Karamandan.com

Karamandan.com

25 Eylül 2020 Cuma
KARAMAN VALİSİ TÜRKÜYÜ YASAKLAMIŞ!
Hoşgörü Ormanı vesilesiyle Vali Hakkı Teke’yi yad ettik.
Kategori : Köşe Yazıları
23 Temmuz 2020 10:17
 
KARAMAN VALİSİ TÜRKÜYÜ YASAKLAMIŞ!
karaman

Hoşgörü Ormanı vesilesiyle Vali Hakkı Teke’yi yad ettik. Bugün de bir türkü yasağı iddiasıyla gündeme gelen bir valimizi hatırlatmak istedim.

Karaman’da hangi türkü yasaklandı? Yasakçı Vali kimdi? Türküsü yasaklanan sanatçıyı bilen var mı? 

İlk yasak, ilk insanla başlar. Yasak ve insan yaşıttır. Yasak, sınır koymaktır. Bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına engel olmaktır.

Vali Ali Akan, Karaman’da 6 Ekim 1999 tarihinde göreve başladı, 9 Şubat 2003’de merkeze alındı.

Sayın Ali Akan, sadece Karaman’da değil, bugüne kadar tanıdığım valiler arasında görevini yaparken en az stres yaşayan, en rahat ve özgüveni en yüksek olanıydı. İşini keyifle yapan ve işinden keyif alan bürokratlardandı.

Musa Eroğlu’nu İlk Dinleyişim

Sanatçı Musa Eroğlu hemşehrimiz sayılır. Türkiye’nin yüzakıdır. Allah vergisi sesinin yanında dervişane haliyle herkesin saygıyla andığı halk ozanıdır.

Musa Eroğlu’nu ilk kez, geçtiğimiz günlerde vefat eden Çankaya’nın eski Belediye Başkanı Doğan Taşdelen’in konuğu olarak bulunduğum bir dost ortamında Ankara Tunalıhilmi’de Kuğulu Parka bakan bir lokalde 1990’lı yılların başında dinlemiştim.

Yine hemşehrimiz Dr. Ali Sezen’in, rahmetli ağabeyim Hüseyin Tek adına Ankara Dedeman’da düzenlediği gecede  Sayın Eroğlu konuk sanatçıydı. 

Sanatçılar Gönül İşçilerimizdir

Sanatçılar rızık peşindeki kuşlar gibidir. Uçar, uçar, uçar ve kendilerine uygun nimeti fark ederler ve oraya konarlar. O nimeti yuvalarına taşırlar. Binbir emekle yoğrulan o nimet, sanatçının yüreğinde çoğalır, pişer, taşar ve bizlere ikram olarak döner.

Dursun Ali Akınet, Fatsalı bir taksicidir, yani şofördür. Duygusal bir insandır ve şairdir. ‘Şimal Esintileri’, ‘Yolun Sonu Görünüyor-Halil İbrahim’ ve ‘Suyun Gözü’ adlı üç şiir kitabı sahibidir. 400’den fazla şiir yazmış, bunların dörtte biri bestelenmiştir.

Şükriye Tutkun’un “Gücüm Yetene Kadar”, Hüseyin Turan’ın “Sen Giderken”,  Yavuz Bingöl’ün Turnam Başım Darda Benim”, Kıvırcık Ali’nin “Tel Vurdu Beni”, Gaye Aksu’nun “Ayda Hüzün”, Onur Akın’ın “Nar Çiçeğim”, Muazzez Abacı’nın “ Gönül Vurgun Yedi” adıyla seslendirdiği eserler Dursun Ali Akınet’e aittir. Eserlerinden herhangi birini okumayan sanatçı nerdeyse yoktur. Zara’dan Mahsun Kırmızıgül’e, Ahmet Aslan’a kadar her sanatçı, Sayın Akınet’in bir eserini seslendirmiştir.

Dursun Ali Akınet, Hürriyet gazetesinde uzun yıllar birlikte çalıştığımız ve NTV’de Karadeniz Bölge Temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde 20 Haziran 2014’de amansız hastalıktan hayatını kaybeden Ahmet Kayacık’ın can dostlarındandı.

Tedavi İçin Gidip Cenazeyle Dönmek 

Dursun Ali Akınet, küçük yaşta babasını kaybetti. Annesi Zekiye Hanım Dursun Ali’ye kol kanat oldu, büyüttü.

Bir vakitte anne Zekiye Hanım hastalanır. Dursun Ali, anneyi Ankara’ya hastaneye götürür. Umut yoktur. Bunu anne de fark eder. Anne, tahlil sonuçlarını almak için yattığı hastane odasından çıkmakta olan oğlu Dursun Ali’nin elini tutar, sorar:
-Nereye gidiyorsun?
-Tahlilleri almaya.
Anne, oğlunun gözlerinin içine bakar, elini okşar. Sonra “Yolun sonu görünüyor, hayat bir nefes kadarmış” cümlesi dökülür, kurumuş dudaklarından.

Dursun Ali Akınet, tahlil sonuçlarını alıp odaya döndüğünde annesi birkaç dakika önce son nefesini vermiştir. Zekiye Anne’nin dediği gibidir, “Hayat bir nefestir.” İki nefes arasında geçen zaman dilimidir.

Tedavi umuduyla Ankara’ya getirilen anne, bir tabutta Fatsa’ya götürülür ve cenaze defnedilir. Annesinden son söz olarak duyduğu  “Yolun sonu görünüyor” cümlesi şairin kalbinde yeşerip hüzünlü bir şiire dönüşür.

Mezar Taşına Yazılan Şiir

Musa Eroğlu, Halil İbrahim ve Yolun Sonu Görünüyor adlı şiirleri çok beğenir. Bunları okumak için Dursun Ali Akınet’ten izin alır.

Halil İbrahim-Kerbela Destanı adlı 1996 tarihli Musa Eroğlu albümünde iki parça popüler olur; Halil İbrahim ve Yolun Sonu Görünüyor.

Büyükşehirlerde “Türkü Bar” modası henüz başlamıştır. Buralarda çalışan türkücülerden en çok istenen türkülerin başında ‘Halil İbrahim’ ve ‘Yolun Sonu Görünüyor’ gelir.

Dursun Ali Akınet, annesi Zekiye Hanım’ın mezar taşına Yolun Sonu Görünüyor şiirini yazdırır.

Yolun Sonu Görünüyor türküsü herkesin dilindedir, çok tutmuştur.

Tekke şiirinden esinti taşıyan ve çağdaş Karacaoğlan Musa Eroğlu’nun okuduğu bu eser, TRT’den vize alamaz.

TRT’nin Müzik Denetleme Kurulu, intiharı özendirdiği gerekçesiyle Yolun Sonu Görünüyor’a yasak koyar. Az buz değil, bu yasak 2013 yılına kadar sürer. Yasaklı şarkılara iade-i itibar yapıldıktan sonra TRT’den Yolun Sonu Görünüyor’u dinlemek mümkün olur.

Sanat Müziği Aşığı Vali

Karaman Valisi Ali Akan, müziği, özellikle sanat müziğini çok severdi. Sayın Akan’ın görev yaptığı dönemde Karaman’da Hüseyin Tek adına foto safari düzenledim. Türkiye’nin tanınan fotoğraf sanatçılarından 40 kişilik ekip, Karaman’ı üç gün taradı. Ermenek’e de gidildi, Karadağ’a da çıkıldı. Binlerce kare fotoğraf çekildi.

Slayt tabir edilen fotoğraf filmlerinden en güzel kareler Karaman Valiliği’ne ve Karaman Gazeteciler Cemiyeti’ne teslim edildi. Sayın Ali Akan ile Foto Safari vesilesiyle tanıştık. Bize çok iyi ev sahipliği yaptı. 

Savcı Beyin Sesi Çok Güzeldi

Yolun Sonu Görünüyor TRT’de yasaklı iken, Karaman’da 2001’in Nisan’ında Polis Günü nedeniyle şimdi yerinde yeller esen Polisevi’nde düzenlenen gecede, bu eseri, Karaman Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Yiğit okudu. Sayın Yiğit’in sesi çok güzeldi. Can kulağıyla dinlenen türkü, herkesi bir yerlere götürdü.

Gecenin davetlileri arasında yer alan Vali Ali Akan, aynı masayı paylaştığı davetlilere, “Bu türkü insanların psikolojisini bozabilir. Zaten sıkıntı içinde olan vatandaşlarımız bu tür şarkı ve türkülerle daha fazla bunalıma sürüklenebilirler. Bu nedenle Musa Eroğlu’nun ‘Yolun Sonu Görünüyor’ isimli türküsünün il sınırları içinde okunmasını geçici bir süre ile yasaklıyorum” dedi.

Bu haber ertesi gün bazı gazetelerde yer aldı.

Karaman’daki bir yurt muhabiri olayı atlamamış, bağlı olduğu gazete veya ajansa haber geçti.

Ama atladığı bir şey vardı. Vali Ali Akan, bu sözleri espri olarak söylemiş, çevresindekiler de bunun farkına varmışlardı. Şarkı ve türkülere hayranlığını gizlemeyen ve iyi bir dinleyici olan Vali Akan, maalesef “yasakçı vali” damgasını yemekten kurtulamadı.

O günlerde, haberin gerçek olmadığını bildikleri halde, bazı meslektaşlarımın “Karaman Valisi Musa Eroğlu’nun ‘Yolun Sonu Görünüyor’ türküsünü yasaklamış. İşin aslı nedir?” sorusuna muhatap oldum.

Devlette Yasak Bitmez

Devletin birçok gerekçeyle şarkı, türkü yasakladığı bilinen bir gerçek. Atatürk’ün emriyle Türk Müziği, o dönemlerdeki tanımlamayla “Alaturka Musiki”radyolarda yasaklandı. 2 Kasım 1934’de başlayan yasak 6 Eylül 1936’ya kadar devam etti. Bir yıl on ay dört gün süren yasağın uygulandığı radyolarımızı bugün çatısı altında bulunduran TRT, Türk Sanat Müziği’nin koruyucusu olmuştur. Bu da tarihin ruhunun cilvesidir. Günümüzde Türk Sanat Müziğine kapı açan tek kuruluş TRT desek, abartı olmaz. Kader işte. Yasağın mekanı, hamiliğin merkezine dönüştü.

Bu konu uzundur, Cumhuriyet’in ilk yıllarının ve sonraki dönemin yasaklarının listesi buraya sığmaz, ciltleri doldurur. Kısa kesip nokta koyalım. Bir il yöneticisinin bir türküyü yasakladığını ise duymadım da okumadım da.

Hele Karaman’da böyle bir yasak asla uygulanmadı, uygulanması mümkün olamazdı.

Türkücü ile Gazeteci Dostluğu

Musa Eroğlu yıllar yıllar önce Ankara Akay’da bir meyhanenin önünden geçerken bir kanun sesi ve türkü duyar. Öyle hoşuna gider ki, içeriye girer, genç adamı programın sonuna kadar dinler.

Gençle tanışır. Bu genç Şanlıurfa’dan Ankara’ya gazetecilik okumaya gelmiştir. Okuyabilmek için paraya ihtiyacı vardır. Okul masraflarını çıkarabilmek için meyhanede kanun çaldığını söyler.

Musa Eroğlu da saz ustası olduğunu belirtir. Birbirlerine ısınmışlardır. Birlikte çalışmaya karar verirler. Bir bağlama, bir kanun ve iki türkücü.

Kanun çalan genç gazeteci adayı kimdir acaba?

Uzun yıllar Günaydın ve Hürriyet gazetesinde çalışan ve şimdilerde rahatsızlığı nedeniyle Sözcü gazetesinde aralıklarla yazan Bekir Coşkun’dan başkası değildir, Musa Eroğlu’nun tanışıp, birlikte meyhanede müzik yaptığı genç arkadaşı.

Sanatın yolu zorlu, engebeli, meşakkatli, tuzak dolu, zincir çekili. Sanat, kolay ulaşılan bir menzil değildir. Bunu göze alan, mücadele eden, emek veren ve sanat uğruna büyük bedeller ödeyen kişi de sanatçıdır. İster şiir yazsın, ister türkü okusun.

Biri çiçek açıp meyve veren ağaçtır, diğeri o çiçeğin kokusunu yayan, meyvesini olgunlaştıran rüzgardır.

Günümüzdeki çığırıcılara bakıyorum da, Musa Eroğlu gözüme bir başka görünüyor. İyi ki tanımışım, iyi ki dinlemişim.

Son günlerin tartışması “Sosyal Medyaya Düzenleme” veya “Sosyal Medyaya Yasak” kamplaşmasında benim aklıma “Yolun Sonu Görünüyor” türküsünün roman gibi uzun öyküsü geldi.

Not: Yolun Sonu Görünüyor türküsünü Meral Azizoğlu’ndan dinlemenizi öneririm. Klarnet seviyorsanız kaçırmayın derim. TRT Müzik’te yayınlanmıştı.

Ahmet Tek

 

Okunma : 5854
Foto galeri
karaman


EKSPERTİZ
guney sigorta
Gündem haberleri
Başkan Bayram: Üreticilerimiz hibelerden yararlansın
23 Eylül 2020 Okunma: 22316 Tarım
Karaman'ın 1 yıllık şirket ve işletme bilançosu
22 Eylül 2020 Okunma: 15531 Ekonomi
Başkan Bayram: Üreticilerimizin hakkı için Rekabet Kurumu’na başvurduk
22 Eylül 2020 Okunma: 15060 Tarım
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın