Karamandan.com

Karamandan.com

09 Ağustos 2020 Pazar
İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allah'ım?
"İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allah'ım! Kaldı ki bu, yalnızca senin bir imtihanındır; Sen onunla dilediğini saptırır dilediğini doğru yola ulaştırırsın; Sensin bizim velimiz, bizi bağışla bize merhamet et.
Kategori : Köşe Yazıları
25 Mart 2020 14:32
 
İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allah'ım?

"İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allah'ım! Kaldı ki bu, yalnızca senin bir imtihanındır; Sen onunla dilediğini saptırır dilediğini doğru yola ulaştırırsın; Sensin bizim velimiz, bizi bağışla bize merhamet et. Zira Sen bağışlayanların en hayırlısısın." 
(7:155)

Günlerdir 'bir kısım' insanlarımız, sanki sadece yaşlılarımızın dışarı çıkmaları sakıncalıymış gibi kendilerinin neden dışarı çıktıklarına dair bir cevap veremeyip büyüklerimize olmadık sözler sarfederek kızıyorlar. Artık o kadar ileri gittiler ki, kendilerini olduklarından farklı biri gibi göstererek zaten kaygı ve panik içinde yaşayan büyüklerimizi daha fazla sıkıntıya sokup üzüyorlar.

Sosyal Medya'da adeta herkesin bir korona virüsü uzmanı olduğu, komplo teorilerinin havada uçuştuğu, gazete köşe yazarlarının bile hiçbir bilimsel temeli olmayan yazılarılarıyla halkı korku ve paniğe sevkettiği bir ortamda bir de durumdan vazife çıkaran işgüzarlar ortaya çıktılar.

Elbette devletimiz yetkililer vasıtasıyla sırf onların iyilikleri için büyüklerimizin sokağa çıkmamalarını istiyorlar, birçok kurum ve gönüllü kuruluş onların dışarıdan karşılanacak ihtiyaçları için çalışmalar yapıyorlar, yaşlı bireylerimizin gönüllerini hoş tutmaya gayret ediyorlar.

Peki, birbirimize daha bağlı olmamız gereken böyle bir dönemde aileleri büyüklerimize ne kadar sahip çıkıyorlar, onlarla ne kadar ilgileniyorlar?

Mesela, düğünde bayramda buyükleriyle biraraya gelebilen gençlerimiz, bunun dışında selam bile vermedikleri, hal hatır sormaya erindikleri dedeleri ve nineleriyle oturup iki lafın belini kırıyorlar mı?

Büyüklerimizin gelinleri de ona keza, zaten pek anlaşamıyorlar, anlaşıyor olabilseler de sanki evin herhangi bir eşyası gibi bir kenarda unutulup kendi hallerine terkedilmiyorlar mı?

Evde karısının dırdırından kaçan adamları bile tanıyoruz, ya da karısı vefat edince dünyası kararan ve boş odalarla muhatap olmamak, anıların hüznü ve ağırlığı altında ezilmemek için kendini dışarı atan, soluğu camide, cami bahçesinde, çay ocağında alan büyüklerimizi tanıyorum. 

Öyle ki ne oğulları ne kızları aramıştır onları bu zor günlerde hayatın hengamesinde unutulup kalmışlardır. Yalnız ya da bir tek eşleriyle yaşadıkları evlerine alışveriş yapmaya gittiklerinde bile başkaları hızlıca alışveriş yaparlarken onlar bir domates alırlarken bile tek tek, yavaş yavaş seçerler ve her seçtikleri sebze ya da meyvede kendi çocukluklarının bağlarına, bahçelerine giderler.

Şu da bir gerçektir ki; evde görmedikleri hürmeti, alakayı, sevgi ve ilgiyi gittikleri arkadaş çevresinde, çay ocaklarında, parklardaki yeni arkadaş edindikleri kimselerde görürler.

Gittikleri yerlerde bir tanıdık selam verip hal hatır sorduğunda çocuklar gibi sevinirler, mutlu olurlar, anlattıkça kah gözleri dolar, kah neşeyle gülerler.

Ben merak ediyorum, sokaklarda, çarşılarda, pazarlarda gördükleri her büyüğüne birer hastalıklı birey gibi bakan, onlarla dalga geçen, onlara fırça atan genç kesim acaba oturdukları sitelerde, sokakta ya da mahallede kaç yaşlı ailenin kapısını çalıp bir ihtiyaçları olup olmadığını sordular.

Dün bir banka şubesinin önünde gayet şık giyimli, bir züppenin, bir büyüğümüze bağıra bağıra fırça attığına şahit  oldum. Güya uyarıda bulunuyordu. Sanki kendisinin gerek dışarı çıkmaya, gerekse bir büyüğüne laf saydırmaya hakkı varmış gibi; "Senin oğlun yok mu? Senin gelinin yok mu? Senin kardeşin, yeğenin, komşun yok mu da dışarıya çıkıyorsun?!" diye bağırırken karşısındaki büyüğümüzün nasıl kendi kendine suçlandığını, kızarıp bozardıgını, ses çıkaramayıp sadece başını sallayarak onay verdiğini gördüm.  Kimbilir o gencin saydığı bireyler en son ne zaman kapısını çalmıştı o büyüğümüzün ve içim edildi bu diyalogu görünce. Dayanamadım; " Senin ne işin var dışarıda, senin virüs taşımadığını nereden bilelim!" dedim. Hiç ses etmedi, ters ters bakıp yürüyüp gitti.

O kimsenin, karşısındaki büyüğümüzün iyiliğini düşünerek böyle bir tepki verdiğini varsaysak bile bu ülkenin o yaşa kadar yükünü sırtlanmış olan bir büyüğümüze bu şekilde davranması vandallıktan başka bir şey değildi.

Böyle bir dönemde büyüklerimizin ihtiyaçlarını karşılamanız, hizmetlerini görmemiz gerekir. Yaşlı olmak bir zayıflık, bir ötekileştirilmek olmamalıdır. Onlar, yaşanmış bir hayatın canlı tarihleridir. Onlar hayatı, yılları yaşaya yaşaya, tecrübe ede ede bugün birer bilge vasfına ulaşmışlardır. 

-Sadece yaşlılar değil, kulağımıza çalınıyor, bu fevkalade durumdan etkilenerek maddi sıkıntıya düşen yarı aç yarı tok, günü geçirmeye çalışan, kapıları çalınıpta "haliniz nicedir?" diye sorulmayan nice hasta, engelli, yoksul insanlarımız var.-

Evet, büyüklerimiz, onlar bize Allah'ın emanetleridir.

Evet; bizler yeryüzünde Allah'ın bizleri birbirimize emanet ettigi, birbirimizden sorumlu olan insanlarız.

Onlar; "Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belalar üzerinize sel gibi dökülecekti." Hadis-i Şerif 'inin, işaret ettigi, herbirinin birer lütuf olduğu bildirilen degerlilerimizdir.

Hayra doğru İnşaallah...

Salih Cengiz

Okunma : 2837
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Feci Kaza! Baba Yaralı, Oğlu Hayatını Kaybetti
08 Ağustos 2020 Okunma: 9477 Asayiş
Karaman'da tartıştığı kız kardeşini silahla yaraladı
07 Ağustos 2020 Okunma: 9443 Asayiş
Karaman Valiliği Covid-19 tedbirleri ek genelgesini yayınladı
05 Ağustos 2020 Okunma: 6320 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın