdim, eşim bizle yeterince ilgilenmiyor, bize zaman ayırmıyor” diye.

“Meğer ne kadar haklıymış, ne kadar zormuş erkek olmak…” İşte sonuç olarak öldükten sonra bilmeyelim kıymetimizi, değerimizi.

Hayatımızın en güzel yıllarını cehenneme dönüştürmeyelim, cennet olsun HAYAT!

Zaten bir kadın ve erkek için hayat evlenince başlamıyor muydu? Evet; hayat başlıyor! Kadına zehir olmaya ya da olmamaya, kadın aşçı, temizlikçi ve dahası.

Kadınların beklentileri bir prensti aslında hayattan. Çünkü bütün kız çocukları prenses olarak yetiştirilirler, pamuklara sarılıp öyle büyütülürler. Yetişkin olduğunda hayalinde ki prensi bekler. O yüzden kadınlar erkekleri pek anlamaz, anlamaya çalışmaz, prens olmayı pek başaramaz. Bu arada erkekte kadında annesinin tecellisini görmek ister sürekli, anne yemeği, anne şefkati… Oysaki onlar eşin, hanımın, can yoldaşındır.
Aslında bütün kadın erkek ilişkilerinin çözümü bir hafta rolleri değişmek olabilir sanki. Deneyelim! Sonuç ne bakalım. Hâlâ birbirimizi anlamıyorsak yapacak pek bir şey kalmıyor. Suyu akışına bırakın kimseyi değiştirmeye kalkmayın. Düşünün her bireyi farklı aileler yetiştiriyor, kültürler farklı, eğitim farklı, hayata bakış açısı farklı, yemekler farklı…

Kadını olduğu gibi kabul et, değiştirmeye çalışma! Çünkü o değiştirdiğin kadının duyguları, tutkuları, hiç ummadığın anda açığa çıkar işin içinden çıkamazsın. “Kadınlar yaşlandıkça erkeğin gözünden dünyaya bakmaya başlar. Erkekler yaşlandıkça kadınları anlamaya başlar. Ama her şey çok geçtir artık.” Boris VİAN. 

Yaşadığımız sürece keşke dememek için…

“Keşkelerin panzehiri iyikilerdir” demekte Doğan CÜCELOĞLU. 

Kadın değil bir fikir…
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir; 
KADIN…

Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap;
Madeni som ıstırap;
KADIN…

Dipsiz hasrete tuzak; 
En yakınken en uzak;
Tadı zehrinde erzak;
Bir işaret, bir misal, 
Ayrılık remzi misal;
Allah’a yol bir timsal;
KADIN…
Necip Fazıl KISAKÜREK

Aslıhan KAYA

Okunma : 976