İsmet Paşa Caddesi İnsan Trafiğine Kapatılacak (!) | Karamandan.com - | Karaman Haber

İsmet Paşa Caddesi İnsan Trafiğine Kapatılacak (!) | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Ağustos 2019 Perşembe
İsmet Paşa Caddesi İnsan Trafiğine Kapatılacak (!)

Tamam, sizin ve bizim göremeyeceğimiz 22'nci yüzyıla adım attık. İnsanlık Mars’ta koloni kurma çabası içinde… Şuanda bilmem hangi laboratuvarlarda insanlık için bilmediğimiz ne adımlar atılıyor. Benim şu yazdığım yazıya bak… Bana da yazıklar olsun.

Bugün Hollanda’dan gelen çocukluk arkadaşımla her yaz yaptığımız gibi gecenin ikisine kadar sohbetimizle hasretimizi gidermiş ve şehir turuna çıkmışken, İsmet Paşa Caddesi’nde gecenin son turlarını atarken, sizin de bir çoğunuzun şikâyet edip bir şey yapmadığı o manzara ile bir kez daha baş başa kaldık. 

O Manzara İşte: “Baba şuradan 2 liralık tuzlu çekirdek alalım, eve kadar kabuklarını serpe serpe uzanırız. Kabuklar yerde olsun ki, yarın yönümüzü bulmada bir zorluk yaşamayalım (!)”

Canım Karaman be!.. Star TV’de şehrimizden ilçe olarak bahsedilmiş falan filan… Siz bir kere en büyük reklamınız olan Türk Dilinin Başkenti unvanını bile hak etmeden övünürken, elin demeye elimin varmadığı ulusal televizyondaki bu yanlışlık niye bu kadar çok dokundu hiç anlamadım. Çıkın, Karaman’ın caddelerinde yürüyün, kaç tane Türkçe tabela var? Türkçesini geçtim, kaçı ana dili olarak Türkçeyi kabul ettiği halde yazım yanlışlarıyla donatılmış reklam araçlarını dükkanlarına yazmış bir görün… Üstelik burada ismini vermeyeceğim bir işletmenin duvarındaki yanlış yazılmış bir yazının önünde o yazıya itiraz etmeden kaç gencimiz fotoğraf çekip paylaşıyor bir görün… Siz Karaman’ı layık olduğu şekilde duyursaydınız, elin haber editörü bu yanlışı yapmazdı. Evet suç yine sizde. İdare edin, eleştiri iyi bir şeydir. 

Siz Bir Kere Sizi Hiç Anlamamışsınız!.. Neyi Savunmaya Kalkıyorsunuz?

Peki, müthiş! Türk Dilinin Başkenti olduğumuz halde dilimizi savsaklıyoruz, mateessüf ona da alıştık (!) (Beni buna alıştıracak olanın alnını karışlarım! da neyse…) Fakat Aktekke Meydanı’ndan, Molla Fenari Caddesi girişine kadar onca uzaklıktaki berbat manzaraya alışmayı kabul etmem. Belediyemiz cadde boyunca yerleştirdiği oturma yerlerinin yanına birer çöp kutusu koymayı ihmal etmemişken, bunu es geçip yolun asfaltını beğenmemiş bir edayla, yolun desenlerini kabuklarla değiştirmeye kalktığımız bir milyonuncu deneyden sonra, bunun asla olamayacağına ikna olmayıp aynı denyoluğu yaptığımız bilmem kaçıncı deneme bu… Olmuyor işte hacı abi, sen o mimari kabiliyete sahip değilsin, hazır belediye de senin için oraya bir çöp inşa etmiş. Olmayan yeteneğin üzerinde bunca çaba neden? Gel sen o kabukları yanındaki kutuya atmayı bir dene, bak ortaya nasıl bir sanatsal görsellik çıkacak.

Medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavar, yoğun tuzlu çekirdek mesaisinin ardından gelen aşınmayla tek dişi kalmış unvanını almadı. Bizi, o medeniyet sahibi olduğunu iddia eden topluluklardan ayıran unsurlar olduğu için öyleydi. Aslında özünüzde olan bu unsurları yeniden size hatırlatacak değilim. Üzülerek yazıyorum ki, o canavarlar o son kalan dişlerini de özeleştirilerle düşürüp, kendilerine insanı merkeze alarak yeni süt dişler icat ettiler. Biz hala aynı teranelere değinip vaktimizi boşa harcıyoruz. Biz kendimize; caddeye, sokağa basit atıklar atan insanlarımıza “hoop hemşerim!” diyemediğimiz için bu haldeyiz. 

Şunu yapacağız: Çok Özür Diliyorum (!) Yapacaklarımız, şunlar:

Arabamızla giderken ve yürürken camdan izmarit atmıyoruz! Ki bir mekânda çay içerken bile, önündeki kül tablasına rağmen kaldırıma izmarit atanlarımız mevcut, bunu yapmıyoruz. İnsanlık 101 dersi… Derslerin temeli bu yahu… Bu paragrafın başlığında bu yüzden özür diledim ki zaten bunları bildiğiniz için... Tekrar özür dilerim. Belediyemiz bilmem kaç para ödeyerek o güzelim çöplükleri yol kenarlarıma çaktırmış, bunları kullanalım. 

Bardakta mısır mı, ya da herhangi bir çikolata mı yedin? Afiyet olsun. Onun bardağını ya da çikolatanın kabını; üstüne ciğerin yandığı için içtiğin suyun şişesini yine o bahsettiğim müthiş kutulara atalım. Şuan bu uyarıları yaptığım için kendimden utanıyorum. İç sesimle kendime karşı psikolojik bir buhranın ilk taşını atarak savaşımı başlattım. Kendimi sizin için üzeceğim ama feda olsun. Özünde yedi düvele meydan okuyabilecek bir ruha sahip insanlarımızı bu temel yanlışlardan biraz olsun arındırabileceksem her türlü iç buhrana hazırım. 

Konu nereye geldi. Bu gece yarısı caddelerimizde gördüğüm iç acıtan manzaraya, olağan 7865. Türkçe katliamı vurgusuna bir kere daha değinmekten kendimi alıkoyamadım. Karamanımızın bir ilçe olmadığına içerlerken hiç kıymet vermememiz beni bu alışıldık eleştirileri yapmaya itti. Karaman bu şekilde devam ederse ne “Türkçenin Başkenti” unvanı kalacak ne de muasır medeniyetler seviyesine ilerleyebilecek. Elimde olsa İsmet Paşa Caddesi’ni insan trafiğine kapatıp, zaten halkın olan cadde ve sokakları halka layık bir biçime sokmaya çalışıp; ayrıca “Türkçenin Başkenti” unvanına yakışır Karaman için iş yerlerini teker teker dolaşıp, başkente uygun hale getirmeye çalışırdım. Ama bunları siz de yapabilirsiniz.

Neyi bekliyorsunuz?

Ferdi Şah

Düzenleme : 26 Temmuz 2019 09:00 Okunma : 15100