Hukuki Açıdan Mültecilik ve Suriyelilerin Durumu? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Hukuki Açıdan Mültecilik ve Suriyelilerin Durumu? | Karamandan.com - | Karaman Haber

15 Kasım 2019 Cuma
Hukuki Açıdan Mültecilik ve Suriyelilerin Durumu?

Son yıllarda yaşanan Uluslararası krizler ve bölgemizde dinmeyen çatışma ortamı nedeniyle, ülkemizde ,sayıları 4 milyonu bulan yabancı ülke vatandaşlarının yaşadığı varsayılıyor.

 Bu yazımızda, Mülteci kimdir?Türkiye deki Suriyelilerin hukuki statüsü nedir? Konusunu ele alacağız.

1951 Cenevre Konvansiyonu “Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme” yi düzenlemektedir.Türkiye bu sözleşmeyi coğrafi kısıtlama ile kabul etmiştir.Buna göre Türkiye yalnızca Avrupa’da  gelen sığınmacılar için “Mülteci” statüsünü uygulayacağını kabul etmiştir.Türkiye geçiş ülkesi olması nedeniyle geniş göçmen kitlelerinin ülkesine giriş yapmasını önlemek istemiştir.

Cenevre Sözleşmesine göre “Irkı,dini,tabiyeti,belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle,zulme uğrayacağından haklı sebeple korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından faydalanamayan yada sözkonusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen yahut tabiyeti yoksa bile bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan ,oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen şahıs mültecidir”

Türkiye Coğrafi sınırlama nedeniyle sadece Avrupa Konseyi Üyesi ülkelerden gelen ve iltica etmek isteyen kişilere ,”Mülteci” sıfatıyla Uluslararası Koruma sağlamaktadır.

Avrupa Konseyi ülkeleri dışından örneğin Irak,Suriye,Afganistan gibi ülkelerden iltica talebiyle gelenler Mülteci sıfatını kazanamamaktadır.

Türkiye de yaşayan Suriyeliler Cenevre Sözleşmesi gereğince Mülteci değil,Misafir konumundadır.Suriyeden gelen misafirlerin sayısının hızla artması nedeniyle temel ihtiyaçlarının karşılanması için tedbirler alınmıştır.

Peki misafirlerin hukuki statüsü ve hakları nelerdir?

Türkiye öncelikle AB müktesebatına uyum amacıyla,1994 tarihli yönetmelik ile  Türkiye ye iltica etmek isteyen yabancıların hukukuna ilişkin çerçeve çizilmiştir.

2004 yılında göç ve iltica konusunda AB müktesebatına uyumu hedefleyen iltica ve göç ulusal eylem planı hazırlanarak kabul edilmiştir.

2013 yılında ise 6456 sayılı “Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu” kabul edildi.Kanun ile “Geçici Koruma”adı altında bir hukuki statü oluşturuldu.2014 yılında ise geçici koruma yönetmenliği yürürlüğe girdi.

2013 yılında ise “Göç İdaresi 
Genel Müdürlüğü”kuruldu.

Bütün bu mevzuata göre Suriyelilerin statüsü “Geçici Koruma Statüsü” dür.Geçici Koruma acil ve geçici durumlarda ,ülkelerindeki karışıklık ve can güvenliğinin bulunmaması sebebleri ile iradeleri dışında kitlesel olarak göç etmek zorunda kalmış kişilere verilen hukuki bir statüdür.Tanımdan anlaşılacağı üzere göç kitlesel olmalıdır.

Yabancılar ve Uluslararası Korunanlar Kanununa göre korumayı elde eden yabancıların hakları üç sınıfa ayrılır.
A)Eğitim
B)İş Piyasalarına Erişim
C)Sosyal Yardım ve hizmetlere erişim ve harçlık haklarıdır.

Uluslararası Hukuk Bakımından Mültecilere ise yukarıda sayılanlar dışındasağlık,eğitim,barınma,çalışma gibi haklar verilmektedir.
Mülteciler anılan sözleşme sayesinde devletlerce temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla temel haklardan olan,yaşam hakkı,işkence ve onur kırıcı muameleye uğramama hakkı,seyahat hakkı gibi haklardan faydalanır.

Geçici Koruma Yönetmeliğine göre geçici korunanların eğitim ihtiyacı Milli Eğitim Bakanlığı,Sağlık Hizmetleri Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.Sağlık Hizmetlerinden doğal olarak sadece kayıtlı Suriyeliler faydalanabilecektir.

Geçici koruma yönetmeliğinin sağladığı bir diğer hak ise belli iş kollarında Çalışma Bakanlığınca verilen Çalışma İznidir.

Yukarıda ifade edildiği gibi yaygın bilinen görüşün aksine ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacıların hukuki  statüsü ,mülteci değil ,geçici koruma statüsüdür.

Avukat Mevlüt Akgün.

Okunma : 1027