Karamandan.com

Karamandan.com

29 Mart 2020 Pazar
Hz. Peygamberi anlama(ma)k 
İnsanlık tarihi boyunca hakkında en çok eser telif edilen şahıs Hz.
Kategori : Köşe Yazıları
24 Mart 2020 22:24
 
Hz. Peygamberi anlama(ma)k 

İnsanlık tarihi boyunca hakkında en çok eser telif edilen şahıs Hz. Muhammed’dir desek mübalağa etmiş olmayız. 

İslam tarihinin ilk asrından itibaren Müslüman müellifler; son iki yüz yıldır ise oryantalistler Hz. Muhammed hakkında birçok eser vermişlerdir. Bugün sayısı binleri aşan bu eserlerin tahlilini yapmak ve doğruluk derecesini bilmek ciddi araştırma ve çalışma gerektirmektedir. O’nu anlamak ve doğru bir şekilde anlatmak ancak bu şekilde mümkün olur. Yoksa O’nun adına yazılan her esere bir değer atfetmek, O’nu anlamak değil, anlamamak olacaktır.  

Allah Teâla kitabında Ahzab suresinin 21. ayetinde şöyle buyurur; “ Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir”. Bu ayette Allah Teâlâ Hz. Peygamber’i “üsve-i hasene” olarak tasvir etmiş ve müminler için en güzel örnek olduğunu belirtmiştir. Örnek olabilmek ise örnek alan ile örnek alınan arasındaki mukayesenin mümkünlüğü nispetindedir. Allah Teala bu durumu çok daha iyi bildiği için genelde bütün peygamberleri özelde de Hz. Muhammed’i insan cinsinden göndermiştir.  Ancak Hz. Peygamber’in tebliğ vazifesi boyunca müşrikler O’nun insanlığı üzerinde durmuşlar ve “Allah şayet bir peygamber gönderecek olsaydı onu meleklerden gönderirdi” şeklinde itirazda bulunmuşlardır.  

Yine onlar Hz. Peygamber’den gökten kitap indirmesini istemişler,  yerden pınarlar fışkırtmadıkça iman etmeyeceklerini söylemişler veyahut hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesinin olup da aralarından bol bol ırmaklar akmadığı sürece O’nun getirdiğini kabul etmeyeceklerini bildirmişlerdir. Yine onlar (müşrikler) Rasulullah’a “İddia ettiğin gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli veya Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmelisin” demişler, O’nun davetine karşı gayr-i ciddi bir tavır sergilemişlerdir. Allah Teâla bu istekler karşısında “Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi” (En’am,111) buyurarak onların isteklerinin absürtlüğüne işaret etmiştir. Ve yine Allah Teâla Hz. Peygamber’in beşerliğine dikkat çekmiş, insanlardan farkının peygamber olması hasebiyle vahiy alması olduğunu bildirmiştir. Bütün bu anlatılanlar ışığında müşriklerin Hz. Peygamber’in risaletini kabul etmemelerinin altında O’nun (tek nedenin bu olmadığının da altını çizerek) insan olması bahanesi yattığı söylenebilir. Onlar bu bahaneyi öne sürerek risaleti reddediyorlar ve böylece hayatlarında herhangi bir değişikliğe yönelmiyorlardı. Hz. Peygamberi de örnek kabul etmiyorlardı. 

Günümüze gelecek olursak müminlerin Hz. Peygamber’in “üsve-i hasene”liğine karşı tavırlarının, müşriklerin tavırlarının farklı bir versiyonu olduğunu görürüz. Müminler çoğunlukla Hz. Peygamber’in mucizelerini göz önüne getirerek, O’nun yaşamını mucizevî bir şekilde ele alarak, O’nu okuyorlar. 

Böylece müminler Hz. Peygamber’in hayatına, “O ne de olsa peygamberdi; Allah O’na devamlı yardım etmekteydi; O’nun şöyle mucizesi vardı; O filan durumdan şöyle bir mucize göstererek kurtulmuştur” tarzında yaklaşarak, ya O’nu örnek alınmayacak bir mevkide görüyorlar/gösteriyorlar ya da O’nu zaten hiç örnek almak istemiyorlar  (ki çağımız müminlerini iyi tahlil edecek olursak ikinci durumun daha kuvvetle muhtemel olduğunu görürüz) . Oysa ki Allah Teala bu yaklaşım karşısında şöyle buyuruyor; “Bizi, ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan tek şey, öncekilerin bu ayetleri (mucizeleri) yalanlamış olmalarıdır” (İsra, 59). Bu ayet nezdinde Semud kavmini örnek vererek, onların dişi deve mucizesi karşısındaki tavırları neticesinde helak olmalarına işaret eder. Bu ayette Hz. Peygamber’in hayatındaki “mucize” kavramına dair bilgilendirme yeterince mevcuttur. Muahhar siyer kaynaklarındaki Hz. Peygamber’e atfedilen kimi mucizelerin sonradan uydurulmuş olduğunu ve hayal gücünün birer ürünü şeklinde teşekkül ettiğini söylememiz yanlış olmayacaktır.  

Bu uydurmaların altında İslam coğrafyasının genişlemesi neticesinde özelde Ehl-i Kitap genelde de diğer dinlerin ulularının/peygamberlerinin mucizeleri karşısında Hz.Peygamber’i daha üstün gösterme çabası yatmaktadır.  Hz. Musa’nın ve Hz. İsa’nın mucizelerine karşı elbette Hz. Peygamber’in mucizeleri daha çok ve daha gösterişli olacaktı(!).  Bu şekilde süregelen siyer anlatıcılığı ve yazıcılığı neticesinde Hz. Peygamber günümüzde örnek alınamaz bir duruma getirilmiştir. Oysa Hz. Peygamber’in en büyük mucizesinin Kur’an ile birlikte cahiliye toplumu içinden Asr-ı saadet olarak isimlendirilen tarihin en değerli topluluğunu çıkarması dahi diğer bütün peygamberler karşısındaki üstünlüğüne kâfi derecededir.

Elbette burada şöyle itirazlar gelebilir: Mucize gelmesi o peygamberi örnek almaya tek engel midir? Hz. Peygamber’in hiç hissi, akli veya manevi mucizesi olmamış mıdır? 

Kur’an Hz. İbrahim’e ve Hz. İsa’ya mucizeler verildiğini belirtir ve akabinde onları örnek alınacak kimse olarak takdim eder. Dolayısıyla mucize göstermek tek başına örnek alınmaya engel değildir. Ancak mucizeye sığınarak örnek alınacak şahsı örnek alınamaz konuma getirmek ve buna ek olarak yeni mucizeler üretmek, Kur’an’ın bahsettiği anlamın çok dışındadır. İşte Hz. Peygamber’e karşı özel gün ve gecelerde takınılan tavır maalesef ki bu cihettedir. 

Hz. Peygamber’in elbette mucizesi olmuştur. Ama işin ilginç yanı şu ki hiçbir sahabî’nin İslam’a girişi bir mucize ile olmamış veya hiçbir sahabi ileriki yıllarda bu mucizeleri anlatarak başka birilerini İslam’a davet etmemiştir. Yine Hz. Peygamber hiçbir mucizesini öne sürerek müşriklerin İslam’a yönelmesini sağlamamış, O, onları çağırırken vahiyden hareket etmiştir.  Neticede bütün bunlar göz önüne alınarak Hz. Peygamber’in hayatını okunmaz ise O’nun en büyük mucizesi olan Kur’an da buyurulan “üsve-i hasene” den bir şey anlanamaz. 

Bugün Hz. Peygamber’i örnek almak için ilk yapmamız gereken iş O’nun hayatını doğru kaynaklardan ve doğru bir şekilde okumamız olacaktır. Aksi halde O’na karşı takınılan tutumun, İslam’ın tebliğ aşamasında müşriklerin takındığı tutumun farklı bir versiyonu olması devam edecektir. Mucize vardır ama mucizeden ziyade Hz. Peygamber’in bir insan olarak örnek alınacak hayatı mevcuttur. O’nu örnek almak da bu perspektiften bakmakla mümkündür. 

Fatih Gilik  
          

 

Okunma : 933
EKSPERTİZ
maboto
atsepete
guney sigorta
seç
Gündem haberleri
SON DAKİKA: OSB YOLUNDA AMBULANS KAZASI
25 Mart 2020 Okunma: 16586 Asayiş
Karaman Konya yolunda trafik kazası 4 ölü var
28 Mart 2020 Okunma: 13213 Asayiş
Karaman'da coronavirüs karantinaları devam ediyor
26 Mart 2020 Okunma: 11567 Sağlık
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın